01-09-2018
EPSDER Yönetim Kurulu Başkanı Erdem ATEŞ:  “Isı yalıtımı, binalarda enerji verimliliğinde en etkin unsurdur”

EPSDER Yönetim Kurulu Başkanı Erdem ATEŞ: “Isı yalıtımı, binalarda enerji verimliliğinde en etkin unsurdur”

EPS sektörünün birlikteliğini sağlamak, EPS ile ilgili standartların, yönetmeliklerin oluşturulması ve oluşturulan bu standart ve yönetmeliklerin geliştirilmesi amacı ile kurulan EPSDER’in (EPS Sanayi Derneği) gündemindeki konuları, yalıtım sektöründe atılan yenilikçi adımları ve EPS sektörünün geleceğine yönelik değerlendirmeleri EPSDER Yönetim Kurulu Başkanı Erdem ATEŞ ile görüştük.

EPSDER (EPS Sanayi Derneği) hakkında bilgi alabilir miyiz?

EPSDER – EPS Sanayi Derneği, EPS (Expanded Polystyrene) hammaddesini ağırlıklı olarak, ısı yalıtım malzemesi, ambalaj malzemesi ve dekoratif ürün haline getiren sanayicilerin (EPS mamul üreticileri, EPS hammadde üretici ve tedarikçileri, makine imalatçıları) kurduğu bir sivil toplum kuruluşudur. EPSDER, 1996 yılında Polistren Üreticileri Derneği adı altında Ankara’da kuruldu. Derneğin merkezi daha sonra İstanbul’a taşındı ve 2012 yılında ismi EPSDER – EPS Sanayi Derneği olarak değiştirildi. 58 üyesi bulunan EPSDER, Türkiye coğrafyasına üyelerinin dağılımı bakımından ülkedeki ender sivil toplum kuruluşlarından biridir. Türkiye’nin 7 farklı bölgesinde üyelerimiz faaliyetlerini sürdürmektedir.

 

EPSDER’in kuruluş amacı ise, sektör birlikteliği sağlamak, EPS ile ilgili standartların, yönetmeliklerin oluşturulması ve oluşturulan bu standart ve yönetmeliklerin geliştirilmesi amacı ile düzenleyici organlar nezdinde sektörün temsil edilmesi ve görüşlerinin iletilmesidir. Bu amaçlar doğrultusunda EPSDER, EPS’nin tüm kullanım alanlarını ülkemizde ve çevre coğrafyamızda yaygınlaştırmaya çalışmakla birlikte, önceliğimiz ısı yalıtımında EPS kullanımının yaygınlaştırılması ve doğabilecek haksız rekabet unsurları ile mücadele etmektir. Bunu yaparken kendi iç kontrolümüz içinde Kalite Denetim Sistemi (KDS) adını verdiğimiz bir uygulama ile çalışma yapmaktayız. Ayrıca sektörün test ihtiyaçlarını düşünerek 2007 yılında Türkiye’nin ilk ısı yalıtım akredite laboratuvarı olan ÇEVKAK’ı (Çevre, Enerji Verimlilik ve Kalite Kurulu İktisadi İşletmesi) kurarak, üreticilerin standart periyodik test ihtiyaçlarını karşılamaya başlamıştır. ÇEVKAK 2012 yılında ısı yalıtım malzemeleri (EPS, XPS, mineral yünler) ve mantolama ısı yalıtım sistemleri için onaylanmış akredite kuruluş olarak atanarak; CE işaretlemesi, Fabrika Üretim Kontrolü (FÜK) ve AR-GE çalışmaları hususlarında üreticilere cevap vermektedir.

 

EPSDER çalışmalarını yürütürken gerek yurt içi gerekse yurt dışı kamu kurumları ve sivil toplum örgütleri ile de çalışmakta ve sektör faydası doğrultusunda çalışmalar yürütmektedir.

 

EPSDER’in bugünlerde gündeminde neler var?

Dönem itibariyle EPSDER Akademi’nin oluşturulması sürecindeyiz. EPSDER Akademi, içeriğinde eğitim faaliyetlerinin yürütüleceği EPSDER’e ait bir alt marka. Gelecek talepler doğrultusunda üniversiteler, kamu kurumları, belediyeler, meslek odaları ile diğer STK’lara ısı yalıtımı, ısı yalıtım farkındalığı, enerji verimliliği, yenilikçi inşaat mühendisliği uygulamaları gibi konularda ders, seminer ve eğitimler vermeyi planlıyoruz. Bu çalışmanın yapılabilmesi için işbirliği talep yazılarımız birçok kurum ile paylaşıldı. Arzumuz, kısa zamanda bu çalışmaların aktif bir şekilde yapılmaya başlanması.

 

Binalarda enerji verimliliği kapsamında ısı yalıtımının rolü bildiğiniz gibi çok büyük. Doğru ısı yalıtım uygulamalarının binalarda uygulanması çok önemli. Yanlış uygulamaların nelere sebebiyet verdiği, yaşanan sıkıntılar ile apaçık karşımızda duruyor aslında. Bu işbirliklerin, doğru uygulama modellerinin anlatılması, ilgililerde farkındalığın arttırılması amacına hizmet edeceğini düşünüyoruz. Enerji verimliliği ve binalarda kullanılan ısıtma ve soğutma enerjisinin azaltılması, gündemimizde başlıca diğer önemli konulardır. Enerji verimliliği açısından, binalarda ısıtma ve soğutma için kullanılan enerji miktarının azaltılmasının önemi ile ilgili olarak da farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Isı yalıtım uygulamalarında kullanılan sistemler içerisinde ısı yalıtımını sağlayan malzeme, ısı yalıtım levhasıdır. Levha kalınlığı arttıkça, ısıl direnç ve buna bağlı olarak ısı yalıtımı artar ve kullanılan enerji miktarı azaltılmış olur. Sistem içerisindeki tüm sarfiyatlar ve işçilik aynı iken, ısı yalıtım levhasının kalınlığının arttırılması için ödenecek az bir fark ile ısı yalıtımının verimliliği artacak ve karşılığında çok daha az yakıt maliyeti ile sistemin kendisini amorti etmesi sağlanacaktır. Elbette, ısı yalıtımı ve ısı yalıtım malzemesi kalınlığı haricinde de binalarda kullanılan ısıtma ve soğutma enerjisi tüketimi azaltılabilir. Ancak, binalarda konfor şartlarından ödün vermeden, diğer yöntemlere göre daha az maliyetle ve en etkin enerji tasarrufu yöntemi, doğru detayda, doğru özellik ve kalınlıkta ısı yalıtım malzemesi kullanmaktır. Binalarda kullanılan enerji miktarının azaltılması için TS 825 ve BEP (Binalarda Enerji Performans Yönetmeliği) ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı başkanlığında, TSE ile birlikte başlatılan çalışmalara biz de katılıyoruz.

 

Uzun süredir EPSDER gündeminde olan bir diğer konu da Geofoam. EPS’nin inşaat ve geoteknik mühendisliği uygulamalarında, geleneksel zemin iyileştirme yöntemlerine alternatif olarak özellikle taşıma kapasitesi düşük zeminlerde hafif dolgu olarak kullanılması, dünyada çok yaygın bir uygulama. Bu teknoloji artık ülkemizde de kullanılmaya başlandı. Çok kısa bir zamanda yaygın olarak kullanılmaya başlanacağını düşünüyor ve bu yönde de çalışıyoruz.

 

Gündemimizden hiç düşmeyen diğer bir konu ise Haksız Rekabet. Konuyu ısı yalıtımı ve EPS sektörü üzerinden değerlendirmemiz gerekirse; standart ve yönetmeliklere aykırı malzeme üretimi ve yanlış uygulamalar, bazı dolgu ve kaplama malzemelerinin yanlış şekilde ısı yalıtım malzemesi olarak kullanılması, piyasa gözetim ve denetim mekanizmasındaki eksiklikler gibi unsurlar, hem standartlara uygun üretim yapan üreticileri, hem de konu hakkında kısıtlı bilgi sahibi olan son kullanıcıları olumsuz olarak etkilemekte ve ülkemizi zarara uğratmaktadır. Aslında bu konu, genel olarak tüm yalıtım ve inşaat malzemesi üreticilerinin sorunudur. Sektörde kime sorarsanız sorun denetim eksikliği ve haksız rekabetten şikayetçidir. Biz bu konunun çözümü için, devletin ve sektör sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etme konusunda daha fazla çaba göstermesi gerektiğine, yapılan denetimlerin arttırılarak devam edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Haksız rekabet konusunda daha önce bahsettiğim KDS çerçevesinde hareket ederek elimizden geldiğince bir iç denetim mekanizması çalıştırıp, ilk önce uyarı ve düzeltme talebi ile sonrasında ise durumu takip ederek olumsuzluğun sürmesi halinde ilgili yerlere bildirimlerde bulunarak elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

 

Biraz önce KDS’den bahsettiniz. KDS tam olarak nedir bilgi verebilir misiniz?

EPSDER - EPS Sanayi Derneği üyelerinin ve diğer EPS üreticilerinin kaliteli ve standartlara uygun ürün üretmeleri ve EPS ısı yalıtım malzemesi kullanıcı haklarının güvence altına alınması için Kalite Denetim Sistemi (KDS) devreye alınmıştır.

 

Büyüyen yalıtım malzemeleri pazarında haksız rekabet unsuru temel sorunlardan birisi haline gelmiş, rekabet kaliteden çok fiyat odaklı hale gelmiştir. Bu sorunu çözmek, yasa ve standartlara uygun üretim yaparak yine ürünlerini etik değerler çerçevesinde piyasaya sunan firmaları teşvik etmek, onları ve son kullanıcıları korumak, aksi yönde faaliyet gösteren firmaları ise doğru yöne çekebilmek amacıyla, üyelerden gelen yoğun talep göz önüne alınarak ‘’Kalite Denetim Sistemi - KDS’’ uygulamasına başlanmıştır. Sistem dahilinde, pazardan farklı ısı yalıtım malzemeleri tarafsız şekilde toplanmakta ve bu ürünler akredite kurum olan ÇEVKAK’ta test edilmektedir.  Test sonuçları ile ürüne ait beyan değerleri ÇEVKAK tarafından karşılaştırılmakta ve ilgili üretici ile bu sonuçlar paylaşılmaktadır.

 

EPS’nin ısı yalıtımı alanındaki avantajları, mevcut pazar durumu ve gelecekle ilgili tahminleriniz nelerdir?

EPS ısı yalıtım levhaları, diğer muadil ısı yalıtım ürünlerine göre daha yüksek ısı yalıtım performansını daha ekonomik olarak sunar. Isı yalıtımındaki uygulama kolaylığı, ithal girdisinin ve üretiminde kullanılan enerji miktarının çok düşük olması, önemli avantajlarındandır. EPS, çevreyi kirletecek bir atık çıkarmaz. Üretim ile uygulamada oluşabilecek EPS atıkları, tamamen geri dönüştürülebilir olduğu için, EPS çevre dostu malzemedir. Üretim ve uygulamasında diğer muadillerinden farklı olarak işçi sağlığı açısından risk oluşturmaması, çok hafif olması, kolay şekil verilebilir olması gibi nedenler ile pazarda daha çok tercih edilmekte ve ülkemizde ısı yalıtım uygulamalarının % 65’inde senelerdir kullanılmaktadır.

 

Ülkemizde sadece bina dış cephe ısı yalıtımı olan mantolamada, günümüze kadar yüz milyonlarca m2 EPS ısı yalıtım levhası uygulaması yapıldı. EPS, bu kullanım miktarı ile sektörde 1. sıradaki yerini koruyor. Bundan sonraki süreçte de aynı kullanım yüzdeleri ile en fazla tercih edilen ürün olmayı hedefliyoruz.

 

Son kullanıcılara ısı yalıtımı noktasında ne gibi tavsiyeler verebilirsiniz?

Öncelikle, yapılacak ısı yalıtımı uygulamasına uygun olarak imal edilmiş, Uluslararası Teknik Onay’a (CE İşareti) veya Ulusal Teknik Onay’a (G İşareti) sahip ürünlerin kullanılmasına dikkate edilmesi gerekir. Ayrıca, ısı yalıtım uygulamasının konusuna hakim ekiplerce yapılması oldukça önemlidir. Hatta mantolamada uygulamaları gibi, Mesleki Yeterlilik Belgesi’nin (MYK) yasal bir zorunluluk gereği uygulama yapacak kişilerde bulunması gereken uygulamalarda, uygulamayı yapacak kişilerde bu belgesinin olmasına dikkate edilmelidir.

 

EPS ile yapılacak ısı yalıtımı öncesinde, yapının kendi fiziksel şartları, bulunduğu iklim şartları ve ihtiyaçları doğru tespit edilmeli, detaylar doğru çözümlenmeli, mantolama gibi uygulamalarda cephede bulunan aparatların (klima, uydu anteni, denizlik, yağmur iniş boruları gibi) mantolama ile birlikteliği, öncesi ve sonrası ile birlikte iyi analiz edilmelidir.  Mantolama gibi uygulamalarda sadece kullanılan malzemelerin değil; kullanılan tüm malzemelerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan bitmiş sistemin standartlara uygun, belgeli, Uluslararası Teknik Onay, yani CE işareti veya Ulusal Teknik Onay, yani G İşareti taşıması gerekir. Yani, tüm sistem bileşenlerinin performanslarını hem tekbaşlarına, hem de bir bütün olarak sistem halinde ilgili mevzuatlara göre belgelendirilmiş olması şarttır.

 

Isı yalıtımı uygulamalarında dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan biriside kalınlıktır. Malzeme kalınlığı, “TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Yönetmeliği‘ne göre belirlenmekte ve “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’nin en önemli unsuru olan, “Enerji Kimlik Belgesi” yazılımı ‘’BEP-TR’’ ile hayata geçirilmiş bulunmaktadır. Buna rağmen unutulmamalıdır ki, yönetmelik ve standartlarda bulunan sonuçlar asgari uygulanması gereken kalınlıkları ifade etmektedir. Bu asgari kalınlıkların üzerinde yapılacak her ısı yalıtımı, daha fazla tasarruf ve daha fazla konfor sağlayacaktır. Kaldı ki, EPS hariç ısı yalıtım sistemini oluşturan tüm sistem bileşenleri (işçilik ve tüm sarf malzemeleri) aynı iken, ısı yalıtımının esas unsuru olan EPS’nin kalınlığını arttırarak daha fazla ısı enerji tasarrufu sağlamak mümkündür. 

 

EPSDER olarak gündem maddelerinizden birinin Geofoam olduğunu belirttiniz. EPS, karayollarında Geofoam adıyla kullanılıyor. Ne gibi yararları var ve Türkiye’deki mevcut durum ve yaklaşım nedir?

Geofoam, EPS’nin alternatif bir zemin ıslahı yöntemi olarak genellikle hafif dolgu malzemesi şeklinde inşaat mühendisliği uygulamalarında kullanılmasına verilen isimdir. Özellikle, taşıma kapasitesi düşük zeminlerde, geleneksel zemin ıslahı yöntemlerine alternatif olarak, Geofoam hafif dolgu kullanılarak, inşaat maliyetleri düşürülebilmekte ve büyük ölçüde inşaat süresi kısaltılabilmektedir. Geofoam’un yoğunluğu, geleneksel sıkıştırılmış toprak dolgusunun yoğunluğunun yaklaşık %1 (yüzde biri) olduğu için, Geofoam dolgunun zemine uyguladığı düşey yük, sıkıştırılmış toprak dolgulara göre yaklaşık yüz kat daha azdır. Dolayısıyla, Geofoam dolgu kullanıldığında toplam oturmalar önemli şekilde azaltılır. Uzun süreli performans kriterlerine bakıldığında, Geofoam yol dolgularında meydana gelen toplam oturmaların, geleneksel dolgularda meydana gelen oturmalara göre çok daha az olması sebebiyle Geofoam’un tercih edildiği ve bu sebeple karayolu bakım ve onarım maliyetlerinin daha az olduğu gözlenmiştir.

 

Ayrıca Geofoam olarak EPS, yol bendi inşası ve yol şeritleri genişletilmesinde, geri dolgularda, istinat yapıları arkasında bu yapılara gelen yükleri azaltmak amacıyla, titreşim sönümlemede, menfez gibi sanat yapıları ve yer altına gömülü isale hattı ile enerji nakil hatları üzerinde bu yapılar gelen yüklerin azaltılması amacıyla, bina temelleri ve istinat yapıları çevresinde bu yapılara gelen deprem etkilerinin azaltılması amacıyla ve köprü yol yaklaşım dolgularında da çok pratik ve ekonomik olarak kullanılabilir.

 

1972 yılından bu yana birçok ülkede yüzlerce projede kullanılan bu metodun kullanımı, ne yazıkki ülkemizde 3-5 proje ile sınırlı. Bu sebeple, EPSDER olarak konunun daha net anlaşılması ve ülkemizdeki inşaat ve geoteknik mühendisliği uygulamalarında malzemenin kullanılarak daha düşük maliyetli ve daha güvenli yapılar inşa edilebilmesi için, alanında çok önemli uluslararası bir konferansın beşincisini ülkemize kazandırdık. EPSDER – EPS Sanayi Derneği tarafından 9 - 11 Mayıs 2018 tarihleri arasında düzenlenen, 5. Uluslararası Geofoam Konferansı, 5 kıta ve 23 ülkeden gelen katılımcılar ile Kıbrıs’ta gerçekleştirildi. Etkinliğimiz, Türkiye’den ve dünyanın çok farklı coğrafyalarından alanında uzman akademisyenleri, araştırmacıları, geoteknik mühendislerini, inşaat mühendislerini, zemin mekanikçilerini, EPS Geofoam üreticilerini, EPS hammadde tedarikçilerini, EPS imalatında kullanılan makine ve ekipman üreticisi firmalar ile inşaat sektörünün önde gelen müteahhitlik firmalarını, proje firmalarını ve müşavirlerini, STK temsilcilerini ve kamu ile özel sektör temsilcilerini bir araya getirdi.

 

 

Geoteknik ve inşaat alanlarının kesişim noktasına odaklanan kongrede, “Hafif düşün, doğru yap” mottosu kullanıldı. Daha önce Oslo (1985), Tokyo (1996), Salt Lake City (2001) ve Oslo (2011) konferanslarından edinilen temel birikimlerin ışığında, Geofoam’un kullanım alanları, genleştirilmiş polistiren EPS, Geofoam’un malzeme özellikleri ve modelleme, Geofoam tasarım şartnameleri, Geofoam’un inşaat mühendisliğindeki uygulama alanları ve Geofoam teknolojisindeki yeni gelişmeler gibi birçok konuda sunum yapıldı. Konulara ilişkin uzman görüşlerinin masaya yatırıldığı paneller düzenlendi. Geofoam teknolojisi ile yeni tanışan tasarımcılar, uygulayıcılar, kamu ve özel sektör yetkilileri ile konunun uluslararası uzmanları arasında bir köprü vazifesi gören 3 günlük etkinliğin sektör açısından oldukça faydalı geçtiğini belirtmeliyim.


Yükleniyor...
Yükleniyor...