01-08-2020
REHAU ve ARDEX, Düşük Kalınlıkta Yerden Isıtma – Serinletme Sağlayan Yeni Sistemiyle Sektörde Yeni Bir Çığır Açıyor

REHAU ve ARDEX, Düşük Kalınlıkta Yerden Isıtma – Serinletme Sağlayan Yeni Sistemiyle Sektörde Yeni Bir Çığır Açıyor

REHAU’nun Rautherm Speed Plus Renova sistemi, ARDEX’in zemin çözümleri ile bir araya gelerek, konvansiyonel yerden ısıtma sistemlerine göre çok daha düşük kalınlıkta ve daha ince kesitlerle iç mekanda yüksek ısıl konfor sağlıyor. 10 mm kalınlığında boruların üzerine, 3 mm kalınlığında harç uygulanarak oluşturulan yeni yerden ısıtma – serinletme sistemi, zeminde alan kaybına neden olmadığı gibi, hızlı ve kolay uygulamasıyla zamandan tasarruf sağlıyor. Kablosuz oda termostatlarıyla ve yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanan ısı pompalarıyla entegre edilebilen sistemin detayları ile projelere sunduğu avantajları, REHAU Türkiye ve Türki Cumhuriyetler Satış Direktörü Arda Özer ve ARDEX Türkiye Genel Müdürü Nezih Tütenek ilekonuştuk.

 

REHAU’nun kolay uygulanan yerden ısıtma sistemleri, ARDEX’in gelişmiş zemin ürünleri ile birleşerek sektöre, inovatif bir ısıtma sistemi sunuyor. Bu sistemden biraz bahseder misiniz?

Arda Özer (REHAU Türkiye Yapı Tekniği Bölümü Türkiye ve Türki Cumhuriyetler Satış Direktörü): Sistemimiz yalnızca yerden ısıtma sağlamıyor. Sistemde soğuk su gezdirerek yerden serinletme de sağlıyor. Bu sistem, birbirleriyle direkt bağlantısı olmayan iki farklı firmanın birlikte çalışmasıyla ortaya çıktı. ARDEX’in zemin çözümleri ile REHAU’nun Rautherm Speed Plus Renova sisteminin bir araya gelmesiyle oluşan yeni sistem, sadece 16 mm gibi çok düşük bir kalınlıkta, yerden ısıtmalı zemin ile ilgili taleplere iddialı ve çevreci bir çözüm sunuyor.

REHAU, dünya çapında polimer üreticisi bir firma. Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni imzalamış bir şirket olarak Ar-Ge çalışmalarımızı, karbon ayak izini en aza indirecek şekilde gerçekleştiriyoruz. REHAU’nun yalnızca Almanya’da değil, Amerika, Fransa, Rusya gibi dünyanın farklı ülkelerinde de fabrikaları mevcut. Şirketimiz küreseldeki üretiminde de karbon salınımını en aza indirgemek üzerine sürekli araştırma ve geliştirme faaliyetlerini sürdürüyor. Bunun için ayrılmış ciddi bir bütçe var. Bununla birlikte, kendi sektöründe geliştirdiği sistemleri de fabrikalarına entegre ediyor.

Nezih Tütenek (ARDEX Türkiye Genel Müdürü): Arda Bey’in de dediği gibi, birbirinden tamamen farklı üretimler yapan REHAU veARDEX’in buluştuğu ortak nokta ‘zemin’di. REHAU, zemin ısıtma sistemleri yapıyor, biz de zeminle ilgili kaplama sistemleri üretiyoruz. Bu noktada buluşmuş olduk.

ARDEX, 1949 yılında Almanya’da kurulan bir firma. Türkiye’deki üretimimiz, 2011 yılında başladı. Fabrikamız Tuzla’da bulunuyor. REHAU ile iş birliği içerisinde geliştirdiğimiz sistemin hem ülke için hem sektörümüz için hem de REHAU ve ARDEX için oldukça faydalı olduğunu gördük. Önemli bir katma değer üreteceğimiz düşüncesiyle bir araya geldik. Sistem, Almanya’da geliştirildi, sistemin Türkiye’deki gelişimi için girişimlerimizi başlattık. Sistem, özellikle Almanya’da ve çevre ülkelerde olmak üzere Avrupa’da henüz çok yeni. Türkiye’ye diğer ülkelere kıyasla daha önce giriş yapmış bir yenilik oldu.

Sistemin sektöre getirdiği yeniliklerden, işçilik performansına etkisinden ve uygulama metotlarından bahseder misiniz?

Arda Özer: Klasik yerden ısıtma sistemleri normalde 9-10 cm’lik bir kalınlığa ihtiyaç duyar. Biz, Rautherm Speed Plus Renova ile ARDEX’in özel bir şap sistemini birleştirerek, kalınlığı 1.6 cm’e düşürüyoruz. Böylece tavanı çok yüksek olmayan yapılarda alan kaybı yaşanmasına sebebiyet vermeden havadar ortamı korunmuş oluyoruz.

Sistemin uygulaması oldukça kolay. Yeni nesil yerden ısıtma sisteminde öncelikle, 2 mm kalınlığında şilte zemine kendinden yapıştırılıyor. Üzeri delikli olan şiltenin alt tarafında kendinden yapışkanlı bir yüzey bulunuyor. Bu sayede, şilteyi zemine hızlı bir şekilde serme imkanı buluyoruz. Hemen ardından, 10 mm kalınlığındaki özel cırtlı sistemle kaplanmış ısıtma borularını şilte üzerine seriyor ve borularımızı sabitliyoruz. Isıtma boruları serildikten sonra ARDEX’in kendinden yayılan ince şap ürünleri devreye giriyor. Yüzey, ARDEX’in şap ürünleriyle hızlı ve rahat bir şekilde kaplanıyor. Hızlı ve hata oranı düşük bir uygulama, hata yapıldığı takdirde, söküp tekrar yapıştırılabilir.

Nezih Tütenek: Şap, beton, seramik, ahşap gibi farklı döşemelerin üzerine uygulanabiliyor. Mevcut evi kırmadan, zemini çok az yükselterek, ciddi bir alan kaybına sebebiyet vermeden yerden ısıtma sağlamak mümkün. Sistemimiz bu bakımdan renovasyonlarda da çözüm sunuyor. Tarihi eser olan ahşap yalıların restorasyonunda yerden ısıtma sistemimiz tercih ediliyor.

Renovasyon çalışmalarda sunduğunuz çözümlerin ana başlıkları nelerdir?

Arda Özer: Oturulan eve bile uygulanabilen büyük bir konfordan bahsediyoruz. Zeminde küçük bir yükseklik yarattığı için fazla bir hacim kaybına sebebiyet vermiyor. Tavan yüksekliği fazla olmayan binalarda kullanıldığında zemini yükselterek basık bir hissiyat oluşturmaz. Bir diğer başlık, zamandan tasarruf. Sistemin kazandırdığı zaman, çok büyük bir avantaj. Konvansiyonel şapların kuruması için birkaç gün beklenirken, bizim kullandığımız şapın üzerinde uygulama yapıldıktan birkaç saat sonra, usta rahatlıkla gezip hareket edebilir ve yapılması gereken diğer işleri rahatlıkla yapılabilir. Ayrıca, şap içerisinde barındırdığı özel katkılar ve lateks sayesinde düzgün ve mükemmel bir zemin oluşturur. Seramik, doğal taş, parke, PVC ve halıya kadar pek çok farklı döşeme, şap uygulamasından üç gün sonra yüzeye yapışabilir.

Standartlara göre, 9-10 cm’lik kalınlıktan 1.6 cm’lik inceliğe indiğiniz bu sistemin avantajlarından bahseder misiniz? Bir de neden ARDEX ürünleriyle kendi ürünlerinizi birleştirdiniz? Burada asıl hedeflenen amaç neydi?

Arda Özer: Almanya’da iki firmanın Ar- Ge’si bir araya gelip bu sistemi oluşturuyor. Globalde başka markalarla da iş birliği yapmış REHAU. Ama Türkiye’de sadece ARDEX ile ilerliyoruz. Buradaki temel hedefimiz, en düşük kalınlıkla ve en ince kesitle yerden ısıtma – serinletme sistemlerinde fark yaratmaktı. ARDEX ürünleri bu konudaki en başarılı ürünlerdi.

Nezih Tütenek: Türkiye’de kullanılan konvansiyonel şaplar, çimentolu kumlu karışımlar ya da alçı esaslı şaplar olarak ayrılır. Bunlar, REHAU’nun ürün portföyünde de ana ağırlığı teşkil eder. Ancak konvansiyonel sistemlerde şap kalınlığının 5-6 cm olması gerekir. Bu kalınlık elde edildiğinde bile mukavemet sınırlı bir oranda kalıyor. Yüksek mukavemetler ne üreticiler tarafından verilebiliyor ne de şantiyedeki uygulamacılar tarafından…

Geliştirdiğimiz sistemde kullanılan şaplar, yüksek mukavemetli, çok özel, modifiye alçı şaplardır. Yurt dışından getirildiğinde yüksek maliyetlerle karşılaştığımız bu şapları, ARDEX olarak Türkiye’de ürettiğimizi büyük bir gururla söyleyebilirim. 5-6 cm’lik borular üzerinde, sadece 3 mm’lik alanda uygulama yapma imkanı bulduğumuz yüksek mukavemetli şaplarımızın kullanıldığı sistem, sektördeki iddiamızı bir kere daha ortaya koydu. Sistem, yüzeye çok yakın olduğu için ısıtma ve serinletmede fazla bir enerji harcanmasının önüne geçiyor.

Arda Özer: Sistem, ısıtma ve serinletme ihtiyacına çok hızlı çözüm sunuyor. Isıtma sistemleri açıldıktan ortalama yedi – sekiz saat sonra, ısınmayı hissetmeye başlarsınız. Bu sistemimizdeki tepkime süresi çok daha kısa. Enerji verimliliği yüksek, ısıl konforu en hızlı şekilde sağlayan, performansıyla öne çıkan sistemimizle oldukça iddialıyız.

Sistemi bir inovasyon olarak değerlendiriyorsanız, inovasyonun Ar-Ge süreçlerinden bahseder misiniz?

Arda Özer: İki şirketin de Almanya’da gerçekleştirdiği bir Ar-Ge var.

Nezih Tütenek: Türkiye’den tedarik ettiğimiz alçı ve dolgu malzemeleri, Almanya’daki AR-Ge’mizde gerekli katkılarla birleştirilerek reçete geliştiriliyor. Biz de reçetelere göre ürünlerimizi imal ederek üretimimizi Türkiye’de gerçekleştiriyoruz. Gerekli kontrolleri yaptıktan sonra ürünlerimizi tekrar Almanya’ya gönderiyoruz. Ürünün son kalite kontrolleri yine orada yapılıyor. Böylece, Almanya’daki kalitenin aynısı, birebir Türkiye’de üretilmiş oluyor. Normal sistem kalınlığının 16 mm olduğundan bahsettiniz. Hatta sistem borularının döşendikten sonraki üst kaplamasının 3 mm olduğunu ifade ettiniz. Eşyaların zeminde neden olduğu yük durumunda sistemin yıpranma, zarar görme durumu ile ilgili neler söylersiniz?

Nezih Tütenek: Hedef bölgelerimiz konut ve ofis tarzı mekanlar. Endüstriyel yapılarda, AVM’lerde, üzerinde forklift gibi ağır yüklerin yer aldığı yapılarda bu sistem kullanılamıyor. Hafif yüklerde 3 mm’de ısıtma ve serinletme sağlanırken, artan yüke bağlı olarak elbette kalınlık da artacaktır. Sistemin üzeri seramik, parke, PVC gibi malzemelerle kaplı olacağı için konut ve ofis tarzı yapılarda zemindeki yük, sistem için zarar verici bir unsur olamaz.

Tek bir daireyi projelendiriyor musunuz? Yoksa toplu konutlar mı olmalı? Bununla birlikte, maliyetler noktasında neler söylersiniz?

Arda Özer: Bir daire veya toplu konut, küçücük bir mahal bizler için fark etmiyor. Son kullanıcılarımız, bireysel olarak da ürünümüzü satın alabilir. Sistemimiz, yaygın ısıtmalardan daha pahalı bir sistem olarak görünse de özellikle renovasyon çalışmaları için ekonomik açıdan daha avantajlı. Sistemimiz, yenileme projelerinde yerleri kırıp dökmeden, evdeki tadilat masrafını ve inşaat atığını en aza indirerek pratik, hızlı ve etkin bir çözüm sunuyor.

Nezih Tütenek: Konvansiyonel bir sistemin kurulması haftalar sürüyor. Ticari küçük yapıları ele alacak olursak, buralarda kaybedilen gün, kaybedilen ciro demek. Kazandırdığı zaman ile gün kaybını azaltan sistemimiz, maliyet açısından ilk başta pahalı görünse bile, uzun vadede kar sağlayabileceğiniz bir sistem. Kendi kendini çok hızlı bir şekilde amorti edebiliyor.

Sistem kablosuz oda termostatlarıyla entegre çalışabiliyor mu? Sistemin bağlanabilirlik noktasında sunduğu avantajlardan bahseder misiniz?

Arda Özer: Sistemimiz kablolu-kablosuz oda termostatları ile entegre çalışabiliyor. Oda termostatlarına bağlanabilen sistem ile kullanıcı dilerse akıllı telefonundan/tabletinden kontrol edilebilir, dilerse günlük-haftalık-aylık programlama yapabilir. Bu sayede mahalde olunmayan sürelerde min. sıcaklık ayarlanarak yakıt tasarrufu sağlıyor. Sistemde kullanılan ARDEX ve REHAU ürünlerinin çevreci özellikleri var mı? Ürünlerde EPD – LEED gibi uluslararası alanda geçerli çevreci sertifikalardan bahsetmek mümkün mü?

Arda Özer: Sistemin enerji verimliliği yüksek. Radyatörlü sistemlere göre, daha az yakıt harcayarak ısıl konfor sağlanmakta. Hatta, ısı pompası ile birlikte çalıştırıldığında enerji verimi artmakta. Bu noktada binaların LEED ve BREEM’de alacakları puanların artmasını sağlayacak bir sistemdir. Oluşturduğunuz sistemin hedef pazarı yalnızca Türkiye mi yoksa Türkiye’ye yakın coğrafyalarda da aksiyon alacak mısınız?

Arda Özer: Sistemimizi Türkiye, Azerbaycan, Tacikistan, Özbekistan ve Kıbrıs’ta pazarlamayı hedefliyoruz. Pazarlama ve sistem uygulamasında ekipleriniz belli bir eğitimden geçiyor mu? Ekiplerin eğitiminden ve sistemin uygulanması noktasında takiplerinizden, uygulama ve satış sonrasında verdiğiniz hizmetlerden bahseder misiniz?

Arda Özer: Uygulama REHAU’nun yetkili ekipleri tarafından yapılıyor. Onlar bu konuda eğitimlidir. Uygulama metotlarını iyi bilirler. Satış sonrası hizmet kapsamında, sistemdeki mekanik bileşenler için REHAU, üretim hatalarına karşı 10 sene boyunca garanti verir. Boruda bir sızıntı olursa, sadece o sızıntıyı gidermekle kalmıyoruz, yarattığımız tüm hasarı karşılıyoruz. 27 senedir Türkiye’deyiz. Bugüne kadar garantimiz hiç devreye girmediğini de söylemek isterim.

Nezih Tütenek: Bizim değerimiz hep eğitimdir. Çünkü sektördeki tanınırlığımızı ve güvenilirliğimizi daima uygulamalarımızla oluşturuyoruz. Üstelik, bu sistemin gerektirdiği uygulama, aslında basit gibi görünse dikkat edilmesi gereken önemli detaylar mevcut. Dolayısıyla bizden bu konuda eğitim almamış herhangi bir uygulayıcıya yaptırılabilecek bir uygulama değil. Arkasında iki büyük şirketin olduğu uygulamayı yapan ekibin de ürünleri kullanacak yetkinliğe sahip olması gerekir. . Bunun için de uygulama konusunda uzman ekiplerimizle çalışıyoruz. Olası hatalı üretime karşı ürünlerimiz küresel anlaşmalı olarak sigortalı olduğundan 3.kişilere verilmiş zararları tazmin edebiliyor. Son olarak sizin eklemek istedikleriniz var mıdır?

Arda Özer: Özellikle Covid – 19 sürecinden sonra, üfleyerek ısıtan ve soğutan sistemlerin ne kadar sağlıklı olduğu konusunda sorgulamalar arttı ve bu cihazların işletimi ve bakımı doğru yapılmadığında sağlık için tehlikeli olabileceği bir kez daha anlaşıldı. Geliştirdiğimiz sistem, statik olarak ısıtma ve serinletme yaptığı için sağlık açısından daha güvenli. Sterilize edilme, filtreleme gibi uygulamalara ihtiyaç doğurmuyor


Yükleniyor...
Yükleniyor...