27-06-2016
Kombiyi Daha da Akıllı Yapan Dijital Platform DemirDöküm’den… MİGO!

Kombiyi Daha da Akıllı Yapan Dijital Platform DemirDöküm’den… MİGO!

Türkiye’deki iklimlendirme sektörünün ilk sanayi kuruluşu olan DemirDöküm’ün Yönetim Kurulu Üyesi Erdem Ertuna ile yaptığımız söyleşide DemirDöküm’ün sektöre girişini, gelişimini ve bu gelişimle birlikte iklimlendirme sektörüne getirdiği ilkleri konuştuk.

 

DemirDöküm’ün kuruluşu hakkında bilgi vererek sektördeki yerinden bahseder misiniz?
DemirDöküm resmi olarak 1954 yılında kurulmuştur. 62 yıl önce Türkiye’nin sanayileşme adımlarının atılmaya başlandığı yıllarda faaliyete geçtiğini söyleyebiliriz. Bu yüzden Türkiye Cumhuriyeti tarihinin bu güne gelinceye kadar ki bütün iniş ve çıkışlarını yaşamış olan bir şirkettir. DemirDöküm, Türkiye’deki iklimlendirme sektörünün ilk sanayi kuruluşu olduğundan hem marka açısından hem de şirket açısından bakıldığında bilinirliği çok yüksektir. Özellikle Türk tüketicisinin yerli marka olarak, sahip çıktığı bir markadır.

DemirDöküm, kuruluşunda ilk olarak döküm radyatörle üretime başlıyor ve daha sonra yurtdışındaki bağlantılarıyla ve ortaklıklarıyla Türkiye’ye ilk şofbenleri getiriyor. Daha sonra panel radyatör yatırımları başlıyor ve Türkiye’nin ilk panel radyatör üreticisi konumuna geliyor. Panel radyatörlerle birlikte inşaat sektöründe hızla büyümeye başlıyor. DemirDöküm bununla da kalmıyor, sektörü ve tüketici ihtiyaçlarını değerlendirerek sanayi şirketi olmasından dolayı kendi kombilerini de üretmeye başlıyor. O günden sonra da çok hızlı bir büyüme grafiği çiziyor.

Ana değişim yıllarından birinin 2007 yılı olduğunun altını çizmekte fayda var. Çünkü DemirDöküm Vaillant Group’a 2007’de geçmiştir. 2007 sonrasında özellikle sanayi tarafında modernizasyon, geliştirme ve yeni ürünler üzerine birçok yatırımla çok iyi bilinen bir marka haline dönüşmüştür.


Ürün gamınızda hangi ürünler yer alıyor?

Bugün Türkiye’ye baktığımızda, kendi sektörümüzde en geniş ürün yapısına sahip olduğumuzu söyleyebilirim.

Şu anda ürün yapımıza baktığımız zaman ana ürün gamlarımız içerisinde panel radyatör, kombi, şofben, termosifon, klima sistemleri, bireysel klima sistemleri, VRF sistemler, merkezi sistemler ve ısıtma sistemleri var. Bunların dışında güneş enerjisi sistemleri, kontrol cihazlarımız var ve bu sene devreye sokacağımız ısı pompalarımız olacak.


Peki, sektörün beklediği yeni ürünleriniz var mı?

Bu sene ISK-SODEX’te yeni VRF sistemlerimizi tanıttık. VRF sistemlerini geçen yıl pazara sunmuştuk fakat bu yıl daha yüksek verimli VRF sistemlerini ikinci altı ayda devreye sokacağız. Bunun dışında geçen senenin sonunda Nitron Condense Yoğuşmalı Kombilerimizi pazara sunduk.

Isı pompaları bizim için önemli. Çünkü her geçen gün enerji verimliliği ön plana çıkıyor. Enerji verimliliği diyince denildiğinde birden fazla ürüne odaklanmak gerekiyor.  Bireysel de yoğuşmalı cihazlar, arkasından VRF sistemler, inverter sistemler ve ısı pompaları geliyor. Türkiye’de ısı pompası pazarı daha yeni gelişiyor; DemirDöküm olarak biz de sektörde yeni ısı pompalarımız ile yer alacağız.

Bunların dışında bu sene bizim için çok önemli bir ürün Migo var. Migo akıllı bir kontrol cihazı. Şöyle ki; kombinize bağlıyorsunuz ve kombinizi tamamen cep telefonunuzdan veya tabletlerinizden kumanda edebiliyorsunuz. Fakat Migo’yu diğerlerinden ayıran özelliklerinden en önemlisi, internet tabanlı çalıştığı için online platformlar üzerindeki hava durumlarını okuyabiliyor; kombinizin de lokasyonunu belirlediği için; hava durumu sitelerinden değişimleri takip ediyor ve cihaz ayarlarını değiştiriyor. Dolayısıyla kombinizi, evinizde istemiş olduğunuz konfora göre tamamen otomatik olarak yönetmenizi sağlıyor. Bu işlemleri hem birden fazla kombi için yapabiliyorsunuz hem de aynı kombinizi birden fazla akıllı telefon veya tablet ile yönetilebiliyorsunuz. Diğer yandan, Migo sayesinde tüm kombi ayarları yapılabiliyor ve çalışması takip edilebiliyor. Bu cihazımızı da ikinci yarıyılda pazara sunacağız.


Türkiye pazarına sunduğunuz ilklerden konuştuk. Bu noktada Ar-Ge çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Ar-Ge DemirDöküm’de uzun yıllardır var olan bölümlerden biri. Diğer yandan Vaillant Group’un ana işlevlerinden birisi olduğunu da söyleyebilirim. Bu yüzden 2007’den sonra Ar-Ge departmanı sürekli büyütülerek çalışmalarına ivme verildi.

Biliyorsunuz ki, Türkiye’de Ar-Ge merkezleri kurulması için Ar-Ge kanunu çıkartıldı. Sonrasında da birçok firma başvurusunu yaptı. Biz de bu noktada Türkiye’deki 140. Ar-Ge Merkezi olarak, iklimlendirme sektörünün Ar-Ge merkezlerinden birisiyiz. Şuan da 50’nin üzerinde mühendisimiz var ve bu bizim için bir gurur kaynağı. Ar-Ge merkezimiz sadece Türkiye’de satacağımız ürünlerin Ar-Ge’sini yapmakla kalmıyor, Vaillant Group için de Ar-Ge çalışması yapıyor. Yani başka bir tabirle Bozüyük’den “Ar-Ge de ihraç” ediyoruz.

Ar-Ge merkezimizde geliştirdiğimiz ürünler birer birer ödül kazanıyor. Amerika’da düzenlenen çok önemli ve prestijli olan ‘Good Design’ ödülünü 2012’den itibaren üst üste kazanmaya başladık. Önce Atron ve Nitromix, sonra Nitron Plus kombilerimiz ‘Good Design’ ödülü aldı. Nitromix Kombilerimiz ve Roll Bond Güneş Enerjisi Sistemi ise ‘Green Good Design’ ödülüne layık görüldü. Şuan piyasaya çıkardığımız bütün ürünlerle bu ödülleri almaya devam ediyoruz.

İstanbul Teknik Üniversitesiyle ile yaptığımız çalışmalar bulunmaktadır. Diğer yandan, DOSİDER (Doğal Gaz Sanayicileri Derneği)’nin şuanda Sanayi Bakanlığı ile yürütmüş olduğu mükemmeliyet merkezi çalışmalarına da ayrıca destek veriyoruz.


Yürüttüğünüz projelerden ve pazar ağınızdan bahsedelim…
DemirDöküm’ün kuvvetli yanlarından biri satış ve servis ağıdır. Bu ağları sürekli dinç ve güncel tutmaya çalışıyoruz. 2008’den itibaren iki büyük proje başlattık. Bunlardan bir tanesi ‘YİM’ adını verdiğimiz ‘Yeni İş Modeli’. Bu modeli, tamamen satış ağının ve dağıtım kanalının yeniden inşasıyla ilgili bir projeydi. Çünkü hem klima ve termosifonlarımızla beyaz eşya kanalında, hem de ısıtma kanalında kombi panel radyatör, şofben ile faaliyet gösteriyoruz. Burada değişik kanalların ihtiyacına uygun ticaret yapan bayilerimizle montaj yapan bayilerimizin ihtiyaçlarına uygun tüm altyapımızı ve çalışma düzenlerimizi yeni baştan dizayn ettik. Bütün çalışanlarımızın süreçlerini, kendi firmalarında çalışmaları gereken süreçleri baştan yazdık. Aynı dönemde bütün logo ve kurumsal tasarımlarımızı yeniledik. Bu şekilde DemirDöküm’ü gençleştirdik ve 2011 yılından itibaren de bu gençleşmiş yapı ile birlikte çalışıyoruz.

VIP servis adını verdiğimiz bir projemiz daha var. Bu projede yine tüm servis ağımızı tamamen bu günkü teknolojiye uygun olarak, elektronik ortamlara adapte ettik. Firmaları ve personelleri, müşteri memnuniyeti odaklı olarak eğittik. Çünkü b ürünlerde farklılaştırmaya gitmenin öneminin yanında hizmeti farklılaştırmak tüketici tarafından daha kolay anlaşılabiliyor ve daha faydası çok daha hızlı görülebiliyor. Biz DemirDöküm’de bunu sağladık. Aynı zamanda satış sonrası hizmetlerde VIP iş ortaklarımızın yanında belli bölgelerde kendi teknikerlerimizle kendi merkez servis yapımızı da kurmuş olduk.

Türkiye’de şuanda dağıtım kanalımızdasadece DemirDöküm ürünlerinin sergilendiği 500’ün üzerinde showroomumuz var.  Bu yetkili satıcı ve satış noktalarımızla birlikte 2 binin üzerinde DemirClub satış noktamız, 200 ün üzerinde VIP servis noktamız bulunuyor.

Peki, iklimlendirme sektöründe Türkiye özeline inecek olursak,  düşüncelerinizi alabilir miyiz?
İklimlendirme sektörü Türkiye’de çok ilgi çeken bir alan. Bu gün dünyadaki büyük oyuncuların neredeyse hepsi Türkiye’de üretime başlamış durumda. Bu da Türkiye’yi dünya iklimlendirme sektöründe ana üreticilerden bir tanesi haline getiriyor. Bu durum Türkiye açısından büyük bir avantajdır.

Türkiye’nin içerisindeki iklimlendirme sektörünü birkaç açıdan değerlendirebiliriz. İklimlendirmenin ısıtma tarafında doğalgaz ana faktörlerden bir tanesi. Doğalgaz 2004 yılına kadar Türkiye’de sadece 5 ilde vardı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’nın kurulmasıyla beraber Türkiye’deki birçok şehre doğalgaz gelmeye başladı. Şuanda 70’in üzerinde şehirde doğalgaz aktif olarak kullanılıyor. Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri inşaat sektörüdür. İnşaat sektörü ve yapılaşmalar devam ettiği sürece doğal olarak iklimlendirmede de büyüme görülmüş olacak. Başka açıdan baktığımızda son yıllarda kentsel dönüşüm politikaları geliştiriliyor. Dolayısıyla yeni yapılarla birlikte teknolojiye uygun modern yapılar da inşa ediliyor. Bu açıdan bakıldığında Türkiye büyümeye çok müsait görünüyor. Soğutma tarafını ele aldığımızda, Türkiye’deki klima ve soğutma ürünlerinin penetrasyon oranları Avrupa’nın çok altında olduğunu görüyoruz. Bu da bize Türkiye’deki büyüme potansiyelini gösteriyor. Bunların dışında kanunlar değişiyor. 2009’da Enerji Verimliliği Kanunu’nun gelmesiyle binalardaki enerji performansı yönetmeliği devreye girdi. Bu da merkezi ısıtma ve merkezi soğutma/havalandırma sistemlerini 2000 m2 kullanım alanı üzerindeki binalarda zorunlu kıldı. Bu beraberinde ciddi bir teknoloji yatırımı ve değişimi getirdi. Şuanda ısıtma sektöründeki en önemli konulardan biri de Avrupa Birliği’nden sonra enerji kullanan cihazlar yönetmeliğinin de yürürlüğe girecek olmasıdır. Bu yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile sektörümüz bir kez daha büyük bir değişim ve sonucunda da gelişim yaşayacaktır.

Sonuç olarak, Türkiye Avrupa’nın en büyük pazarlarından bir tanesidir ve öyle olmaya da devam edecektir. 


Yükleniyor...
Yükleniyor...