01-09-2018
İZODER Başkanı Levent Pelesen: “Yalıtım uygulamalarıyla, güvenli, sağlıklı ve konforlu yaşam alanlarına sahip oluyoruz”

İZODER Başkanı Levent Pelesen: “Yalıtım uygulamalarıyla, güvenli, sağlıklı ve konforlu yaşam alanlarına sahip oluyoruz”

Isı, su, ses ve yangın yalıtımı sektörünün çatı kuruluşu İZODER, 25 yılı aşkın bir süredir yalıtım bilincinin yaygınlaştırılmasını ve sektörün büyümesini sağlamak amacıyla çalışmalarına hız kesmaden devam ediyor. İZODER Başkanı Levent Pelesen: “Isı, su, ses ve yangın yalıtımı, her şeyden önce Türkiye’nin geleceği için stratejik öneme sahip bir konu. Vatandaşların yalıtım konusunda doğru bilgilere sahip olması çok önemli çünkü tüm yalıtım uygulamalarıyla; güvenli, sağlıklı ve konforlu yaşam alanlarına sahip oluyoruz.” diyor.

1993 yılında kurulan ve geçtiğimiz Haziran ayı itibariyle 25. yılını kutlayan İZODER, geçmişten bugüne kendini hangi noktada görmektedir?

Yalıtım bilincini yaygınlaştırmak amacıyla 1993 yılından bu yana faaliyet gösteren ‘Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği İZODER’ olarak 154 üyemizle; günümüzde, dünyanın en önemli gündem konuları haline gelen ‘enerji verimliliği’, ‘çevre’, ‘yapı güvenliği’, ‘sağlık ve konfor’, ‘yangın güvenliği’ ve ‘istihdam’ kavramlarıyla direkt ilişkili bir sektörü temsil ediyoruz.

 

Ülkemizde önemli bir büyüklüğe ulaşan yalıtım sektörünü tek çatı altında toplayan bir kuruluş olmanın sorumluluğuyla hareket ederken, 2018 yılında da, tüm yalıtım uygulamalarının artmasını ve sektörün büyümesini sağlamak amacıyla önemli adımlar atıyoruz.

 

İZODER 25.yılı itibariyle iki büyük sosyal sorumluluk projesi gerçekleştirdi; “25.yıl bursu” ve dört farklı okula yapılan yalıtım ve yenileme işlemleriyle büyük beğeni topladı. Bu çalışmalarınızdan biraz bahseder misiniz?

Çocuklarımız bizim için çok kıymetli. Okul çağında onların sağlıklı yapılarda eğitim görmelerine katkıda bulunmayı, İZODER olarak görev edindik. Bu amaçla 25’inci kuruluş yıldönümümüz kapsamında iki sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdik. Türkiye genelinde başta ısı yalıtımına ihtiyacı olan okulların yalıtımlarını yapmayı ve bu okulları, çocuklarımızın sağlıklı ve konforlu bir ortamda eğitim aldığı nitelikli bir yapı haline getirmeyi hedefledik. Bu projeye destek veren üyelerimiz Eryap Grup, Megaboard, Ravaber ve Terrawool gerekli malzemeleri karşılayarak uygulamayı üstlendiler. Gaziantep Şahinbey’de Şehit Ferhaz Gözen İlkokulu (Eryap Grup), Elazığ Karakoçan’da Şehit Jandarma Kıdemli Üstteğmen Mahir Özdemir Ortaokulu (Megaboard), Kayseri Melikgazi’de Kadir Has Anadolu Lisesi (Ravaber) ve Kayseri İncesu’da Prof.Dr. Ayten-Mahir Köseoğlu Çok Programlı Anadolu Lisesi (Terrawool) olmak üzere toplam dört okulun yalıtımının yapılması için harekete geçtik.

 

Elazığ’ın Karakoçan (ısı yalıtımı ve yenileme) Kayseri’nin İncesu (ısı yalıtımı) ve Melikgazi (ısı yalıtımı, spor salonu iç ve dış cephe boya tadilat) ile Gaziantep’in Şahinbey (ısı, yangın ve ses yalıtımı) ilçelerindeki okulların yalıtımı, taşyünü yalıtım uygulamasıyla tamamlandı. Böylelikle yaklaşık 1900 öğrencinin eğitim gördüğü okullarımız, önümüzdeki kışa korunaklı girecek ve biz de İZODER olarak, öğrencinin yalıtım uygulamalarıyla donatılmış okullarda özellikle kış aylarını soğuktan ve gürültüden etkilenmeden çok daha sağlıklı koşullarda eğitim almalarına katkıda bulunmanın mutluluğunu yaşayacağız.

 

Ayrıca Türk Eğitim Vakfı bünyesinde ‘İZODER 25’inci Yıl Bursu’ hesabı oluşturduk. Bu hesaba bağışta bulunan İZODER üyeleri, ailelerinin maddi durumu iyi olmayan lise öğrencilerinin bir yıllık eğitim giderlerinin karşılanmasını sağlıyor. Şu an itibarıyla 24 meslek lisesi öğrencisinin 1 yıllık eğitim giderini karşılıyoruz. Bu sayıyı daha da artırmayı hedefliyoruz. Üyelerimizin katkılarıyla, en önemli dönemlerinde öğrencilerimize destek olan, cesaretlendiren, önünü açan eğitim bursu vermeye devam edeceğiz.

 

İZODER, misyonlarından biri olan “sektörü ve toplumu bilinçlendirmek” ideali doğrultusunda ne kadar başarılı olabildi, özellikle sektör yalıtım alanındaki son yasal düzenlemelerden nasıl etkilendi?

Yalıtım sektörünün çatı kuruluşu İZODER olarak, sürdürdüğümüz tüm faaliyetlerle, sektör ve kamuoyunda yalıtım bilincinin artmasına büyük ivme kazandırdık. Son yasal düzenlemelerle birlikte yalıtım sektörünün gelişimi ivme kazandı. Sektörümüzün yıllardır beklediği 'Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği ve Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik' İZODER çalışanlarının yıllar süren emek ve katkıları ile ülkemize kazandırıldı.

 

Isı, su, ses ve yangın yalıtımı, her şeyden önce Türkiye’nin geleceği için stratejik öneme sahip bir konu. Vatandaşların yalıtım konusunda doğru bilgilere sahip olması çok önemli çünkü tüm yalıtım uygulamalarıyla, güvenli, sağlıklı ve konforlu yaşam alanlarına sahip oluyoruz. Elbette eksiklikler, düzeltmeler olacaktır ancak önemli olan, sektörün bir nirengi noktası kazanmasıdır. Ayrıca Bakanlığımızın bize verdiği görev ve yetkiyle Su ve Ses Yalıtımı Yönetmelik Kılavuzlarının yazılması için de çalışmaları başlattık. Kılavuzların da doğru yalıtım uygulamaları için sektöre katkısı büyük olacaktır.

 

Ülke genelinde yalıtım bilincini artırmak, kamu ile sektör temsilcilerini buluşturmak, vatandaşlara çözüm önerileri sunmak amacıyla Tüm Yönleriyle Yalıtım Seminerleri gerçekleştiriyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işbirliği ile Ekim 2017’de İzmir’de yüksek bir katılımla başlayan seminer dizimize, Ocak 2018’de Ankara’da, Mart 2018'de Adana'da, Nisan 2018'de Kayseri’de ve Ağustos 2018'de Elazığ'da devam ettik. Elazığ’ı, Trabzon ve Antalya illerimiz takip edecek. Finali ise İstanbul’da yapacağız. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz seminerlerin gördüğü yoğun ilgi, Anadolu’ya açılma stratejisinin ne kadar önemli olduğunu bizlere bir kez daha gösterdi. Bu seminerler dizisini 2019 yılında da sürdürmeyi hedefliyoruz.

 

Mevzuattaki denetim, uygulama ve yaptırım noktalarındaki eksiklikler nelerdir? Bu konudaki görüşlerinizi, önerilerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Sektör sorunlarının en başında, yalıtımla ilgili yayımlanan yasal mevzuatların uygulamalarının istenen seviyede olmaması geliyor. Mevcut mevzuatların da etkin bir şekilde uygulanması ve denetlenmesi noktasında çok eksiğimiz olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle ısı yalıtımı uygulamalarında yaşanan en önemli sıkıntılardan biri tüketicinin aldatılmasıdır. Yalıtım yaptırmak isteyen vatandaşlarımız çok dikkatli olmalı. Boya, sıva ve nitelikli yapı malzemesi dediğimiz ürünlerin ısı yalıtımına katkı verdiği doğrudur, bu ürünlerle standartların ön gördüğü seviyelerde neticeler alınması mümkün değildir. Hatta tek bir ürün ile ısı, su, ses ve yangın yalıtımının yapıldığı iddiaları bilimsel bir temele dayanmamaktadır.

 

Bunun yanında doğru yalıtım malzemeleriyle yapılan uygulamalarda yanlış malzeme kullanmak suretiyle de elde edilebilecek tasarruf miktarları sağlanamıyor. Bunun için vatandaşlarımız, yaptıracakları uygulamalarda CE belgesi ve İZODER’e üye kuruluşların denetime tabi tutularak alabildikleri İZODER Kalite Onay Sertifikası’na (İKOS) sahip ürünler kullanılmasını talep etmeli.

 

Yalıtım uygulaması yaptıracak firmalar da, ustalara, Mesleki Yeterlilik Belgesi (MYK) sahibi olup olmadıklarını sormalıdır. Bu iki önemli hususa dikkat edildiğinde uygulama sorunu yaşama olasılığı en aza inecektir. Özetle tüketicilere tavsiyemiz, yalıtım uygulamalarını İKOS’lu İZODER üyelerinin ürünleriyle, Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne sahip uygulayıcılara yaptırmalarıdır.

 

Binaların dış cephelerinde uygulanan ısı ve yangın yalıtımında kullanılan uygun yalıtım malzemeleri yapının dış kabuğunu oluşturmaktadır. Yapılan dış cephe yalıtımında estetiğin önemi nedir? Estetik aranma durumu ısı ve yangın yalıtımının asıl amacının önüne geçiyor mu?

Çok çeşitli estetik çözümler sunulabilen giydirme cephe detayları ticari yapılar başta olmak üzere son zamanlarda tercih edilen en yaygın uygulamalar arasında yer alıyor. Bu detaylarda genellikle binaya estetik görüntü veren dış cephe kaplamaları, dış duvar ile arasında havalandırma boşluğu kalacak şekilde cepheye asılıyor. Yangın güvenliği açısından bakacak olursak, bu havalandırma boşluğunun, yangınlarda baca etkisi yaparak alevlerin cephede hızlıca yayılmasına sebebiyet verebildiği biliniyor. Dolayısıyla bu detaylarda yanıcı ürünlerin kullanılmaması gerekiyor.

 

Cephelerde çok hızlı yayıldığı ifade edilen tüm yangınları incelediğimizde bu binalarda bu baca etkisine sebebiyet veren giydirme cephe detaylarının kullanıldığını görüyoruz. Ülkemizdeki mevzuat, bu tür havalandırmalı giydirme cephe detaylarında yalıtım malzemeleri de dahil olmak üzere hiçbir malzemenin yanmaması gerektiğini ifade ediyor. Ancak bilgi eksikliği ve ekonomik gerekçeler ile yanıcı dış cephe kaplamalarının tercih edildiği, yani estetik kaygıların yangın güvenliğinin önüne geçtiği giydirme cephe gibi uygulamalar sürdükçe bu tür yangınlar ile karşılaşılması olasılığı hep olacak.

 

Türkiye ısı yalıtımı konusunda Avrupa’nın en büyüğü diyorsunuz. Nedenini açıklayabilir misiniz?

Türkiye, ‘mantolama’ olarak da adlandırılan ısı yalıtımı uygulamasında Avrupa’nın en büyüğü konumunda. Ancak bu büyüklük bizi aldatmasın. Kişi başına düşen ısı yalıtımı malzemesi tüketimi bu ülkelere göre 4-5 kat daha geridedir. Ülkemizde kişi başına 0,25 metreküp yalıtım malzemesi tüketilirken, AB ülkelerinde ortalama 1 metreküp malzeme kullanılmaktadır. Biz 4-5 cm kalınlıkta yalıtım malzemesi ile yetinirken, AB ülkeleri 15-20 cm ile daha fazla ısı yalıtımı malzemesi kullanarak daha fazla enerji verimliliği sağlamaktadır.

 

Yalıtım sektörünün ülkemizdeki cari açığı kapama noktasında ne derece etkisi bulunmaktadır?
Isı, su, ses ve yangın yalıtımı, her şeyden önce Türkiye’nin geleceği için stratejik öneme sahip bir konu. Vatandaşların yalıtım konusunda doğru bilgilere sahip olması çok önemli çünkü tüm yalıtım uygulamalarıyla, güvenli, sağlıklı ve konforlu yaşam alanlarına sahip oluyoruz. 

 

Yalıtım, Türkiye ekonomisi ve son kullanıcı için büyük önem arz ediyor. Yaşadığımız binada dengeli ısı dağılımını sağlayarak sağlığımıza büyük ölçüde katkıda bulunan ısı yalıtımı, sadece kış aylarında değil, yaz aylarında da sıcağa karşı alınabilecek en etkili önemlerin başında geliyor.

 

Yalıtımla, kışın ısıtma, yazın da soğutma amacıyla harcanan enerjiden ortalama yüzde 50 tasarruf sağlanıyor. Bu da doğalgaz ve eletrik faturalarını yarı yarıya düşürüyor.  Yüzde 50 enerji verimlilik yakalanarak sadece ısı yalıtımı yoluyla bugünkü petrol fiyatları baz alınarak hesaplandığında yılda ortalama 10 milyar dolarlık yükü üzerimizden atarak cari açığa çözüm bulabiliyoruz.

 

Bugün gelişmiş ülkeler sıfır enerjili konutlar, pasif evler gibi konseptlere yönelmiş durumda. Bu konseptlerde özellikle ısı yalıtımı uygulamalarının enerji verimliliğindeki rolü daha büyük önem kazandı.

 

Enerji verimliliği stratejilerinde ve özellikle binalarda, tüm taraflar; sektör, kamu ve tüketiciler üzerlerine düşeni hassasiyetle yerine getirmektedir. Türkiye’nin, İklim Değişikliği Paris Anlaşması’ndaki gibi uluslararası taahhütlerini yerine getirmesi, binalarda enerji verimliliği açısından yalıtımının sağlıklı gelişmesi için yaşamsal önemdedir.

 

Ülke olarak, destekleme yöntemleri açısından yalıtım konusunu yeniden keşfetmeye çalışmamalıyız. Çünkü gelişmiş ülkelerde yapılmış başarılı örnekler var. Hatta o kadar başarılı oldular ki, yalıtım uygulamalarının artması üzerine ‘desteği kaldırsak mı’ demeye başladılar.

 

Verimlilik sağlayan mal ve hizmetlere konulan vergilerin kaldırılması veya indirilmesi gibi tüketiciye doğrudan yansıyacak teşvik mekanizmanlarına ihtiyaç var. Ayrıca düşük maliyetli kredilerin de teşvik olarak sunulması, çok önemli. Kredilerin bir bölümünün devlet tarafından sübvanse edilmesi de tüketiciye dönük bir uygulama yöntemi. Örneğin Enerji Kimlik Belgesi kapsamında B sınıfında enerji verimlilik uygulaması yapan tüketicinin kredisinin yüzde 20’si, A sınıfı EKB Belgesi olacak binalara ise %40’ı sübvanse edilebilir. Bu yöntemlerin hepsi de başarılı olmuş finansman modelleridir.

 

Ayrıca binalarda tüketilen enerji Türkiye ekonomisi için de çok önemli çünkü %37 ile binalarda yapılan tüketim, toplam enerji tüketimimizde en yüksek paya sahip. Türkiye’deki binaları ısı yalıtımlı hale getirerek, ülkemizin toplam enerji faturasını yaklaşık %15 azaltmamız mümkün.

 

Röportajımızın sonunda İZODER olarak sizin eklemek istediğiniz farklı bir şey var mıdır?

İnşaat Sektöründe Türkiye’de büyük bir eksikliği giderme amacıyla binalara dayanıklılık, kalite ve konfor kazandıracak iki yönetmelik 1 Haziran 2018’deyürürlüğe girdi. ‘’Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği’’ ve ‘’Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik’’ Toplumun dayanıklı güvenli, sağlıklı ve konforlu binalarda yaşama hakkına hizmet etme açısından hayati öneme sahiptir. Her iki yönetmeliğin de binaların kaderini değiştireceğine inanıyoruz.

 

Su Yalıtımı Yönetmeliği birlikte Su Yalıtımı olmayan binalara yapı ruhsatı verilmeyecek. Yeni yapılan binalarda bu yönetmelikte öngörülen esaslara uyulmadığının tespit edilmesi hâlinde, bu eksiklikler giderilinceye kadar binaya yapı kullanma izin belgesi verilmeyecek. Bina dayanımı için gerekli olan su yalıtımı, şimdiye kadar çoğunlukla ihmal edildiği için, ülkemizde 30 yıllık binalar ömrünü tamamlamış olarak görülüyor. Oysa asgaride 80-100 yıl gibi bir süre için inşa edilmesi gereken binalarımız, bu süre içinde korozyon etkisine karşı korunmuş olmalı. Bunun için de mevzuatların öngördüğü gibi su yalıtımı yapılmalı.

 

Ses Yalıtımı ise toplumu direkt ilgilendiren bir konudur, büyük şehirlerin dezavantajı haline gelen gürültü kirliliğinin önüne geçilmesi gerekiyor. Ülkemiz için çok önemli olan yeni yönetmelik, inşaat halindeki ve mevcut tüm binalara, insanların beden ve ruh sağlığının korunması için gürültü kriteri getirdi. Bugün yaşamımızın her alanında, farkında olmadan gürültüye maruz kalıyor ve bu durumun olumsuz etkilerini daha fazla hissediyoruz. Gelişmiş ülkelerde bu konuda yüksek hassasiyet var çünkü ses yalıtımı, çağdaş yaşam standartlarının oluşmasına katkı sağlıyor. Yeni düzenleme ile şehir hayatının en büyük sorunlarından biri olan gürültü kirliliğine karşı binalarda kullanıan yalıtım sistemlerinin teknik kuralları belirlendi diyebiliriz.

 

 

İZODER olarak toplum refahı, kaliteli bir yaşam için yapılan düzenlemelere desteğimiz ve toplumu,  sektörü bilinçlendirme çalışmalarımız artarak devam edecek. 


Yükleniyor...
Yükleniyor...