01-09-2018
KARKİM Yapı Kimyasalları Satış ve Pazarlama Müdürü Ahmet Çağdaş Bayraktar: “Su Yalıtımında Başarı Oranı %100 Olmak Zorundadır”

KARKİM Yapı Kimyasalları Satış ve Pazarlama Müdürü Ahmet Çağdaş Bayraktar: “Su Yalıtımında Başarı Oranı %100 Olmak Zorundadır”

45 yıllık Kar Group deneyim ve tecrübesiyle, 2011 yılından bugüne yapı kimyasalları sektörüne hizmet veren, ‘yaşam alanlarınızın gizli kahramanı’ sloganıyla temelden çatıya yapının tamamına hitap eden ürünleriyle sektörde gelişimini hızla sürdüren KARKİM Yapı Kimyasallarını, yalıtım sektörüne yönelik AR-GE çalışmalarını ve su yalıtımına yönelik yeni ürünlerini Satış ve Pazarlama Müdürü Ahmet Çağdaş Bayraktar’dan dinledik.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Eylül sayımızda yalıtım konusunu işliyoruz. Gün geçtikçe binalarda yalıtım; ürün, kalite, uygulama ve teknolojik olarak ciddi gelişim göstermektedir. Siz bu gelişimi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle yalıtım konusu ucu tamamen açık bir konudur. İnsanların ihtiyaçları değiştikçe ve teknoloji geliştikçe daha farklı ihtiyaçlar, daha farklı alt yapılar ortaya çıkıyor.  Bunlarla birlikte daha hızlı sonuç alabilmek, daha verimli ve daha dayanıklı olmak için yeni, teknolojik, çevre dostu ürünlere ihtiyaç duyuluyor. Bu ihtiyaçlara karşılık KARKİM olarak bizim de kendi AR-GE’mizde geliştirdiğimiz ve geliştirme aşamasında olan ürünlerimiz var. Çünkü belirttiğim gibi, yalıtım piyasası ucu açık, gelişmeye, değişmeye devam eden ve şurada durur diyebileceğimiz bir durumda değil.

 

Haziran ayında yaptığımız röportajda “KARKİM olarak, yaptıklarımızla değil yapacaklarımızla anılmayı daha doğru buluyoruz” demiştiniz. Bu söyleminizden yola çıkacak olursak, özellikle su yalıtımı ürünlerine ağırlık verdiğiniz fark ediliyor. Su yalıtımı ürünlerinizden, uygulama tekniklerinden ve AR-GE çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Özellikle polietilen esaslı ürünlerde ve kristalize ürünlerde ürün gamımızı daha çok genişletme, geliştirme ve performanslarını arttırma konusunda çalışmalarımız devam ediyor. Bu noktada kalite standartlarının gereğinin daha da üstüne çıkmaya çalışıyoruz. Kaliteden ödün vermeden yeni teknolojiler ile eski ürünlerimizi daha çok geliştirerek piyasaya sunmayı amaçlıyoruz. Bu çalışmalarla polietilen ve kristalize ürünlere bu yıl iki yeni ürünümüz dâhil olacak. Onların AR-GE çalışmaları tamamlandı, şu an test aşamasındalar. Ürünler çıktı ve iklimsel şartları ile çevreye verdikleri etkileri değerlendiriliyor. Sanıyorum 3-5 ay içerisinde, test çalışmaları ve değerlendirmeleri tamamlandıktan sonra onlar da yeni ürün gamı içerisinde yerlerini alacaklar.

 

Binalarda ısı yalıtımı zorunluluğundan sonra, uzun süre beklenen su yalıtımı yönetmeliği de yürürlüğe girdi. Bu yönetmelikle birlikte Türkiye’de binalarda su yalıtımı nasıl şekilleniyor? Su yalıtımı pazarındaki değişiklikler nelerdir?

Yönetmelikte güzel konulara değinilip verimli bir çalışma yapılmış. Tabi ki eksiklikleri yok değil, ama sıfırdan her zaman iyidir. Burada önemli olan şu; kanunu ne kadar koyarsanız koyun, denetlemediğiniz müddetçe pek bir verim alamıyorsunuz. Umuyorum ki, bundan sonra denetleme birimleri de aktif bir şekilde çalışmaya başlar ve Türkiye’de inşaat sektörü tam bir standarda oturmuş olur.

 

Peki denetleyiciler, yapı denetim merkezleri mi yoksa kanun koyucular mıdır?

Tabi ki yapı denetim merkezleri olmalıdır. Çünkü kanun koyucuların bunları pek yapabileceğini zannetmiyorum. Baktığınız zaman en büyük sanayimiz inşaat üretimi. Ona yetişebilecek bir sanayi şu an yok. Yapı denetim firmaları tarafından bu süreçlerin denetlenmesi gerekir, tabi bunun için de kanun koyucular tarafından onlara yetki verilmesinin yanında yapı denetim firmalarının da denetlenmesi gerekiyor.

 

Sizce Türkiye’de yönetmelik geldikten sonra su yalıtımı yaptırma algısı değişecek mi? Pazarda ne gibi değişiklikler olacak? Acaba müteahhitler su yalıtımına masraf olarak mı bakıyorlar?  Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Su yalıtımı, gözle görünmeyen bir şey olduğu için, müteahhitlerin bir kısmının üstüne çok fazla düştükleri bir konu değil. Hatta çoğu yerde su yalıtımı yapmaya gerek yok gibi bir algı var. Bu yönetmeliklerle beraber bunların değişeceğini umuyorum. Tabi ki bu değişim için bahsetmiş olduğum kontrol sağlanması gerekmektedir, sağlanmadığı takdirde aynı şekilde devam edecektir. Su yalıtımındaki algı örneği; bir işi düzgün bir şekilde yaparsanız on liraya mal olur, yapılmazsa, olumsuz geri dönüşü olan bir iş olarak bin liraya mal olur. Buradaki geri dönüş olayı su yalıtımı yapılmasına rağmen hala o bölgeden su gelmesi ve o işin tekrar yapılması durumudur.  O nedenle su yalıtımı çok önemli bir konudur.

 

Su yalıtımı için ihtiyaç duyulan tüm ürünlere KARKİM olarak tedarikçi olabiliyor musunuz? Su yalıtım ürünlerinizin aktif olarak kullanıldığı projelerden bahseder misiniz?

Şu anda su yalıtımı konusunda beş farklı ürün çeşidimiz var. Çimento esaslılar, kristalizeler, bitüm esaslılar, polietilenler ayrıca destekleyici beton katkıları, sıva katkıları, harç katkıları olmak üzere sınıflarımız mevcut. Bunun içerisine indiğimiz zaman da 25’i aşkın ürünümüz bulunuyor. Bu ürünlerin, ihtiyaca ve o anın gerekliliklerine göre uygulanması gerekiyor. Bu nedenle bu 25 çeşit ürünün ayrı ayrı kullanıldığı yerler var. KARKİM olarak Edonia Garden projemizin dışında farklı pek çok projede ürünlerimiz aktif bir şekilde kullanılıyor.

 

Sizin için üretim standardı ne anlama gelmektedir? KARKİM’in üretimde, özellikle su yalıtımında temel ilkesi nedir?

Su yalıtımı konusunda %99 başarı olmaz, %100 başarı olmalıdır. Bu nedenle temel ilkemiz uygulamadan önce malzemenin kaliteli ve belirttiğimiz standartlarda olmasıdır. Bunların dışında bir şey düşünüp, uygulayamayız. Bunu nasıl elde ettiğimizi soracak olursanız, birincisi hammaddeler geldiği zaman, hammadde daha suya girmeden ölçütler içerisinde olup olmadığı denetlenir, eğer o ölçütler içerisindeyse numune alınır, eğer değilse ürün geri gönderilir. Sonra üretim yapılmadan önce formüller girilir, ürün üretilir ve üründen de tekrar bir numune alınır. Yine aynı şekilde standartlara uygun bir şekildeyse ürün kabul görür ve ondan sonra ürün ambalajlanmaya geçilir ve depolarımızda saklanır.

 

Çimento esaslı, bitüm esaslı, silikon esaslı ve özel likit gibi su yalıtımı ürünleriniz var. Bu ürünlerinizin ayrı ayrı kullanım alanlarından ve aralarındaki farklardan bahseder misiniz?

Çimento esaslı ürünlerimizi; banyo, balkon, küçük teraslar gibi noktalarda veya üstü kapanacak olan bölgelerde uygulanmasını öneriyoruz. Silikon esaslı ürünler daha çok su itici özellikli bir madde olmasından ötürü ve şeffaf renkli olduğu için doğal taşlarda, seramik üstü ve bu gibi yerlerde uygulanabilecek bir maddedir. Polietilenlerde kendi içlerinde sınıflarına ayrılıyor. Polietilenler, esnemeleri yüksek olan noktalarda, büyük açıklıklarda ayrıca güneş enerjisi alan noktalarda, üzerinde hareketli yüklere maruz kalacak noktalarda kullanılabilir.

 

Su yalıtımına ihtiyaç duyulan alanlardan biri de hareketli noktalar olan zeminler ve otoparklar. KARKİM olarak bu alanlar için hizmet verdiğiniz ürünler nelerdir? Özellikle otoparkların zemin uygulamaları için neler söylersiniz?

Otoparklardaki su yalıtımı içerden yapılmaz, daha çok dışardan yapılır. Zemin kaplamasına gelecek olursak, elimizde üstün teknoloji yüzey sertleştiriciler var. Bu anlamda zemin kaplamaları ve bahsettiğimiz alanlar için ürün gamımızda epoksi esaslı zemin kaplamaları, polietilen esaslı kaplamalar ve de çalışmış olduğumuz yenilikçi olan bir ürünümüz var.

 

Su yalıtımı açısından kentsel dönüşüm ve renovasyonun önemi nedir? Yeni yapılan binalara uygulanan su yalıtımı ile var olan yapılara uygulanan su yalıtımını karşılaştıracak olursanız neler söylersiniz?

Yeni bir şeyi yapması daha kolay olduğu gibi malzeme seçiciliği de kolaydır. Ancak var olan bir sisteme yapabileceğiniz şey sınırlıdır. O nedenle bir şeyi yeniden yapmak çok daha iyidir. Renovasyona uğradığında biraz açı daralır ve kullanılacak olan ürünlerin miktarı azalır. Eski bir şeyi yapmaktansa herkes yeni bir şeyi yapmayı tercih eder.

 

Su yalıtımının kullanıldığı çok farklı alanlar var ve temelden çatıya kadar su yalıtımı vardır. Bu anlamda su yalıtımı öncelikle nereden başlanmalı? KARKİM olarak temelden çatıya kadar olan su yalıtımı ihtiyacına hizmet verebiliyor musunuz?

Bina temelden başlar ve temel en önemli noktasıdır. Bu sebeple binanın ilk su yalıtımına başlanacak kısmı temeli olmalıdır. Oradan su gelmese bile temelde bulunan demirlerde korozyonu engellemek gerekir. Korozyonu engellemenin tek yolu da su yalıtımından geçiyor. Önce temeli, terasının ıslak hacimleri, en üst noktaya çıktığımızda da kuleleri ve bina içerisinde ki çeşitli noktalar olmak üzere sınıflara ayırabiliriz. Bu noktada bahsetmiş olduğumuz her bölgeye uygulanabilecek çeşitli ürünlerimiz mevcuttur. Temelden çatıya kadar su yalıtımı yapabileceğimiz, bahsetmiş olduğum 25 adet ürünümüz çeşitli bölgelerde çeşitli ürünler olaraktan kullanılabilir.

 

Su yalıtımı denince KARKİM olarak sizi heyecanlandıran nedir?

 

Su yalıtımında bizi en çok heyecanlandıran yeni ürünlerdir. Kışın su izolasyonu yapılması zordur. İklimsel şartlar buna elvermez. Yeni geliştirdiğimiz ürünlerimizle beraber bunu aşabiliyoruz. KARKİM’de; zemin ıslaklığı ya da zeminde su olması, iklim koşulları su yalıtımı yapmak için bir sorun değildir. Her iklimde, her şartta su yalıtımı uygulayabileceğimiz yeni ürünler çıkarmak bizi çok heyecanlandırıyor.


Yükleniyor...
Yükleniyor...