01-05-2020
Kastamonu Entegre Ceo’su Haluk Yıldız: Türkiye'de 450 Milyon TL'lik Yeni Bir Yatırımı Hayata Geçiriyoruz

Kastamonu Entegre Ceo’su Haluk Yıldız: Türkiye'de 450 Milyon TL'lik Yeni Bir Yatırımı Hayata Geçiriyoruz

Sektördeki yolculuğu, yüzde yüz yerli sermayeli bir şirket olarak yarım asır önce başlayan Kastamonu Entegre, bugün, yurt içinde altı lokasyonda, yurt dışında ise altı ülkede gerçekleştirdiği üretimle, Avrupa’nın 4’üncü, dünyanın 7’inci en büyük üreticisi haline geldi. Sürdürülebilirliğe ve çevreye ilişkin duyarlılığıyla, ürün yelpazesinin kalite standartlarına uygunluğunu uluslararası sertifikalarla belgelendirmesiyle örnek olan şirketin Ceo’su Haluk Yıldız ile Kastamonu Entegre’yi konuştuk.

 

Yapı Magazin Dergisi olarak sizinle gerçekleştirdiğimiz ilk röportajımız. Dolayısıyla, öncelikle biraz kendinizden, Kastamonu Entegre’deki kariyer yolculuğunuzdan bahseder misiniz?

Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra kariyerime yatırım mühendisi olarak başladım. On beş yılı aşkın süre üretimin içinde yer aldıktan sonra, son yirmi yıldır CEO olarak görev yapıyorum. Kastamonu Entegre’deki kariyerime 1992 yılında MDF Tesis Yatırım Müdürü olarak başladım. Fabrika Müdürü ve Genel Müdür Yardımcısı pozisyonlarının ardından, 2000 yılında Kastamonu Entegre Ağaç Sanayi CEO’su ve Hayat Holding Ağaç Grubu Başkanı görevine getirildim.

Kastamonu Entegre olarak ağaç bazlı panel sektöründe uluslararası alanda önemli başarılar gösteren yerli bir üreticisiniz. Bu konu hakkında neler söylersiniz?

Yüzde yüz yerli sermayeli bir şirket olarak yarım asır önce Kastamonu’da başladığımız üretime bugün, yurt içinde altı lokasyonda, yurt dışında ise altı ülkede yer alan tesislerimizle devam ediyoruz. Mobilya, dekorasyon ve inşaat sektörünün ihtiyaç duyduğu; MDF ve yonga levha, laminat parke, tezgah ve kapı paneli ürünleri ile toplamda 5,6 milyon m³/yıl ağaç bazlı panel üretim kapasitesine sahip fabrikalarımızda her gün 4.500 konutun yaşam alanlarını oluşturacak hacimde üretim yapıyoruz. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) hazırladığı ilk 500 sanayi şirketi sıralamasında, son on yıldır ilk 50 içerisindeyiz. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından hazırlanan  “İlk 1000 İhracatçı” araştırmasında ise her sene sektörün ihracat liderliğini elimizde tutuyoruz.  Ulusal ağaç bazlı panel sektöründeki liderliğimizin yanı sıra globalde, yirmi yılı aşkın süredir devam eden yurt dışı yatırımlarımızla Avrupa’nın 4’üncü, dünyanın 7’inci en büyük üreticisiyiz. Ana ürün gruplarımızdan MDF, yonga levha, laminat parke ve kapı paneli ürün gruplarının her birinde dünyanın ilk dört üreticisi arasındayız. Dünya laminat parke üretiminin % 6’sını tek başına biz karşılıyoruz. Amerika’dan Çin’e, altı kıtada 100’ün üzerinde ülkeye ihracat yapan şirketimiz, 1,3 milyar dolarlık cirosu ve üretimdeki gücü, bilgisi ve tecrübesiyle, yurt içi ve yurt dışı üretim tesis ve ofislerinde altı binden fazla kişiye istihdam sağlıyor.

Türkiye ile birlikte Romanya, Bulgaristan, Bosna Hersek, Rusya ve İtalya’da üretim tesisleriniz bulunuyor. Bu tesislerinizden bahsedebilir misiniz?

Bölgesel lider olmak amacıyla 1998 yılında ilk yurt dışı yatırımını Romanya’da gerçekleştiren Kastamonu Entegre, sektöründe yurt dışında yatırım yapan ilk şirkettir. Aldığımız stratejik yatırım kararlarıyla bugün, altı ülkede üretim yapan global bir şirkete dönüştük. Gelirimizin %60’ını yurt dışı operasyonlardan ve Türkiye’den yapılan ihracattan elde ediyoruz. Ciroda yurt dışı payına bakıldığında, yurt dışında kurulu en büyük 10 Türk şirketinden biriyiz.

İlk yurt dışı tesisimizin yer aldığı Romanya’daki kapı paneli yatırımımız ile dünyanın üçüncü kapı paneli üreticisi olduk. Yine bu lokasyondaki yatırımımızla yonga levha üretiminde %30 pazar payına ulaştık. Bulgaristan’daki yonga levha tesisimize yönelik 130 milyon dolarlık modernizasyon çalışmalarının birinci etabını geçtiğimiz yıl tamamlayarak hattın ilk bölümünü devreye aldık. İkinci etap tamamlandığında, üretim kapasitemizi iki buçuk katına çıkartarak, Balkanlar ve Orta Avrupa’daki varlığımızı güçlendireceğiz. Balkanlar’daki diğer üssümüz olan Bosna Hersek tesisimiz, ilave yatırımlarla bölgenin en büyük kraft kâğıdı üreticisi konumuna geldi. Dünyada tek çatı altında üretim yapan en yüksek kapasiteli MDF tesislerinden biri olan Rusya tesislerine bugüne kadar yaptığımız 500 milyon dolar tutarındaki yatırımla, Rusya’nın en büyük MDF üreticisi konumuna geldik ve %25-30 pazar payına ulaştık. Son olarak, İtalya’nın üçüncü büyük yonga levha üreticisi Gruppo Trombini’yi satın alarak yurt dışı yatırım tutarımızı 1 milyar doların üzerine çıkardık ve “İtalya’daki En Büyük Türk Yatırımcısı” unvanına sahip olduk. Tesislerimizde yüzde yüz geri dönüşümlü hammadde kullanarak, İtalya mobilya sektörüne yönelik ham ve melamin kaplı yonga levha üretimi yapıyoruz. İlk etapta 180 milyon dolar tutarında yatırım yaptığımız İtalya’da, ikinci etap tamamlandıktan sonra %20 pazar payı ile pazarın üçüncü büyük üreticisi olmayı hedefliyoruz. Dünyanın tasarım ve dekorasyon merkezi konumundaki İtalya’da ayrıca, geleceğin tasarımlarına yön vermek için mobilya başkenti Pesaro’da Kastamonu Entegre Design Center adlı tasarım merkezimizi hayata geçirdik.

Endüstri 4.0 ve dijitalleşmeye yaptığınız yatırımlardan, bu konuda uygulamaya başladığınız projelerden bahseder misiniz?

Kastamonu Entegre olarak teknolojik gelişmeleri yakından takip ediyor, özellikle son yıllarda bu alanda çok yönlü yatırımları hayata geçirerek sektörümüzde dijital dönüşümün öncülüğünü üstleniyoruz. Global satış ağına sahip şirketimizde, hammadde tedarikinden lojistiğe, üretimden satış sonrasına kadar tüm süreçlerimizi iyileştirecek projelere imza atıyoruz. Bu sayede hataları en aza indirirken, maliyeti ve tüketimi azaltmayı, optimizasyon ve verimlilik sağlamayı amaçlıyoruz. Güçlü Ar-Ge ve inovasyon yapılanmamız sayesinde iş yapış biçimlerimizi değişen teknolojiye hızla adapte ediyoruz.

Tesislerimizde kullanılan endüstri 4.0 programı sayesinde hat ve üretimle ilgili her türlü bilginin ekranlar aracılığıyla tek bir merkezde toplanması ve yönetilmesi sağlanıyor. Nesnelerin interneti kavramına yönelik spesifik projeler geliştiriyoruz. Ayrıca müşterilerin beklenti ve ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak için de yeni teknolojilerden faydalanıyoruz. IDS 3D - Interior Design Studio mobil uygulaması ile tüm ürünlerimizi dijital platforma aktardık. Bu sayede kullanıcılara 3D kartela bölümünde, parke, tezgah, levha ve kapı yüzeyi başlıkları altında pek çok renk ve desen alternatifi sunuyoruz. Sanal showroom bölümünde ise seçilen mobilya, yüzey ve zeminlerde farklı ürünlerin denenebileceği, farklı kombinasyonların yaratılacağı mekanlar oluşturulmasına imkan sağlıyoruz.

Dijitalleşme ve inovasyon alanındaki çalışmalarımızla Türkiye’nin önde gelen kurumları tarafından çeşitli ödüllerle onurlandırıldık. Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası’nın ödül programı İnovaLİG’de, farklı sektörlerden bini aşkın şirketi geride bırakarak “İnovasyon Stratejisi” dalında ikinciliğe layık görüldük. ODTÜ Teknokent şirketi Büyütech ile birlikte geliştirdiğimiz dijital çözüm önerimiz ise, TÜSİAD Sanayide Dijital Dönüşüm Programı (TÜSİAD SD2) tarafından “Ticarileşme Potansiyeli” taşıyan proje seçildi. Gelişen teknolojiyi, inovasyonu ve dijital dönüşümü tüm iş süreçlerimize entegre ederek; yeni ürün, ürün ve süreç geliştirme, verimlilik artırma, çevre teknolojileri ve etkin kaynak kullanımı alanlarında projeler geliştirmeye devam edeceğiz.

 

Sürdürülebilirliğin sağlanmasında iyi fikirlerin önemi yadsınamaz. Operasyonel mükemmellik stratejilerinizin belirlenmesinde Fikir Platformu uygulamasının katkıları neler oldu?

Stratejik hedeflerimizden birisi olan operasyonel mükemmellik ifadesini; değişen şartlara hızlı uyum sağlayarak, işlerimizi optimum verimlilikle ve paydaşlarımızın beklentilerini karşılayacak kalitede yapmak olarak belirledik. Bu süreci destekleyecek iyi fikirlere ulaşmak amacıyla farklı uygulamalar yürütüyoruz.

Bu uygulamalardan biri olan Fikir Platformu, çalışanlarımızın inovasyon süreçlerine dahil olabilmesi ve önerilerini paylaşabilmesi amacıyla; değer yaratma, fikri denklik ve kolektif zeka ilkeleri etrafında şekillenen bir yapıdır. Bu yapı ile yenilikçi projelerin uygulamaya geçmesi için sağlam bir temel oluşturduk.  Bugüne kadar bu platforma 880 yenilikçi fikir sunuldu ve bu fikir önerilerinden 25’i projeye dönüştürüldü. Sonrasında ‘İnovasyon Projeleri için Kuluçka Programı’nı başlattık.

Diğer yandan Ar-Ge ekibimiz, Teknopark İstanbul’daki ofisimizde, yeni teknolojiler geliştirmeye ve ürünlerin kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarına devam ediyor. Bunun yanında Kalite ve Kalite Sistemleri Direktörlüğü tarafından şirket içi tüm proseslerde, problem çözme metodolojisinin temel oluşturduğu, kalite geliştirme sistemlerinin etkin bir şekilde uygulanmasına yönelik yürütülen kalite çemberleri ve sürekli iyileştirme projeleri de bu süreci destekleyen uygulamalar arasında yer alıyor.

Bu bağlamda Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Sabancı Üniversitesi iş birliği ile geliştirdiğiniz İnoSuit-İnovasyon Odaklı Mentörlük Programı’nı ve varsa diğer güncel çalışmalarınızı da konuşmak isteriz…

TİM ve Sabancı Üniversitesi iş birliği ile yürütülen “INOSUIT-İnovasyon Odaklı Mentorluk” projesine, sektörün ilk ve tek markası olarak katılmaya hak kazandık. Kurumsal inovasyon kapasitemizin geliştirilmesini amaçlayan proje kapsamında, alanında uzman mentörler eşliğinde kurumsal inovasyon sistemi oluşturulmasına yönelik bir yol haritası tasarlayarak, bütüncül bir inovasyon sistemi oluşturduk.

Üniversite-sanayi iş birliğinin önemine inanıyor, kolektif çalışma prensibiyle sektörde örnek projelere imza atıyoruz. Bu anlamda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TÜBİTAK’ın sağladığı destekler büyük bir motivasyon kaynağı oluyor. Sektörde ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağını yetiştirmek amacıyla geçtiğimiz yık TÜBİTAK’ın 2244 Sanayi Doktora Programı’na dahil olduk. Sabancı Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Bursa Teknik Üniversitesi ile birlikte 12 doktora öğrencisine ev sahipliği yaparak, sektörümüzde bir ilke daha imza attık. Bu ekiple, Teknopark İstanbul’daki Ar-Ge merkezimizde, yeni teknolojiler geliştirmeye ve ürünlerin kalitesini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyoruz.

Sektörünüzde Türkiye’nin ilk sürdürülebilirlik raporunu yayınlayarak çevre konusundaki hassasiyetinizi bir kez daha ortaya koydunuz. Bu rapor şirketiniz açısından nasıl bir öneme sahip?

Küresel iklim krizinin günümüzün acil çözüm bekleyen sorunlarından biri olduğunu dikkate alırsak, bugün en büyük sorumluluğumuz, ekonomik büyümeyi doğal kaynakları tüketmeden, verimli bir biçimde gerçekleştirmenin yollarını aramaktır. Kastamonu Entegre olarak, elli yıldır süregelen faaliyetlerimizi çevresel, ekonomik, sosyal katkı sunma prensibiyle yürütüyoruz. Çalışmalarımızı uluslararası standartlar çerçevesinde değerlendirmek ve geleceğe dönük adımlarımızı belirlemek amacıyla sektörün ilk sürdürülebilirlik raporunu hazırlamaya karar verdik. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda hazırlanan ve internet üzerinden erişime sunulan raporda, şirketimizin sürdürülebilirlik yaklaşımı, gerçekleştirdiğimiz projeler, tesislerimize ve üretime ilişkin verilerle birlikte gelecek hedeflerimiz de yer alıyor.

Hammaddeniz ağaç… Ağacı işleyerek sektöre kreatif yapı ürünleri sunuyorsunuz. Kastamonu Entegre olarak, hammadde elde etmek için kesilen ağaçların doğada yaratacağı tahribatı önlemek adına endüstriyel ağaç üretimi ve benzeri sürdürülebilir çevre projeleriniz var mı? 

Üretimde kullandığımız odun hammaddesini %100 yenilenebilir kaynaklardan, yani ormanlarda yapılan gençleştirme ve bakım faaliyetleri sonucu ömrünü tamamlamış ormanlardan temin ediyoruz. Sürdürülebilir ormancılık politikaları çerçevesinde, kaynakların verimli kullanımını sağlayan endüstriyel plantasyon ormancılığının Türkiye'de yaygınlaşabilmesi için 2016 yılında önemli bir projeye başladık. Tarım ve Orman Bakanlığı ile TEMA Vakfı öncülüğünde kurulan ve bizim ikinci büyük ortak olarak yer aldığımız ENAT AŞ, sektöre yenilenebilir hammadde sunmak amacıyla bugüne kadar 14 bin dönüm araziye (yaklaşık 2000 futbol sahası) 1,7 milyon fidan dikti. Ayrıca şirket olarak kısa bir süre önce, atıkların yeniden kullanımıyla ekonomik ve çevresel değer yaratmayı hedefleyen Türkiye Materials Marketplace platformuna sektör öncüsü olarak katılım gösterdik.

“İtalya’nın En Büyük Türk Yatırımcısı” olarak, Pomposa’daki üretim tesisimizde, %100 geri dönüşümlü hammadde kullanarak Avrupa mobilya sektörüne yönelik ham ve melamin kaplı yonga levha üretimi yapıyoruz. Diğer yandan, Avrupa Birliği’nin en büyük araştırma ve inovasyon programı olan Horizon 2020 kapsamında desteklediği ECOBULK projesinde Türkiye’den tek çözüm ortağı olarak görev alıyoruz. Döngüsel ekonomi kapsamında desteklenen bu proje ile belirlenen kalite standartlarını yakalayabilen ve geri dönüşümü kolaylaştıran tutkal formülasyonları kullanarak geri dönüşüm prosesi kolaylaştırılmış levha üretmeyi hedefliyoruz. Proje kapsamında geliştirdiğimiz %100 geri dönüşümlü malzemeden üretilen yonga levhaların büyük ölçekli üretimine bu yıl içinde başlanması planlanıyor. Üretilen levhalar, proje ortaklarından İtalyan mobilya üreticisi Moretti ve Fransız Ağaç Araştırma Enstitüsü (FCBA) ile paylaşılacak. Bu ürünler kullanılarak üretilen mobilyalar ise Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde proje çıktısı olarak sergilenecek. 

Dünyanın ilk ekolojik etiketli çevre sertifikası The Blue Angel’ı (Mavi Melek), laminant parke ürünlerinde kullanma hakkını elde eden Türkiye’deki ilk üreticisiniz. Bu sertifikanın önemi, sektöre kazandırdığı avantajlar nelerdir?

Global ölçekli bir şirket olarak, üretim aşamalarında sürdürülebilirliğe ve çevreye ilişkin duyarlılığımızı ve ürün yelpazemizin kalite standartlarına uygunluğunu uluslararası sertifikalarla belgelendirmeye önem veriyoruz. Blue Angel (Mavi Melek) sertifikasını da bu nedenle önemsiyoruz. Dünyadaki ilk ‘eko-etiket’ uygulaması olan bu sertifika, tüketicilerin daha çevreci ürün ve hizmetleri ayırt edebilmelerine yardımcı olmak amacıyla Avrupa Birliği tarafından başlatıldı. Blue Angel sertifikalı ürünlerin yüksek çevre standartlarına uymanın yanında, sağlık, kolay kullanım ve iş güvenliği kriterlerini de karşılaması gerekiyor. Sertifika, ürünlerin insan sağlığına zararlı maddeler içermediğini göstermenin yanı sıra bunların geri dönüşüme elverişli biçimde tasarlandığını ve minimal enerji tüketerek üretildiğini de belgeliyor. Dolayısıyla, eko-etiketin çevre dostu üretimin yanı sıra sürdürülebilir tüketimi de teşvik ettiğini söyleyebiliriz. Kastamonu Entegre olarak bu sertifikayı laminat parke ürünlerinde kullanma hakkını elde eden ilk Türk üreticisiyiz. Gebze, Kastamonu, Adana ve Rusya’daki tesislerimizde, Blue Angel sertifikası ile “Floorpan” ve “Artfloor” markalı laminat parke üretiyoruz. Eko-etiketin özellikle çevre dostu ürünler arayan tüketiciler için değerli bir yol gösterici olduğunu düşünüyorum.

Son olarak 2020 yılına dair hedeflerinizi paylaşır mısınız?

Salgın krizinin dünya ticareti üzerinde yaratacağı etkileri dikkatle takip ediyoruz. Mart ayında bekleyen siparişler karşılandığı için sektörümüzde bir kayıp yaşanmadı. Ancak birçok mobilya üreticisi, mağazalarda satış olmadığı için 20 Mart sonrasında tesislerini kısmen veya tamamen kapatmaya başladı. Tedarik zinciri ve lojistikteki aksamalar nedeniyle bazı ülkelerde karşılanamayan talepleri biz üstlendik. Bu strateji sayesinde iç pazardaki daralmanın olumsuz etkilerini ihracatla azaltmaya gayret ediyoruz. Nisan ayında tesislerimizde talep eksikliğinden dolayı duruşlar yaşanıyor. Süreci iyi yönetip, stok alanlarımızdaki boşluğun elverdiği ölçüde durmadan veya en az duruşu yaparak, bu dönemi en az satış daralması ile atlatmayı hedefliyoruz.

Ülkemiz ekonomisi için katma değerli ürün üretimi ve ihracat odaklı büyümenin ne kadar elzem olduğunun bilincindeyiz . Bu bakış açısıyla Kastamonu Entegre olarak biz de yeni yatırımlarla ülkemizin büyüme ve ihracatı artırma hedefine destek vermeye devam ediyoruz.  Son olarak, Samsun Yonga Levha Fabrikamızda modernizasyon ve kapasite artırımına yönelik 450 milyon TL’lik bir yatırımı hayata geçirme kararı aldık. 500 bin metreküplük yatırım çalışmamız tamamlandığında, Samsun’daki mevcut Yonga Levha Tesisimizin yıllık üretim kapasitesi yaklaşık 2,5 kat artacak ve şirketimizin toplam üretim kapasitesi de 6 milyon metreküpe ulaşacak. Ayrıca, yaklaşık 100 kişiye ilave istihdam sağlamış olacağız.

 


Yükleniyor...
Yükleniyor...