01-01-2019
İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Levent Pelesen: Yalıtımın Sağlıklı İlerlemesi İçin Binalarda Enerji Verimliliği Şart!

İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Levent Pelesen: Yalıtımın Sağlıklı İlerlemesi İçin Binalarda Enerji Verimliliği Şart!

Isı, Su, Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER), 1993 yılından bu yana Türkiye’de yalıtım bilincini oluşturmak ve yaygınlaştırmak amacıyla faaliyetlerine devam ediyor. Dosya konumuz kapsamında, binalarda enerji verimliliği stratejilerini ve kalite sertifikalarını, TS 825 koşullarının binalardaki enerji miktarını, yalıtım sektörünün genel değerlendirmesini İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Levent Pelesen’ den dinledik.

Yalıtım konusunda kamuoyu ve sektörü bilinçlendirmeyi amaç edinen İZODER olarak, konut ve işyerlerindeki enerji tüketimini önemli ölçüde azaltmak ve her mevsim konforlu yaşamak, kamuoyu oluşturmak ve denetim mekanizmasını harekete geçirmek için sizce neler yapılmadır?

1993 yılında yalıtım bilincini Türkiye çapında yaygınlaştırmak amacıyla kurulan İZODER (Isı, Su, Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği) olarak, tam 25 yıldır yalıtım bilincini Türkiye çapında yaygınlaştırmak amacıyla faaliyetlerini sürdürüyoruz.

 

Isı, su, ses ve yangın yalıtım malzemeleri üreticilerini, satıcılarını ve uygulayıcılarını tek çatı altında toplayan bir çatı kuruluş olarak; yalıtım konusunda, kamuoyunu ve sektörü bilgilendirme- bilinçlendirme faaliyetlerimize devam edeceğiz. Kamu ve kamuoyu daha çok bilinçlendikçe, ısı yalıtımı uygulamaları, binalarda enerji verimliliğini sağlamanın vazgeçilmez unsuru olarak gelişimini sürdürecektir. Isı, su, ses ve yangın yalıtımı, her şeyden önce Türkiye’nin geleceği için stratejik öneme sahip bir konudur. Vatandaşların yalıtım konusunda doğru bilgilere sahip olması çok önemli çünkü tüm yalıtım uygulamalarıyla; güvenli, sağlıklı ve konforlu yaşam alanlarına sahip oluyoruz. 

 

Enerji verimliliği kavramının giderek önem kazandığı günümüzde, büyümeye ve gelişmeye çok açık bir sektör haline gelen yalıtım sektörü, yeni düzenlemelerle toplumun ihtiyacını karşılayarak büyümeye devam edecektir.

 

Bugün gelişmiş ülkeler sıfır enerjili konutlar, pasif evler gibi konseptlere yönelmiş durumda. Bu konseptlerde özellikle ısı yalıtımı uygulamalarının enerji verimliliğindeki rolü daha büyük önem kazandı. Enerji verimliliği stratejilerinde ve özellikle binalarda, tüm taraflar; sektör, kamu ve tüketiciler üzerlerine düşeni hassasiyetle yerine getirmektedir. Türkiye’nin, İklim Değişikliği Paris Anlaşması’ndaki gibi uluslararası taahhütlerini yerine getirmesi, binalarda enerji verimliliği açısından yalıtımının sağlıklı gelişmesi için yaşamsal önemdedir.

 

Son yasal düzenlemelerle birlikte yalıtım sektörünün gelişimi ivme kazandı. Bunun son örneği sektörümüzün yıllardır beklediği ‘Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği’nin Ekim 2017’de yayımlanması oldu.  Ülkemizde büyük bir eksikliği giderecek bu yönetmelik; su yalıtımı dernekleri BİTÜDER ve SUDER’in de görüşleri alınarak, İZODER Su Yalıtımı Komisyonu Üyelerinin yıllar süren emek ve katkılarıyla ülkemize kazandırıldı.

 

Ülkemiz ve yalıtım sektörü için çok önemli olan ‘Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik’ ise Mayıs 2017’de yayımlandı. Her iki yönetmelik de İZODER’in her platformda vurguladığı; vatandaşlarımızın güvenli, sağlıklı konforlu binalarda yaşama hakkına hizmet edecek hayati önemde yönetmeliklerdir.

 

Yönetmelikler tam anlamıyla uygulanmaya başlayıp denetim mekanizmaları etkili bir şekilde devreye girdiğinde yeni binalarda zorunlu olan su yalıtımı, ses yalıtımı, ısı yalıtımı ve yangın yalıtımı uygulamaları sektöre olumlu yansıyacak ve sektörün büyüyüp sağlıklı gelişmine önemli bir katkı sağlayacaktır.

 

Yönetmeliklerin çıkması büyük bir adımdır ancak İZODER olarak bu yönetmeliklerin tanıtımını yapmak, uygulanması için kamuoyu oluşturmak, denetim mekanizmalarını harekete geçirmek gibi yeni sorumluluk ve hedeflerimiz var.

 

Mesleki Yeterlilik Belgesi'ne sahip ustalarla doğru uygulama yaptırırsak, ülke ekonomimize her yıl milyarlarca dolarlık katkıda bulunabiliriz diyorsunuz. Peki, bu belgenin enerji verimli yapılar noktasında önemi nedir biraz konuşalım.

Isı, su, ses ve yangın yalıtım malzemesi üreticileri, satıcıları ve uygulayıcılarını tek çatı altında toplayan İZODER olarak, doğru uygulamanın takipçisiyiz. Yalıtım uygulamasının doğru yapılması konusunda çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.

 

İZODER olarak hayata geçirdiğimiz önemli uygulamalardan biri, kalite sertifikası çalışmalarıdır. İZODER çatısı altında kurulan TEBAR AŞ (Test Belgelendirme Araştırma ve Geliştirme Ticaret AŞ) bünyesinde hem ürün belgelendirme hem de personel belgelendirme hizmeti vermekteyiz. Belirlenmiş kalite sertifikaları ile üretilen ürünlerin  işini bilien doğru ve belgeli uygulayıcılarlara, ustalarla uygulanması halinde verimi en yüksek seviyeye çıkartma ve max performans elde etme şansı ortaya çıkmaktadır. Yapıldıktan kısa bir süre sonra bozulan sökülen yeniden yapılmak durumunda kalan, hem enerji hemde ekonomik kayıp oluşturan durumlar yerine nitelikli personel ile tek seferde doğru yapılan uygulamalr maksimum faydayı sağlamaktadır.

 

İZODER olarak hangi malzeme yapılmış olursa olsun kolon, kirişler dâhil olmak üzere tüm cepheler, çatı ve döşemeler TS 825’deki koşulları sağlanmadır diyorsunuz. Peki, enerji tasarrufu binalarda TS 825 koşulları nasıl sağlanmalıdır biraz bahsedebilir misiniz?      

Yalıtım sektörü özelinde düşündüğümüzde ülkemizde ilk akla gelen düzenleme TS 825 standardıdır. TS 825 Binalarda Isı yalıtım Kuralları Standardında ısıtma için harcanacak enerji miktarına yönelik sınırlamalar mevcut. Standardın revizyon çalışmaları ile daha iyi enerji limitlerine geçiş yapılması planlanmaktadır.

 

Lakin AB’de neredeyse sıfır enerji binalara geçiş başlamışken bizde TS 825’te verilen net ısıtma enerjisi limitleri üzerinden kabaca 100-150 kW-saat/metrekare yıl gibi değerler ifade ediliyor. Bu rakamlar enerji verimliliği konusunda epey geride olduğumuzu ve enerjimizi verimli kullanamadığımızı gösteriyor. Gelişmiş ülkelerde tanımlanmış U değerleri ile ülkemizde tavsiye edilen U değerlerini mukayese ettiğimizde TS 825 standardının kesinlikle iyileştirilmesi gerektiğini görüyoruz. 


2016 yılında 175 ülkenin imzaladığı iklim değişikliğiyle mücadeleyi hedefleyen Paris Anlaşması’nda, Türkiye, 2030 itibarıyla sera gazı emisyonlarını mevcut durumdan yüzde 21'e kadar azaltacağını beyan etmiştir. Peki, Paris Anlaşması taahhütlerinin, binalarda enerji verimliliğinde en etkili uygulaması olan ‘U-Değerleri Düşürülmüş Isı Yalıtım Uygulamaları’ndan biraz bahseder misiniz?

 

Bugünün maliyet etkinlik seviyeleriyle karşılaştırıldığında iklim hedeflerine ulaşmak için 2030'daki U değerlerinin yaklaşık %10 kadar daha iyileştirilmesi gerekiyor.

 

TS 825 standardındaki U-değerlerini maliyet etkin U-değerlerine getirmek için bina alanı başına 3-10 euro arasında (ortalama 6 euro) ilave yatırım maliyeti gerekir.  İklim koruma hedefleri ile örtüşen ve maliyet etkinlik esas alınarak yapılan analizlerin sonucuna göre elde edilen, tavsiye edilen en iyi U değerleri, TS 825'e göre mevcut gereksinimlerden çok daha iddialı olup bunun iyileştirilmesini teklif ediyor.

 

İklim hedeflerine erişmek için bina zarfının teknik dayanım ömürlerini tamamlamalarına yakın tarihlerde sermaye yoğunluklu yenilemelerden veya kilitlenme etkisinden kaçınmak için olabildiğince erkenden U değerleri iyileştirilmeli. 

 

Türkiye'nin daha sıcak kısımlarındaki konutlarda ısı yalıtımı soğutma ihtiyacına yönelik enerji talebini de azaltmaktadır. İyi dengelenmiş bir çatı, duvar ve döşeme yalıtımı ile hem ‘g’ hem de ‘U’ değerleri uygun olan doğru pencere seçimi ile ortam ısıtması ve soğutmasına yönelik enerji talebinin maliyet etkin olarak önemli bir miktarda azalımı ile sonuçlanır.


İklim hedeflerine erişmek için bina zarfının teknik dayanım ömürlerini tamamlamalarına yakın tarihlerde sermaye yoğunluklu yenilemelerden veya kilitlenme etkisinden kaçınmak için U değerleri’nin olabildiğince erken iyileştirilmesi gerektiği göz önüne alınmalıdır.

 

İZODER, Isı yalıtımı konusunda ülke çapında enerji verimliliği kavramını öne çıkararak daha güvenli ve konforlu yaşam alanları oluşturulması amaçlar. Bununla beraber kullanılacak ısı yalıtım malzemesinin etiketinde CE veya G işareti yer alması binalarda enerji verimliliği anlamında ne gibi katkısı oluyor?

Enerjinin etkin ve verimli kullanılması ülke sınırlarımız içinde de dünya genelinde de en önemli konuların başında yer almaktadır. Yapılan çalışmalar karbon menşeili yakıtların rezerv sorunlarının gittikçe önemli hale geldiğini göstermektedir. Alternatif enerji kaynaklarının ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının hala istenilen seviyelerde olmadığı değerlendirildiğinde enerji verimliliği çok daha önemli bir role bürünmektedir. Tüm bunların ışığında enerji veremliliği için yapılan çalışmaların yaşamı daha konforlu hale getirmesi artı bir değer olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

 

Yalıtım uygulamalarında kullanılan ürünlerin CE ve G işareti ile piyasaya arz olmaları kullanılacak ürünlerin güvenliği noktasında değerlendirilmelidir. Merdiven altı üretim ile mücadelede bu iki işaretlemede büyük önem arz etmektedir. Standartlara göre doğru üretilmiş, doğru detaylandırılmış ve hesaplanmış ürünler ile yapılacak uygulamalar ile en etkin sonuçlara ulaşılacaktır.


Yükleniyor...
Yükleniyor...