01-01-2020
 İZODER Başkanı Levent Pelesen: Konutlarda Enerji Tasarrufu Yalıtımla Başlar

İZODER Başkanı Levent Pelesen: Konutlarda Enerji Tasarrufu Yalıtımla Başlar

Türkiye’de tüketilen enerjinin önemli bir kısmı binalarda kullanılıyor. Binalarda kullanılan enerjinin yüzde 80’i de ısıtma ve soğutma amacıyla tüketiliyor. Tam da bu noktada, ısı yalıtımının enerji verimliliğine etkisini konuştuğumuz İZODER Başkanı Levent Pelesen, "Sadece binaların enerji verimli hale getirilmesiyle her yıl 9 milyar dolar tasarruf elde etme potansiyelimiz var. Enerji verimliliği sağlayan ısı yalıtımı uygulamalarının, vatandaşlara, sektöre ve ekonomiye katkısı büyük olacaktır" diyor.

Binalarda enerjinin verimli kullanılması noktasında yalıtım uygulamalarının öneminden bahseder misiniz?

Türkiye’de tüketilen enerjinin yüzde 30.5’i binalarda kullanılıyor. Binalarda kullanılan enerjinin yüzde 80’i de ısıtma ve soğutma amacıyla tüketiliyor. Sektörlere göre enerji tüketimi incelendiğinde konut ve hizmet sektörlerinden oluşan bina sektörü öne çıkıyor. Tüketimdeki bu artış, enerjisinin yüzde 74'ünü ithal eden ülkemizde enerji ithalatının da artmasını beraberinde getirdi. TÜİK verilerine göre 2016'da yaklaşık 27,2 milyar doları bulan enerji ithalatı, 2017 yılında yaklaşık yüzde 37 artarak, yaklaşık 37,2 milyar dolara; 2018 yılında ise yüzde 15,6 oranında daha artarak, yaklaşık 43 milyara ulaştı.

2016-2018 yıllarının incelendiği ‘İZODER Türkiye Isı ve Su Yalıtım Pazarı Raporu’na göre, Türkiye’de 17,5 milyon metreküp ısı yatılım ürününün yüzde 90’ı binaların yalıtımında, kalanı ise tesisat yalıtımında kullanıldı. Türkiye ile benzer bir oranın söz konusu olduğu AB’de ise yalıtım ürünlerinin binalarda kullanımı, yüzde 88 seviyesinde.

Binalarda enerji verimliliğini sağlayan en önemli unsurlardan biri olan ısı yalıtımının yaygınlaşması hem toplumumuz hem yalıtım sektörümüz adına çok önemli. Ülke olarak enerjiyi büyük oranda ithal etmemize rağmen konutlarımızda, ısıtma ve soğutma amaçlı kullandığımız enerjinin yarısını israf ediyoruz. Oysa konutlarda gerçek tasarruf yalıtımla başlar. Son zamlarla daha da artan doğalgaz faturasını yüzde 50 azaltmanın tek yolu, yaşadığımız binalara ısı yalıtımı uygulaması yaptırmaktır.

Isı yalıtımı yoluyla, enerji verimliliği sağlamak için pencere ve cam uygulamalarında nelere dikkat edilmeli? Ulusal ve uluslararası standartlarla belirlenen kriterler nelerdir?  Standartların belirlediği kriterler, ülkemizin günümüzdeki ihtiyacını karşılamak için yeterli mi?

22 Şubat 2007 tarihinde yayımlanan Enerji Verimliliği Kanunu ile hayatımıza giren Enerji Kimlik Belgesi, yapılan revizyonlarla birlikte ülkemizdeki tüm konutların 1 Ocak 2020 tarihine kadar Enerji Kimlik Belgesi almasını  zorunlu hale getirdi.


Yeni binaların iskan alabilmesi için en az C sınıfı enerji kimlik belgesi alması gerekli. C sınıfı şartlarına erişmek, ancak binaların mevzuata uygun olarak yalıtılması ile mümkün. Yeni binalarda C sınıfı bir enerji kimlik belgesi, binanın asgari mevzuat şartlarını sağladığını gösteriyor. B ve A sınıfları ise kademeli olarak mevzuat şartlarının üzerinde verimli, yenilenebilir enerjiden faydalanan binaları işaret ediyor. Artık ev alırken, satarken ya da kiralarken sadece konumuna, manzarasına, oda sayısına değil kimlik belgesine de bakılmalı. Binaların ne kadar enerji harcadığını gösteren enerji kimlik belgesi, aynı zamanda sınıfını da belirliyor. Bu belgede binanın enerji tüketimi ve sera gazı salımı, A ila G arasında sınıflandırılıyor. Bu sınıflandırma binanın inşa edildiği yıldaki mevzuatlarca tanımlanmış asgari şartlar göz önüne alınarak yapılıyor. Belge ile tescillenen enerji sınıfı yüksek binalarda; ısı yalıtımı, cam-pencere ve ısıtma-soğutma-havalandırma sistemlerinin diğer yapılara göre daha verimli olduğu anlaşılıyor. Pencere ve cam uygulamalarında özellikle nitelikli (ısı ve güneş kontrol kaplamalı) camların kullanımına  dikkat edilmelidir.

 

Doğru ısı yalıtımı uygulamalarıyla, evlerde sağlanabilecek enerji tasarrufu ile ilgili güncel sayısal verilerin ışığında konuşacak olursak neler söylersiniz?

Isı yalıtımı uygulamaları, 14 Haziran 2000’den bu yana zorunlu. Bu tarihten sonra yapılan binaların hepsinin yalıtımlı olarak imal edildiğini varsaysak, toplam bina stokumuzun sadece yaklaşık yüzde 20’si ısı yalıtımı ile ilgili mevzuatların kapsamına giriyor. Türkiye’de 2017 yılı itibarıyla 9.1 milyon bina bulunmakta, bu yapıların yüzde 87’sini konut nitelikli binalar oluşturmaktadır. Hane sayısı ise 22 milyonun üzerindedir. Kentsel dönüşüm kapsamında yıkılacak, bireysel yalıtım yaptırılan binalar ve yeni yapılan verimli binalar dikkate alındığında yaklaşık 5.6 milyon konutun yalıtım ihtiyacı olduğu ortaya çıkıyor. Ayrıca yılda yaklaşık 150 bin mevcut konutta ısı yalıtımı uygulaması gerçekleştiriliyor. Isı yalıtımı yönetmeliğinin devreye girmesi öncelikle 2009 yılı sonrası inşaatların asgari C sınıfı ve üzeri yalıtıma sahip olmasıyla konutlarda tüketilen enerji yüzde 68.7’den yüzde 59.9’a düştü.

“Ülkemizin enerji faturasını yüzde 15 düşürebiliriz”


Ülkemizin enerji verimliliği ve çevre ile ilgili hedeflerine ulaşabilmesi için ısı yalıtımı ile ilgili mevzuatlardan önce, imal edilmiş eski binalara yönelik adımlar atılması gerekli. Dolayısıyla Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’nın ve tüketiciye yönelik yalıtım kampanyasının hayata geçirilmesi çok önemli.  Türkiye’deki tüm binaları ısı yalıtımlı hale getirerek, ülkemizin toplam enerji faturasını yaklaşık yüzde 15 azaltmamız mümkün.

“Her yıl 9 milyar dolar tasarruf sağlayabiliriz”

Ülkemizdeki tüm mevcut binaları yalıtımlı hale getirdiğimizde ciddi bir enerji verimliliği sağlayabileceğiz. Son 10 yılın Türkiye enerji ithalatının ortalaması 45 milyar dolar. Kendi kaynaklarımızla ürettiğimiz enerjiyi de dahil ettiğimizde, Türkiye’nin bugün toplam enerji maliyeti 60 milyar dolar civarındadır. Sadece binaların enerji verimli hale getirilmesiyle (En az C sınıfı binalar) her yıl 9 milyar dolar tasarruf elde etme potansiyelimiz var. Ayrıca Türkiye’nin gerçekleştirdiği toplam ithalatın içerisinde en büyük pay enerjiye ait. Enerji ithalatının dış ticarette yarattığı bir açık var. Dolayısıyla binalarda her yıl sağlanan 9 milyar dolar tasarrufun, ülke ekonomisine ciddi bir katkısı olacaktır.

“Isı yalıtımı uygulamasının maliyeti yüksek değil”

Yeni yapılan bir binada ısı yalıtımının maliyeti, toplam maliyetin yüzde 2 ila 5’i kadardır. Isı yalıtımına yaptığımız yatırım, ısıtma faturalarından yaklaşık yüzde 50 tasarruf sağlayarak en fazla 5 yılda kendini amorti etmektedir. 100 metrekarelik bir konutu olan vatandaşa yalıtım uygulamasının maliyeti ise binanın özellikleri, dairenin cephe sayısı ve hangi ısı yalıtım levhasının uygulanacağı gibi unsurlara bağlı olarak 7 bin - 8 bin 500 TL  arasında değişmektedir. Makul bir maliyetle uygulanabilen ısı yalıtımı sayesinde, her mevsim sağlıklı, güvenli ve konforlu bir yaşam alanına sahip oluyoruz.


Enerjide verimlilik sağlamak amacına yönelik Türkiye’de atılan adımlarla, AB’deki uygulamaları karşılaştırdığımızda, bugün ortaya nasıl bir sonuç çıkar?

Ülkemizde yalıtım ile ilgili yasal düzenlemeler henüz AB ülkeleri seviyesinde değil. Eylem planı çerçevesinde mevzuatların da iyileştirilmesi, ısı yalıtım kalınlıklarının artırılarak AB seviyesine yükseltilmesi de enerji verimliliği için çok önemli bir adım olacaktır. Mevcut mevzuatların etkin bir şekilde uygulanması ve denetlenmesi noktasında eksiklerimiz var ancak Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’nın katkısıyla, ısı, su, ses ve yangın yalıtımını kaliteli malzeme ve uzman uygulamalar ile gerçekleştirirsek, dayanıklı, sağlıklı ve konforlu yapılara kavuşabiliriz.

Mevzuatlara uygun kalınlıklarda, ısı köprüleri minimize edilmiş doğru uygulamalar, ısı yalımı yanında ısıl konfor koşullarını sağlayarak yoğuşmanın da önüne geçer ve güvenli sağlıklı yaşam alanlarının oluşturulmasına katkıda bulunur. 

Bu yıl, Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (KTMMOB) bir ziyaret gerçekleştirdiniz. ziyaretiniz sırasında imzaladığınız “Enerji Verimliliği ve Isı Yalıtımı, Türkiye’deki Uygulamalar İle İlgili Teknik İş Birliği Protokolü’nün detaylarını, iş birliğinin Türkiye için önemini anlatır mısınız?

İmzaladığımız bu iş birliği protokolü ile bugün dünyanın en çok konuştuğu ‘enerji verimliliği’ konusundaki birikim ve deneyimimizi, KTMMOB ile paylaşacağız. Ülke olarak tüketilen toplam enerjinin önemli bir kısmının binalarda kullanılması, hepimizin cebinden para çıkması demektir. Dolayısıyla ısı yalıtımının hepimizi ilgilendiren bir boyutu var. Alacağımız önlemlerle de bu israfın önüne geçmemiz mümkün. Vatandaşı, sektör aktörlerini ve karar vericileri bu noktada bilinçlendirmeyi hedefliyor, bunun için kamuyla ortak hareket etmemiz gerektiğine inanıyoruz. İnanıyoruz ki, enerji verimliliği sağlayan ısı yalıtımı uygulamalarının, KKTC vatandaşına, sektöre ve ekonomiye katkısı büyük olacak.  

 


Yükleniyor...
Yükleniyor...