20-10-2017
Son Depremler, Riskli Bir Coğrafyada  Yaşadığımızı Hatırlattı

Son Depremler, Riskli Bir Coğrafyada Yaşadığımızı Hatırlattı

İZODER Başkanı Levent Pelesen, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, “Ülke olarak yaşadığımız büyük acının üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen Türkiye hâlâ depreme hazırlıklı değil. Türkiye genelinde yaklaşık 15 milyon konutta halen su yalıtımı yok. 6.5 milyon konut ise deprem açısından riskli bina statüsünde. Son dönemde özellikle Bodrum’da peş peşe meydana gelen depremler, riskli bir coğrafyada bulunduğumuz gerçeğini topluma bir kez daha hatırlattı. Ülke olarak depremle yaşamayı öğrenmeli, güvenli ve kaliteli yapılaşma bilinciyle hareket etmeliyiz.” ifadelerini kullandı.


Deprem gerçeği ve yalıtım konusunda kamuoyunu bilinçlendirdiklerini vurgulayan İZODER Başkanı Levent Pelesen, “Ülke olarak yaşadığımız büyük acının üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen Türkiye hâlâ depreme hazırlıklı değil. Ülke genelindeki yaklaşık 15 milyon konutta halen su yalıtımı yok. 6.5 milyon konut ise deprem açısından riskli bina statüsünde. Öncelikle kapsamlı bir ‘Su Yalıtımı Yönetmeliği’ çıkarılarak, zorunlu hale getirilen su yalıtımı uygulamaları denetlenmeli.” diye konuştu.

Türkiye topraklarının yüzde 92’si ve nüfus yoğunluğunun yüzde 95’i deprem kuşağında yer aldığını belirten Levent Pelesen, son dönemde Çanakkale ve Adıyaman’dan sonra Bodrum’da peş peşe meydana gelen depremlerin, riskli bir coğrafyada bulunduğumuz gerçeğini topluma bir kez daha hatırlattı. Ülke olarak depremle yaşamayı öğrenerek, güvenli ve kaliteli yapılaşma bilinciyle hareket etmemiz gerektiğine dikkat çeken Pelesen şunları ekledi: “Toplumda çok bilinmese de depremlerin yol açtığı büyük yıkımların en önemli nedenlerinden biri korozyondur. Herhangi bir yoldan binaya sızan su, oksijen ve beton içerisinde farklı kimyasal içeriğe sahip maddeler ile kimyasal tepkimeye girerek paslanmaya, yani korozyona neden oluyor. Korozyon sonucunda binanın taşıyıcı sistemi öyle zayıflıyor ki, su yalıtımına sahip olmayan bir bina, yapımından sonraki 10 yıl içinde taşıma kapasitesinin yarısından fazlasını kaybediyor. Binanın taşıyıcı sistemini zayıflatan korozyonu engellemenin tek yolu ise su yalıtımıdır.”

Doğru ürün, doğru uygulama ve denetim şart

İZODER Başkanı Pelesen, kapsamlı bir su yalıtımı yönetmeliği çıkarılamadığı için binalarda su yalıtımı ile ilgili doğru projelendirme, malzeme seçimi ve doğru uygulamanın yapılıp yapılmadığının denetlenemediğini belirterek, “İZODER’in de katkılarıyla hazırlanan Su Yalıtımı Yönetmeliği taslağı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunuldu. Bakanlığın inceleme çalışmalarından sonra hızla yönetmeliğe son şeklini vererek ülkemizin Su Yalıtımı Yönetmeliği’ne en kısa sürede kavuşmasını bekliyoruz. Su yalıtım proje ve uygulamalarının denetlenmesini sağlayacak bu mevzuatla birlikte, ülkemizde önemli bir eksiklik giderilmiş olacak.” diye belirtti. Kentsel dönüşüm sürecinde su yalıtımı uygulamalarına da değinen Levent Pelesen, “Tasarım sürecinde ‘su yalıtımı’ uygulamalarının projelendirme aşamasında dikkate alındığını görüyoruz. Fakat uygulama anlamında yetersiz ve eğitimsiz iş gücü, gerekli işçilik kalitesini her zaman elde etmeyi engelliyor.” dedi. 


Yükleniyor...
Yükleniyor...