01-09-2019
Enerji Verimliliği Danışmanlığı Ülkeye Yatırım, Topluma Katma Değer Sağlamaktır

Enerji Verimliliği Danışmanlığı Ülkeye Yatırım, Topluma Katma Değer Sağlamaktır

Vaillant Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Erol Kayaoğlu Enerji Verimliliği Danışmanlığı Projesi’ni; “Ülkeye yatırım anlamında üretimi yerlileştirmek, millileştirmek, topluma katma değer sağlamanın yanında, genel kültür seviyesini artırmak, sosyal sorumluluk projelerine destek vermek, bazı segmentlerde ve sektörlerde fikir liderliği yapmaktır. Ayrıca ve fiili olarak mühendislerimiz ile enerji verimliliği etütlerini yapıyor, binalarda harcanan toplam enerji miktarını saptıyor, binanın ısıtmadaki enerji verimliliğinde hangi sınıfta olduğunu belirliyoruz. Sonuca göre, sınıfı yükseltecek tasarruflu ısıtma sistemlerini öneriyoruz” şeklinde anlatıyor.

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü tarafından “Enerji Verimliliği Danışmanlık Şirketi” olarak yetkilendirilen şirketlerden birisiniz. EVD yetkilendirmesi almak ne gibi sorumluluklar getiriyor?

Enerji verimliliği danışman şirketleri enerji verimliliği hizmetlerini yürütmek üzere yetki alan firmalardır. Enerji verimliği hizmetleri ise danışmanlık, eğitim, etüt ve uygulama hizmetleridir. Şirketlere enerji verimliliği hizmetlerini yürütmek üzere yetki belgesi verilir ve her beş yılda bir yenilenir. Enerji Verimliği Danışmanlık projesi bize ilk geldiğinde, bu projeyi marka olarak çok sahiplendik. Çünkü bunu ülke için önemli bir yatırım olarak görmekteyiz. Ülkeye yatırım sadece bir fabrika kurmak ve üretim yapmak değildir. Ülkeye yatırım aynı zamanda genel kültür seviyesini artırmak, eğitime destek vermek, sosyal sorumluluk projelerine destek vermek, bazı segmentlerde ve sektörlerde yatırım noktasında fikir liderliği yapmaktır. Üretimi yerlileştirmek, millileştirmek ve topluma katma değer sağlamaktır. Enerji Verimliliği Danışmanlığı projesi de bu şekilde gördüğümüz bir projedir. Genç nüfusun yetişmesi ve sanayinin gelişmesiyle paralel, yapılan yatırımlarda büyüme gözlemlemekteyiz. Bu büyümenin doğal sonucu olarak enerji ihtiyacımız artmaktadır. Dolayısıyla bu enerjiyi tasarruflu kullanmamız hem bizler hem de gelecek nesillerimiz için önem kazanıyor.

Vaillant Enerji Verimliliği Danışmanlığını ısıtma kategorisinde yapıyor. Isıtma kategorisinde enerji verimliliği sağlanmak amacıyla gerçekleştirmeyi planladığı çalışmalar nelerdir?

Binalarda enerji tüketim payının yüksek olmasına karşın enerji performansı ile bağlantılı yapılacak düzenlemeler ile bu tüketimin %50’ye varan oranlarda tasarrufa çevrilme imkanı olduğu düşünülüyor. Enerji verimliliği danışman şirketlerinin tasarruf oranlarının oluşturulması konusunda sorumlulukları bulunmaktadır. Nitelikli enerji verimliliği danışman şirketleri, enerji verimliliğinin hangi noktalarda nasıl uygulanması gerektiğini karar vererek tasarruf ve enerji tüketiminin azaltılmasına yardımcı olmaktadırlar.

 

Tasarruf ve yüksek verimli cihaz ve sistemlerle enerjinin etkin kullanılması sayesinde çevrenin korunması ve ev konforunun sağlaması Vaillant enerji verimliliği danışmanlığı olarak amacımızdır. Özelikle verimli cihazlarımız sayesinde verimliliği ön planda tutmaktayız. Yüksek teknolojik cihazların dışa bağımlı olduğumuz enerjinin tüketimini azaltma yönünde önemli katkıları bulunmaktadır. Yenilenebilir enerji kullanımın artırılması hem çevreye salınan zararlı gazların azaltılması hem de enerjinin dışa bağımlılığının azaltılması için hayatidir. Bu bilinçle ısı pompası ve solar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına önem vermekteyiz. Binalarda gerekli olan ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyaçlarının yüksek konfor/performans oranı ile karşılanması için sistemler tasarlamaktayız.   

 

Vaillant Türkiye olarak mühendislerimiz ile enerji verimliliği etütlerini yapıyoruz. Etütler sonucunda binalarda harcanan toplam enerji miktarını saptayıp, binanın ısıtmadaki enerji verimliliğinde hangi sınıfta olduğunu belirliyoruz. Ardından binanın durumuna göre, sınıfı yükseltecek tasarruflu ısıtma sistemlerini öneriyoruz. Binada yaşayan insanlar onay verdiğinde, yetkin mühendislik şirketlerimiz ve yetkili satıcılarımızla beraber sistemi kurup, kurduğumuz sistemle verimliliğin sağlanıp sağlanmadığını takip ediyoruz.

Siz ısıtma cihazları ile ilgilenirken öte taraftan binanın enerji tüketimini çok ciddi derecede etki edecek yalıtım durumu söz konusu. Vaillant olarak buralara nasıl müdahale ediyorsunuz ya da edeceksiniz? Kanunlar bu konuda sizde nasıl bir misyon yüklüyor?

Kanunlar, binalardaki ısı kayıplarını gidermek konusunda hizmet sağlayacak olan mühendisler ve alanında yetkin çalışanlar istihdam etmemizi istiyor. Bizler teknik ekipmanlarımız ile ısı kayıplarını tespit edip bu kayıpların önlenmesi noktasında öneriler sunuyoruz. Binalarımızda gerçek bir enerji verimliliğinden bahsedebilmek için enerji kaybına sebebiyet verecek tüm unsurların yetkin firmalar tarafından gözden geçirilmesi esasdır. Enerji danışmanlığı şirketi olarak bu kayıpların tespitinin yapılması önerilerde bulunulması bizim sorumluluk alanımızda olmakla beraber, kendi iş kolumuz olan ısıtma süreçlerini eksiksiz planlamaktayız. Diğer alanlardaki enerji kayıpları için tavsiye niteliğinde çözüm önerileri sunarak bu süreçlere katkı yapmayı hedeflemekteyiz.

Halkımızın bilinçlendirilmesi enerji tasarruflu ürünlerin hayatımıza entegre olması maksadıyla teşvik mekanizmasının yürürlükte olmasının gerekliliğine inanıyoruz. Bu kapsamda bakanlıklarımızla yapmış olduğumuz istişarelerde bu tarz desteklerin olduğunu fakat uygulamada hayata geçirilmesinde eksikler olduğunu tespit ettik. Aslında kaynaklarımız var, iyi bir planlamaya ihtiyaç duymaktayız. Ülke dışında çok ciddi bir şekilde doğal kaynaklara, ısı pompasına ve solara karşı teşvikler var. Bugün Almanya’da birçok hane, termal sistemlerle, jeotermal sistemlerle kendi enerjisini üretiyor. Binalar kendi enerjilerinin 75-80’ini daha müstakil alanlar olduğu için karşılayabiliyor. Enerji Verimliliği Danışmanlığı Şirketleri’nin getirdiği çözüm önerileri ile beraber, devletin, üreticilerin, tüketicilerin, firmaların hep birlikte hareket etmesi ve bir program içerisinde aksiyon almaları gerekiyor.

 

1-5 Nisan 2019 tarihleri arasında Almanya'da gerçekleşen Hannover Messe 2019 Fuarı'nda Vaillant olarak, Microsoft ile birlikte nesnelerin interneti alanındak son gelişmeleri ziyaretçilere sundunuz. Vaillant dijital ürün ve sanal ısıtma sistemleri ağı ile ilgili bize neler söylersiniz? Sanal sistemlerin dünyadaki ve Türkiye'deki yaygınlığı konusunda bir kıyaslama yapacak olursanız nasıl bir değerlendirme yaparsınız?

Vaillant, ısıtma sistemlerinin dijitalleşmesi konusunda Microsoft ile birlikte çalışma yapmaktadır. 2019 Hannover Fuarının Microsoft standında nesnelerin interneti için yeni gelişmeleri tanıttık.  Müşterilerimize kendiliğinden öğrenme yeteneğine sahip ve arızaları oluşmadan haber veren ve online erken uyarı veren özel bir uygulama olan servisASSIST tanıtıldı. Bu sistem, cihazınızda bir arıza meydana geldiğinde arıza oluşumuna dair servis sistemine not düşüyor. Dijital sistem üzerinde servisi koordine ediyor. Sizin aramanıza bile gerek kalmadan tekniker evinize gelerek ve cihazınızın bakımını yapıyor. Fakat sistemi ayrıştıran en önemli unsur, erken uyarı sistemidir. Cihazınızın çalışma sistemini takip ederek, olası bir problemi önceden tespit edip, kendi içindeki akıllı bir sistemle çözüm sağlayan bir yapıdır. Müşterilerimize enerji kullanımında tasarruf imkanı ve ısıtma sistemlerinin verimli bir şekilde çalışmasını sağlatmaya çalışıyoruz. Yurtdışında Microsoft ile birlikte güvenli ve güçlü bir IT platformu ortaklığımız bulunmaktadır.

 

Müşterilerimizin kendilerine yardımcı olmak için serviceASSIST uygulamasını kullanmaları gerekmektedir. Bu uygulama sayesinde örneğin; su basıncı belirli bir süre düşüyorsa ve/veya bazı sistem verileri normal değerlerinden farklı hareket ederse uygulama devreye girmektedir. Kendi kendine öğrenme ve online erken uyarı sistemi devreye girerek oluşabilecek olumsuzluklara karşı müşterilerimizi uyarmaktadır. Bu sistem sayesinde ısıtma sistemi sürekli kontrol altında olacağı için önemli arızaların önlemi alınmış olacaktır. Bakım ve onarım ihtiyacı azaltılarak ısıtma sisteminin verimi artırılmış olacaktır. 

 

Sanal sistemlerinin dijitalleşmesi dünya da hızla gelişmekte olan bir pazardır. Özelikle Avrupa’da ev konforu alanında yapılan teknolojik çalışmalar hızla yaygınlaşmaya başlamıştır. Ancak Türkiye de halen oda termostatlarının kullanım oranları oldukça düşük olması sebebiyle ısıtma sistemlerinin dijitalleşmesi konusunda etkinliği daha az olmaktadır.

 

Vaillant olarak sektöre sunduğunuz yeni kombiniz ecoTEC INTRO’nun teknik özelliklerinden, kullanıcılara sağladığı faydalardan ve sektörde yarattığı farklardan bahseder misiniz?

Vaillant olarak ERP sürecinde, Türk tüketicilerin alım gücünü iyi analiz ettik ve üç aşamalı bir üretim süreci planladık. Bu süreç konvansiyonel ürünlerden, yarı yoğuşmalılara; yarı yoğuşmalı ürünlerden tam yoğuşmalı ürünlere geçişi kapsıyor. Konvansiyonel ürünlerin yasaklanmasından bir buçuk yıl önce, ecoFIT Start ürünümüzü lanse ettik;"ERP'ye geçiş size, Vaillant tarafından daha yumuşak sunulacak" dedik ve oldukça başarılı olduk. Bu proje bizi sektörde liderliğe taşıdı. Hemen ardından enerji verimliliğinin önemi gündemin odak noktası oldu.

Ekim ayında pazara sunulacak ecoTEC INTRO kombimiz 18 kW ile 24 kW olmak üzere iki farklı kapasite seçeneğine sahip, yüksek verimlilik oranlarıyla daha fazla tasarruf sağlıyor. Isıtmada A sınıfı verimliliğe sahip ve XL sıcak su kapasitesi ile ERP yönetmeliğine göre 55 °C’de minimum 16 lt/dak. kullanım suyu verme özelliğini temsil ediyor. Kanıtlanmış uzun ömre sahip ecoTEC INTRO, kullanıcı dostu ara yüzü, LCD ekranı ve dokunmatik ön paneli ile kolay kullanım olanağı sunmaktadır. Kompakt yapıdaki ürün, piyasadaki en küçük ürünle eşdeğer olacak. Bu ürünümüz tüm Vaillant kombi ailesinin DNA’sında bulunan paslanmaz çelik eşanjörü ile segmentteki rakiplerinden farklılaşmaktadır.

 

Her zaman en kaliteli ve en hızlı hizmeti sunmayı hedefleyen Vaillant Türkiye olarak, yeni bir uygulamayı hayata geçiriyorsunuz: WhatsApp Vaillant? Bu uygulamanın detaylarını bizlerle paylaşır mısınız?

Dijitalleşme insan hayatını oldukça kolaylaştırıyor. Bugün sosyal medyanın çok etkin kullanılma sebeplerinden biri de budur. Ürün noktasında desteğe ihtiyaç duyan kullanıcılar çağrı merkezini arayarak 7/24 telefon üzerinden ihtiyaç duydukları desteği alıyorlardı. Ancak artık jenerasyon değişti. İhtiyaçlar ve iletişim modelleri yeniden şekillendi. Yaptığımız bir araştırmaya göre, insanlar yazarken kendilerini daha iyi ifade ediyorlar. Telefonla konuşmak yerine yazmayı tercih ediyorlar. Hal böyle olunca bizler de Whatsapp uygulamasını hayata geçirdik. 0850'li Whatsapp uygulamamız aracılığıyla kullanıcılarımıza çağrı merkezinden daha etkili bir destek hizmetini 7/24 veriyoruz.

 “WhatsApp Vaillant?” uygulaması ile Vaillant müşterileri, saniyeler içerisinde servis talebinden ürün satın almaya, ürün broşürlerinden kullanım videolarına kadar diledikleri tüm yazılı ve görsel materyal ile bağlantılara 7 gün 24 saat WhatsApp üzerinden ulaşabiliyor.  Araştırmalar, mesaj ile iletişimin tüketiciler için konuşmaya göre daha pratik hale geldiğini gösteriyor. Özellikle konuşmanın mümkün olmadığı zamanlarda mesajlaşarak iletişim, daha hızlı ve kolay olması açısından müşterilerimizin ilgisini çekiyor. Sesli olarak gerçekleştiremediğimiz link, görsel gibi karşılıklı paylaşım imkanı da müşteri deneyimini artırıyor.

Bu hizmeti kendi çağrı merkezimize tamamen entegre olarak yürütebilmemiz de oldukça önemli. Çağrı merkezimizden sesli iletişim ile verebildiğimiz tüm hizmetleri WhatsApp üzerinden de sağlayabiliyoruz. Vaillant’ın yıllara dayanan tecrübe ve birikimi ile çağrı merkezimiz ile aynı numara üzerinden, yönlendirme veya aktarmaya gerek kalmadan ihtiyaç duyulan tüm işlemleri sonuçlandırabiliyoruz. Müşteri deneyimini en üst seviyeye çıkarmak için çalışmalarımız devam edecek.


Yükleniyor...
Yükleniyor...