01-02-2019
ROCKER Yapı Kimyasalları A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Yıldız:  “Hedefimiz ROCKER’ı En İyilerden Birisi Yapmak”

ROCKER Yapı Kimyasalları A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Yıldız: “Hedefimiz ROCKER’ı En İyilerden Birisi Yapmak”

Müşteri odaklı çalışan, hizmet verdiği alanlarda kalite ve tasarımıyla öne çıkmayı hedefleyen bunun için de inovatif, yeni nesil ve teknolojik ürünlerin her zaman takipçisi olacaklarını belirten Rocker Yapı Kimyasalları AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Yıldız ile, sektöre ve firmanın hedeflerine yönelik keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. ROCKER olarak ilk röportajını dergimize verdiğini belirten Erdoğan Bey’e sektörde başarılar dilemeyi de unutmadık.

Tecrübe ve birikimleriyle inşaat ve yapı kimyasalları sektöründe faaliyet gösteren ROCKER Yapı Kimyasalları’ndan ve kendinizden kısaca bahseder misiniz?

1990’ların başında sektöre giriş yaptığımı düşünürsek, sektörde 25 yıllık bir geçmişim var. Çeşitli profesyonel firmalarda satıştan üreticilik noktasına kadar farklı noktalarda çalıştım. 1999’da belli bir tecrübe ve birikimle beraber, yalıtım sektöründe üretime başladık. Bu bilinçle 2006’nın başlarında uluslararası bir firma grubu ile görüşme yapıp, 2006’nın ortasında da firmamızın satışını yaptık. Uluslararası bir firmayı sektörümüze dahil edip, ülkemize döviz getirisi sağladık. Tabi bu getiri ve sektör deneyiminin yanında kalite anlayışımız, kaliteli müşteri, ürünlerdeki kalite bilincinin artırılması ile beraber tüketicinin sürekli bilinçlenmesi gibi artılar oluştu. Yabancı yatırımcının Türkiye pazarına olan merakları ya da yatırım için geldikleri bir dönemdi ve biz bunu iyi değerlendirdik. İki yıllık bir ortaklığın ardından hisselerimizin tamamını 2009’da devrettik. Sonrasında 10 yıl boyunca uluslararası firmanın Türkiye Direktörü olarak görev yaptım. Yabancılarla çalışmanın avantajlarını yaşadık diyebilirim. Yabancı yatırımcının Ar-Ge, finansman, pazar araştırmaları, marka bilgileri ve sosyal medyaya kadar yatırım yaptıklarını ve pazarı nasıl şekillendirdiklerini gördüm. Bu da şahsım adına önemli bir deneyim oldu. 10 yıllık görevim boyunca dünya pazarını da öğrenmiş oldum. 2017’de ayrılma kararı aldım. Sektörün tamamen kabuk değiştirdiğini, küresel oyuncuların etkisini ve pazar büyüklüğünü gördüm. Pazarın sürdürülebilir, inovatif ürünlerin yer alabileceği ısı, su, ses yalıtımlarıyla beraber çok geniş bir yelpazeye ulaştığını fark ettim. Sekiz ay gibi kısa süre dinlendikten sonra 2018’in haziran ayında tekrar sektörde daha farklı ve iyi işler yapabileceğimi düşünerek dönüş kararı aldım.

 

ROCKER’ın kalite politikaları, proje ve ürün geliştirme çalışmaları ve sahip olduğu sertifikaları hakkında biraz bilgi verir misiniz?

ROKCER isminin sektörde kalıcılı olmasını istediğimiz için marka bilincini artırarak geliştirmeyi hedefledik, bunun için de çalışmalarımız devam ediyor. İstanbul Avrupa, İstanbul Anadolu yakası ve Kayseri olmak üzere üç tane üretim lokasyonumuzla Türkiye geneline hizmet vermekteyiz. Buradan iç pazara hizmet ediyoruz. Olması gereken sertifikaların tümüne sahibiz ama bunlarla yetinmeyeceğiz. Avrupa standartlarında, inovatif teknik ürünlerle, hem kendi üretimlerimiz hem de ithal ürünlerle pazardaki yerimizi alacağız.

 

Deneyimli ve dinamik kadromuzla proje ve bayilik yapılaşmasında kısa süre ciddi bir ivme kazandık. Marka bilincini yavaş yavaş piyasada oluşturduk, bu anlamda ilk tepkiler çok iyiydi. Şantiye, proje veya bayii… satış noktasında gayet iyi tepkiler alıyoruz. Benim de sektöre girişimdeki önceliğim, kalite olmuştur. Ürün kaliteli ve katma değeri yüksek olmadığı müddetçe Türkiye pazarında yer almak pek mümkün değil. 2018’deki kriz ortamı bizi olumsuz etkilese de, bu krizler yeni gelişmekte olan firmalar için fırsattır. Biz bu fırsatla beraber ROCKER’ı Türkiye’ye yaymış bulunmaktayız.

 

Geçmiş deneyimlerimizi yeni çalışmalarımıza aktarırken uluslararası pazarları da yakından takip edeceğiz. Bizim meselemiz sadece iç pazarda markalaşmak değil, özellikle kriz ortamlarında Türkiye ekonomisi çok değişken olduğu için, iç pazarda marka bilincini artırmakla beraber dış pazarda yeni pazarlar oluşturmayı hedefliyoruz. Bunun için de yeni nesil inovatif ürünleri getirip Türkiye pazarıyla beraber burada üretmek, yüzde yüz yerli marka olmamız sebebiyle de Ar-Ge’ye önem verip, yatırımlar yapıp, Avrupa standartlarıyla boy ölçüşebilmemiz gerekiyor, böyle bir arayış içerisindeyiz. Şu anda Türkiye’deki yeni nesil ürünlerin pazarı az da olsa geleceğinin olduğunu bildiğimiz için onlarla ilgili yatırımlar hedefliyoruz. Dışa bağımlılığımızı azaltıp ihracat yapmayı hedefliyoruz. 

 

Peki, ürünlerinizin rekabet edebilir olması ve uzun vadede varlığını sürdürebilmesi için ne gibi konulara önem veriyorsunuz?

Öncelikle Türkiye’de rekabet anlamsız olduğu için rekabeti çok desteklemiyorum. Daha çok ürünün kalitesini ve beraberindeki hizmete önem veriyorum. Bununla ilgili çalışanlarıma da hep telkinlerde bulunuyorum. Fiyat ve vade, pazarı şekillendirdiği için rekabeti anlamsız buluyorum. Tabi uluslararası oyuncular da bu duruma uyuyor. Avrupa standartlarında normlarımız var diyorsanız karlı büyüme yapmamız gerekiyor. Pazarda rekabet gibi gerçekler olsa da yeni nesil ürünlerle bilinçlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. 25 yılı aşkındır sektörde olan biri olarak söyleyebilirim ki; Türkiye’de inşaat sektörü krizlerden çok etkileniyor. Bunu yaşamamak için de karlı büyümeyi hedefliyoruz. Bunu başarmanın yolu da teknik ürünler, spesifik ürünler ve niş ürünlerden geçiyor. Bu ürünlerin üretiminde Ar-Ge yeterli olmayabilir. Bu sebeple önce ithal edip, daha sonra millileştirerek ihraç etmeyi hedefliyoruz. Ardından uluslararası fuarlara gidip, bunları takip etmek veya diğer ülkelerdeki inşaat gerçeklerini görüp ona göre hareket etmenin doğru olacağını düşünüyorum.

 

Sektördeki 25 yılı aşkın bilgi birikiminizi Ar-Ge konusundaki düşüncelerinizle değerlendirecek olursak, bunu muhtemelen ROCKER’a yansıtacaksınız. Bu noktada inovatif ürünlerinizden ve Ar-Ge alanlarınızdan kısaca bahseder misiniz?

Markanın yeni olması bizim için bir dezavantaj değil, yeni bir heyecan olacak. Sektörde bir dışa bağımlılık söz konusuve ithal edilen ürünler Euro ve dolar ile alındığı için zaman zaman kur dalgalanmalarından dolayı zarara uğradık. Bu sebeple en çok yatırım yapılması gereken alan ekip ve teknik ekipmanlar ile beraber Ar-Ge olmalıdır. 25 yıllık sektör deneyimi ile uluslararası bir deneyim kazandık. Bu grup yapı kimyasalları sektöründe öncü firmalarından biriydi. O firmanın Ar-Ge laboratuvarlarını Çin’de, Singapur’da Fransa’da gezdim. Bu deneyimleri kendi firmam olan ROCKER’a yansıtacağım. İthale olan bağımlılığımızı azaltıp, yeni ürünler üretip Ar-Ge’ye yatırım yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Bununla ilgili bazı projelerimiz var. Markanın yeni olmasına karşın ismimle özdeşleştiği için kısa sürede Türkiye’de söz sahibi olacağız.

 

Aslında şöyle söyleyebiliriz; ROCKER’ın beyni oturmuş, her şeye hazır ve deneyimi var. Marka yeni olabilir ama beyin olgun bir beyin.

Özellikle krizlerde kendinizi ifade etmeniz ve pazara girmeniz daha da kolaylaşır. Çünkü global firmalar kendilerini riske atmamak adına içlerine kapanıyor. Bu bizim için avantaj olabiliyor ancak pazarın da bir gerçeği var. Biz sadece inşaat sektöründe faaliyet göstermiyoruz. Temel projeler, yeraltı projeleri, köprüler, barajlar bunun yanı sıra havaalanları gibi projelere yönelik ihtiyaçlar bitmeyecek. Pazar daralıyor gibi gözükse de aslında yeni fırsatlarla beraber daha iyi bir yapılanma oluşacağını inanıyorum.

 

Isı Yalıtım deyince akla gelen konu enerji tasarrufu. Bu konuda, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Kalite Standartları yönetmeliği var.  Bu yönetmelik kapsamında ilerleyecek olursak, bu tasarrufun ülke ekonomisine katkısını nasıl yorumlarsınız? 

Enerji tasarrufunu, yıllardır dergilerde, yapılan röportajlarda görüyoruz ve okuyoruz; ekonomiye 10 milyar doların üzerinde bir katkısı olduğu söyleniyor. Havayı ısıttığımız, karbon salınımı oluşturduğumuz hep söylenir ama bununla ilgili kısıtlı önlem alınıyor. Çünkü ısı yalıtım sektörü 2006’dan sonra Türkiye’de yükselen bir trend oldu ve Pazar doğru kullanılmadı. Tamamen fiyat odaklı yapılan yalıtımlarından, hiçbir çözüm alamadık. Ben 2010’da ETAG belgesini almak için Almanya’ya gittiğimde o zaman 5cm’lik bir EPS götürmüştüm fakat onlar 20cm’lik EPS kullanıyorlardı. Yani biz Avrupa’nın çok gerisindeyiz ancak özellikle kalınlık konusunda Avrupa normlarını yakalarsak, o zaman enerji tasarruflu sağlarız. İşin doğruluğu sadece malzeme seçimiyle değil finansman ayağıyla desteklenmeli. Pazarın devlet kanallarıyla desteklenmesi, Şekerbank İzoder Projesi gibi, doğru ürünün, doğru ve ehliyetli insanlar tarafından uygulanması hala çok büyük bir pazar olan ısı yalıtım pazarının ülke ekonomisine büyük değerler katacağına inanıyorum. Su yalıtımında da aynı durumlar devam ediyor.

 

Yalıtım sektörü alanında birçok hizmet sunan ROCKER sürekli kendisini yenileyen bir marka. Sizce yalıtım sektörünün en önemli sorunları neler? Varsa bu sorunlara çözüm önerilerinizi alabilir miyiz?

Yalıtım sektörünün en önemli sorunlarının arasında malzeme seçimi, genellikle fiyat odaklı olması ve kullanılan ürünlerin daha çok merdiven altında karşılanıyor olmasıdır. Kullanıcıların yani son tüketicilerin bunları bilmemesinden dolayı ürünlerin boyacılardan ve ehil sahibi olmayanlardan temin edilmesidir. Özellikle meslek okullarının, yeni nesilin yetiştirilmesi noktasında bilinçlendirilmesi gerekiyor. Malzemelerin Avrupa standartlarında olması ve sürekli denetlenmesi gerekiyor, bu durum haksız rekabetin de önüne geçer. Biz de böyle bir pazarda seçici oluyoruz. Bu iş; doğru noktada yönetilirse sektörde daralma değil daha çok katma değer yaratan, artılar oluşturacak pazarlarımız oluşacaktır.

 

ROCKER Yapı Kimyasalları olarak su yalıtım ürünleri ve su yalıtım projeleri noktasında nerede duruyorsunuz? Yalıtımdaki kristalize ürünlerinizden kısaca bahseder misiniz?

Su yalıtımda birçok ürün gamı var. Burada bizim amacımız; yeni nesil ve gelişen teknolojik ürünlerle birçok noktada avantaj sağlamak. Bunlar deneme yanılma ürünler ve Amerika’da, Uzakdoğu’da kullanılan ürünler olduğundan ülkeye gelip yeni kanallar oluşturması çok güzel sonuçlar doğurur. ROCKER olarak yeni nesil ürünleri yakından takip edeceğiz. Özellikle su yalıtım ürünleri daha teknik olduğu için bu alanda köklü, iyi, doğru tercihlerin yapılması gerekiyor. Su yalıtımı hata kabul etmiyor ve doğru malzeme kullanılması özellikle yeni nesil ürünlerle yapılması önemli… Kristalize ürünlerin de geleceği tartışılıyor. Burada da doğru ürünler, doğru kaliteyi seçmek gerekiyor.

 

Müteahhitler ve bayiler, Ar-Ge’ye, inovasyona, kaliteye değer veren ROCKER Yapı Kimyasallarını tercih ettiğinde arkasında teknik bir hizmet alabilecek mi?

Bu işin mektebinde okumuş biri olarak; yıllarca sadece ürünü satmak değil, satarken lansmanını ve pazarlamasını iyi yapmak, bunun dışında en önemlisi de güveni sağlamak için alt hizmetlerin iyi yapılması gerektiğini biliyor ve teknik servisin iyi olması gerektiğine inanıyorum. Sadece ürün satmak ve bayi üzerinden bu işin yürütülmesi doğru değil, bunun için de iyi bir kadro oluşturmak ve alt yapı hizmetlerini sunmak gerekiyor. Tedarikçileri olsun, satıcı bayiler olsun gidip eğitimini vermek, uygulamalarını yapmak, sorunlar olduğunda direkt başında olmak bizim başlıca hedeflerimizdendir. Satış pazarlamayı yaparken bunları da iyi anlamak gerekiyor. Bu anlamda da her sektörde olduğu gibi bu sektörde de eğitim şart.

 

Çevre artık günümüzde çok önemli hale geldi, sürdürülebilir gelecek noktasında çok ciddi derecede kaygılarımız var. ROCKER Yapı Kimyasalları olarak çevreyi koruma ve çevre politikalarınız neler? Sürdürülebilir bir gelecek için neler düşünüyorsunuz?

Öncelikle çalışanlarımın huzurlu olmasını ve onların ailesine yetebilmesini istiyorum. Eğitimi önce çalışanlarımızdan başlatıyorum çünkü insanlar gelirleri arttıkça çevreyi veya başka insanların geleceklerini kurtarabilirler. İnsanlar borçlarıyla yatıp kalkıyorsa ne şirkete ne de geleceğe katkısı olabilir. Öncelikle mutlu ve huzurlu bir ortamda çalışmaları gerektiğini düşünüyoruz ve o şartları sağlamaya çalışıyoruz. Çevre için de insanların bilinçlenmesi gerekir.

 

Sanayileşmenin artmasıyla beraber daha büyük ve küresel atıklar oluşmaya başladı. Küresel ısınmadan, kimyasal atıklardan, nükleer enerjiden dolayı dünya için büyük tehditler oluşmaya başladı. Bunu önlemek için biz şirket olarak kendi politikalarımızda çevresel bilinçlendirmelere özen gösteriyoruz. Çalışanın evinde yalıtım var mı sorusundan yola çıkıyoruz. Korozyonun dünyaya 2 katrilyon dolar maliyeti varmış. Bu, yalıtım olmamasından kaynaklanıyor. Örneğin binanızın ömrü 30 yıl ise bunu yalıtımla 70 yıla çıkarabiliyorsunuz. Bunu bir çözüm olarak görebiliriz. Dünyada artan para savaşlarıyla beraber küresel tehditler oluşmaya başladı. Bunun için Kyoto Anlaşması gibi anlaşmalar yapıldı. Ülkelerin buna imza atması gerekiyor ancak bazı küresel ülkeler bu anlaşmalara sıcak bakmıyor. Bu durum da bir tehdit oluşturuyor. Bir çözüm önerisi olarak çevrecilerin desteklenmesi gerektiğine inanıyorum, Greenpeace gibi derneklerin desteklenmesi Türkiye’de de oluşturulması gerekiyor. Böyle bir durumda ilk üye olacaklardan biri de biz olmak isteriz. Bilinçlenmenin şirket içerisinde çalışanlarla, çocuklarının eğitimleriyle ve insanların bilinçlenmesiyle olacağını düşünüyorum. Bunun için de Kyoto gibi çeşitli küresel anlaşmaların çoğalması gerektiğini düşünüyorum.

 

ROCKER Yapı Kimyasalları’nı gelecekte nerede görmek istiyorsunuz?

İddialı bir karakterim olduğundan bir şeyi yaparken en iyisini yapmak isterim çünkü hayali olmayanın geleceği de olmaz. Hayal ettiğiniz zaman orada yapmak istediğiniz işi planlamış olursunuz. Hayalin kadar varsın diyebilirim. Bu noktada hayalin ötesine geçtik. Sektörde 25-26 yıllık bir deneyimim var ve hayalim en iyisi olmak. Bunun için de çalışmalarım sonsuz olacak. Tek olmanın, yüzde yüz yerli olmanın avantajları var, bir yurtdışı partnerimiz olabilir ama daha yolun başındayız. Hedefimiz ROCKER’ı en iyilerden birisi yapmak.

 

Yapı Magazin Dergisi ekibi adına, ROCKER ile sektörde önemli başarılara imza atmanızı diliyoruz. Son olarak sizin de eklemek istediğiniz bir şey var mı?

 

Teşekkür ediyorum öncelikle. Biz de artık Yapı Magazin Dergisi’nde yer alacağız. Amacımız sektöre daha iyi hizmet etmek. Bu yaparken de doğru ürün ve doğru insanlarla yapmak gerekiyor. Bu sektörün en çok yaşadığı sıkıntılardan biri teknik ekip ve elemanın olmaması. Profesyonel dediğimiz insanlar bile her gün iş değiştiriyor. İşini sahiplenen kendi şirketi gibi gören yok diyebiliriz. Bu işi seven ve gönül veren insanların sektörde olmasını istiyorum. Bunun için de doğru ekip, doğru insan, doğru ürünler ile pazarın tekrar ivme kazanacağını inanıyorum.


Yükleniyor...
Yükleniyor...