01-01-2019
İSİB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hakkı Şanal: “Pazar Kaybına Uğramamız İçin, Üretimde Enerji Verimli Ürünler Standartlarını Uygulamalıyız”

İSİB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hakkı Şanal: “Pazar Kaybına Uğramamız İçin, Üretimde Enerji Verimli Ürünler Standartlarını Uygulamalıyız”

İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hakkı Şanal, ülkemizde iklimlendirme alanındaki yatırımların yoğun olarak son 25 yılda yapıldığını ifade ederek, dünyada enerji verimliliğine yönelik çalışma ve faaliyetlerin de son 25 yılda arttığını belitti. 2019 yılında yükseliş hedeflerinin devam edeceğine işaret eden Şanal, enerji verimliğine yönelik gerçekleştirdiğimiz röportajda sektöre yönelik önemli bilgilere yer verdi.

Dünya, küresel ısınmanın etkisinin her geçen gün daha da fazla hissedildiği bir değişim süreci içine girdi. İklimlendirme Sektörü, ar-ge unsuru içeren inovatif ürünler, çevre dostu düşük karbon salınımı yapan cihaz ve sistemleri noktasında, enerji verimliliği noktasında nasıl çalışmalar yürütüyor?  İSİB olarak bu konu hakkında neler söyleyebilir siniz?

Küresel ısınmaya çare olarak dünyada iki taraflı bir çalışma sürdürülmektedir. Konvansiyonel sistemler ve cihazlarla ilgili verimlilik artırıcı çalışmalar, bir diğeri de yeni teknolojik yapılar ve hizmetlerle enerji verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar. Konvansiyonel sistemler ve cihazlardaki enerji verimliliğini artırmaya yönelik yoğun ve kapsamlı çalışmalar ağırlıklı olarak enerji verimlilik katsayılarının yükseltilmesi, ısı geri kazanım, doğal soğutma veya ısıtma, hibrit yapılar alanlarında yapılmaktadır. Yalnız soğutmada veya yalnız ısıtmada enerji verimliliği yerine sezonluk enerji verimliliği ve toplam enerji verimliliği kavramlarına geçişte hızlı ve önemli gelişmeler sağlanmaktadır. Ülkemizde de bu alanda faaliyet gösteren firmalar bu konulardaki standart çıtalarını her geçen gün yükseltmekteler. Gelişmiş ülke pazarlarına yapacağımız ihraç ürünlerde bu standartların yüksek olması zorunluluktur.

 

Yeni teknolojilerde alışılmışın dışında ısıtma ve soğutma yapabilen malzemeler, nano teknolojiler ile kaplamalarda geçirgenliğin arttırılması veya azaltılması, elektromanyetik soğutma veya akış kontrolü gibi konularda dünyada hızlı gelişmeler sağlanmaktadır.

 

Ülkemizde yapılan yenilikçi çalışmaların hemen hemen tamamı konvansiyonel sistemler ve cihazlar ile ilgili alanlarda sürdürülmektedir. Bu alanlarda yerli firmaların gelişimi ile sektörün ülkemizdeki teknolojik seviyesi de artmaktadır. Ayrıca, ülkemizde teknolojik altyapıya önemli yatırımlar da (ölçme değerlendirme laboratuvarları) yapılmaya başlanmıştır.

 

Gelişen yeni teknolojiler orta ve uzun vadede konvansiyonel sistemlerin ve cihazların varlığını dünyada ve ülkemizde tehdit etmektedir. Ancak yeni teknolojiler konusunda ülkemizde yapılan çalışmaların süratle hızlandırılması gerekir. Bizlerin de ülke olarak sektörde gerçekleşen bu alanlardaki çalışmaları bir an önce gündemimize almamız gerekmektedir. İklimlendirme sektörünün ihracatında Avrupa ülkeleri ilk sıralarda yer almaktadır. Avrupa Birliği ülkeleri globalde alınmış olan çevreci politikaları ve bu doğrultuda yeni enerji verimliği kriterlerini uygulamaya başladı. Bizlerin de ilgili pazarda Pazar kaybına uğramamız için gerekli olan kriterlerin altında kalan ürünlerimizi gerekli standartlara hızlıca getirmemiz gerekmektedir. 

 

Özellikle son dönemdeki enerji verimliliği gelişmeleri göz önüne alacak olursak bu bağlamda iklimlendirme sektöründe yeni trend olan Energy related Products (ErP)’yi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Avrupa’da enerji tüketen tüm aletlerin birincil enerji tüketimini ve bu enerjinin çevreye etkilerini minimize edebilmek amacı ile geliştirilen ErP direktifleri tüm tedarik zinciri boyunca ürünlerin tanınırlığı, bilinirliği ve güvenirliğini sağlamaya yöneliktir. Sürdürülebilir çevre açısından önemlidir. Ülkemiz bu direktiflerin zorunluluğundan muaftır. Ancak ülkemizin ve sektörümüzün geleceği ihracata bağlıdır. Bu nedenle gelişmiş Pazarlara ürün satışlarımızda konumumuzu iyileştirmek açısından bu direktiflere uyumlu cihazlar üretebilmek çok önemlidir.

 

Yenilenebilir enerji kaynaklarının uygulanabilirliğinin değerlendirilmesi, ısıtma ve soğutma sistemlerinin kontrolü, sera gazı emisyonlarının sınırlandırılması, binalarda performans kriterlerinin ve uygulama esaslarının belirlenmesi enerji verimliliği açısından önemli. Peki, bize Binalarda performans yönetmeliğinden biraz bahseder misiniz?

Dünyamızda tüketilen enerjinin yüzde 25’lik kısmı konutlarda (binalarda)  tüketilmektedir. Konutlarda tüketilen enerjinin de yüzde 30-40’lık kısmı ise ısıtma, soğutma, havalandırma için tüketilmektedir. Binanın yapısı, fiziki ve coğrafi özellikleri ısı yüklerinin en önemli parametreleridir. Bu nedenle; binanın özellikleri ve kullanılan ekipmanların özelliklerinin bileşkesi olarak bina enerji kimlik belgesi oluşturulur. 

 

Ülkemizde yeni yapılan binalarda enerji kimlik belgesinin oluşturulması zorunluluktur. Bina enerji kimlik belgesinin oluşturulması ülkemizdeki enerji verimlilik standardının yükseltilmesi açısından çok büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle ülkemizin en kısa sürede bu süreci tamamlayarak enerji kimlik belgesi olan binaların sayısının arttırılması gerekmektedir. Çıkartılmış olan yönetmeliklerde uygulama takip vs gibi alanlarda eksiklikler var. Enerji kimlik belgesi konusunun sil baştan yeniden ele alınması gerekir.

 

İklimlendirme Sektörü açısından kentsel dönüşüm ve renovasyonun önemi nedir? Yeni yapılan binalara uygulanan enerji verimli ürünler ile var olan yapılara uygulanan enerji verimli ürünleri karşılaştıracak olursanız her ikisi için neler söylersiniz?

Ülkemizde iklimlendirme alanındaki yatırımlar yoğun olarak son 25 yılda yapılmıştır. Buna paralel olarak dünyada enerji verimliliğine yönelik çalışma ve faaliyetler de son 25 yılda artmıştır. Yeni üretilen sistemler ve cihazların enerji verimliliklerindeki performansları ilk dönemlerde üretilenlere göre oldukça yükselmiştir. İlk dönemlerde ısıtma, soğutma, klima alanındaki verimsiz yatırımların ömürleri tamamlanmış durumdadır. Bunların yenilenme çalışmaları bu konuda uzman ekiplerce tam ve doğru olarak yapılması çok önemlidir.

 

Dünyamızda ısıtma soğutma ve klima alanında yapılan yatırımların ve işletmelerin bütünleşik olarak kontrolü ve izlenmesi, enerjide bütünleşik enerji verimliliği açısından yükselen kavramlardan biridir. Bu nedenle enerji verimliliği çalışmaları açısından; tasarım, üretim, ilk işletmeye alma, işletme ve bakım aşamalarında bütünleşik olarak yapılması çok önemlidir.  Bütünleşik süreç çalışmaları ile ilgili yöntem ve kuralların oluşturulmasında tasarımcı, üretici ve STK’ lara önemli görevler düşmektedir. Yapılacak olan yenileme çalışmalarının doğru ve başarılı uygulamalar ile ülkemizin enerji verimliliği alanındaki gelişmesine önemli katkılar koyacağı düşüncesindeyiz. Özellikle Enerji kaynaklarımızın yetersizliğinden kaynaklanan dış ticaret açığımız düşünüldüğünde enerji verimliği yüksek yeni nesil ürünlerin ülkemizde kullanılmasını teşvik etmeliyiz.

 

Bu arada konu enerji verimliği olunca mevcut binalarımızda da günümüz kriterlerine göre

yalıtımlarının süratle yapılması gerekmektedir. Mekânları gerekli olan konfor şartlarına ulaştırmak için enerji verimliği yüksek sistemler kullansak da yalıtımı zayıf binalarda bu konforu koruyamaz isek verimlikten bahsetmemizin bir anlamı da yoktur.      

 

Türkiye’nin içerisinde bulunmuş olduğu ekonomik sorunlardan hep beraber bir şekilde çalışarak çıkacağız. Peki, İSİB’in 2019 beklentilerinden, proje ve hedeflerinden biraz bahsedelim?

Yaşanan bu ekonomik sorunlardan sonra iç pazarın sektörümüz açısından küçüleceğini öngörerek yıllardan beri yoğun şekilde yaptığımız yurtdışı faaliyetlerimizi bu yıl yüzde 50 oranında artırmak yönünde bir hedef koyduk. 2019 yılında 20’den fazla ülkede 25

 

‘ten fazla aktivitede (fuarlar ve ticaret heyetleri şeklinde) bulunacağız. Sektör firmalarımızla birlik ve beraberlik içinde, yeni pazarlar oluşturmak için yoğun bir tempoda çalışacağız. İklimlendirme sektörü ihracatı her geçen yıl çıtasını yükseltmektedir. Hedefimiz, ülkemiz firmalarını orta vadede uluslararası pazarda güçlü konuma taşımaktır. Son yıllarda iklimlendirme sektörünün ihracatı ülkemiz ihracat artış oranın hep üzerinde bir artış ile yaşadı. İthalatımız ise son iki yılda düşme eğiliminde. Diğer bir hedefimiz ise sektörümüzün şuan eksi olan dış ticaret açığını 3-4 sene içerisinde dış ticaret fazlası veren bir sektör haline getirmektir.2018 yılı ihracatımız ise 2017 yılına göre yüzde 18,5 oranında artış gösterdi. Sektörümüzün kilogram/dolar başına ihracatı Türkiye ortalamasının çok üzerinde olmak birlikte iklimlendirme sektörünün kilogram başına ihracat birim fiyatı da her yıl artış eğilimindedir. Bu da sektörümüz adına oldukça sevindirici bir gelişmedir. Sektörün her geçen yıl katma değeri yüksek ürünler üretmeye başladığının bir göstergesidir.    


Yükleniyor...
Yükleniyor...