01-09-2019
 Hem üretirken hem tüketirken Enerji Tasarrufu Sağlıyoruz…

Hem üretirken hem tüketirken Enerji Tasarrufu Sağlıyoruz…

Ravago Bina Çözümleri iş kolu altında, başta ısı ve su yalıtımı olmak üzere farklı birçok başlık altında inşaat sektörüne yönelik ürünler üretiyor. Ürünlerinin yaklaşık %70’ini iç pazara sunarken %30’unu ihraç ediyor. Kullanım detaylarına göre ürünü farklılaştırdıklarını ifade eden Ravaber Ticari Direktörü Mimar Özge Sipahioğlu, beş yıldır akreditasyona da sahip olan, çok donanımlı bir laboratuvar ve kalite ekibiyle sektörde de birçok ilke öncülük ettiklerini vurguluyor.

 

Daha önceki röportajlarımızda sizden Ravago veRavaber’ in hikayesini genişçe dinlemiştik. Ancak Ravago’nun özellikle bina çözümleri iş kolu yatırımlarını kısaca anlatır mısınız?

 

Ravago Bina Çözümleri iş kolu altında,   başta ısı ve su yalıtımı olmak üzere farklı birçok başlık altında inşaat sektörüne yönelik ürünler üretip, markalar sunuyor.  Bu iş kolu altında,  Kayseri’deki tesislerinde 56.000 m²’si kapalı, toplam 80.000 m² alan üzerine tesis edilmiş ileri teknoloji ekipmanları ile yıllık 120.000 ton taş yünü üretimi gerçekleştiren Ravaber, sadece ülkemizin değil, bulunduğu coğrafyanın en büyük taş yünü üreticisi. Aynı tesiste 2019 yılı içinde devreye aldığımız,  yatırım bedeli 17 milyon Euro olan, mineral yün üretim hattı ile birlikte,  mineral yün alanında da söz sahibi olduk. Tüm bu ürünlere ilave olarak, yaklaşık 2 yıldır Türkiye’deki tek seramik yünü üreticisi olarak faaliyetlerimize devam ediyoruz. Böylece bütün mineral yünleri aynı çatı altında üreten dünyada ilk ve tek marka olmayı başardık. Bugün Kayseri'de toplam beş üretim hattında,  üçü taş yünü, biri seramik yünü ve biri de mineral yün olmak üzere üretim yapmaktayız.

Grubun, birisi Macaristan’da, diğeri ise Yunanistan’da olmak üzere aynı anda iki ayrı yurt dışı yatırımı devam ediyor. Macaristan’da 40 bin ton kapasiteli taş yünü yatırımı için özel devlet teşviki aldık. Toplamda 30 milyon euro yatırım bedeline sahip taş yünü tesisinin inşaat aşamaları ve makinaların montajları tamamlanmak üzere. 2020 yılının ortasında bu tesissimizi hayata geçirmeyi planlıyoruz.

Buna paralel olarak,  Yunanistan’ın Katerini bölgesinde yıllık 15 bin ton kapasiteli taş yünü tesisimizde de yine yeni hat makine montajlarımız devam ediyor. Burada da 2020 yılında üretime başlama hedefimiz var. 2020 yılında tamamlanacak yatırımlarla beraber ikisi yurt dışında olmak üzere toplamda üç ayrı lokasyonda yıllık 200 bin tonun üzerinde mineral yün üreterek dünyada sektörün önemli bir oyuncusu haline gelmiş olacağız.

 

 

 

 

2019 yılı inşaat sektörünün iç pazardaki payının küçülmesi nedeniyle ihracatta rekorlara imza atılan bir yıl oldu. Böyle bir süreçte Ravago ile olan birlikteliğiniz, ihracatınızı nasıl etkiledi?

Türkiye’deki üretim tesislerimiz 3 hat taş yünü, 1 hat cam yünü ve yine 1 hat seramik yünü olmak üzere toplam 5 hattan oluşuyor.  Ravaber olarak sadece taş yününde üretim kapasitemiz yıllık yaklaşık 120 bin ton civarında. Bunun yanı sıra 15 bin ton cam yünü ve 6 bin ton seramik yünü üretimi gerçekleştirmekteyiz. Bu üretimlerimizin yaklaşık %70’ını yurtiçi pazarlara ve %30’ını ihracata sevk ediyoruz.

Ravago Grup Şirketi olmamızın da avantajı ile üretimimizin yüzde 30’ını başta Avrupa Birliği ülkeleri, Kuzey Afrika ve Ortadoğu olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediyoruz. Önümüzdeki dönemde hem gelişen bölgeler, hem de gelişmekte olan ülkelere odaklanmayı hedefliyoruz.

Ürünlerinizden, ürünleri geliştirdiğiniz Ar-Ge çalışmalarınızdan ve ürünlerin sahip olduğu ulusal ve uluslararası geçerli belgelerinizden bahseder misiniz?

Bizim ürünlerimizden, farklı kullanım detaylarına göre değişen farklı beklentiler var. Çatı yalıtım malzemesinde duyulan ihtiyaç farklı iken, dış cephede kullanılan yalıtım malzemelerinden beklentiler farklı olabiliyor. Dolayısıyla hangi ürünün hangi alanda kullanılacağını, kullanılan alana göre de hangi özelliklerinin geliştirilmesi gerektiği üzerinde çalışıyoruz. Kullanım detaylarına göre ürün farklılaştırıyoruz. Bu yönde yaptığımız Ar-Ge çalışmaları bizi sektördeki rakiplerimiz arasında farklılaştırıyor. 30’dan fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. Tabiki her ülkenin kültürü, inşaat sektörü gelişimi ve beklentileri, ürün performans ihtiyaçları ve sertifikaları birbirinden çok farklı. Kiminin yangın yönetmeliği diğerine göre çok daha katı kurallara sahip olabiliyor. Kiminin suya karşı performans beklentisi daha yüksek olabiliyor. Bu nedenle biz tüm ihtiyaçları kendi özeli içinde ele alıp ona göre ürün geliştiriyoruz. Bu arada 5 yıldır akreditasyona da sahip olan, çok donanımlı bir laboratuvarımız ve kalite ekibimizle sektörde de birçok ilke öncülük ediyoruz.

Enerji tasarrufu noktasında, üretim ve ürünleriniz ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Ravaber olarak gerek üretim şeklimiz gerekse ürettiğimiz ürün açısından her açıdan enerji tasarrufu sağlayan bir markayız. Bunlardan ilk olarak, üretim süreçlerimizdeki enerji tasarruflu yaklaşımlara değinirsek,  fabrika çatısındaki yaklaşık 24.000 m2 alanda 4120 adet fotovoltaik güneş enerjisi paneli ile kendi enerjimizi üretek, üretim süreçlerinde bu enerjiyi tüketiyoruz. Yine kendi bünyemizde bulunan bazalt ocağımızdan bazalt taşı çıkararak tamamen doğal olan bu ürünler ile, üretim hammaddemiz olan briketi üretiyoruz ve bu hammaddeleri yine kendi entegre yapımızdaki oksijen üretim hattı ve reçine tesisinde, %100 enerji tasarrufuna katkı sağlayan taşyünü ürünlerine dönüştürüyoruz.

Çıkan bu ürünler, enerji tüketimini azaltmak üzere gerek inşaat sektöründe yaşanan mekanların yalıtımı için,  gerekse sanayi tesisleri, üretim alanları, marin sektörü, enerji sektörü vb. alanlarda kullanılan enerjinin tasarrufu için büyük önem arz etmektedir. Bu vesile ile, ihracat açığının azalmasına büyük katkı sağlıyoruz.

 

Yalıtım, yalnızca binanın inşa edilme sürecinde çeşitli malzemelerle uygulanan bir işlem olarak değil, henüz tasarım aşamasında düşünülmesi gereken bir konu. Çünkü yapıların yaz ve kış aylarında ısı geçirgenliğini etkileyen en önemli unsurlar arasında, yapının içinde bulunduğu iklim, yer şekilleri ve benzeri çevresel faktörler oldukça etkili. Tasarım aşamasında olan bir yapıda yalıtım odaklı düşünecek olursak özellikle bir mimar olarak dikkat edilmesi gerekenler hakkında neler söylersiniz?

Bu soruya hem şahsım adına, hem de Ravaber adına iki ayrı cevap vereceğim. Mimar olarak sektörde neredeyse 20. yılımı bitireceğim. Hep satış-pazarlamada çalıştım ve gittiğim tüm projelerde tüm meslektaşlarımla yaptığım görüşmelerde, asla sadece ürünlerimi anlatmadım. Daima karşımdaki insanlara sunduğu faydalar olarak baktım. Ürünlerimize, bize gelen mimari büroların ihtiyaç duyduğu çözümü sağlamak için bir araç olarak baktım ve onlarla birlikte detaylar çözdüm.

Şu an inşaat sektöründeki en tehlikeli olan durum, sektördeki yapı malzeme firmalarının satış ve pazarlama alanında çalışan ekipleri,  kendi sattıkları ürünlerle, kullanıldığı detaylar arasındaki etkileşimi bilmiyor. Ve daima mimarlara kendi ürünlerini anlatmaya çalışıyor. Mimarlara ihtiyacı olan detay çözümünü sunmadan o masadan kalktığınızda ürünün faydasını tam olarak anlatamıyorsunuz. Ancak detayı çözdüğünüz zaman, ürünlerinize ihtiyaç doğuyor ve bunun sonucu olarak da malzemenizi satıyorsunuz. Ravaber’in en büyük zenginliklerinden biri de sadece ürün tedarikçisi olarak yaklaşmadan mimarlarla detay çözebilmesidir.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Türkiye’de birçok sektörde olduğu gibi, inşaat sektörü de zor bir dönemden geçiyor ancak biz ülkemize ve üretimimize güveniyoruz. Koşullar ne olursa olsun,  her zaman özverili çalışmalarımıza azimle ve gayretle devam edeceğiz. Ülkemizin ve insanlarımızın her zaman çok daha iyi koşullara layık olduğunu düşünüyor, bunun için bir Türk kadını olarak ben de sorumluluk duyuyorum. Türk üretiminin/markasını farklı coğrafyalarda duyurmak konusunda hepimize büyük görevler düşüyor. Biz de bu süreçte, gerek uluslararası pazarda, gerekse iç pazarda Ravaber olarak sorumluluğumuzun bilincindeyiz ve var gücümüzle çalışıyoruz.

 

Özellikle yurt dışı yatırımlarımızla birlikte toplamda üç ayrı fabrikada, dünyaya mineral yün sağlayan bir dünya markası olma yolunda ilerliyoruz. Sadece üründe değil, aynı zamanda üretim yaptığımız hatlarda da benzer stratejiyi uyguluyoruz. Bugün Kayseri’deki tesisimizde Ravaber Teknik markasıyla bir teknik bölümümüz var.  Macaristan’da ve Yunanistan’da yapılacak bütün üretim hatlarını Türkiye'deki üreticilerle birlikte geliştiriyoruz. Bu topraklardan bir dünya markası çıkarabilmek hepimizin sorumluluğu diye düşünüyorum.

Bu keyifli röportaj için sizlere çok teşekkür ederim.


Yükleniyor...
Yükleniyor...