09-07-2018
PDG Mimarlar’dan Çevresine Değer Katan Tasarım: Yıldırım Belediyesi Kentsel Dönüşüm Projesi

PDG Mimarlar’dan Çevresine Değer Katan Tasarım: Yıldırım Belediyesi Kentsel Dönüşüm Projesi

Projelerini sahip olduğu tüm potansiyelleri sorgulayarak yenilikçi bir bakış açısıyla ele alan Mimar Cengiz Gültek ve Mimar Murat Şahin liderliğindeki PDG Mimarlar tarafından Bursa Yıldırım Belediyesi yatırımıyla gerçekleştirilen “Yıldırım Belediyesi Kentsel Dönüşüm Projesi”, Yediselviler ve Sıracevizler Mahalleleri’ne yeni bir çehre kazandırırken, tüm aktörleriyle iyi organize olmuş bir değerlendirme planının sonucunda kullanıcısına hizmet eden bir kent yaşamı sunuyor.

İstanbul ve Houston (ABD) kentlerindeki ofislerinde yer alan profesyonel kadrolarıyla ulusal ve uluslararası ölçekte nitelikli projelere imza atan PDG Mimarlar, ‘’Yıldırım Belediyesi Kentsel Dönüşüm Projesi’’ dahilinde Bursa’da bulunan Yediselviler ve Sıracevizler mahallelerinde fark yaratan bir dönüşüm gerçekleştiriyor.

Nitelikli bir kentsel dönüşüm projesinin çevresi üzerinde de önemli etkilerde bulunacağını vurgulayan Kurucu Ortak Murat Şahin, bunun sonraki alanların dönüşümünde katalizör görevi göreceğini belirtiyor.  Kentsel dönüşüm sürecinde dönüşüm alanının belirlenmesi ve ilan edilmesiyle, mevcut durum ve mülkiyet tespiti gibi birbirini takip eden birçok aşamanın olduğunu belirten Şahin, mimarın rolünü şu şekilde özetliyor: Yasal süreçler bittikten sonra aslında mimara elinde belirlenmiş metrekareler ve bunların değerleri, toplam inşaat alanı ve brüt alanlar kalır. Diğer yandan da bu yapılacak dönüşüm sonucu kullanıcıya, kentte hizmet edebilecek özel, yarı özel, kamusal ve yarı kamusal alan kavramları kalır. Yani iyi ile kötü arasındaki ince çizgide yürümeye çalışır mimar.”

“İyi uygulanmış bir kentsel dönüşüm, çevresini dönüştürmede örnek teşkil eder”

Kentsel dönüşümü ele alırken farklı modellerin karşılarına çıktığını belirten PDG Mimarlar Kurucu Ortağı Yüksek Mimar Murat Şahin, yatırımcının kazancının da değerlendirmeye eklendiği dönüşümlerin en sağlıklı model olduğunu vurguluyor. Yıldırım Belediyesi için Yediselviler ve Sıracevizler mahallelerinde gerçekleştirdikleri dönüşümlerin bu modele örnek teşkil ettiğini ve projesinin hayata geçebilmesi için değerlendirme uzmanı Belmap ve Yıldırım Belediyesi ile organize olarak ortak bir çalışma yürüttüklerini belirten Murat Şahin bu çalışmanın önemini şu sözlerle dile getiriyor: Bu ölçekte bir dönüşüm projesinin hayata geçebilmesi için hepimiz bir masanın etrafında “Ne yapabiliriz?” sorusunun cevabını arayarak süreci yürüttük. Eğer bu aktörler beraber hareket edemez ve işbirliği içerisinde olmazsa süreç muhakkak tıkanırdı.”

Yapı stoğunun niteliği, mülkiyet sorunu, yoğunluk, sosyal donatı eksikliği gibi birçok farklı etkenin ışığında projenin zorluğuna değinen Şahin, alanı “Dar sokaklara hizmet alan, bitişik nizam mülkiyet sorunu olan ve sosyal donatısı olmayan bir konut bölgesi” sözleriyle özetlerken, ek olarak arazide bulunan eğim sebebiyle sonraki dönüşüm alanının kotlarıyla ilişkisinin de doğru kurulmasının gerekliliğini vurguluyor. Mimara göre üst ölçekte verilen kararların çevresinde yaratacağı etkinin de hesaplanması gerektiğini ileten mimar, bu etkileşimin de dönüşümünün birlikte alınan kararlarla gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguluyor.

PDG Mimarlar Kurucu Ortağı Yüksek Mimar Murat Şahin, Yediselviler ve Sıracevizler Mahallelerinde yaptıkları kentsel dönüşüm projesinin tasarım kurgusunu şu cümlelerle özetliyor: “Özel, yarı özel, kamusal ve yarı kamusal alan kavramları ve bunların birbirine geçişleri üzerinde durduk. Buradaki önemli aktörler sokak kavramı, meydanlar ve iç avlularımız oldu. Diğer yandan göz ardı edemediğimiz eğim, yoğunluk gibi şartları zorlayan tasarım girdileri de vardı. Tasarım sürecinde “İnsan algısı ve bakışı üzerinden bu yoğunluğu nasıl daha az hissettirebiliriz?” çabası içerisindeydik. Konut adalarını eğime kademeli olacak şekilde tasarladık. Bu sayede proje alanındaki yatay ulaşım ağı da eğimden etkilenmemiş oldu. Bunun sonucu olarak da ulaşım üzerine yoğunlaştığımızda bazı sokakları yayalaştırabildik. Sokak dokusunun yanı sıra iç avlu kurgusunu da içeren tasarımda bu iç avlulara her kottan giriş verdik, böylece yapıların kentin içerisinde duvar gibi davranması yerine yaşama dahil olmasını hedefledik.”

Ana aks eğime dik olarak ilerlediğinden, bunun çevresini yeşil bir omurga olarak tasarlayan PDG Mimarlar, bu sayede hem eğimden oluşan ara kesitleri kamusal alan olarak bırakabilmiş hem de konut birimlerinin ana aks ile temasını azaltmış ve yükselen konut bloklarını birbirlerinin önünü kesmeyecek şekilde konumlandırmış. Bu dönüşümü mümkün kılacak matematiksel verilerin de varlığını kabul ederek, “Proje alanının dönüşümünü kullanıcıya nasıl en az şekilde hissettiririz ve sağlıklı bir kentin dönüşümünde bu alan nasıl katalizör görevi görür?” soruları etrafında dönüşüm kurgusunu oluşturmuş.

Proje sürecinde yerel yönetimin ve değerlendirme uzmanının bundan önceki projelerde edindikleri deneyimlerin etkisinin projenin hayata geçmesini hızlandırdığını dile getiren PDG Mimarlar, sürece dair aldıkları geri bildirimlerde yerel yönetimin ve bölge sakinlerinin memnuniyetini gözlemlediklerini de sözlerine ekliyor.


Yükleniyor...
Yükleniyor...