01-07-2020
Türkiye İMSAD Başkanı Tayfun Küçükoğlu:  Normalleşme İle Türkiye’nin Ulusal ve Küresel Pazardaki Gücü Artacak

Türkiye İMSAD Başkanı Tayfun Küçükoğlu: Normalleşme İle Türkiye’nin Ulusal ve Küresel Pazardaki Gücü Artacak

 

Küresel salgın nedeniyle rekabetin zorlaştığı dünya pazarında Türkiye markasına duyulan güveni daha da artırma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Türkiye İMSAD’ın 37. Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda oy birliğiyle göreve getirilen yeni Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, “Türkiye inşaat malzemesi sanayisi, pandemi sürecinde üretime devam ederek küresel pazarda güvenilir bir iş ortağı olduğunu bir kez daha gösterdi. Ürünlerimizin fiyat ve kalite performansı, güvenilirlik ve rekabet gücümüzü artırırken, aynı zamanda pazar payı ve pozitif algının da artmasını sağlıyor. Dünya ticaretinde normalleşme ile birlikte sektörümüzün yurt dışı ve yurt içi performansının artmasını bekliyoruz” dedi.

Türkiye İMSAD 37. Genel Kurulu’nda, önümüzdeki üç yıl boyunca derneğin yönetim görevini devraldınız. Yapı Magazin Dergisi olarak, öncelikle başkanlığınızın sektör adına hayırlı uğurlu olmasını dileyerek röportajımıza başlamak isteriz. Türkiye İMSAD, Tayfun Küçükoğlu döneminde nasıl bir yol haritası izleyecek? Projelerinizden ve hedeflerinizden bahseder misiniz?

Mart ayında gerçekleştirdiğimiz 37. Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda değerli Haziran 2020-2023 Yönetim Kurulumuz belirlendi. Yönetim kurulu üyelerimizin teveccühü ile ben de yönetim kurulu başkanlığına seçildim. Yıllardır yönetim kurullarında görev aldığım Türkiye İMSAD’ın yeni döneminde başkanlığı üstlenerek, sektörümüze daha aktif hizmet edeceğimiz için son derece gururluyum.

Bugün 88 firma, 52 sektör temsilcisi dernek ve 3 üniversite üyesiyle sektörü tek çatı altında toplayan Türkiye İMSAD, inşaat malzemesi sanayisinin tüm gruplarını temsil ederek sektörde önemli bir rol ve sorumluluk üstleniyor. 36 yıllık bir çatı kuruluşu olan Türkiye İMSAD’ın üyeleri, yaptıkları yatırımlarla, ticari faaliyetleriyle, yarattıkları istihdamla ve dış ticaretteki başarılarıyla, ülkemizin kalkınmasına yüksek katkı sağlıyor. Biliyoruz ki gelecek yıllarda katkımızın önemi daha da artacak.

Türkiye İMSAD olarak her biri birbirinden kıymetli yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımla birlikte ülkemize ve sektörümüze fayda sağlamak, yapılarda yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla ve bunun getirdiği sorumlulukla çalışacağız. Bir önceki dönemde de yönetimdeydim ve o dönemde planlanmış, fevkalade başarılı çalışmalarımız var. Bu çalışmaları bir an önce tamamlamak en büyük hedefimiz. Bunu bir bayrak yarışı olarak değerlendirebiliriz. Biz bayrağı devraldık ve aldığımız yerden daha ileriye taşımak görevimiz. Esas olan istikrar ve sürdürülebilirlik...

Bildiğiniz gibi Türkiye İMSAD üye yapısı, komiteleri, çalışmaları ve etkinlikleri ile birçok sektöre örnek olmaya devam ediyor. 36 yıla sığdırılan çok sayıda zirve, etkinlik, toplantı, kamu temasları, proje, rapor ve yayınlar ile paydaşlarımıza en yüksek değeri katmayı hedefledik. Bu önemli çalışmaları, önümüzdeki yıllarda da aralıksız sürdüreceğiz.

Türkiye İMSAD olarak, sektörümüzün yurt içi ve yurt dışında gelişme potansiyelinin yüksek olduğuna inanıyoruz. Bu gelişimin istikrarlı ve sürdürülebilir olması adına faaliyetlerimizi geliştirmeye kararlıyız. Bir önceki dönemde yönetimde birlikte çalıştığımız arkadaşlarımızla yürüttüğümüz projelerimize, yeni dönemde de tüm hızıyla devam edeceğiz. Üyelerimizden gelecek katkı ve öneriler ile yeni projeleri de hayata geçirmeyi hedefliyoruz.

Türkiye İMSAD ülkemizin gelişiminde lokomotif olmakla birlikte, sektörde önemli rol ve sorumluluğa sahiptir. Söz konusu bilinç ile 2020-2023 döneminin gelişen koşullarına tam uyum sağlayarak ülkemiz ve sektörümüz adına öncelikli olarak odaklanmamız gereken konuları kolektif birikimimiz ile belirleyeceğiz.

 

“Türkiye inşaat malzemesi sanayisi, pandemi sürecinde üretime devam ederek küresel pazarda güvenilir bir iş ortağı olduğunu bir kez daha gösterdi”

 

Çin’in Wuhan kentinde, Aralık 2019’da meydana gelen Covid-19 salgını, kısa sürede tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye’yi de etkisi altına aldı. Bu süreçte, bir önceki yıla göre toparlanması beklenen inşaat malzemeleri sektöründe üretim nasıl etkilendi?

Türkiye, salgına karşı aldığı önlemlerle, dünyanın önde gelen ülkelerine göre daha etkili bir mücadele vermeye devam ediyor. Bugün birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de yeni yol haritaları oluşturuluyor. Biz Türkiye İMSAD olarak, pandemi sürecinin başından itibaren, salgına karşı mücadele ederken üretime ara vermememiz gerektiğini savunduk.

Türkiye inşaat malzemesi sanayisi, oldukça zor bir dönemde aldığı önlemlerle üretmeye devam ederek, küresel pazarda güvenilir bir iş ortağı olduğunu bir kez daha gösterdi.

Güncel verilerden bahsedecek olursak; TÜİK verilerine göre 2020 yılının ilk çeyrek döneminde sanayi sektörü yüzde 6,2, imalat sanayi sektörü yüzde 6,7 oranında büyüdü. Hizmetler sektörü yüzde 3,4 büyürken, inşaat sektörü yüzde 1,5 küçüldü. Türkiye ekonomisi ise, 2020 yılı birinci çeyreğinde yüzde 4,5 büyüdü. Türkiye inşaat malzemeleri sanayi üretimine baktığımızda yüzde 6 büyüme olduğunu görüyoruz. Bu büyümede yenileme pazarı ve ihracatın önemli etkisi oldu. İlk çeyrekte inşaat malzemesi sanayi ihracatı ise yüzde 2,5 artarak 5 milyar dolara ulaştı, ithalat ise aynı dönemde yüzde 7,2 yükselerek 1,73 milyar dolar oldu.

2018’de yüzde -2, 2019’da yüzde -13 küçülen inşaat malzemeleri sanayi üretimimizin 2 yıllık küçülmeden sonra 2020 yılının ilk çeyreğinde yüzde 6 büyümesi; sektörümüzün ihtiyaç duyduğu gelişimin başlaması adına heyecan veren gelişme oldu. Ancak küresel salgının gerçek etkisi nisan ayında net bir şekilde hissedilmeye başlandı ve yine küçülme sürecine girdik. Tüm bu gelişmelere rağmen hedefimiz, yurt içi ve yurt dışında sahip olduğumuz güçlü potansiyelimizi önce korumak ve geliştirmek, ilk çeyrekte başlayan gelişim sürecini güçlü ve istikrarlı şekilde pandemi sonrasına taşımaktır.

Türkiye salgına karşı alınan önlemlerle, özverili sağlık ordusuyla, güçlü altyapısıyla dünyanın önde gelen ülkelerine göre çok daha etkili bir mücadele veriyor. Bugün birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de normalleşme süreci konuşulmaya ve yeni döneme geçişin yol haritaları oluşturulmaya başlandı. Sektörümüz, potansiyeli ve iş hacmi açısından ülkemizin ekonomisine ve sosyal gelişimine büyük katkı veriyor. Sektör olarak, dinamik, güçlü, değişime açık yapımızla yeni döneme hazırlanmalıyız. Pandemi sonrası yeni dönemde de stratejik hedeflerle daha da güçlü üretim ve teknoloji üssü olmamız mümkün.

 

“Sektörün üretim kapasitesi, daralan pazar şartlarına uyum sağlayacak şekilde planlandı”

 

Covid-19 salgınının pandemiye dönüşmesiyle, hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla alınan tedbirler, dünyayı ekonomik bir krizle karşı karşıya bıraktı. Sektör, yurt içinde ve yurt dışında taleplerin düşmesi, yatırımların durması gibi durumlarla karşı karşıya kaldı. Başta ulaştırma sektörü olmak üzere insanın insanla temasına neden olacak, neredeyse her tür ekonomik faaliyet durdurulurken, küresel tedarik zinciri de bozuldu. Ancak, Türkiye İMSAD “COVID-19 Salgınının İnşaat Malzemeleri Sanayisine Etkisi” anketinin sonuçlarına göre, sektörün yüzde 90’a yakını farklı şekillerde üretime devam etti. Peki, satış, pazarlama ve tedarik süreçlerinin devamı için sektör ne gibi stratejiler izledi?

Bugün inşaat malzemesi sektörü, birçok sektör gibi küresel salgın nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. İnşaat malzemesi sanayisinde, alt sektörler itibarıyla üretim performansı oldukça farklılık gösteriyor. Üretimde dengeli ve genele yayılan bir büyüme sağlanamadı. Covid-19 salgınının üretim üzerindeki etkileri daha çok Nisan ayından itibaren yaşanmaya başladı. Bu süreçte yeni işlerin de azalması nedeniyle nakit akışı düştü, bazı yatırımlara da ara verildi. Sektör pandemi sürecinde üretime ara vermedi ancak üretim kapasiteleri, daralan pazar şartlarına uyum sağlayacak şekilde planlandı. Kurumsal yapısı güçlü firmalar öngörülemeyen ve ani gelişen krizlere karşı daha önceden oluşturdukları acil eylem planlarını devreye aldı. Bu doğrultuda nakit akışı, stok yönetimi ve maliyetlere odaklanıldı. Bu süreçte nakit akışını doğru yönetmek firmalar için her zamankinden daha da önemli hale geldi.

İnşaat malzemesi sanayisinde özellikle satış kanallarını çeşitlendiren firmaların, kapanan ve açılan pazarları hızlı ve etkin bir şekilde yönettiğini görüyoruz. Alıcılara ürün sağlarken en önemli güçlükler lojistik tarafta; limanlarda, sınır geçişlerinde ve depolarda yaşandı. Avrupa pazarında bu sorunlar hızlıca çözülebildi. Bunun dışında hammadde tedariğinin sürekliliği de hassasiyetle yönetilmesi gereken bir alan oldu. Finansal süreçlerin de her zamankinden fazla bir hassasiyetle yönetildiğini söyleyebiliriz. Devlet ve finans kurumları tarafından sağlanan destekler en verimli şekilde kullanılmaya gayret edildi.

Bu süreçte ciddi bir testten geçen sektörümüzün odaklandığı alanların başında ihracat geliyor. Açılan sınırlar ve nispeten rahatlayan lojistik süreçlerle azalan ihracat performansımızı en hızlı şekilde toparlanmasına gayret edeceğiz. İç pazarda ise özellikle devlet destekleri ile yenileme pazarının hareketlenmesi bekleniyor. Üreticiler olarak iç pazarı daha fazla hareketlendirmek üzere yapılabilecekler üzerinde çalışıyoruz.

Değişen dünya ticaret dengesinde Türkiye’nin rolü sizce ne olur? Olumsuz gelişmelerin etkilerini yaşayan Türkiye inşaat malzemesi sanayisi, salgın sonrası küresel pazarlarda avantajlı hale gelebilmek için bugün hangi adımları atmalı?

İçinde bulunduğumuz bu ‘yeni normal dönemde’ sabırlı, planlı ve stratejik hazırlıklarla, gelişimimizi artan ivme ile sürdürmeliyiz. Ürünlerimizin fiyat ve kalite performansı, güvenilirlik ve rekabet gücümüzü artırırken, aynı zamanda Pazar payı ve pozitif algının da artmasını sağlıyor.

Biz inşaat malzemesi sanayicileri olarak, küresel salgın sürecinde rekabetin zorlaştığı küresel pazarda Türkiye markasına duyulan güveni daha da artırmayı hedefliyoruz. Pazar şartlarına uymak amaçlı aldığımız tedbirleri ihtiyaç olduğu sürece uygulamaya devam edecek ve değişen şartlara her zamanki esnek yapımızla uyum sağlayacağız.

Salgın dünyanın çeşitli ülkelerinde şiddetini artırarak devam ediyorken, Türkiye’de vaka ve ölüm sayısının azalmasıyla normalleşme sürecine girdik ama bu süreci “Yeni Normal” olarak adlandırdık. Ülke normlarında köklü bir değişime gittiğimiz bu dönemde, inşaat malzemesi sanayisinde “yeni normalleşme” adımları nasıl atılıyor?

Şu an, ağırlıklı olarak ayakta kalmak esas olsa da, kriz sonrası eylem planlarının da yeni çalışma ve ekonomik koşullar baz alınarak şimdiden yapılması gerekiyor. Risk yönetimini doğru şekilde yapabilen ve verimlilik odaklı çalışan firmaların iç ve dış pazarda daha fazla öne çıkacağına inanıyoruz. 

Dünya ticaretinde normalleşme ile birlikte sektörümüzün yurt dışı ve yurt içi performansının artmasını bekliyoruz.

Türkiye İMSAD olarak hazırladığımız İnşaat Malzemeleri Sanayi Bileşik Endeksi Mayıs ayı sonuçlarını değerlendirdiğimizde de Güven ve Beklenti Endeksleri'nde olumlu gelişmeler yaşanması, bize geleceğe dair umut veriyor. Küresel salgının etkisiyle 67,84 puana inerek dip seviyede tutunan Bileşik Endeks’te, salgınının etkilerinin şimdilik iki ay ile sınırlı kaldığını görüyoruz. Güven seviyesi Mayıs ayında, bir önceki aya göre 0,12 puan artarken Beklenti Endeksi de Nisan’a göre 0,3 puan artarak son yılların en düşük seviyesinden geri döndü. Sonuç olarak; Mart ve Nisan aylarında en sert düşüşleri yaşadıktan sonra Mayıs ayında durağanlaşan endeks, salgının etkilerinin azalması halinde yeniden artışa hazır olduğunun işaretini bizlere verdi.


Yükleniyor...
Yükleniyor...