02-11-2015
‘”Nihai hedefimiz; yalıtım sektöründe Türkiye’den çıkmış global bir marka yaratmak”

‘”Nihai hedefimiz; yalıtım sektöründe Türkiye’den çıkmış global bir marka yaratmak”

1985 yılından bugüne yalıtım sektörüne hizmet veren, 10 yıla yaklaşan deneyimini 1996 yılında üretimle birleştiren ODE Yalıtım bugün, 120.000 m² açık, 35.000 m² kapalı alana sahip 4 modern üretim tesisinde ürettiği 4000’den fazla ürün çeşidi, yaygın bayi ağı ve uzman personeliyle dünyanın 5 farklı coğrafyasındaki 75 ülkeye ihracat yapıyor. Türkiye’de yalıtım sektörünün dünü, bugünü ve geleceğini, ODE Yalıtım’ın yeni yatırımlarını ve ileriye dönük hedeflerini ODE Yalıtım Genel Müdürü Ali Türker ile konuştuk.

 

ODE Yalıtımı daha yakından tanımak isteriz. Sektöre ne zaman girdiniz, üretim tesisleriniz ve kapasiteniz noktasında bilgi verir misiniz?

1985 yılında taahhüt faaliyetleriyle İstanbul Beşiktaş’taki bir dükkânda ticaret hayatına başlayan ODE Yalıtım, 1990 yılında yurtdışından yalıtım malzemeleri ithal ederek Türkiye’de satışını yapmaya başladı. Uluslararası kalitedeki ürünleri pazara sunarak yalıtım sektörüne adım atan ODE, 10 yıla yaklaşan deneyimini 1996 yılında üretimle birleştirdi. Sektöre getirdiği yeniliklerle her geçen gün adından söz ettirmeye başlayan ODE, yatırımlarını hayata geçirirken Türkiye’de yapılacak üretimin de en iyisi olması gerektiği inancını her zaman korudu.

 

Bu misyonla Tekirdağ/Çorlu’da hayata geçirilen tesislerimizde, ISO, CE ve bu gibi birçok kalite belgesiyle tescillenmiş, ısı yalıtım malzemesi olan elastomerik kauçuk köpüğü (ODE R-Flex), ısı-ses yalıtımı alanında kullanılan (ODE Starflex), ekstrüde polistren köpük (ODE Isıpan) ve polimer bitümlü su yalıtım örtülerinin (ODE Membran) üretimini yapıyoruz. Yalıtım konusunda ihtiyaç duyulan tüm ürünlerin tek çatı altında sunulduğu bir market anlayışı ile, bu ürünlerin dışında taşyünü ve NFAF (yanmaz akustik köpük) gibi ürünleri de müşterilerimize sunmaktayız. 2005 yılında hizmete giren 15.000 m² kapalı alana sahip lojistik merkezimizle sevkıyat ve depolama konularında sektörümüzde lider konumdayız. 120.000 m² açık, 35.000 m² kapalı alana sahip 4 modern üretim tesisimizde üretilen 4000’den fazla ürün çeşidimiz, yaygın bayi ağımız ve uzman personelimizle, dünyanın 5 farklı coğrafyasındaki 75 ülkeye ihracat yapıyoruz.  

 

2015 yılında hayata geçirdiğiniz yeni bir yatırımınız var. Eskişehir yatırımınız hakkında bilgi alabilir miyiz?

2015 yılında 30. yılımızı kutlamanın gururu ile birlikte, Eskişehir’de ODE’nin 3. üretim üssünü hayata geçirmenin heyecanını yaşıyoruz. Artan yurtiçi ve yurtdışı taleplerini karşılamak üzere, 100 milyon TL’lik yatırımla 75 bin m2’lik alanda inşaatına başladığımız yeni fabrikamızın birinci fazını 2016 yılı son çeyreğinde bitirmeyi hedefliyoruz. ODE’nin Anadolu’daki ilk yatırımı olan tesisimiz beş yıl içinde ikinci fazının hayata geçmesiyle birlikte, elastomerik kauçuk köpüğünde yıllık 20 bin ton üretim hacmine sahip olacağız. Bu da, Türkiye kauçuk pazarının 2,5 katı üretim kapasitesi anlamına geliyor.

 

60 bin m2 kapalı alana sahip yeni üretim üssümüzle, ODE’nin elastromerik kauçuk köpüğünde pazardaki liderliğimizi korumayı ve 25 milyon m2 üretim kapasitesi ile bitümlü membran pazarında pazar liderliği hedefliyoruz. 5 milyon m2 shingle üretimi ile de bayilerimize sunduğumuz mevcut ürün yelpazesini de genişleteceğiz. Kauçukta, Uzakdoğu-Avrupa arasında en büyük ve en yüksek kapasiteli yatırım olan yeni tesisimizle, dünyanın öncü yalıtım markası olacağımıza sonuna kadar inanıyoruz.

 

Yatırımlarınızdan söz açılmışken yakın döneme ilişkin planlarınız ve hedefleriniz noktasında da bilgi edinmek isteriz.

ODE olarak 2011-2014’ü yüzde 75 büyüme ile kapattık. Hazırladığımız beş yıllık stratejik iş planı kapsamında her yıl, yılda en az yüzde 25 büyüme hedefliyoruz. Ar-Ge faaliyetlerine 19 milyon TL, pazarlama faaliyetlerine ise 27 milyon TL kaynak ayıracağız. 2020 yılında 436 milyon TL konsolide gelire ulaşarak, kapasite ve ciro açısından Türkiye’nin en büyük yalıtım firması olmayı hedefliyoruz. Şuan 5 farklı coğrafyada, 75 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Eskişehir’deki yatırımımızın tamamlanmasıyla birlikte hedefimiz, 2020 yılında 436 milyon TL konsolide gelire ulaşarak, kapasite ve ciro açısından Türkiye’nin en büyük yalıtım firması olmak ve 1 milyon USD’ın üzerinde ihracat yaptığımız ülke sayısını her yıl bir ülke arttırarak, 2020 yılında ihracatın toplam cirodaki payını % 25’e çıkartmak.

 

2014 yılında ODE; TÜSİAD, SEDEFED ve Sabancı Üniversitesi tarafından verilen Rekabet Gücü Ödülü’nde, tüm sektörler arasında “Türkiye’nin en rekabetçi şirketi” seçildi. Şirketimizin, ISO ikinci 500 listesindeki yükselişi sektör için örnek gösterilecek bir başarıdır. Hedefimiz yükselişimizi sürdürerek, ISO ilk 500 listesine girmek. ODE, ürettiği tüm ürünlerde ciroda en yüksek paya sahip olarak, yalıtım sektörünün devi olmayı vizyonundan çıkarmayacaktır. Toplam ciroda Türkiye liderliği önceliğimizdir. Ardından da sık sık yinelediğimiz gibi, nihai hedefimiz yalıtım sektöründe Türkiye’den çıkmış global bir marka yaratmak.

 

ODE Yalıtım’ın Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmaları hakkında da bilgi verebilir misiniz?

ODE olarak AR-GE stratejimizde müşterilerimizin talepleri kadar çevreyi ve geleceğimizi ön plana alarak hareket ediyoruz. Bu kapsamda son yıllarda özellikle segmentasyon süreciyle birlikte çevre dostu ürün geliştirmeye ve değişen müşteri taleplerine uygun nitelikte ve fiyatta ürünler geliştirmeye odaklandık. Detaylı Ar-Ge çalışmalarımız sonucunda ürünlerimizde; -örneğin R-flex (kauçuk köpüğü), Isıpan (XPS) ve Membran (bitüm esaslı su yalıtım örtüleri) - segmentasyona gittik. Bu ürünlerimizin “Standart” ve “Premium” ürün gamlarını geliştirdik. Premium ürün grubumuzla, sektörün en öne çıkan ürünlerine sahibiz. Membran’da Premium ve Standart ürünlerimizle, farklı müşteri taleplerine uygun, en kaliteli çözümleri sunuyoruz. Isıpan ürün grubunda yüksek basma dayanımına sahip ISIPAN Premium DT 300 (300 kPa basma dayanımı) ve ISIPAN Premium DT 500  (500 kPa basma dayanımı) ürünlerimiz dikkat çekiyor. 

 

Bugüne kadar camyününde pazardaki dinamikleri değiştirecek birçok yeniliği hayata geçirdik. Geçen yıl camyününde teknoloji yatırımını gerçekleştirdik. Bu yıl içinde de, Çorlu’daki fabrikamızda multipack paketleme alanında yatırımını tamamladık. Son olarak ODE Starflex camyününde gerçekleştirdiğimiz Multipack paketleme sistemi büyük ilgi görüyor. Bu yatırım, cam yününde lojistik olarak aynı hacme %33 daha fazla yükleme, paletle indirme bindirme, dışarıda stoklama ve minimum stok maliyeti imkanı gibi birçok fayda sağlıyor. Ayrıca önümüzdeki sene fırın yenileme ile %30 kapasite artışı hedefliyoruz.

 

ODE olarak üretimini gerçekleştirdiğiniz ürünlerinizin sahip olduğu standartlar ve sertifikalar nelerdir? Bunun yanı sıra çevre dostu üretim noktasında neler söylemek istersiniz?

ODE olarak, tedarikçi üretici olmanın çok ötesinde sürdürülebilir bir gelecek için son yıllarda özellikle “Verimlilik” konusuna ağırlık veriyor ve bunu üretimimizdeki yeniliklerle de desteklemeye devam ediyoruz. Uzman ekiplerimizle sürdürdüğümüz detaylı AR-GE çalışmaları ve sanayi endüstrisinde alınacak tasarruf önlemleri ile enerji sarfiyatlarını büyük ölçüde azaltacak çalışmalara imza atıyoruz. Türkiye’de yatırımlarıyla doğanın dostu bir şirket olarak, üretim akışımızı sürdürülebilir bir dünya için değiştiriyoruz.

 

Bugüne kadar, kamuoyunda yalıtım ve enerji verimliliği bilincini arttırmaya yönelik öncü çalışmalara imza atmaktan gurur duyuyoruz. ODE olarak, 2010 yılından itibaren kademeli geçiş yaptığımız yeni üretim sistemi sayesinde şu anda köpük üretiminde %100 ozon dostu üretim yapıyoruz. Bu çalışmalarımızdan dolayı UNIDO’dan yaklaşık 850 bin dolar hibe aldık. Üretimimizde bu yaklaşımdaki çözümleri artırmak üzere doktora dereceli AR-GE mühendisleri tarafından sürdürdüğümüz pek çok proje var. Bu çalışmalar dışında, çevresel duyarlılığımızı çeşitli sertifikasyon ve beyannamelerle de destekliyoruz.

 

Geçtiğimiz günlerde Starflex Camyünü ürünümüz için EUCEB sertifikasını aldık. Ayrıca, tüm markalarımız (Membran, Starflex, Isıpan, Rflex) için başlattığımız EPD (Çevresel Ürün Beyanı) sürecini de tamamlamak üzereyiz. Ürünlerimizin insan sağlığına zararlı olmadığının ispatlanmış ve sürekli kontrolünün sağlanmış olması bizim için çok önemli. ODE olarak, üretimimizde yaptığımız yenilikler sayesinde pazara dünya kalitesinde ürünler sunmanın yanı sıra doğanın korunmasına da maksimum katkı sağlıyoruz. ISO, CE, TSE ve bu gibi birçok kalite belgesiyle tescillenmiş olan ürünlerimizin çevre performansını, EPD belgeleri ile birlikte en şeffaf haliyle ortaya koyacağız. 

 

ODE Yalıtım olarak çok yakın bir zamanda 10. Global Yalıtım Konferansı’na ev sahipliği yaptınız ve Global Yalıtım Ödülleri 2015’te sektörün liderleri tarafından iki büyük ödüle layık görüldünüz. Bu ve bunun gibi pek çok önemli çalışmaya imza atan, içerisinde yer alan ODE’nin bayi çalışmaları, sponsorluklar ve iletişim faaliyetleri hakkında da bilgi verebilir misiniz?

Alanında dünyanın en büyük sektörel buluşmalarına Türkiye’den katılan tek firma olarak, fuarlara, etkinlik ve seminerlere, eğitimlere büyük önem veriyoruz. 30. yılımız nedeniyle bu yıl birçok ulusal ve uluslararası etkinliğe imza attık. Bu girişimlerden en önemlisi, yalıtım sektöründe dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olan 10. Global Yalıtım Konferansı’na ev sahipliği yapmak oldu. 29-30 Eylül tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşen etkinlikte ODE, 30’u aşkın ülkeden sektör yöneticilerinin oylarıyla ‘Yılın Yalıtım Firması’ seçildi. Ayrıca, Yönetim Kurulu Başkanımız Orhan Turan ‘Yalıtımda Yılın İşadamı’ ödülüne layık görüldü. Yatırımlarımızı ve ihracat hedeflerimizi büyüttüğümüz bir dönemde, sektörümüzün dünya liderleri tarafından ödüllendirilmek bizim için ayrı bir gurur kaynağı oldu.

 

2015-2016 futbol sezonu başlangıcında yaptığımız anlaşma çerçevesinde ise Türkiye’nin genç ve başarılı takımlarından Medipol Başakşehir Futbol Kulübü ile sponsorluk anlaşması imzaladık. Anlaşma kapsamında markamızı, kulübün yer aldığı mücadelelerde milyonlarca kişiye ulaştırıyoruz. Ayrıca Ekim ayı içerisinde, sektörün en önemli buluşmaları olan ASHRAE - RAL CRC 2015 ve FESİ Sonbahar Toplantısı’na (FESI Autumn Meeting) da destek verdik.

 

2014 yılında “Geleceği Yalıtıyor” şeklinde yenilediğimiz sloganımız kapsamında yenilikçi ve öncü çalışmalarla, global pazardaki iddiamızı da her geçen gün artırmaya devam ediyoruz. 2015 yılında dünyanın önde gelen mecralarında yer alan Global Connection sayfalarında yaptığımız tanıtımlarla, 5 farklı coğrafyada yaklaşık 23 milyon okuyucuya ulaştık. Eskişehir’deki yeni yatırımımızla birlikte, 2016 yılında yurtdışı iletişim çalışmalarımıza hız vermeye ve kaliteli ürünlerimizle sektörün en önemli buluşmalarında yer almaya ve sponsorluklarımızla destek vermeye devam edeceğiz.   

 

ODE’nin bugünkü başarısında en önemli pay sahibinin, değerli iş ortaklarımız olan bayilerimiz ve çalışanlarımız olduğuna inanıyoruz. Ortak hedeflerimiz doğrultusunda, tüm paydaşlarımızla birlikte büyümeye ve sürekli gelişmeye devam ediyoruz. Bunun ilk adımı olarak 2014’te ‘Bayi Rekabet Gücü’ projesini başlattık. Pilot olarak 15 bayimize bire bir danışmanlık desteği veriyoruz. Başarılı bayilerimize kurumsallaşmaları yönünde eğitimler düzenliyoruz. Bu anlamda ODE bir okuldur. Bayilerimizle aramızdaki güçlü işbirliğimiz, müşterilerimizin taleplerini değerlendirmek ve istekleri doğrultusunda üretim gücümüze yön vermek açısından da önem taşıyor. Öte yandan merkez ofis ve satış ekiplerimiz arasında çalışan memnuniyet oranlarımızda geçen yıl 4 - 5 puan artış görüldü. 2019 yılında şirket genelinde %75 memnuniyet seviyesini yakalamayı hedefliyoruz. Sürekli gelişen insan kaynakları uygulamalarımız sayesinde, çalışan memnuniyet oranlarımızı her yıl iyileştirecek ve Türkiye’nin çalışan memnuniyeti en yüksek firmaları arasındaki yerimizi alacağız. ODE, tedarikçi üretici olmanın ötesinde tüm paydaşlarını büyüten, geliştiren, geleceğine yön veren bir şirket olarak faaliyetlerini sürdürecektir.

 

Global Yalıtım Konferansı: ODE 2 Ödül

Türk yalıtım sektörünün gelişmesi adına birçok öncü çalışmaya imza atan bir şirket olarak, sektörümüzde dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olan bu etkinliğin 10. yılında İstanbul’da gerçekleşmesinde sağladığımız katkılardan ötürü ODE olarak büyük bir gurur duyuyoruz.

 

30’u aşkın ülkeden, yaklaşık 200 delegenin katıldığı 10. Global Yalıtım Konferans&Fuarı, İstanbul ayağı ile bugüne kadarki en geniş katılımcıya ulaştı. Yalıtım sektöründeki en yeni ürün, uygulama ve teknolojik gelişmeler paylaşıldı, güncel konular masaya yatırıldı. Ayrıca etkinlik kapsamında düzenlenen fuarda ise önemli uluslararası işbirliklerine imza atıldı. Biz de ODE olarak, sektörümüzün dünya liderleri ile bir araya gelerek önemli fikir alışverişlerinde bulunduk, yeni işbirliklerine imza attık.

 

Biraz önce de bahsettiğim gibi ODE olarak, konferans kapsamında düzenlenen Global Yalıtım Ödülleri 2015’te sektörümüzün dünya liderleri tarafından iki büyük ödülle gururlandık. İki gün süren organizasyon bizim için oldukça verimli geçti. Sektörümüze ve paydaşlarımıza da kalıcı fayda sağlamasını temenni ediyorum. ODE olarak, bu gibi büyük organizasyonlarda vereceğimiz sponsorluklarla, sektörümüzü büyütmeye ve geliştirmeye devam edeceğiz.

 

ODE olarak Türkiye yalıtım pazarını değerlendirmenizi istesem, neler söylersiniz?

Yaşanan ekonomik gelişmeler doğrultusunda, bu yıl yalıtım sektöründe de bir daralma gözlemliyoruz. Pazara giren pek çok yeni oyuncu ile rekabet artıyor, kapasite kullanım oranlarının düşmesi sonucu da fiyatlar aşağı seyrederken, satış vadeleri uzuyor. Değişen kur endeksleri nedeniyle maliyetler artıyor, bu da karlılığın azalmasına neden oluyor. Dış pazarda ise, ihracat yaptığımız komşu ülkelerdeki ekonomik ve siyasal problemlerin etkisini hissediyoruz. Uluslararası pazarda dolarda görülen artış, kur endekslerinde yaşanan değişimler çevre ülkelerde devalüasyona neden olurken, petrol fiyatlarındaki sert düşüş, petrol üretici ülkelerdeki ihracat oranlarını olumsuz etkiliyor. Bu koşullarda da en önemli faktör olarak, rekabet ön plana çıkıyor.

 

Bu açıdan Türkiye’nin doğru fizibilitelerle yapılan yatırımlara ve sermayesi güçlü, iyi yönetilen şirketlere ihtiyacı var. Halen sektörümüzde,  haksız rekabet ve kayıt dışı üretim gibi yapısal sorunlar olduğunu görüyoruz. Bunu önlemek için sektör içi denetimin artırılması ve daha güçlü yaptırımların olması gerekir diye düşünüyorum. Ürün kalitesinde sürekliliği ve performans değerlerini ölçen laboratuarların da artması gerekir.

 

Endüstriyel Yalıtım ve Enerji Verimliliği

Türkiye’de 15 milyondan fazla yalıtımsız bina bulunuyor. Bu da, binaların yüzde 85’inin yalıtımsız olduğu anlamına geliyor. Yalıtımsız binalar nedeniyle yaşanan enerji kaybının, her yıl ülke ekonomisine bedeli oldukça yüksek. Türkiye, toplam enerji ihtiyacının %75’ini ithal ediyor. 2014 yılında ülkemizde 55 milyar dolar enerji maliyeti oluştu ve bunun 20 milyar dolarının konutlarda oluştuğunu biliyoruz. Kabaca bir tahminle doğru yalıtımla, 8,5 milyar dolar gibi büyük bir rakamda tasarruf sağlanabilir. Yani konutlarda standartlara uygun yalıtım uygulamaları ile ülke ekonomisine ciddi bir katlı sağlayacağımız aşikar.

 

Ancak sanayi sektörü, gerek yüksek enerji tasarruf potansiyeli, gerekse de sanayide tüketilen enerjinin çoğunlukla ticari enerji olması hasebiyle enerji tasarrufu çalışmalarında öncelikle ele alınması gereken bir sektör olmasına rağmen, maalesef kamuoyunda enerji verimliliğinin hala genel olarak hala sadece binalardaki enerji verimliliği ile ilişkilendirildiğini görüyoruz.

 

Oysa ki, ekonomik büyümede istikrarın amiral gemisi sanayi iken ve Türk sanayisi enerji yoğun bir yapı arz ederken, endüstriyel tesislerdeki enerji verimliliğinin hepimiz için iki kez önem taşıdığı açıktır. Zira endüstride de büyük enerji kayıpları yaşanıyor. Endüstriyel yalıtım uygulamaları ile yapılacak tasarrufu öngörmek biraz güç olsa da, endüstride sadece yalıtımsız bölümlerin yalıtımını yapmak ve zarar görmüş yalıtımları değiştirmekle %75 tasarruf sağlanacağının ve geri dönüşü 1 yıldan kısa olan yalıtım yatırımının ömrünün 15 yıldan uzun olacağını söylemek mümkündür.

 

Enerji Kimlik Yasası

 

Ülkemizde yalıtım öncelikle ısı yalıtımı olarak algılanıyor. Hatta ısı yalıtımı deyince ısıtmayı azaltacak tedbirler algılanıyor. Bugün ülkemizde İzmir birinci, İstanbul ikinci, Ankara üçüncü ve Erzurum dördüncü olmak üzere dört tane derece gün bölgesi bulunuyor. İzmir’de birçok kişi ısı yalıtımına karşı, bölgede iklimin sıcak olmasından ötürü bu kadar masrafa gerek olmadığını düşünüyor. Aynı hacmi ısıtmak için harcanan yakıt tutarı 1 lira ise soğutmak için 7 lira harcıyoruz. Üç ay yazı şiddetli sıcak geçiren bölge neredeyse yedi ay kışı şiddetli geçiren bir bölge kadar enerji tüketiyor. Bunun en temel sebebi soğutmanın elektrikle karşılanması. Bu noktada Türkiye ısı yalıtım kalınlığı haritası önem kazanıyor. Yalıtımın kalınlığı Ankara’da ısıtmaya göre seçilirken, İzmir’de soğutmaya göre seçilmesi gerekiyor. En çok 2 ya da 3 santimlik yalıtım kalınlıklarıyla çözüme gidiliyor. Az önce de bahsettiğimiz gibi ülkemizde duvarlarda ısı yalıtım kalınlığı ortalama 4 santim kullanılıyor. Bu rakam Almanya’da 15 ile 20 santim arasında. Ayrıca Türkiye’de ruhsatlı binaların yalnızca yüzde 10’u yalıtımlı. Dolayısıyla ülkemizde yalıtım konusunda gidilecek çok yolun olduğunu görüyoruz. Diğer taraftan gecekondularda bile insanlar ısı yalıtımın önemini kavrayıp, bunu kullanmaya başlıyor. Tesisat ısı yalıtımı da bir diğer önemli konu. Projeyi yapan makine mühendisleri, tesisat yalıtımının önemini çok iyi biliyor. Bugün Türkiye, tesisat ısı yalıtımında Avrupa’ya göre iyi bir noktada yer alıyor. Sektör olarak sıfır enerji tüketen binaların da yapılabilineceğini göstermemiz gerekiyor. On ya da on beş sene sonra Türkiye’de tüketici bilincinin bu konuya kayacağını düşünüyorum. Bugün Avrupa’da evlerde bulunan ısı yalıtım plakasıyla aylık ne kadar enerji tüketiminizin olduğunu görebiliyorsunuz.


Yükleniyor...
Yükleniyor...