20-04-2016
Karkim Yapı Kimyasalları Satış Direktörü Hakan Yılmaz :“Yalıtım artık hayatımızın bir parçası haline geldi”

Karkim Yapı Kimyasalları Satış Direktörü Hakan Yılmaz :“Yalıtım artık hayatımızın bir parçası haline geldi”

Karkim Yapı Kimyasalları’nı hayallerinin çakıştığı yer olarak nitelendiren Karkim Yapı Kimyasalları Satış Direktörü Hakan Yılmaz, Karkim ile birlikte hayallerini gerçekleştirmek adına çalışmalarına devam edeceklerini söylüyor.KarTherm markası ile pazara sundukları paket ısı yalıtım sisteminden hareketle Türkiye’deki ısı yalıtımını değerlendiren Yılmaz, “1999 depreminden sonra İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’nin yapmış olduğu araştırmaya göre; binaların aslında depremden değil, korozyondan dolayı yıkılmış olduğu söylendi. Yani, binalar daha sağlıklı yapılandırılsaydı yıkılmazdı sonucuna ulaşıldı. Buradaki korozyondan kastımız yalıtımsız binalar demek oluyor. Dolayısıyla binalara yalıtım yaparak aslında kendi güvenliğimizi depreme karşı koruma altına almış oluyoruz.” ifadelerini kullanıyor.

 

Hakan Bey öncelikle, okuyucularımızın sizi daha yakından tanıyabilmesi adına kendinizden ve Karkim ile olanilişkinizden bahseder misiniz?


1995’de Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehircilik Bölümü’nden mezun oldum.Özellikle ilk mezun olduğum zamanlar işin uygulama kısmında yer aldım. Daha sonra satış bir şekilde yakama yapıştı. Son 12 yılı yönetici pozisyonu olmak üzere yaklaşık 21 yıldır sektörde çeşitli pozisyonlarda görev yapıyorum. Aslına baktığımızda inşaat sektörünün satış odaklı olan hemen her pozisyonunda çalıştım. Bu açıdan kişisel olarak baktığımda sektörünbana çok şey kattığını söyleyebilirim.

Karkim Yapı Kimyasalları aslında benim önceleri de birlikte çalıştığım bir firmaydı. Dolayısıyla Karkim için gözümde, sektörde büyüyen ve yatırım yapmayı seven firma algısı vardı. İçine dâhil olduğumda da bunu tam anlamıyla görmüş oldum. Karkim, şuan Türkiye’nin birçok yerinde yatırım yapma arzusu taşıyor. Gelişmek ve iyi yerlerde konumlanmak istiyoruz. İşte bunların göstergelerinde biri de marka olmak. Karkim bu anlamda hayallerimizin çakıştığı bir yer. Karkim ile birlikte bu hayallerimizi gerçekleştirmek adına çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Ürettiğiniz ürünler bildiğimiz üzere inşaat sektörünün alt kolu olan yapı kimyasalları alanında kullanılıyor. Peki, bu ürünler hakkında bizlerle neler paylaşırsınız?


İnşaat sektörünün geneline baktığımızda temelden terasa kadarhemen her kolda ürünlerimizin kullanıldığını görüyoruz. Bu bizim için bir avantaj… Yapı Kimyasalları dışında Kar Grup olarak ele aldığımızda; betondan çatısına, temelden perdesine kadar bir inşaatın her aşamasında varız diyebilirim. Bu ürün gamlarını geliştirirken birkaç şey bilgi dağarcığımızda duruyor. Karkim olarak istiyoruz ki; kullanılabilir, fayda sağlayan ve bu fayda ile birlikte işverene, müteahhitte veya son kullanıcıya ekonomik bir dengesi olan ürünler yaratalım. Bunu yaparken de sürekliliğin olmasına dikkat edelim. Çünkü üretim yapılan her işte süreklilik olmalıdır ve o sürekliliğe eşdeğer ürün üretmek önemli bir şeydir.

Ürün yelpazemize gelince; yapı kimyasalları alanında kullanılan çimento bazlıyapıştırıcılardan, su yalıtım ürünlerine, tamir harçlarına, beton katkılarına ve zemin malzemelerine kadar bütün malzemelerimiz mevcut. Bu gün, bireyler evlerinde bir tadilat yaparken bile Karkim ürünlerinden bir tanesine denk gelebilir.Yani demek istediğim; Karkim bu tür işlerin her alanında bir ihtiyacı karşılıyor. Özellikle renovasyonlarda, ürünler kullanılırken en çok karşılaştığımız şikayet malzemelerin tozumasıydı. Karkim bu sorunu ortadan kaldırmak için tozumayan malzeme üretti. Bu yönden Karkim’in kullanıcı dostu olduğunu söylemek mümkün.

KarTherm markası ile pazara sunduğunuz paket ısı yalıtım sisteminden hareketle Türkiye’deki ısı yalıtımını değerlendirir misiniz?


Isı yalıtımı dediğimizde aklımıza birçok çağrışım geliyor. Birincisi; yalıtım Türkiye’deki cari açığı körükleyen en önemli unsurlardan bir tanesi. İkincisi; yalıtımsız binalar, depreme karşı korunaksız oluyor. Üçüncüsü; bu gün hepimiz hayatlarımızı idame ettirebilmek amacıyla çalışıyoruz ve maliyetlerimi ihtiyaçlarımıza göre dengeliyoruz fakat yalıtımsız binalarda oturduğumuz zaman cebimizdeki paranın uçup gitmesine engel olamıyoruz. Bu açıdan baktığımızda 1999 depreminden sonra İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’nin yapmış olduğu araştırmaya göre; binaların aslında depremden değil, korozyondan dolayı yıkılmış olduğu söylendi. Yani, binalar daha sağlıklı yapılandırılsaydı yıkılmazdı sonucuna ulaşıldı. Buradaki korozyondan kastımız yalıtımsız binalar demek oluyor. Dolayısıyla binalara yalıtım yaparak aslında kendi güvenliğimizi depreme karşı koruma altına almış oluyoruz. Sonuç olarak bu noktada KarTherm markasını önemsiyoruz.Bu gün yalıtım sektöründe KarTherm markası tanınmaya ve ön plana çıkmaya başladı. Bu noktada biz de faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Bu yıl 20 farklı ildeki site yöneticileri, müteahhitler ve son kullanıcılar ağırlıklı olmak üzere, yapacağımız seminerlerle yalıtımı ve KarTherm markasını tanıtacağız.

Türkiye’de 20 milyon konutun varlığını kabul edecek olursak, bu konutların yüzde 15’i hala yalıtımsız durumda. Yani söylemek istediğim pazarın da geniş olduğu. Son 3-4 yıldır kentsel dönüşümün de ön planda olduğunu göz önüne alacak olursak, bu kapsama giren her binanın yasa gereği enerji kimlik belgesi almak zorunda olduğunu söylemek mümkün. Belgeyi üst bir sınıfta alabilmek için de yalıtım yaptırmak şart. Buradan varacağımız sonuç; yalıtım artık hayatımızın bir parçası haline geldi. Yani, sektör büyük ve bizler de sektörün bu büyüklüğünden KarTherm markası ile faydalanmak istiyoruz. Ürünlerimizin TSE standartları yanında EOTA 004 belgeside alarak Avrupa standartlarında kalite yakaladığımızı da belirtmek isterim.

2016’da sektörü Karkim tarafından yeni ürünler ya da yeni yatırımlar bekliyor mu?


Sürekli değişen ve gelişen dünyada Karkim olarak, innovatif ürünler oluşturmam adına Ar-Ge çalışmaları faaliyetlerinde bulunuyoruz. Bu çalışmaları da önümüzdeki günlerde yeni ürünlerle desteklemeye çalışacağız.

Şöyle de bir nokta var; özellikle sektörün ihtiyaçları ve talepleri her geçen gün büyüyor. Önceden insanlar başımı sokacak bir evim olsun yeter mantığıyla hareket ederlerdi. Artık öyle değil… Bu gün, bataryanın ve boyanın markasından; kullandığınız malzemelerin ince ayrıntısına kadar her şeyi sorgular oldular. Bu da kalite ve fonksiyonu attırmış oldu. Haliyle üreticilerde daha fonksiyonel ürünler üretmek noktasında birtakım çalışmalara başladı. Karkim’in Ar-Ge’si de bu anlamda çalışmalarına ara vermeden devam ediyor.

Çalışmalardan bahsetmişken; Elazığ’da organizenin içinde yer aldık. Yine aynı ürünlerimizden yüzde 70‘ini kapsayacak bir üretim söz konusu olacak. Zamanla arz ve talebe göre de tesisi büyütme yoluna gidebiliriz. Sene sonunda faaliyete geçecek Elazığ fabrikasınıninşaatı yatırımcı firma kimliğimizi desteklemektedir.Çünkü ülke olarak belli hedeflerimiz var. İstiyoruz ki; Türkiye’ye ait markalar ülkenin her bir yanında faaliyete geçsin,markalaşma ve etki alanlarımız ülkeyle de sınırlı kalmayıp bölgesel markalar halini alsın.

Karkim’in üretim kapasitesi hakkında bilgi verir misiniz?


Üretim kapasitemiz yaklaşık olarak saate 50 tondur. Bunun Türkiye’de yapı kimyasalları sektöründe çok iyi bir rakam olduğunu söyleyebilirim. Bu rakamla hemen hemen Türkiye’deki her ile hizmet veriyoruz. Elazığ’daki üretim tesisimizle birlikte bu rakamı daha da büyütme hedefindeyiz.

Sektörün ve tüketicilerin ihtiyaçları ve beklentileri doğrultusunda ne gibi faaliyetlerde bulunuyorsunuz?


Yalıtım, eğer kişi sektörün içinde değilse hayatında bir kez karşılaşacağı bir kavramşey.İnsanlar yaşadıkları binaya doğru veya yanlış bir kere yalıtım yaptırıyor ve dolayısıyla ikinci defa maddi yükten dolayı pek yaptırmıyorlar. Yalıtımın da şöyle bir özelliği var; doğru bir yalıtım yaptırırsanız, hayatınızın sonuna kadar bir daha yalıtım yaptırmanıza gerek kalmıyor. Çünkü yalıtım, bina ile eşdeğerdir. Bunu sağlayabilmek için doğru malzeme kalınlıklarını ayarlamak, doğru ürünü kullanmak gerekiyor ve bir sisteme dayalı şekilde uygulanması gerekiyor.

Bu anlamda, Karkim olarak il bazında da son kullanıcılarla buluşup, onlarla toplantılar düzenliyoruz ve bu bilincin oturmasına katkı sağlamaya çalışıyoruz. Dolayısıyla bu bilinçlendirme markamıza da katkı sağlıyor. Üyesi olduğumuz İZODER de konuyla ilgili bir takım çalışmalar yürütüyor.

Yapı malzemeleri sektöründe modern teknoloji ve yüksek kapasite ile üretim yapan bir kuruluş olarak 2016 yılı için sektörel öngörüleriniz nelerdir?


İnşaat sektörü, Türkiye’deki lokomotif sektörlerden biri.Bundan dolayı, sektörün kötü olma ihtimalini göz önünde bulundurmuyoruz, bulundurmak da istemiyoruz. İnşaat sektörünün Türkiye’deki geleceğinin çok iyi olacağını ve büyümenin devam edeceğini düşünüyoruz. Özellikle yapı kimyasallarında 5 Milyar Dolara yakın bir pazar var ve bu pazarın da her yıl yüzde 20 ile yüzde 30 arasındabüyümesi söz konusu. Biz de, böyle olacağını düşünüyoruz ve yatırımlarımızı bu doğrultuda yapıyoruz. Sonuç olarak, Türkiye’deki inşaat sektörünün ve inşaat sektöründe kullanılan yapı malzemelerinin geleceğinden çok umutluyuz. Özellikle Ortadoğu pazarı önümüzdeki yıllarda bizler için de çok verimli geçecek. Ortadoğu’daki yeniden yapılanmalar ve şehirleşmeler Türk yatırımcıları için büyük bir fırsat olacak. Bu sebeplerden, inşaat sektörünün hem ülkemizde hem de bölgemizde giderek büyüyen bir yapıya sahip olduğunu düşünüyoruz.

 

İnşaat sektörünün ülke ekonomisi için ne denli önemli olduğunu konuştuk. Bu noktada, özellikle doğru yalıtımın yapılması ve denetlenebilmesi konusuna ne gibi yorumlar getirirsiniz?


Denetlemenin çok da istenilen seviyede olduğunu söyleyemem. Çünkü sektör hızlı büyüdüğü için denetlemek de haliyle zorlaşıyor. Doğal olarak, kanun koyuculardan sektörün talepleri ve beklentiler var. Bu konu aslında işin diğer tarafı diyebiliriz. Çünkü sektörlerin disipline olabilmesi için bir takım kanunlara ve bu kanunların da çeşitli yaptırımlara ihtiyacı var. Yalıtım çok hızlı büyüyen bir sektör fakat istihdam aynı oranda büyümüyor. Bu noktada ilk olarak personel sorunuyla karşılaşıyoruz. Hal böyle olunca da kalitesiz iş ortaya çıkıyor. Bu durumu ortadan kaldırmak adına usta eğitimleri çok önemli rol oynuyor. Bildiğiniz üzere, bu yıl sertifikasız isçi çalıştırmak yasaklanıyor. Bu düzenleme de bu konuda atılan iyi adımlardan biri. 


Yükleniyor...
Yükleniyor...