23-08-2017
Tümdengelim Yaklaşımı Özel Tasarım Ögelerde Detaylandırarak Akış Sağlamak… Caglayan Architects

Tümdengelim Yaklaşımı Özel Tasarım Ögelerde Detaylandırarak Akış Sağlamak… Caglayan Architects

Hazırladıkları her projede kullanıcıyı tasarımın merkezine koyarak, ihtiyaçlar ve veriler doğrultusunda bir ana fikir geliştirdiklerini ifade eden Caglayan Architects Kurucusu Mimar Umut Cem Çağlayan, bu ana fikir doğrultusunda bir kurgu oluşturduklarını ve projenin tüm detaylarını bu doğrultuda şekillendirdiklerini söylüyor. Restoranları ve kafeleri sadece yeme-içme ihtiyacının giderildiği alanlar olarak görmediklerini belirten Mimar Çağlayan, “Biz bu mekânları günlük rutinden uzaklaşılan dinlenme, sosyalleşme ve keyif alanları olarak görüyoruz.” diyor. Tasarımın rolünün iştah algısında çok büyük olduğunu düşündüklerine dikkat çeken Çağlayan şunları ekliyor: “Bir yemeğin lezzeti önce görselinden, kokusundan başlıyor ama daha öncesinde tabağın konulduğu masa ve masanın konulduğu mekân önden o yemekle ilgili bir izlenim yaratıyor. Aslında mekânın ve yemeğin lezzeti birbiriyle oldukça doğru orantılı.”

Türkiye’nin önemli kurumsal firmaları için yaptığınız ofis tasarımlarıyla tanınıyorsunuz. Peki, bu projelerde hangi dilden konuşuyorsunuz? Biraz tasarım sürecinden bahseder misiniz?

Her projemizde kullanıcıyı tasarımın merkezine oturtarak, ihtiyaçlar ve veriler doğrultusunda bir ana fikir geliştiriyoruz. Daha sonra bu ana fikir doğrultusunda bir kurgu oluşturuyoruz, zaten projenin tüm detayları da bu kurgunun ışığında şekilleniyor.

Sosyal alanlar ve yeme içme alanlarından oluşan portföyümüzde ilk göze çarpan modern yaklaşımımızın yeşil ve doğa dostu bir konseptle ele alınmasıdır. Genellikle büyük metrekarelerdeki alanları projelendirdiğimizden, bütünsel bir dil ve armoni yakalamaya çalışıyoruz. Bu tümdengelim yaklaşımı özel tasarım ögelerde detaylandırarak bir akış sağlıyoruz. Mekâna giren kişiyi kapıdan ilk adımını attığı andan itibaren şehir hayatında sıkışıp kaldığı o beton, gri ve tekdüze ortamdan nefes alabileceği bir atmosfere taşımak istiyoruz. Bu bağlamda projelerimizi hem plan düzleminde, hem üç boyutta, hem de renk ve dokularıyla keyifli mola alanları olarak tanımlayabiliriz.

Kurum içi yeme-içme mekânlarını tasarlarken hangi unsurları göz önüne alıyorsunuz? Tasarımlarınızı şekillendirirken, bu mola alanlarında en çok hangi özellikleri ön plana çıkarıyorsunuz?

Restoran ve kafe alanları bizim için sadece yeme içme ihtiyaçlarının karşılandığı alanlar değil. Biz bu mekânları günlük rutinden uzaklaşılan dinlenme, sosyalleşme ve keyif alanları olarak görüyoruz. Bu sebeple kullandığımız renkler, desenler, ritimler kullanıcıların kendilerini farklı bir dünyada hissetmelerini sağlamaya yönelik olan kurgu elemanları.

“Bizim için yemekhane alanlarında önemli olan kullanıcı için dingin ve stresten arındırılmış mekânlar yaratabilmek”

Dikkatlice gözlemlediğimizde, aslında kurumsal firmaların yemekhanelerinin, ticari restoran tasarımlarından daha farklı dinamiklerle ele alındığı tespitine varabiliriz. Zannediyorum ki bu fikre siz de katılıyorsunuz ama benim burada merak ettiğim; tasarımlardaki alt metinler. Bu tip projelerde tasarım süreçlerini etkileyen unsurlar/ farklılıklar neler?

Temel olarak ele aldığınızda iki tasarım konusu arasında bir fark olmadığını düşünebilirsiniz ancak dikkatli analiz ettiğinizde proje dinamiklerinin birbirlerinden çok farklı olduğunu görüyorsunuz. Yemekhane tasarımları bile kendi içlerinde kullanıcı kimliğine ve beklentilere göre farklı dinamikler barındırabiliyor. Yemeklerin ne şekilde servis edileceği, yemek çeşitliliği, kapasite gibi pek çok faktör bulunuyor yemekhane alanlarında. Yemek için ayrılan süre bile tasarım sürecine etki edebiliyor kimi zaman. Ancak bizim için yemekhane alanlarında önemli olan kullanıcı için dingin ve stresten arındırılmış mekânlar yaratabilmek. Ticari restoran tasarımında ise dinamikler doğal olarak daha farklı. Kurumsal kimliği bütünü ile irdeleyerek logo, menü, hatta servis kıyafetlerini ele alarak tasarımı geliştiriyoruz. Kullanıcı bu alanda kendini daha özel ve değerli hissetmek istiyor. Bu da tüm detaylarını yoğun olarak düşündüğümüz daha çarpıcı tasarımlar üretmeye itiyor bizi.

Biraz da tasarım ve iştah olgusuna değinelim… Tasarımların iştah üzerinde etkisi olabilir mi? Nasıl bir etki uyandırabilir?

Tasarımın rolünün iştah algısında çok büyük olduğunu düşünüyoruz. Bir yemeğin lezzeti önce görselinden, kokusundan başlıyor ama daha öncesinde tabağın konulduğu masa ve masanın konulduğu mekân önden o yemekle ilgili bir izlenim yaratıyor. Aslında mekânın ve yemeğin lezzeti birbiriyle oldukça doğru orantılı.

Peki, tasarımlarınızda genellikle modernizm olgusu üzerinde mi duruyorsunuz? Yoksa geleneksellik de önem verdiğiniz noktalar arasında yer alıyor mu?

Projelerde mekânın verileri doğrultusunda ağırlıklı olarak modern tasarımlar üzerinde dururken, tarihsel öğelere de yer verdiğimiz oluyor. Bu tamamen projelerin verileri ile ilgili bir durum.


Yükleniyor...
Yükleniyor...