01-08-2020
Daikin Türkiye Ceo'su Hasan Önder:  2021’e Kadar 50 milyon Euro Değerinde Yatırım Hedefliyoruz

Daikin Türkiye Ceo'su Hasan Önder: 2021’e Kadar 50 milyon Euro Değerinde Yatırım Hedefliyoruz

  Türkiye ekonomisinin zor bir sınavdan geçtiği Covid - 19 döneminde Daikin, yatırımlarına ve üretime devam ediyor. 2014’ten bugüne 300 milyon TL'lik yatırımı hayata geçiren Daikin, 2021 yılına kadar, 50 milyon Euro daha yatırım yapmayı hedefliyor. VRV sistemlerin üretiminin Türkiye'de yapılacağı bilgisini veren Daikin Türkiye Ceo'su Hasan Önder, “Türkiye’de iklimlendirme sektörü güçlü ve hareketli. Dünyanın dev ısıtma ve soğutma markaları, yatırımlarıyla zaman zaman direkt kendileri, bazen de partnerleriyle ülkemize giriş yapıyor. Özellikle son yıllarda Japon(soğutma) ve Alman(ısıtma) markalarının Türkiye pazarına direkt giriş yapmaları bu pazara verdikleri önemin bir göstergesi. Karamsar senaryolara gerek yok” diyor.

 

 

 

 

 

 

Soğuk kış günlerini geride bıraktık ve yaz sıcaklarını hissetmeye başladık. Dolayısıyla, iklimlendirme sezonu açıldı. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye de bugün Covid- 19 salgınının etkisi altında. İklimlendirme sektörünün en önemli markalarından biri olarak bu dönemde sizler, sağlıklı bir iç ortam için ‘doğru hava hareketini’ başlattınız. İç ortamlarda doğru hava koşullarını sağlamak için nelere dikkat edilmeli? Daikin olarak, bu noktada nasıl hizmetler veriyorsunuz?

 

Öncelikle doğru havanın ne demek olduğunu açıklayarak söze başlamak isterim. Araştırmalara göre yüzde 40-45 nem oranı, 20 ila 25 santigrat derece sıcaklık ve temiz havayla sağlıklı bir ortam oluşturabilirsiniz. Önerdiğimiz klima çalıştırma sıcaklığı 24 derece. Ancak tabii yazın bazı bölgelerde dış ortamda hava sıcaklığı çok yüksek olabiliyor. Buna bağlı olarak 24-30 derece aralığında klimanızı kullanabilirsiniz. Bir odanın ısıtılması ve serinletilmesinin yanı sıra, o odanın hava temizliği ve nem oranı da oldukça önemlidir. Çok kuru veya çok nemli havalar sağlıksız bir iç ortam havasına neden olur. Bu yüzden iç ortamdaki bağıl nemin %40 ile %60 arasında olmasına dikkat etmek gerekiyor. Eğer bulunduğunuz ortam çok kuru ise odada bir kap içindeki su ile sağlanacak buhar ile bağıl nemin %40’ın altına düşmesi önlenebilir. Ortamınızdaki ideal nem dengesini sağlamak için, hava temizliği ve taze hava özelliğinin yanı sıra, nem ayarı sağlayan split klimaları tercih edebilirsiniz. Doğru Hava Hareketi’nde bu bilinci kullanıcılara aşılamayı hedefliyoruz.

 

Covid – 19’un hava yoluyla bulaşımını gösteren kesin bir araştırma raporu yok. Dolayısıyla ‘Ev tipi split klimalar virüs taşır’ diyemeyiz. Güvenli ve sağlıklı bir iç ortam havası için alınabilecek birçok tedbir var. Bunların başında karantina ve sosyal mesafe kurallarına uymak geliyor. Eğer bu kurallara dikkat ediyorsanız, evinizde klima kullanmanız gayet güvenlidir. Hatta çok sıcak havalarda klima kullanmamak sağlığı olumsuz etkileyebilir. Sıcak havanın yaratacağı rahatsızlıklardan ve uykusuzluktan bağışıklık sistemi zayıflayabilir.

 

Daikin’in patentli hava temizleme teknolojisi Flash Streamer, havayı %99,9 oranında temizliyor. Dünyada ilk ve tek olan ‘flash streamer’ teknolojisi, ürettiği yüksek hızlı elektronlar sayesinde havanın içinde bulunan zararlı partikülleri ayrıştırarak iç ortam havasını temizliyor. Bizim Shira Plus ve Ururu Sarara klimalarımızda bu teknoloji mevcut. Ayrıca Ururu Sarara dünyada nem alıp nem verebilen tek klima. Yalnızca hava temizleme ihtiyacı olan tüketiciler içinse Flash Streamer teknolojili hava temizleme cihazımızı sunuyoruz.

 

Periyodik bakımların yapılması da klimaların hem temiz ve sağlıklı bir şekilde çalışması hem de enerji tüketimi için çok önemli. Klimalarda bakım kampanyamızı da yaz ile beraber başlattık, uygun fiyatlarla tüketicilerimiz bakımlarını yaptırabilir.

 

Salgın ve salgınla mücadele kapsamında sosyal izolasyon kavramının öne çıkmasıyla, hayatların evlere taşındığı bir sürece girdik. Türkiye ekonomisi açısından oldukça zor bir dönemde Daikin olarak sizler, yatırımların ve üretimin devam ettiğini açıkladınız ve gerçekten de pek çok inovatif ürünü sektöre kazandırdınız. Bu başarıyı nasıl bir stratejiyle kazandınız? Üretime devam ederken, yurt içinde ve yurt dışında, şirket bünyesinde ve üretim tesislerinizde nasıl önlemler aldınız?

 

Sakarya’da bulunan fabrikamızda yatırımlarımız sürüyor. Ar-Ge merkezimizde geliştirilen ürünleri Avrupa, Türki Cumhuriyetler başta olmak üzere tüm dünyaya ulaştırıyoruz. 2014 yılından bugüne Daikin Türkiye 300 milyon TL’lik yatırım yaptı. 2021 yılına kadar 50 milyon Euro daha yatırım yapmayı planlıyoruz. Fabrikamızda split klima ile ilgili çalışmalarımız yoğun gidiyor. Ciddi derecede Avrupa’ya ihracat yapıyoruz. Kendi sektörümüzde şu anda ihracatta Türkiye birincisiyiz. Ürün çeşitliliğimizi de artırıyoruz. 2021 yılına kadar merkezi sistemlerle ilgili yatırımlarımız olacak. VRV dediğimiz sistemlerin üretimini Türkiye’de yapmaya başlayacağız. Kombide ise hat sayımızı artıracağız. Kombi hattımızın kapasitesini yüzde 50 artırmayı planlıyoruz. Bu alanda ihracattan ciddi talep var. İhracat oranımızı önümüzdeki yıl yüzde 55’e getirmeye çalışacağız.

 

 

 

“Yatırım hedeflerimizi değiştirmeden faaliyetlerimizi sürdürüyoruz”

 

 

 

Daikin, hedef ve stratejilerinde kolay kolay değişiklik yapmaz çünkü 10 yıllık, 5 yıllık planlar ile çalışıyor. Biz de yatırım hedeflerimizi hiç değiştirmeden faaliyetlerimize devam ediyoruz. Özellikle merkezi sistem ürünlerinin Türkiye üretimi için 50 milyon euroluk yatırımımız 2020 yılı hedeflerimizde devam ediyor. Ciromuz düşse de yatırım hedeflerimize devam edeceğiz. Covid – 19’un piyasaya etkilerinden dolayı bu yıl büyüme hedefimizi revize ettik. Ancak ilk çeyrekte soğutma tarafında kaybedeceğimiz ciroyu ısıtma ürünlerimiz de olduğundan, sonbaharda o ürünler ile kapatmayı hedefliyoruz. İhracat ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Sonuçta pandemi tüm ülkelerde bu kadar tahribat yapmadı. Özellikle Türki Cumhuriyetler’deki faaliyetlerimizi de arttırmayı hedefliyoruz.

 

İnovasyon ve teknoloji alanında pek çok ilki sektöre kazandıran Daikin, Türkiye’nin en ince fan coil’ini üreterek bir ilke daha imza attı. 200 mm’lik ölçüsüyle sektörün en ince fan coil ünitesi olan FWE-D’nin, yapıların iklimlendirilmesine ince yapısıyla sağladığı faydalar nelerdir?

 

Daikin, Ar-Ge, inovasyon ve teknolojisiylemizle de iklimlendirme sektörünün açık ara lideri.  Daikin’in Japonya ve ABD’de çok büyük iki teknoloji merkezi bulunuyor. Daikin Japonya’daki Teknoloji ve İnovasyon Merkezi’nde 300 milyon dolarlık yatırım yaptı. Daikin’in dünya çapında 25 Ar-Ge merkezi var. Ve bu merkezlerde yaklaşık 8.000 mühendis çalışıyor. Ar-Ge merkezlerimizde yürüttüğümüz çalışmaların bir sonucu olarak bugün CERN’de bile Daikin’in üstün teknolojili ürünleri kullanılıyor. Yıllık ortalama 1.300 civarında patent yayınlıyoruz. Bütçemizin önemli bir bölümünü Ar-Ge ve inovasyona ayırıyoruz.

 

Son yeniliklerimizden birisi de belirttiğiniz gibi sektörün en ince fan coili oldu. Üstelik bu ürünü Sakarya’daki fabrikamızda üretiyoruz. Cam önlerine, asma tavan içlerine, tavan altına veya döşeme içlerine konulabilen fan coil ürünlerin küçük boyutlarda olması hem montajı hem de estetik tasarımı kolaylaştırıyor. Tabii sadece ürünün boyutu değil, diğer özellikleri de avantajlı. Otel, hastane, ofis gibi ortamlarda cihazların ses seviyesi çok önemli. Daikin’in ürünlerinde kullandığı ‘scirocco’ fanlar, son derece sessiz çalışma sağlıyor. 200 mm incelikte olan FWE-D fan coil ürünümüz, Eurovent sertifikasına sahip, harici 50 Pa statik basınç garantisi ve 6 fan hızı seçeneğiyle tüketiciye ulaşıyor.

 

Günümüzde, yapılarda tasarım odaklı yaklaşımların önemini artırmasına bağlı olarak tanınabilir, takdir edilen, kalıcı ve ayırt edici tasarımlara sahip yapı ürünlerin de önemini artırıyor. Sektöre bu yıl sunduğunuz, Dairesel Atışlı Kaset’ ve ‘Tam Düz Kaset’ iç üniteleri de tasarımlarıyla mimarlara yönelik inovatif ürünlerden. Bu ürünlerin mimari tasarım üzerindeki etkileri ile ilgili neler söylersiniz?

 

Elbette verimlilik kadar tasarımı da sürekli geliştirmek, ürünlerimizi ileriye taşımak ve bu yönde sektörü de yönlendirmek Daikin’in temel faaliyetini oluşturuyor. Pek çok ürünümüz de uluslararası tasarım ödüllerine sahip.

 

Özellikle restoran, mağaza, otel, ofis gibi alanlarda iklimlendirmenin konfora etkisi her zaman artı olmalı. Dairesel atışlı kaset ve tam düz kaset iç ünitelerimiz hem kompakt hem de estetik açısından avantaj sağlıyorlar. Dairesel atışlı kasetimizin kanat ve sensör tasarımını geliştirdik. Düşük montaj yükseklikleri (2.2-7.1 kW arasında 214 mm) sayesinde tavana mükemmel uyum sağlıyor, asma tavana rahatlıkla gizlenebiliyor. Beyaz ve siyah renk seçenekleri de mevcut olduğundan dekoratif olarak esneklik sunuyor.

 

Tam Düz Kaset ise son derece ilgi gören, ödüllü ve piyasada benzeri olmayan bir ürünümüz. Yani hem tasarım hem de mühendislik açıdan üstün özelliklere sahip. Boyut olarak tavan karolarına tam oturuyor, yalnıca 8 mm görünüyor. Tam Düz Kaset’te de saf beyaz ve beyaz-gümüş olarak iki renk seçeneği mevcut. 

 

Dairesel Atışlı Kaset’ ve ‘Tam Düz Kaset’ iç ünitelerinin mimari tasarıma sağladığı avantajları konuştuk, bununla birlikte bu inovatif iç ünitelerin enerji verimliliği, teknoloji, çevresel duyarlılık gibi açılardan sahip olduğu özelliklerden de bahsetmenizi istesek neler söylersiniz?

 

Yeni kanat ve sensör tasarımıyla Dairesel Atışlı Kaset kişilerin üzerine üflemez ve havayı yatay olarak tavana yönlendirir. 360° üfleme ve benzersiz kanat tasarımı ile odada eşit sıcaklık dağılımı sağlarken soğuk hava etkisini önler. Hava üflenmesinin istenmediği bir alan varsa o taraftaki kanatlar kapatılabiliyor. Opsiyonel akıllı zemin ve varlık sensörlerine sahip. Varlık sensörleri hem ortamdaki kişileri fark ederek hava üfleme yönünü değiştiriyor, hem de alanda kimseyi algılamadığında cihaza otomatik olarak kapanma emri gönderiyor. Zemin sensörü de yer ve tavan arasında eşit sıcaklık dağılımı sağlıyor. Bu sayede enerji verimliliğini ve konforu yükseltir. Opsiyonel taze hava girişi mevcut ki taze havanın önemini bu dönemde daha iyi anladık.

 

Tam düz kaset tipi iç ünitemiz de piyasadaki en düşük ses seviyelerinden birine sahip. Opsiyonel akıllı sensörler, bağımsız kanat kontrolü ve taze hava opsiyonu burada da mevcut. Yani şık görünümlerinin yanında iç ortamda hava kalitesini ve konforu üst düzeye çıkaran ürünler.

 

 

 

“Çevresel duyarlılık, kurumsal kültürümüzün önemli bir parçası”

 

 

 

Enerji Verimliliği Derneği (VERİMDER)’nin yaptığı açıklamaya göre, Türkiye’de cari açığı oluşturan en büyük faktörlerden biri, enerji ithalatı. Dolayısıyla enerjinin doğal kaynaklardan üretimi ve enerjinin verimli kullanılması, büyük bir önem taşıyor.  Bu bilinci taşıyan Daikin de yeni bir yatırıma imza atarak Hendek’teki fabrikasında, ihtiyaç duyduğu enerjiyi üretmek üzere Güneş Enerjili Sistem (GES) kuruyor. Bu yatırımın detaylarından, Daikin üretimine, çevreye ve ülke ekonomisine sağlayacağı katkılardan bahseder misiniz?

 

Fabrikamızda Güneş Enerjili Sistem projemiz Daikin’in kurum kültürünün önemli bir parçası olan çevre misyonu ve yenilenebilir enerji kaynaklarına olan bağlılığının bir göstergesi niteliğinde. İklim krizinin yaşandığı günümüzde temiz enerjiye ulaşmak herkesin sorumluluğu. Üretim faaliyetlerimiz için Hendek Fabrikamızda yüksek miktarda enerjiye ihtiyaç duyuyoruz. Bir GES projesi uygulayarak Daikin’in çevre misyonunu hayata geçirirken maliyetlerimizi de daha kontrol edilebilir hale getirmeyi amaçladık. Projemizin yatırım maliyeti 3 milyon dolar. Şubat 2020 tarihinde yapımı başlayan projemiz, Temmuz ayında devreye alındığında fabrikamızın geçtiğimiz yıl kullandığı enerjinin yüzde 60’ını üretebilecek. Projeyle karbondioksit salımı yılda 4 bin 186 ton azalırken 349 bin ağaç kurtulacak.

 

Pandemiyle beraber, sosyal izolasyon kavramı önem kazandı. Bütün zamanımızın evlerde geçtiği bu dönemde sadece ürün noktasında değil, satın alma süreçleri ve satış sonrası hizmet alanında da dijitalleşme önemini artırdı. Daikin olarak sizler, satış, pazarlama ve satış sonrası hizmetlerde dijitalleşmenin sağladığı hangi olanaklardan nasıl faydalandınız?

 

Daikin olarak daha Türkiye’de ilk vaka açıklanmadan biz önlemlerimizi almıştık. Tüm ofislerimizi dezenfekte etmiş, yurt dışı seyahatleri durdurmuş, çalışanlarımızı evden çalışmaya yönlendirmiştik.

 

Haziran ayı itibariyle ofislerimize kademeli olarak dönmeye başladık. Ancak tabii ki kısmi evden çalışma, risk altında olan veya risk altında yakınları olan çalışanlarımıza yönelik önlemler, ofislerimizde sosyal mesafe ve hijyen kurallarını da gözetmeye uzun bir süre devam edeceğiz.

 

Bu süreç başladığında biz tüm çalışanlarımızı kapsayan bir anons yaptık. Daha kanun çıkmadan, hiçbir çalışanımızı işten çıkarmayacağımızı açıkladık, opsiyon olarak bile gündemimize almadık. Şu anda önceliğimiz herkesin sağlığı, bunu riske etmeden yavaş yavaş normale döneceğiz.

 

İnsanlar artık kullanacakları ürünlerin hem sağlığa hem de çevreye etkisine daha çok önem verecekler. Bizim gibi kaliteli, sağlığa etkisi olan özellikleri vurgulayan ve çevre hassasiyeti yüksek, enerji verimliliği yüksek ürünlere odaklanan markaların bu süreçte ön planda olacağını düşünüyorum.

 

Bizim sektörümüzde hizmet tarafında çalışanların her durumda sahada olması gerekiyor. Bilgisayardan ya da online olarak kombi, klima tamiri yapılamıyor. Biz de hiçbir şekilde servisi aksatmamak için yetkili servislerimize maske, tulum, eldiven dağıttık. Hastalara bile hizmet edebilecek şekilde hazırız. Satış tarafında e-ticaret zaten yaygınlaşıyordu. Bu dönemde bu yaygınlaşmanın hızı arttı. Biz de internet üzerinden çözüm sağlamak için yaptığımız çalışmaları hızlandırdık. Pazar yerlerinde resmi mağazalarımızın sayısını artırdık.

 

 

 

“Karamsar senaryolara gerek yok, çalışmaya ve üretmeye devam ediyoruz”

 

2019, inşaat sektörünün ekonomik dalgalanmalar nedeniyle iç pazarda daralma yaşadığı bir yıl oldu. İnşaat sektörüyle bağlantılı olan iklimlendirme sektörü de ister istemez, bu durumdan etkilendi. 2020’de ise tüm dünyayı etkisi altına alan Covid -19 salgını en önemli gündem oldu.  Değerlendirmelerinizi ve bundan sonraki süreçte sektör ile ilgili öngörülerinizi paylaşır mısınız?

 

Daikin 5 – 10 yıllık planlar dahilinde çalışıyor. Yatırım hedeflerinden bu dönemde de vazgeçmiyor. Bahsettiğim gibi Türkiye’de planladığımız yatırımlara devam ediyoruz. Biz, 2020 yılı mali yılına Nisan ayında giriş yaptık. 2019 yılını yaklaşık %20’lik bir büyümeyle kapattık. Bu sene ilk yarı yılda, yani Eylül ayına kadar sektörde %50-60’lık bir daralma bekliyoruz. Ancak ısıtma tarafında da biz iddialıyız. Eylülden sonra ısıtma ürün gamımızla bu eksiği kapatacağımızı düşünüyorum. Ayrıca biz Türki Cumhuriyetler pazarlarından da sorumluyuz ve Avrupa dahil olmak üzere Sakarya’da ürettiğimiz ürünleri tüm dünyaya ihraç ediyoruz.

 

Türkiye’de iklimlendirme sektörü güçlü ve hareketli. Hem dünyanın dev ısıtma markaları hem de dev soğutma markaları yatırımlarıyla zaman zaman direkt kendileri bazen de partnerleriyle ülkemize giriş yapıyorlar. Özellikle son yıllarda Japon(soğutma) ve Alman(ısıtma) markalarının Türkiye pazarına direkt giriş yapmaları bu pazara verdikleri önemin bir göstergesi. Sadece satış anlamında değil üretim anlamında da ülkemize gelen yabancı sermayeye iklimlendirme sektörünün katkıda bulunduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla karamsar senaryolara gerek yok, çalışmaya ve üretmeye devam ediyoruz.

 

 


Yükleniyor...
Yükleniyor...