01-12-2019
CHRYSO Türkiye Ticari Direktörü Rıza Altınsoy: Ürün Değil Performans Sunuyoruz

CHRYSO Türkiye Ticari Direktörü Rıza Altınsoy: Ürün Değil Performans Sunuyoruz

Dünya genelinde, beş Ar-Ge merkezi ve 26 uygulama laboratuvarında geleceğin ürün ve teknolojilerini bugünden üreten, sektöre yenilikçi çimento, beton ve beton katkı ürünleri sunan CHRYSO, karanlıkta ışıltısıyla zeminleri güzelleştiren yeni agrega teknolojisi, LuminTech'i de yapı sektörüne kazandırdı. CHRYSO Türkiye Ticari Direktörü Rıza Altınsoy, enerji tasarrufu da sağlayan yeni ürünün özelliklerini anlattı. Diğer taraftan betonun mimari yapıdaki algısını değerlendiren Altınsoy, "Mimari yapılarımızda beton, ne yazık ki estetik olarak algılanmıyor. Ancak bizler, dekoratif ürünlerimizle bu negatif algıyı kırmaya gayret ediyoruz" diyor.

 

Günümüz dünyası sürekli bir gelişim içerisinde. Bu gelişmelere bağlı olarak, yapı sektöründeki ihtiyaçlar ve talepler de sürekli olarak değişim göstermekte. Yapı kimyasalları alanında değişen ihtiyaç ve beklentileri CHRYSO olarak nasıl okuyorsunuz?  Hem malzeme laboratuvarınızda hem de kalite laboratuvarınızda gerçekleştirdiğiniz çalışmalar sonucunda, sunduğunuz çözümlerin sektörde yarattığı farklardan bahseder misiniz?

Bizi sektörde farklılaştıran en temel nokta, kendimizi sürekli olarak geliştirmemizdir. Bizler ürün değil, performans üretiyoruz. Beton, çimento katkılarında veya yapı kimyasallarında, iş ortaklarımızın bizden talep ettiği performansı nasıl sağlayacağımızı onlarla birlikte belirliyoruz. Yaptığımız ilk şey, onları dinlemek. Onların istekleri doğrultusunda sağlayabileceğimiz performans üzerinde laboratuvarlarımızda çalışmaya başlıyoruz. Yani CHRYSO olarak, sektöre terzi usulü çözümler üretiyoruz.  

Laboratuvarda çalışmalarımız sürerken, bir taraftan da dünyadaki yeni trendleri takip ediyoruz. Yurt dışında kullanılan ama Türkiye'de yaygın olmayan yeni hammaddeleri kullanıyoruz. Bu da sektörde önemli bir fark yaratmamıza vesile oluyor.  Laboratuvarımızda geleceğin teknolojisini bugünden üretiyoruz. Dolayısıyla, laboratuvar çalışmalarıyla bulduğumuz sonuçlar, bazen bizden talepte bulunan iş ortaklarımızın birkaç yıl sonra ihtiyaç duyabileceği ileri çözümler de olabiliyor. Bu noktada, iş ortaklarımızı yenilikler ile ilgili bilgi sahibi yaparak, onların teknik kapasitesinin genişlemesini sağlamayı da kendimize misyon edindik. Bütün bunları yapmamızda teknik ekibimizin önemi büyük. Laboratuvar da dahil, teknik ekipte çalışan sayımız, tüm çalışanlarımızın yüzde 50’sini oluşturmaktadır.

Sektörün güncel durumunu tartıştığımız, ihtiyaçları ve bu ihtiyaçlara üretebileceğimiz çözümleri belirlemek için beyin fırtınası yaptığımız haftalık toplantılar düzenliyoruz. Bu toplantılarımızda, Prof. Dr. Erbil Öztekin'den de danışmanlık alıyoruz. Sektörün gidişatını anlamak için bu tür toplantıları yurt dışında da yapıyoruz. Farklı ülkelerden tüm temsilciler, en iyi deneyimlerini ve çözümlerini bu toplantılarda paylaşıyor. Kimi zaman, iş toplantıları kapsamında iki günlük kamplara gidiyoruz. Bu kamplar atölye toplantısı niteliğinde oluyor. Daha iyi hizmet vermenin, katkılarımızla sektörü daha da ileriye taşımanın yollarını tartışıyoruz.

İş ortaklarımızın, ihtiyacının ne olduğunu tam olarak belirleyemediği durumlarda, hangi ürünün hayatları kolaylaştıracağı, üretilen ürüne nasıl performans katılacağı gibi detayları ortaya çıkartıp, onlara sunmamız gerekiyor. Sunduğumuz çözümler de bahsettiğimiz toplantı ve atölyelerin bir sonucu oluyor. Böylece, hem kendi şirketimiz içinde inovatif bir yapı oluşturarak sektöre yeni ürünler sunuyoruz hem de iş ortaklarımızın daha iyi performans veren, tasarruflu ürünlerle kendi müşterisini memnun edebilmesine katkıda bulunuyoruz.

Sektöre doğru çözümler sunarken, bir taraftan alanında eğitimli ekipleriniz de CHRYSO ürünlerinin kullanıldığı projelerde teknik sorunlara cevap vermek üzere, aktif olarak sahada yer alıyor. Sahada karşılaştığınız en belirgin teknik sorunlar nelerdir? Bu sorunlar nelerden kaynaklanmaktadır? Bu sorunların çözümünde geçirdiğiniz süreçleri anlatır mısınız?

Biz beton santrallerine, çimento fabrikalarına, proje ve şantiyelere, prekast üreticilerine hizmet sunuyoruz. Biliyoruz ki ürün, doğru teknik ve uygun koşullarda uygulanmadığında tek başına bir şey ifade etmiyor. Dolayısıyla ürünün teknik şartnamelerin gerektirdiği şekilde uygulanması çok önemli. Bu noktada sahalarımızda, beton dizaynının nasıl yapılması gerektiği konusunda da teknik destek veriyoruz. Bu teklifi götürdüğümüz bazı proje ve firmalar, konuya kapalı olabiliyorlar. Oysa birlikte çalışma yapılması daha iyi bir performansın alınması noktasında daha yararlı oluyor. Bir örnekle açıklayacak olursak, Osmangazi Köprüsü’nün tüm katkısını biz verdik. Yaklaşık 350 metrelik bir yüksekliğe beton pompalamak gerekiyordu. Sekiz saat boyunca kıvam koruyan “Optima 100” ürünümüzle, betonu istediğimiz yüksekliğe ulaştırmayı başardık. Avrasya Tüneli'nin inşa edildiği süreçte yaşadığımız deneyim de önemli bir örnektir. Başlangıçta Avrasya Tüneli’nin katkıları, başka bir firmadan sağlanıyordu. Ancak bir dönem, betonun performansı ile ilgili çok ciddi problemler yaşandı ve biz devreye girdik. Biz bu konuda iddialıyız. İşimiz, gücümüz, ana iş dalımız beton, çimento katkısı ve betonu tamamlayıcı yapı kimyasalları. Günümüzde hala devam eden Çanakkale Köprüsü Projesi’nin beton katkılarını biz tedarik ediyoruz. Bitmek üzere olan Bingöl Aşağı Kaleköy Barajı da yine bizim katkılarımızla inşa ediliyor. Tamamlanmak üzere olan Yusufeli’ Barajının inşa sürecinde, yollar bir üst katmana alınıyor. Çevre yollarının katkılarını biz veriyoruz.

 

“Doğa için yaptığımız yatırımlardan ödün vermiyoruz”

 

CHRYSO; Ar-Ge’de yeşil tasarım, yönetim sistemi, endüstriyel süreçlerinde çevresel duyarlılık kapsamında sorumlu bir şirket.  Sorumlu bir şirket olarak, yönetim sistemlerinde, endüstriyel süreçlerinizde ve Ar-Ge’de gerçekleştirdiğiniz sürdürülebilir çalışmalardan bahseder misiniz?

CHRYSO, duyarlı bir şirket, Türkiye'de ve küreselde, çevre duyarlılığında ciddi bir denetim ağımız var. Üretim sürecinde doğaya zarar verilip verilmediğini görmek, üretim gerçekleşmeden önce ise doğaya verilebilecek zararları öngörmek ve bu zararların önüne geçebilmek için fabrika sınırlarındaki toprağın dahi dönemsel olarak analizleri yapılıyor. Çevre ile ilgili yenilikleri takip ediyor ve en yeni arıtma sistemlerini, Türkiye’deki fabrikalarımıza entegre ediyoruz. Bunların hepsi bir maliyet. Ancak, ekonomik koşullar ne kadar zor olursa olsun, çevreye zarar vermemek adına yaptığımız tüm yatırımları sürdürmekten ödün vermiyoruz. Çevreye katkı sağlayacak maliyetler bizim için bir masraf değil. CHRYSO, bu konuda gerekli özveriyi ödünsüz olarak gösterecektir.

Ürünlerimizden Lumintech örneğinden gidecek olursak, bu ürünümüz çevre dostudur. Enerji tasarrufu sağlayabilecek bir yapıya sahip. Bu tür yenilikçi ürünleri sektöre kazandırmaya devam edeceğiz. Atık yönetimini etkin bir şekilde yönettiğimiz fabrikalarımız, denetimli alanlar olan organize sanayi bölgelerinde üretim gerçekleştirmektedir.

Bu arada, dekoratif beton ürünlerinizden LuminTech'in teknik ve estetik özelliklerinden bahseder misiniz?

LuminTech, inşaat pazarına benzersiz teknik ve estetik özellikler sunan, yenilikçi bir ürün. Karanlıkta ya da loş ortamda, ışıltısıyla zeminleri güzelleştiriyor ve sıcak bir atmosfer yaratıyor. Beton için özel olarak tasarlanan LuminTech, yüksek performans ve dayanıma sahip. Gündüzleri güneşten elde ettiği enerjiyi depolayarak, havanın karardığı andan itibaren yaklaşık iki saat boyunca görünür ışık yayar. Daha sonra ürün, spot ışıklarıyla yarım saat beslenirse, yine yaklaşık iki saat boyunca ışığı yansıtacaktır. Böylece enerji tasarrufu da sağlayan ürünümüz, farklı gece ve gündüz renkleriyle bina hatlarını belirginleştirecektir. Tüm bu özellikleriyle LuminTech, geceleri daha iyi görünürlük sağlayarak binaların kalitesini artırırken, yapılara modern bir görüntü kazandırıyor. Gündüzleri gerçek agrega renklerini taklit eden LuminTech, geceleri mavi, yeşil ve turkuaz ışıltılar yansıtabilmek için ihtiyaç duyduğu enerjiyi güneşten elde ediyor. Yoğun Ar-Ge çalışmaları sonrasında özel patentli olarak üretildi.

Tamamen geri dönüşümlü malzemelerden elde edilen ürünümüz, kullanıcı ve çevre dostudur. Toksik etkisi yoktur.  Lagorce Kamp Alanı'nda, Lyon Banliyöleri'ndeki yüzme havuzlarında, Yves Manon Platformu'nda ve Bordeaux'da Andernos Evi, ürünümüzün Fransa’daki referanslarıdır. Türkiye’de hayata geçen mimari projelerde de çok önemli bir yere sahip olacağına inanıyoruz.  

En basit haliyle beton; çimento, su, kimyasal katkı maddeleri ve agrega adı verilen kum ve benzeri maddelerin uygun oranlarda ve koşullarda bir araya getirilmesiyle oluşuyor. Bugün Collesium, Pantheon Tapınağı gibi pek çok kültür mirasının varlığını hala sürdürmesinde beton teknolojilerinin etkisi yadsınamaz. Buradan hareketle betonun ve beton katkılarının günümüz mimarisi için hem dekoratif olarak hem de dayanıklılık açısından önemini nasıl yorumlarsınız?

Tarihi eserlerin inşa edildiği dönemde geçerli olan malzemeler, teknikler, maliyetler günümüzden çok daha farklı... Türkiye'den örnek verecek olursak, Selimiye Camisi, Süleymaniye Camisi, Sultanahmet Camisi gibi mimari şaheserler de günümüzde hala varlığını sürdürüyor. Bugün de bizler geleceğe miras kalacak eserler yaratmaya devam ediyoruz. Bunlardan biri olan Çamlıca Camisi, referanslarımız arasındadır.

Betonun mimari yapıdaki algısına gelecek olursak, mimari yapılarımızda beton, ne yazık ki estetik olarak algılanmıyor.  Ancak bizler, mimarlarımızın bu negatif algısını kırmaya gayret ediyoruz. Fransa’da bulunan Modern Method şirketimiz, betonla kombine olan tamamen estetik ürünler üzerine üretim gerçekleştiriyor. Bu estetik ürünlerin uygulaması üzerine çalışan bir akademimiz de yurt dışında mevcut. Fransız ustalar, ciddi ücretler ödeyerek oraya eğitim almaya geliyorlar. Bununla ilgili olarak, Türkiye’de, sektöre LuminTech ile bir giriş yaptık. Sunacağımız başka estetik ürün çeşitleri de olacak. Zamanı geldiğinde bu ürünleri de sizlerle paylaşıyor olacağız. Yurt dışındaki verimliliği burada da yakalayabilirsek, Modern Method Akademisi’ni Türkiye’de de faaliyete geçirebiliriz. 

Sektörün gelişmesi ve bilgilendirilmesi amacıyla düzenlediğiniz "Eğitimde Sizdeyiz" programı kapsamında, Ankara, İzmir, Edirne, Tekirdağ, Konya, Malatya, Van gibi şehirlerde eğitim çalışmaları düzenliyorsunuz. Eğitimin odaklandığı genel konu ise, kimyasal katkıların beton içerisindeki çalışma prensipleri... Bu prensiplerden biraz bahsetmenizi istesek neler söylersiniz?

Biz sadece beton üretmiyoruz. Aynı zamanda çimento katkısı da üretiyoruz. Çimento katkılarında öğütme kolaylaştırıcı kullanıyoruz. Öğütme kolaylaştırıcı demek, enerji tasarrufu demektir. Çimento fabrikalarının en büyük gideri enerji maliyetleridir. Öğütme kolaylaştırıcı ile kombine kullandığımız performans artırıcı katkılarla enerji tüketimde ciddi oranda tasarruf sağlamış oluyoruz. Enerjideki dışa bağımlılığımızı da göz önüne aldığımızda, sektöre ciddi katkıda bulunduğumuzu söyleyebiliriz. Verdiğimiz eğitimler de sektöre sunduğumuz bir katkıdır. Çimentonun ne olduğunu, çeşitlerini, nasıl yapıldığını, çimento ve beton katkılarını eğitim programımız kapsamında ilgili kitlelere aktarıyoruz. Tüm beton elementlerini içeren bir program, video ve fotoğraflarla da destekleniyor.

“Betonda hatanın geri dönüşü yok”

Sanayi- Eğitim ilişkisi kapsamında, meslek lisesi ve üniversiteler gibi eğitim kurumlarıyla iş birliği içerisinde yürüttüğünüz çalışmalar var mı? Bu tür çalışmaların sektör için önemi nedir?

Eğitimde sizdeyiz programını üniversitelerde de uyguluyoruz. En son Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Kulübü’nün yaptığı bir çalışmaya sponsor olduk.  Kastamonu’da yer alan bir meslek yüksekokulu ile dönemsel olarak devam eden çalışmalar yapıyoruz. Gençlerimize kimya ve fizik laboratuvarlarımızda staj yapma imkanı yaratıyoruz. Sektörün gelişimi, karar vericilerin ve teknik ekibin işini doğru yapabilmesiyle ilgilidir. Gelişimin yolu, gençlerimize, kalite kontrollerinin nasıl yapılacağını öğretmekten geçiyor. Sektörümüz hata kaldıran bir sektör değil. Betonda hatanın geri dönüşü yok. Beton santrallerinde çalışmak için iş güvenliği ve mesleki yeterlilik belgeleri alınması zorunluluğu var. O belgeyi almak için THBB’den alınması zorunlu eğitimler var. Bu eğitimlerin ve belgelerin verilmesinde; ihtiyaç duyulan laboratuvar ve teknik hizmetlerin verilmesinde destek sağlıyoruz.

Katkı Üreticileri Birliği ile asfalt yolların beton yollara dönüştürülmesi konusunda farkındalık yaratmak adına yaptığımız ortak çalışmalar var. Türkiye’de bu konuda bir dönüşüm bekleniyor. Türkiye'de bitümlü sıcak karışımlardan yani asfalttan yapılan yollar, hakimiyetini sürdürüyor. Asfaltı yurt dışından ithal ediyoruz. Asfalt yolların beton yollara dönüştürülmesi, yeni yapılan yolların betonla inşa edilmesi, ülkemiz için ithalatın minimize edilmesi açısından önemli. Karayolları Genel Müdürlüğü de bu konuya önem vermeye başladı. Bizler de bununla ilgili olarak elimizden gelen katkıyı sağlıyoruz ve ciddi Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz. Katkı Üreticileri Birliği kanalı ile konuyla alakalı bir kongreye sponsorluk desteği de verdik.

Türkiye’de ürettiğiniz ürünlerle iç pazarın dışında aksiyon aldığınız başka pazarlar da var mı? Bu pazarlarda marka bilinirliği ve güven durumunu nasıl buluyorsunuz? Hem ulusalda hem de uluslararası pazarlama stratejilerinizden bahseder misiniz?

CHRYSO, global bir şirket. Pazarlama stratejilerimiz global olarak belirleniyor. Türkiye'deki üç fabrikamızdan, Türki Cumhuriyetler ve Orta Doğu'ya hizmet veriyoruz. Dünya genelinde ise 32 fabrikamız mevcut. 76 yıldır inşaat sektöründeyiz. Beş Ar-Ge merkezi ve 26 uygulama laboratuvarımızdan, sektöre yenilikçi ürünler sunuyoruz. Türkiye'de önemli bir ihracatçıyız. Irak- Suriye pazarına yönelik birtakım beklentilerimiz var.

2019’da yaşanan ekonomik dalgalanmalara bağlı olarak inşaat sektöründe iç pazarda daralma söz konusu oldu. Ancak bugünlerde sektörde yeniden bir hareketlenmenin başladığına dair haberler alıyoruz. 2019 için değerlendirmelerinizi; sonrasında 2020 için öngörülerinizi rica edebilir miyiz?

İnşaat sektörünün en parlak dönemi 2017’ydi. 2017’den 2018’e geldiğimizde sektör olarak bir gerileme yaşadık 2019’da bu gerileme yüzde 40'a ulaşacak kadar devam etti.

2018’in son çeyreğinde, üst yapı sektörünün ciddi şekilde frenlediği, var olan projelerin durma noktasına geldiği ve hiçbir yeni projenin üretilmediği bir dönemden geçtik. Kendi kredisi olan mega projeler devam etse de kamu destekli projeler durdu. Bu durum, bizi de etkiledi. Hepimiz bir zincirin halkasıyız. Tek bir halka gevşediğinde, diğer halkalar da mukavemetini kaybediyor. Yine de umudumuz var. Umut olmadan yaşayamayız. Kamu yatırımlarının çıkabilecek ihaleleri, tamamlanmamış inşaat projeleri, buna ek olarak yeniden başlayacak olan inşaat projelerinin, 2020'de yapı sektörünü hareketlendirecektir.


Yükleniyor...
Yükleniyor...