19-01-2016
“1999 Marmara Depremini takip eden yıllarda, yapıların deprem güvenliğinin sağlanması yolunda atılan adımlarda, Gazbeton Yapı Sistemini ARGE çalışmaları ile geliştirdik”

“1999 Marmara Depremini takip eden yıllarda, yapıların deprem güvenliğinin sağlanması yolunda atılan adımlarda, Gazbeton Yapı Sistemini ARGE çalışmaları ile geliştirdik”

Gazbeton üreticisi kuruluşlar arasında mesleki ilerleme ve dayanışmayı sağlayarak, teknik ve ekonomik gelişmelerin ulusal çıkarlar doğrultusunda yönlendirilmesini amaçlayan Türkiye Gazbeton Üreticileri Birliği (TGÜB), gazbetonun enerji verimli, deprem ve yangına karşı güvenli, çevre dostu bir yapı malzemesi olduğunu günden güne tüm dünyaya duyuruyor. Bünyesinde AKG, BTG, Nuh ve Türk Ytong olmak üzere 4 üye kuruluş olan Türkiye Gazbeton Üreticileri Birliği’nin Genel Sekreteri Gülay Özdemir ile; gazbetonu, gazbetonun üretimini, sürürülebilirlik kavramını ve Avrupa’da gazbeton sektöründeki gelişmeleri konuştuk.

 

Genel olarak Gazbeton ve TGÜB hakkında kısaca bilgi verir misiniz? Ayrıca AR-GE faaliyetlerinden bahsedecek olursak neler eklersiniz?

TGÜB olarak, Türk inşaat sektörünün yasal ve teknik alt yapısına doğru katkılar sunabilmek ve Avrupa Birliği’yle olan ilişkilerde kurumsal olarak yer alabilmek amacıyla 1990 yılında kurulmuş bir organizasyonuz. AKG, BTG, Nuh ve Türk Ytong olmak üzere dört üyemiz var. Ülkemizde, toplam 13 fabrikada, 5 milyon metreküpe yakın üretim kapasitesi, 4 milyon metreküp de tüketim hacmi bulunuyor. 13 fabrikanın 10 tanesi ise üyelerimiz ait.

AR-GE konusuna gelirsek, enerji kaynaklarının hızla tükendiği ve artan maliyetlerin tüketiciyi zor durumda bıraktığı günümüzde, ARGE çalışmalarımız gerek duvar bloklarında gerekse gazbetonun diğer kullanımlarında özellikle ısı yalıtımı ve enerji verimliliği üzerine yoğunlaşıyor. Gazbeton Isı Yalıtım levhasını bu çerçevede ele alabiliriz. Yoğun Ar-Ge çalışmaları neticesinde Isı Yalıtım Levhası üretimi bir çok üyemiz tarafından gerçekleştirilmiş durumda. Üreticiler Gazbeton Isı Yalıtım Levhası’na dair Ulusal Teknik Onay (UTO) belgelerini alarak, ürünlerini tüketicinin kullanımına sunmuşlardır. Yalıtım dünyasında bir devrim niteliğinde Kabul edilen gazbeton ısı yalıtım levhası, aynı zamanda beton arme elemanların yanmaz bir yapı malzemesi ile kaplanmasını sağlayarak, yapının yangın güvenliğini de sağlamaktadır. Gazbeton Isı Yalıtım Levhalarının yanı sıra, gazbeton bloklar da, yüksek ısı yalıtım özelliklerine sahip, hiç yanmaz ve hafif bir yapı malzemesi olarak, ülkemiz yapı sektörünün kullanımına sunulmaya devam edilmektedir.

 

TGÜB’den,hiçbir taşıyıcı sisteme ihtiyaç duymadan üretilen, Gazbeton Yapı Elemanları ile depreme dayanıklı yapıların inşaa edilmesini sağlayan, Gazbeton Yapı Sistemi

ARGE çalışmaları çerçevesinde ele alınan bir başka konu da Gazbeton Yapı Sistemi ile ilgili olan çalışmamız. 1999 Marmara Depremini takip eden yıllarda, yapıların deprem güvenliğinin sağlanması yolunda atılan adımlarda, Gazbeton Yapı Sistemini ARGE çalışmaları ile geliştirdik. Keza bununla ilgili çalışmalarımız günümüzde de devam etmekte. Son olarak, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) işbirliğinde bir buçuk yıl önce başlatılan ve geçtiğimiz ay sonuçlanan bir ARGE çalışması gerçekleştirdik. Gazbeton Yapı Sistemi ARGE çalışmaları neticesinde; Gazbeton Yapı Sistemi İçin Depreme Dayanıklı Tasarım Kurallarını oluşturduk. Hiçbir taşıyıcı sisteme ihtiyaç duymadan, Gazbeton Yapı Elemanları ile depreme dayanıklı yapıların inşaa edilmesini sağlayan Gazbeton Yapı Sistemi, ülkemizde deprem güvenli, yangın güvenli, enerji verimli, sağlıklı, çevre dostu, çağdaş yapıların çoğalmasına katkıda bulunmaktadır.

Türkiye’deki ilk gazbeton fabrikasının temelleri 1963’te atıldı ve o günden bu yana gazbetondaki yangın güvenliği ve ısı yalıtım konularında da haliyle bir bilinç artışı oldu. Bu bilinç artışını, sizin faaliyetlerinizin şekillendirdiğini söylemek mümkün mü?

Bu bilinç artışını yalnız bizim yaptığımız çalışmalara bağlamamak gerektiği kanaatindeyim. Küresel ve ulusal gelişmelerin bu bilincin artmasında önemli bir rolü olduğu söylemek mümkün. Isı yalıtımı konusunda 90’lardan itibaren küresel çapta yükselen çevresel duyarlılıkların etkili olduğunu düşünüyorum. Azalan doğal kaynaklar ve küresel ısınma, hükümetleri ve iş dünyasını enerji verimliliği yüksek ürünler kullanmaya sevk etti. Nitekim bunun yansımaları ülkemizde de görüldü. Yıllar içinde düzenli olarak ülkemizdeki ısı yalıtım bilinci yükseldi ve buna bağlı olarak da gazbeton gibi yüksek ısı yalıtımı sağlayan ürünlere olan talep arttı. Bunun yanında ülkemizin yaşadığı en büyük felaketlerden olan 1999 depremi sonrasında yapı güvenliği alanında ciddi bir farkındalık oluştu. Deprem ve yangın güvenliği yüksek ürünlere talep 2000’lerde yükseldi.

 

“En önemli amacımız; ülkemizde inşaat sektörünün kalitesinin ve bilgi birikiminin artması”


TGÜB olarak bizde, yapı güvenliği ve enerji verimliliği konusunda birçok çalışma yürüttük ve bu çalışmalarda, ülkemizdeki güvenli, sağlıklı ve çağdaş yapıların sayısının artırılmasını amaçladık. İlgili yasa ve yönetmeliklerin çıkarılması noktasında ilgili kurum ve kuruluşlarla tecrübelerimizi ve bilgi birikimimizi paylaştık. Keza, üniversitelerle gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge çalışmalarında da en önemli amacımız; ülkemizde inşaat sektörünün kalitesinin ve bilgi birikiminin artmasına yönelikti.

Biliyoruz ki, 5 milyon metreküp üretim kapasitesi ve 4 milyon metreküp üretim hacmiyle Türkiye, Avrupa’nın gazbeton lideri oldu. Konuya ilişkin açıklamalarınız nelerdir?

Gazbeton tüketiminde Avrupa lideri olmak, gerek bizim için gerekse ülkemiz için çok önemli bir başarı. Bunun 25. kuruluş yılımızda gerçekleşmesi, bu yıla ayrı bir değer kattı. Türkiye gazbeton üretiminin yanında Ar-Ge ve inovasyon çalışmaları ile de Avrupa ve dünyada önemli bir ülke konumunda.  Biz hiç bir zaman böyle bir başarı yakalamak için çalışmalarımızı yürütmedik fakat çalışmalarımızın böyle bir başarı getirmesi, gerçekten sektör olarak bizi çok mutlu etti.

Tüketici hakları, doğaya saygı ve ülke ekonomisine katkı bağlamında düşünecek olursak TGÜB olarak; bu üç kavrama bakış açınız hakkında bilgi verir misiniz? Bu anlamda kurumlara tavsiyeleriniz nelerdir?

Söylediğiniz kavramlar doğrudan kurumsal sürdürülebilirlik ile ilgili kavramlar. Bu nedenle konuyu genel olarak sürdürülebilirlik çerçevesinden ele almakta yarar görüyorum. Günümüzde sürdürülebilirlik, artık iş yada üretim süreçleri dışında ele alınamayan bir kavram konumunda. Yani doğrudan üretim sürecinden, kullanıma kadar bir ürün yada hizmetin sürdürülebilirliğin üç dinamiği olan topluma, çevreye ve ekonomiye fayda sağlıyor olması beklenmektedir. Bu anlamda gazbeton, tüm bu süreçlerde fayda sağlayan nadir ürünler arasındadır.

Gazbeton, Türkiye’deki Küresel çapta kabul gören Çevresel Ürün Deklerasyonu’na sahip ilk yapı malzemesi ürünü

Gazbeton doğada sıkça bulunan ham maddelerden üretilen, geri dönüştürülebilir bir yapı malzemesidir. Küresel çapta kabul gören Çevresel Ürün Deklerasyonu’na (EPD) sahip ülkemizdeki ilk yapı malzemesi ürünü olduğunu söylemekte de fayda var. Yapılarda sağladığı yüksek yangın ve deprem güvenliği ile kullanıcılarının güvenli yapılarda yaşamlarını sürdürmelerini sağlamaktadır. Sağladığı yüzde 50’ye yakın enerji tasarrufu ile gerek kullanıcıya gerekse ülke ekonomisine önemli katkılar sunmaktadır. Bu güne kadar ülkemizde gazbeton kullanılarak inşa edilen 4 milyona yakın yapınınsağladığı birikimli yakıt tasarrufunun 20 milyar dolarınüzerindedir. Tüm bu süreçlerin ötesinde gerek TGÜB gerekse üyelerimiz başta Ar-Ge çalışmaları olmak üzere ekonomik olduğu kadar sosyal ve çevresel performansımızı artırmak için elimizden geleni yapıyoruz.

Gazbetonun modern dünyanın duvar malzemesi olarak birçok alanda farklılıklar yaratan özelliklerinin anlaşılması, gazbetonun kullanımının artmasına fayda sağladı. Buradan hareketle Avrupa liderliği başarısında TGÜB ve üretici firmaların rolü hakkında bilgi verir misiniz?

Avrupa liderliği başarısının gazbeton sektörünün gerçekleştirdiği birliktelik ve dayanışmadan geçtiğini düşünüyorum. Sektörel dayanışmanın sağlanmasında da şüphesiz sektörün çatık kurumu olan TGÜB’ün önemli bir rolü var. Bunun yanında üye kuruluşların sektörün kalkınması ve gelişimi için gösterdikleri beraber hareket etme arzusu ve özverisinin de bu başarının gelmesinde kilit bir rol oynadığını düşünüyorum.

Avrupa’da gazbeton sektöründeki gelişmeleri aktarmak ve ülkemizdeki gazbeton sektörünü bilgilendirmek amacıyla uluslar arası bir köprü görevi üstlendiğinizi söylersek bununla bağıntılı olarak 2016 yılı hedefleriniz nelerdir?

 

TGÜB olarak, Avrupa Gazbeton Birliği’nin (EAACA) üyesiyiz. Dolayısı ile düzenli olarak teknik komite ve yönetim kurulu toplantılarında ülkemizi temsilen yer alıyoruz. Bu toplantılarda gazbetonla ilgili gelişmeleri ele alıyoruz ve karşılıklı deneyim ve tecrübelerimizi paylaşıyoruz. ODTÜ ve İTÜ ile gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge çalışmasının sonuçlarını kasım ayında İstanbul’da 25. Kuruluş Yılı kutlamalarımız çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz ve Avrupa Gazbeton Birliği üyelerinin de katıldığı konferansta paylaştık. Bunun yanısıra 2016 yılında Ar-Ge çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ayrıca ülkemizde inşaat sektöründe yer alan yasal boşluğu gidermek adına ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile, ilgili yasa ve yönetmeliklerin hayata geçirilmesi konusunda da çalışmalarımız olacak.  


Yükleniyor...
Yükleniyor...