01-12-2019
Akdağ Şirketler Grubu; Yerli Sermaye, Endüstri 4.0’a Uygun ve Sıfır Atıklı Entegre Taşyünü Yatırımıyla Enerji Verimliliğinde Milli Seferberlik Başlatıyor

Akdağ Şirketler Grubu; Yerli Sermaye, Endüstri 4.0’a Uygun ve Sıfır Atıklı Entegre Taşyünü Yatırımıyla Enerji Verimliliğinde Milli Seferberlik Başlatıyor

Elazığ Organize Sanayi Bölgesi’nde, yatırım imkanlarının sınırlı olduğu 1988 yılında cesur bir adım atarak Akdağ Sentetik ve P.P Sentetik’i kuran Akdağ ailesi, çuval üretimiyle imalat ve yatırım serüvenine başlamış. Aile bireylerinin girişimci, yenilikçi ve sorumluluk taşıyan vizyoner bir ruhla yönettiği şirket, zamanla sektöründe başarıyı yakalamış; 2005 yılında, mermer ve madencilik alanlarında da yatırımlar yaparak bir şirketler grubu haline gelmiş. Elazığ’ı bir yalıtım üssü haline getirecek yeni taşyünü entegre üretim tesisini hayata geçirmeye hazırlanan, Akdağ Şirketler Grubu, 2020’nin ikinci yarısında düğmeye basacak. Endüstri 4.0 mimarisiyle tasarlanan “Akıllı fabrika” sistemiyle üretimin planlandığı; sıfır atık hedefli çevreci bir üretim modelinin oluşturulacağı yeni yatırımın detaylarını Akdağ Şirketler Grubu Genel Müdürü Muhammet Ali Akdağ ile konuştuk.

 

Öncelikle Akdağ Şirketler Grubu’nu tanıyarak röportajımıza başlamak isteriz.  Kurulduğu tarihten bugüne, Akdağ Şirketler Grubu’nun büyüme hikayesini bizlerle paylaşır mısınız?

Akdağ Şirketler Grubu’nun kuruluş hikayesi, 1988 yılına dayanıyor. Elazığ Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırımcı ve müteşebbislerin sınırlı olduğu bir zamanda cesur bir adım attık ve Akdağ Sentetik olarak kuruluşumuzu tamamladık. Elde ettiğimiz başarılar zaman içinde bizi bir şirketler grubu haline getirdi.

2005 yılında kurulup, geniş bir renk ve desen skalasına sahip ham blok mermer üretimi gerçekleştiren Akdağ Mermer, blok mermer üretiminde önemli bir oyuncu olan Aksa Mermer, üretim gücümüzü ve kalitemizi uluslararası pazarda temsil eden Innova Mermer, yüksek tenörlü ve verimli krom rezervlerine sahip ocaklardan elde ettiği madenleri dış pazara ihraç ederek ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayan Akbaş Madencilik, bugün grup şirketlerimiz arasında...

Akdağ Şirketler Grubu olarak, beş kıtada, 50 farklı ülkeye ihracat gerçekleştiriyor, Türkiye’nin gücünü uluslararası pazara taşıyoruz.  Bununla birlikte, standartları belirleyen, keşfederek ilerleyen ulusal bir oyuncu olma vizyonuyla, bölge ekonomisine faydalı olacağına inandığımız iş birliği ve yatırım fırsatlarını titizlikle inceliyoruz. Stratejik yatırımlar yapmaya devam ediyoruz. 2020 yılının ikinci yarısında Elazığ’da faaliyete geçireceğimiz taşyünü entegre üretim tesisi, en önemli yatırımlarımızdan biri. Bu tesis, Elazığ’ı bölgenin yalıtım üssü haline getirecek.

Taşyünü entegre üretim tesisinin sektöre ve ülkeye getireceği yeniliklerden ve faydalardan bahsetmenizi istesek neler söylersiniz?

Elazığ Organize Sanayi Bölgesi’nde 90 bin m2  alan üzerinde kurulan ve 2020 yılının ikinci yarısında üretime geçmesi planlanan tesisimiz ile bölgeye pek çok ilki kazandıracağız . Üretim kapasitesini; birinci etapta yıllık 40 bin tona; ilave yatırımlarla aşamalı olarak hayata geçecek ikinci ve üçüncü etapta ise toplam, 40 bin m2 kapalı alanda, yıllık 100 bin tona çıkarmayı planlıyoruz. Böylece, bölgenin en büyük taşyünü üretim kapasitesine sahip olacak tesisimizde, Türkiye’deki ihtiyacın yaklaşık yüzde 25’ini karşılamayı hedefliyoruz.

Tesisimizde son teknolojiye sahip makine parkuru sayesinde, kaliteden taviz vermeden kusursuz ve nitelikli bir üretim gerçekleşecek. Ürün teknik destek ve kalite kontrol laboratuvarımız, güçlü bir Ar-Ge üssü olarak faaliyet gösterecek. Ayrıca, 75 kişilik bir konferans salonunun da yer alacağı tesisimizde, mesleki kuruluşlar, meslek liseleri ve üniversiteler gibi eğitim kurumlarıyla iş birliği içinde çalışma yürütmemize imkan sağlayacak bir altyapı oluşturmayı da planlıyoruz.

Öyleyse, tesisin sadece üretim kapasitesi ve teknolojisiyle değil, sunduğu sosyal imkanlarla da fark yaratacağını söylemek mümkün… Peki, çevresel duyarlılık noktasında nerede duruyorsunuz?

Gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakmak adına bugün atılan her adım, sosyal sorumluluktan da öte, hepimiz için büyük bir zorunluluktur. Biz Akdağ Şirketler Grubu olarak; mevcut tesislerimizde ve yeni yatırımlarımızda çevreye dost, doğaya ve insana saygı duyan, sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturmayı, kendimize görev bildik. Bu görev bilinciyle, tesisimizi Endüstri 4.0 mimarisiyle tasarlanan “Akıllı fabrika” sistemiyle faaliyete geçireceğiz. Hedefimiz sıfır atık…

Son teknoloji robotik sistemleri üretime dahil ediyoruz. Böylece kusursuz üretim gerçekleştirip, sektöre kaliteli taşyünü sunacağız. Bunu yaparken, sürdürülebilir ve temiz bir dönüşüm sistemiyle tüm atıkları tekrar malzemeye dönüştürerek üretime dahil edeceğiz. Teknolojinin sağladığı tüm fırsatları, karbon ayak izimizi uluslararası standartların altına düşürmek için kullanacağız. Ayrıca tesisimiz, ihtiyaç duyduğu enerjiyi kendisi üreterek hem üretim maliyetlerini hem de kaynakların tüketimini azaltacaktır.

 

“Enerji verimliliği sağlamak noktasında yalıtımı milli seferberlik olarak görüyoruz”

 

Büyük üretim kapasitesi ve kullandığı teknolojilerle Elazığ’ı yalıtım üssü yapmayı hedefleyen bir şirketler grubu olarak, Türkiye’deki yalıtımın ve yalıtım için taşyününün önemi hakkında neler söylersiniz?

Yaptığımız yoğun fizibilite çalışmaları sonucunda, ülkemizin mevcut enerji tüketiminin her geçen gün artmakta olduğunu; buna bağlı olarak, enerji ithalatının arttığını gördük. Özellikle, küresel ısınmaya bağlı olarak etkisini daha sık hissetmeye başladığımız iklim değişikliği, enerji verimliliğinin önemini bir kere daha ortaya çıkartıyor. Enerji verimliliğinin sağlanmasında ise yalıtımın önemi büyük.

ABD ve AB ülkelerinde toplam kullanılan enerjinin yaklaşık %40’ı, ülkemizde ise yaklaşık %30’u konutlarda kullanılmaktadır. Binalardaki toplam enerji sarfiyatının yaklaşık %85’i ısıtma ve soğutma amaçlıdır. Isı yalıtım uygulamaları ile yıllık %50 tasarruf elde etmek gayet mümkündür.

Isıtma ve soğutma giderlerini karşılamak için yaptığımız ödemelerin büyük bir kısmı, ithalat yoluyla yurt dışına gidiyor. Bu açıdan düşünülürse, enerjide verimliliği sağlamak adına uyguladığımız yalıtım, yakıttan tasarruf sağladığı kadar, dövizden tasarruf anlamına da geliyor. Bizler, tüm bu nedenlere dayanarak, binalarda doğru ürün ve uygulama ile ısı, ses ve yangın yalıtımını, milli seferberlik olarak değerlendiriyoruz. Bu anlamda ülkemizin ekonomisine büyük katma değer sağlayacağına inandığımız entegre taşyünü üretim tesisimizde, yüzde yüz doğal ve yerli hammadde kullanılacak.

Kaliteli taşyünü, yalıtım için önemli bir malzemedir. Çünkü taşyünü hem ısı hem ses hem yangın yalıtımı sağlayabilir. Yapıyı neme karşı da koruma altına alan taşyünü, üstün özellikleriyle yaşam alanlarınızı konforlu ve güvenli bir hale getirir.

Enerji tüketiminden, Türkiye’nin enerjideki dışa bağımlılığından söz ettik. Buradan hareketle, 2020’de faaliyete geçmesi planlanan taşyünü entegre üretim tesisinin stratejik bir öneme sahip olduğunu da söyleyebilir miyiz?

Bu yatırımlar sayesinde, enerjideki bağımlılığımızın azaltılması ile birlikte, yalıtım tesislerinde kullanılan hammaddenin ithal edilmesinin de önüne geçilecek. Bu nedenle yatırımımız, cari açığın azaltılmasına ve sağladığı yalıtım ile enerji tasarrufuna yani enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasına önemli katkılar sağlayacaktır. Bu nedenler ve en önemlisi yanmaz bir ürün olması sebebiyle yatırımızın ve üretim konumuzun stratejik bir önem arz ettiğini tabii ki söyleyebiliriz.


Yükleniyor...
Yükleniyor...