01-01-2020
Binalardaki Enerji Verimliliğinde BIM, Kilit Role Sahip

Binalardaki Enerji Verimliliğinde BIM, Kilit Role Sahip

İnşaat sektöründe dijital dönüşüm sürecinin en önemli örneklerinden biri olan BIM (Yapı Bilgi Modellemesi- Building Information Modelling), Endüstri 4.0 ve dijitalleşme çağında sektörü geleceğe taşıyor. Süreç bilgilerinin sayısallaştırılmasını sağlayan BIM teknolojisinin binanın tüm yaşam döngüsü boyunca enerji verimli faktörleri kontrol ve optimize etmekte kilit rol oynadığını söyleyen Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan ile Türkiye'deki BIM uygulamalarını, bu uygulamaların enerji verimliliğine sağladığı katkıları, renovasyon ve kentsel dönüşümün enerji verimliliği açısından önemini konuştuk.

2017-2023 Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı kapsamında; bina ve hizmetler, enerji, ulaştırma, sanayi ve teknoloji, tarım ve yatay konular olmak üzere 6 kategoride atılacak 55 adım belirlenmiş ve Türkiye’nin birincil enerji tüketiminin yüzde 14 azaltılması hedeflenmiştir. Ülkemizde enerjiyi en fazla kullanan sektörlerden biri inşaat sektörü. Bu planda tanımlanan eylem planlarının uygulanmasında, inşaat sektöründe faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlara düşen görev ve sorumluluklar nelerdir?

Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı 2017-2023, önemli bir mevzuat. 2018-2023 arasında uygulanacak 55 Eylem Planının 12’si, binaları kapsıyor. Söz konusu 12 eylem, yeni yapılacak ve mevcut binaların verim sınıflarının iyileştirilmesi, kamu sektöründeki verimlilik potansiyelinin hayata geçirilmesi, binalarda yerinde üretimin ve yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması, kapsamlı bir bina envanteri çalışmasının yapılması ve bütün kesimlere hitap eden farkındalık çalışmalarını içeriyor. Türkiye’de birincil enerji tüketimi 2015 yılında 129,7 MTEP olarak gerçekleşerek, 2005’ten 2015’e kadar %46 oranında artış gösterdi. Son eylem planı ile Türkiye’nin birincil enerji tüketiminin %14 azaltılması hedefleniyor. Ayrıca, 2023 yılına kadar %23,9 MTEP verimlilik sağlanması ve bu verimlilik için 10,9 milyar dolar yatırım yapılması öngörülüyor.

Bugün artık binaların sürdürülebilirliği, kullanılan malzemelerin çevresel ve sağlık performansına büyük ölçüde bağlı. Akıllı binaların, yeşil binaların, pasif evlerin, akıllı şehirlerin planlandığı bir dünyada, inşaat malzemesi sanayisinin üretiminden lojistiğine, tasarımından uygulamasına bu ekosistemin dışında kalması düşünülemez. Kaynakların akılcı ve etkin kullanılmasının önemi gün geçtikçe artıyor. Bu noktada Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan "Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı" ile ilgili Cumhurbaşkanlığı genelgesinin Resmi Gazete'de yayımlanması da oldukça önemli bir gelişme. Söz konusu eylem planı ile şehrin mevcut ve gelecek beklenti ve problemlerini şehrin tüm mekânlarında ve sistemlerinde tetikleyici güç hâline getirmek, fiziksel, sosyal ve dijital planlamayı birlikte ele alabilmek, ortaya çıkan zorlukları sistematik, çevik ve sürdürülebilir bir şekilde öngörmek, tanımlamak ve karşılamak, şehir içindeki organizasyonel yapılar arası etkileşimi sağlayarak bütünleşik hizmet sunumu ve yenilik üretme potansiyelini ortaya çıkarmak amaçlanıyor.

Son zamanlarda dünyada ve ülkemizde önem kazanan “Akıllı Şehir” yaklaşımı konusunda daha iyi yaşam alanları oluşturmak hem ülkemize hem de ekonomimize değer katmak için esas olan konunun kaynakları yönetmek olduğunun bilinciyle Türkiye İMSAD olarak üzerimize düşen her türlü görev ve sorumluluğu almaya hazırız. Ayrıca tüm dünyada Yeşil Bina ve sürdürülebilir malzemelerin kullanımına yönelik artan talep doğrultusunda, ülkemizdeki ihtiyacın karşılanması için bu alandaki çalışmalarımızı da sorumluluk duygusuyla sürdürüyoruz, sürdürmeye de devam edeceğiz.

“Yeni binalar sürdürülebilir yaklaşımla planlanıp inşa edilmeli”

Özellikle enerji performansının Türkiye’de hızla benimsenerek yaygınlaşması için kamu, özel sektöre örnek olmalı.  Ayrıca tüm stratejilerin ülke genelinde yaygınlaştırılması amacıyla özel sektörü de kapsayacak bir Enerji Verimliliği Ajansı’nın yapılandırılması, sistemin başarısı için ilk uygulamalar arasında görülmeli.

Kentsel dönüşüm projelerini yapan ve anlatan önemli projelerin sözcüleri ile konuştuğumuzda, bunların büyük çoğunluğunun iklim değişikliği, enerji verimliliği ve sera gazı salımı konularını birer pazarlama aracı olarak kullandıklarını görüyoruz. ‘Peki, o halde nasıl yaptınız? Binalar dönüşmeden önce ne kadar enerji tüketip havaya ne kadar sera gazı salıyorlardı? Sizin projeniz sonrası durum nedir?’ sorularına tatmin edici bir yanıt alamıyoruz. Özellikle belediyelerin yaptığı dönüşümlerde, konutların Enerji Kimlik Belgesi konusunda karşılaştığımız tablo üzücü. Ülkemizde hala bu konuda bilgi eksikliği var. Başta uygulamacılar olmak üzere mimarlar, mühendisler ve müteahhitlerin de içinde olduğu sektör temsilcilerine yönelik, enerji verimliliği konusunda güncel bilgi ve gelişmeleri aktarmaya ağırlık vermeliyiz.

Tasarım aşamasından, kullanım ömrünü tamamlamasına kadar, bir binadaki tüm verilerin dijital formatta yönetilmesini sağlayan BIM (Yapı Bilgi Modellemesi) teknolojisinin enerji verimliliğinin sağlanmasında sahip olduğu önem hakkında neler söylersiniz? Türkiye’de bununla ilgili nasıl çalışmalar yapılıyor?

İnşaat sektörünün en önemli teknolojik gelişimlerinden biri olan BIM (Building Information Modelling) yani Yapı Bilgi Modellemesi’nin Türkiye’de kullanımının daha da yaygınlaşması amacıyla, sektörde rol alan tüm paydaşlar tarafından önemli bir adım atıldı. Türkiye inşaat malzemeleri sektörünün çatı örgütü Türkiye İMSAD’ın ev sahipliğinde bir araya gelen mimar, mühendis, müteahhit, teknik müşavir, yazılımcı, danışman, akademisyen ve inşaat malzemesi sanayisi temsilcilerinden oluşan proje ortakları; yapı endüstrisinde sayısal dönüşümün öncüsü buildingSMART Türkiye’nin kuruluş sürecini başlattı.  Bu bağlamda bir yandan standartların oluşturulması, rehber dokümanların hazırlanması, ürünlerin yer alacağı dijital BIM Kütüphaneleri oluşturulması gibi konularda çalışmalar yürütülürken, diğer yandan temsilciliğin resmi hale gelmesi için temaslarda bulunuldu.

2018 yılının ikinci yarısında Türkiye İMSAD Genel Sekreteri Aygen Erkal’ın da aralarında yer aldığı buildingSMART Türkiye Çalışma Grubu temsilcileri buildingSMART-International Home of Open BIM İcra Kurulu Başkanı Richard Petrie ile Londra’da bir araya geldi ve buildingSMART Türkiye temsilciliğinin kurulması için resmi başvurusu gerçekleştirildi. 2018 sonunda buildingSMART-International Yönetim Kurulu’nda yapılan başvuru değerlendirildi ve “buildingSMART Türkiye Chapter In Formation” yapılanması onaylandı. 2019 yılı itibarıyla Standartlar ve Yayınlar Çalışma Grubu, Teknoloji Çalışma Grubu, Proje Geliştirme Çalışma Grubu, Eğitim Çalışma Grubu ile İletişim, Pazarlama ve Üyelik Çalışma Grubu da, belirlenen yol haritaları doğrultusunda faaliyetlerine başladı ve şu anda bu faaliyetler tüm hızıyla devam ediyor.

Türkiye İMSAD olarak hedeflerin yüksek tutulması, mevcut standartların gevşetilmemesi ve standartlardan herkesin aynı şeyi anlaması gerektiğine inanıyoruz. Bugün en büyük pazarımız Avrupa olduğu için standartları gelişmiş ülkelere göre belirliyoruz. Bu da bizi uluslararası pazarda rekabetçi hale getiriyor. Bu hedef doğrultusunda buildingSMART Türkiye ile TSE arasında gerçekleştirilebilecek olası iş birlikleri için temaslarda bulunduk. Yaptığımız görüş alışverişleri neticesinde TSE’nin iş birliği kuruluşu olarak konumlandırılması, buildingSMART Türkiye Standartlar Çalışma Grubu ve Eğitim-Belgelendirme Çalışma Grubu’na TSE temsilcisi atanması, Yapı Bilgi Modellemesi ile ilgili ISO 19650 Ayna Komitesinin kurulması ve ilgili standartların, oluşturulacak ortak bir komite veya komisyon ile hazırlanması konularını masaya yatırdık. Böylece geçtiğimiz Ağustos ayı itibarıyla, buildingSMART Türkiye girişimiyle, TSE bünyesinde MTC 177: Yapı Bilgi Modellemesi Ayna Komitesi açıldı. Ayna komite “ISO/TC 59/SC 2 - Terminoloji ve Dillerin Uyumlaştırılması” ile “ISO/TC 59/SC 13 - Yapı Bilgi Modellemesi, Binalar ve İnşaat Mühendisliği ile İlgili Bilgilerin Organizasyonu ve Sayısallaştırılması” alt komitelerini takip ediyor. Ayna komite tarafından Türk Standartlarına ve uluslararası standartlar organizasyonu (ISO) tarafından yayınlanan uluslararası standartlara yön verilmesi ve ülkemizin söz sahibi olduğu bu alanda da standartları hazırlayan tarafta aktif şekilde rol alması hedefleniyor. 30 Eylül 2019 tarihinde ise TSE tarafından ISO 19650 standardı yayınlandı. Böylece ülkemizde bu konudaki ilk standart serisi yayınlanmış oldu.

“Enerji verimli faktörlerin optimizasyonunda BIM kilit rol oynuyor”

Enerji verimliliği açısından bakarsak BIM ile yapılan detaylı enerji analizlerinin, özellikle mevcut binalarda enerji verimliliği yenilemesi için büyük kolaylıklar sağladığını biliyoruz. Hem hız hem de maliyet açısından avantaj sağlıyor. Ayrıca revize edilmiş Binaların Enerji Performansı Direktifi (EPBD), binaların verimli çalışmasını sağlamak ve fiziksel denetimlere alternatif olarak bina otomasyonu ve kontrol sistemlerini tanıtmak için Bilgi ve İletişim Teknolojileri (ICT) ve Akıllı Teknolojilerin kullanılmasını hedefler. Akıllı teknolojiler, örneğin, bina otomasyonu ve kontrol sistemlerinin kurulması ve oda seviyesindeki sıcaklığı düzenleyen cihazlar gibi şartlarla teşvik ediliyor. Diğer yandan ICT ve akıllı teknolojiler binalarda enerji tüketimini % 25 -30'a kadar azaltmada büyük bir potansiyele sahip.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, geçtiğimiz Eylül ayında, 5 yıllık Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’nı açıklamıştı. Planda, Türkiye'de acil dönüştürülmesi gereken 1 milyon 500 bin konutun 5 yıl içerisinde dönüştürülmesi amaçlanıyor. Kentsel dönüşüm; eski, konforsuz konutlardan, yüksek etkinlikte, yeni, daha konforlu yaşam şartları sunan teknolojileri içeren; enerji ihtiyacını ve kullanımını en aza indirgeyen multi konfor evlere geçiş için bir fırsat olabilir mi?

Hâlihazırda acil dönüştürülmesi gereken 1 milyon 500 bin konutun 5 yıl içerisinde dönüştürüleceğini açıklayan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un, aynı zamanda her yıl 50 bin konutun güçlendirilerek kullanılabileceğine dikkat çekmesi çok önemli. 2012 yılında çıkarılan ‘Afet Riski Altındaki Alanların Yeniden Yapılması’ yasasına göre hayata geçen kentsel dönüşüm, 2019’da yürürlüğe giren ‘Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’ ile aslında yeni başlamıştı. Geçtiğimiz günlerde açıklanan Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’nda mevcut yapılar için vatandaşlara güçlendirme ruhsatı verileceği, bu çerçevede her yıl 50 bin konutun güçlendirilerek kullanılabileceği belirtildi. Biz Türkiye İMSAD olarak, her platformda, kentsel dönüşüm sürecinde binaları depreme karşı güçlendirme çözümünün iyi değerlendirilmesi gerektiğinin, binaları yıkmadan da depreme hazırlıklı olmamızın mümkün olduğunun altını çiziyoruz. Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’nın 8’inci maddesinde imar affı kapsamındaki binalar kastedilse de, mevcut imarlı binaların da bu anlamda önce değerlendirilmesi, sonra güçlendirilmesi ya da yıkılıp yeniden yapılması modelini unutmamalıyız. 

Uluslararası alanda ‘Deep Renovation’ denilen, ülkemizde de ‘Derin Yenileme’ olarak adlandırılan çalışmalar; bir yapının güçlendirilmesinden, dış cephesine, iç makyajlanmasından bacasına tesisatına kadar her unsurunun yenilenmesini kapsıyor. ‘Derin Yenileme’ aslında, güçlendirme, iklimlendirme, ısıtma-soğutma, aydınlatma ve yangın güvenliğinin yanı sıra enerji verimliliğini de kapsıyor. Ayrıca enerji verimliliği ve sera gazı salımının daha da önem kazandığı günümüzde, atığı yöneteceksek binanın kendisini atık haline getirmeye, yani binayı önce moloza çevirip sonra yeniden yapmaya gerek yok. Mevcut binaların hepsini yenilemek, hatta yeşil bina haline getirmek mümkün. Dolayısıyla, içinde bulunduğumuz dönemde yenileme çalışmaları da vatandaşları güvenli ve sağlıklı yapılara kavuşturacaktır.

Yalıtımsız, sağlıksız binalar, israfa ve ülkemizin enerji ithalatının ve dolayısıyla da bütçe açığımızın artmasına sebep olmaktadır. Enerji kaynaklarının ve enerjinin kullanımında verimliliğin sağlanması amacıyla Enerji Kimlik Belgesi’nin alınması artık zorunlu bir hale geldi.  2019 yılında Enerji Kimlik Belgesi’nin alınmasına yönelik talepler, renovasyon pazarını nasıl etkiledi? Bu konuda güncel rakamlar varsa paylaşır mısınız?

Türkiye’deki tüm konutlar için 1 Ocak 2020 tarihine kadar Enerji Kimlik Belgesi alınması zorunlu hale getirildi. Yeni binaların ise iskan alabilmesi için en az C sınıfı Enerji Kimlik Belgesi almaları gerekiyor. Ancak her zaman olduğu gibi bu konuda da kamuoyunu yanıltıcı uygulamalar başlamış durumda. Piyasada özellikle internet üzerinden 30-40 TL’lere Enerji Kimlik Belgesi verildiği ile ilgili ilanlar var. Her alanda olduğu gibi bu alanda da denetim şart. Vatandaşlarımızın bu tip kişi ve firmalara itibar etmemeleri gerekiyor. Dolayısıyla böyle bir ortamda sağlıklı veri oluşturmak ya da mevcut verilere bakarak yorum yapmak zorlaşıyor.

 

 

 

 

 

 


Yükleniyor...
Yükleniyor...