01-01-2019
ÇATIDER Yönetim Kurulu Başkanı Adil Baştanoğlu: “Çevre Dostu Ürünleri Olan Firmaların Tercih Edilmesi Gerek”

ÇATIDER Yönetim Kurulu Başkanı Adil Baştanoğlu: “Çevre Dostu Ürünleri Olan Firmaların Tercih Edilmesi Gerek”

Çatı Sanayici ve İş Adamları Derneği (ÇATIDER) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Baştanoğlu; ülkemizde, dünya örneklerinde olduğu gibi belli kuruluşların yeşil çatı uygulamalarında önderlik ettiğini belirterek ayrıca workshoplar ve konferanslar düzenlenmesi gerektiğinin önemini vurguladı. Dünyada var olan enerji kaynaklarını mümkün olduğunca verimli kullanabilmenin ve alternatif enerji kaynakları üretebilmenin önemli olduğunu ifade eden Baştanoğlu, enerji verimliliği kapsamında ayrıntılı bilgilere yer verdi.

Yeşil çatı pazarı, ülkemizde hızla büyüyen bir ivmeye sahip. Buna bağlı olarak Türkiye'de yaklaşık 7 milyon yalıtımsız çatı bulunduğunu göz önüne alırsak binalarda enerji verimliliği noktasında yalıtım yapılırken nelere dikkat edilmelidir?

Binalardaki çatı yalıtımı en az cephe yalıtımı kadar önemlidir. Hatta cephe yalıtımlarının tam anlamıyla performans sağlayabilmesi ancak çatıların yalıtımlı olmasına bağlı. Yalıtımı olmayan çatılar, binaların kat adetlerine bağlı olarak ortalama yüzde 20 ila yüzde 30 aralığında bazen de daha fazla enerji israfına neden olur. Bunun sonucu da daha çok yakıt ve elektrik harcaması ile zarar gören, tüketilen bir çevre anlamına gelir.

 

Üstelik enerji israfı sadece dünyamıza değil bütçemize de zarar veriyor. Fakat çatı yalıtımının öneminin de çok iyi anlatılması, bilinçlenme sağlanması, yasa ve yönetmeliklerde çatı zorunlu olması gerekiyor. Uygulamalar ve ürünler firmaların inisiyatifine bırakılmamalı, bu konularla ilgili belirli standartlar ve yükümlülükler getirilmelidir. Ayrıca yalıtım sadece ısı yalıtımı olarak düşünülmemeli. Çatılara uygulanacak su ve ses yalıtımı da yaşadığımız çevrenin kalitesini arttırıyor.

 

Çatılarda çevre dostu kaplama ürünleri kullanılması çok önemli. Malzemelerin hammaddeleri, üretim şekil ve teknikleri, yaşam döngüsü analizleri, kullanım ömrü, tabiatta yok olma süreleri ve sökümden sonra çevreye olan etkilerine dikkat etmek gerek. Tüketicilerin ürünleri bu kadar detaylı araştırması zor. Bu sebeple çevre dostu ürünleri olan firmaların tercih edilmesi gerek.

 

Yalıtım uygulamasında, yalıtım malzemesi, aksesuarlar, yan ürünler, bağlantı elemanları, emniyet tedbirleri, iskele, işçilik gibi giderler önemlidir. Yalıtım malzemesinin kalınlığının artırılması, malzeme fiyatı dışında diğer giderleri etkilemez. Yalıtım malzemesi kalınlık farkı parasal olarak tüm giderler içinde çok küçük bir oranda kalacağı için doğru kalınlıkta yalıtım malzemesi kullanmak gerekir. Son yıllarda birçok ilimizde iklim bölgelerine uygun olarak çatı eğimleri artırılmaya ve doğru çatı yalıtımı sistemleri uygulanmaya başlandı, son olarak diyebiliriz ki tüketiciler merdiven altı ürünlerden kaçınıp, sertifikalı, CE belgeli ürünleri tercih etmeli ve uygulamaları uzman kişilere yaptırmalıdır.

 

 

 

 

 

ÇATIDER olarak yeşil çatı uygulamalarında kamuoyunu bilgilendirmek, gerektiğinde danışman olarak bu konuda uzman olan üyelerimize yönlendirmek ve yeşil çatıların yayılmasını sağlamayı görev olarak gördüğünüzü kendi sitenizde de belirtiyorsunuz. Peki, ‘yeşil çatı’ uygulamaları noktasında, çevre duyarlılığı noktasında, yeşil çatıların yayılmasını sağlama noktasında ne gibi çalışmalarınız bulunmaktadır?

ÇATIDER olarak yeşil çatı uygulamalarında kamuoyunu bilgilendirmek, gerektiğinde danışman olarak bu konuda uzman olan üyelerimize yönlendirmek ve yeşil çatıların yayılmasını sağlamayı görev olarak görüyoruz. Düzenlediğimiz 9. Ulusal Çatı ve Cephe Konferansı’nda  “Enerji Etkin, Ekolojik Çatı ve Cephe Sistemleri” içeriğinde yeşil çatılar da ele alınarak konu hakkında bilgilendirme yapıldı. Gerek ulusal gerek sektörel basında olan röportajlarımızda, bildirimlerimizde bu konuyu ön plana çıkarıyoruz. Bunun yanı sıra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan Planlı Alanlar Yönetmeliği doğrultusunda düzenlenen yeni İstanbul İmar Yönetmeliği, Mayıs 2018’de Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

 

Kamu binaları da dâhil olmak üzere yeni yapılacak toplam inşaat alanı 60 bin metrekare üzerinde olan binalarda kent ekolojisini iyileştirmek, iklimsel klima etkisini kırmak, yağmur suyunu tutarak ani su baskınlarını azaltmak, inşaatların yeşil alan tahribini önlemek, nefes alınabilecek doğal bir ortam oluşturmak ve çatılarda ısı ve gürültü yalıtımını sağlamak amacıyla yeşil çatı sistemleri uygulanması zorunlu hale getirildi. Ayrıca toplam inşaat alanı 30 bin metrekareden fazla olan binalarda teras çatı yapılmak istenmesi durumunda yeşil çatı sistemleri uygulaması şart.

 

Bitkilendirilmiş çatı konusunda yerli üretim yeterli midir? Bu alandaki ihracat-ithalat dengesi nasıldır? İhracat yapılıyor mu?

Bu alanda ithalat ihracat dengesinde ithalat yönü ağır basıyor. Bitkilendirilmiş çatı konusunda yerli ürünlerimiz istenilen düzeye henüz erişemedi.

 

Bitkilendirilmiş Çatı Sistemleri

Türkiye’de ilk örneklerini 80’li yıllarda İstanbul ve Ankara’da gördüğümüz bitkilendirilmiş çatı projeleri, uygulamanın sistem olarak ele alınmaması nedeni ile başarılı olamamış ve bu çatıların altındaki mekânlar ya kullanılamaz hale gelmiş ya da bitkilendirme işinden vazgeçilmiştir.

 

Türkiye’ye 2002 yılından itibaren sistem olarak ele alınan bitkilendirilmiş çatı uygulamaları, ilk 10 yılda çok yavaş seyretse de, son yıllarda ciddi bir ivme kazanmıştır. Avrupa’daki en büyük uygulamalardan biri olan 2007 yılında çeşitli eğimlerdeki çatılarda gerçekleştirilen Ümraniye’deki Metro Meydan uygulaması (30000m²), sisteme olan güveni pekiştirmiş ve mimarlar bitkilendirilmiş çatıları projelerinde güvenle tercih etmeye başlamıştır. 2013 yılında Zorlu Center İstanbul’da (65000m²), Dünya’daki en büyük uygulamalardan biri gerçekleştirildi. 2015 yılına Zorlu Center’da gerçekleştirilen IGRA (International Green Roof Association) Yeşil Çatı Kongre’si, bitkilendirilmiş çatı sistemlerinin mimarlar, peyzaj mimarları, ziraat mühendisleri ve inşaat mühendisleri başta olmak üzere geniş bir kitle tarafından tanınmasını sağlamıştır.

 

Talebin artması, birçok ithalatçı ve imalatçının da pazara girmesine neden olmuştur. Yerli imalatların kopyalama, sertifikasız ve standart dışı üretimlerle piyasaya girmesi üzerine, Türkiye’yi bitkilendirilmiş çatı ile tanıştıran firma, yerli üretim konusunda çalışmalarını tamamlamış ve yeni tasarımlarla sertifikalı üretimlere başlamıştır.

 

Bitkilendirilmiş çatı sistemi bileşenlerinden biri olan bitki köklerine dayanıklı örtüler, Türkiye’de birkaç firma tarafından FLL sertifikalı olarak üretilmektedir. Bitki köklerine dayanıklı örtüde yurtdışına bağımlılığımızı kaldıran bu ürün, aynı zamanda ihraç edilmeye başlamıştır.  Sistem keçeleri de yine Türkiye’de bir firma tarafından sertifikalı olarak üretilmektedir. Sistemin en önemli bileşeni olan ve kullanılacağı sisteme göre çok farklı tipleri olan drenaj levhalarının geniş kullanım alanı olan tipleri, özgün tasarımlarla sertifikalı olarak üretilmekte, kullanımı az olan tipler ise ithal edilmektedir. Sertifikasız ürünler, sistemde uygulanmaları halinde birkaç yıl içinde ciddi sorunlara neden olmakta ve sistemin tamamen yenilenmesini gerektirmektedir. Kopyalanmış ve sertifikasız ürünlerin ihracatı mümkün değildir. Şu anda bitkilendirilmiş çatı bileşenleri ithalatı minimum düzeye inmekle birlikte, önemli bir ihracat yaptığımızı söyleyemeyiz.

Atila Gürses / Y. Mimar

 

Bitkilendirilmiş çatıların yaygınlaştırılması için ne gibi çalışmaların yapılması gerekir?

Ülkemizde, dünya örneklerinde olduğu üzere belli kuruluşların yeşil çatı uygulamalarında önderlik etmesi, ayrıca yerel yönetimlerin çeşitli teşviklerle uygulamaları desteklemesi, eğitim programları ile peyzaj mimarları, mimar ve mühendis gibi uzmanlar için gerekli eğitimleri sağlaması yeşil çatı uygulamalarının yaygınlaşmasına katkı sağlayacaktır. Öncelikle, mimar, mühendisler ve peyzaj mimarları bu konuda bilgilendirilmeli ve uygulamalara yönelik olarak teknolojik yöntem, malzeme tanıtımları ve bitki seçimi, sulama, gübreleme, bakım ve üretimine yönelik seminer, workshoplar ve konferanslar düzenlenmelidir.

 

Bu ay ki dosya konumuz “Enerji Verimliliği ve Enerji Verimli Ürünler”. Bu bağlamda çatı konusunda ki enerji verimliliği hakkında tüketicilere neler söyleyebilirsiniz?

Isınan hava yükseldiği için binaların en çok çatılardan enerji kaybeder. Binalardaki çatı yalıtımı en az cephe yalıtımı  kadar önemli. Hatta cephe yalıtımlarının tam anlamıyla performans sağlayabilmesi ancak çatıların yalıtımlı olmasına bağlı. Bitkilendirilmiş çatı uygulamaları küresel ısınma ve enerji kaynaklarının hızla tükenmesine karşı örnek bir çözüm oluşturuyor. Ayrıca enerji tasarrufu yalıtım ömrünü uzatma ve ses yalıtımı gibi faydaları da var. Konsept olarak coğrafi ve iklimsel etkenler tarafından şekillendirilen çatılar, yapım teknikleri ve malzemeye göre çeşitlilikler gösterirken, günümüzde yaygınlaşan enerji etkin binalarda, yapı kabuğunun enerji etkinliğine katkıda bulunan bir bileşen olarak düşünülmektedir.

 

“Yeşil Çatı” kavramı Türkiye’de yeni bir kavram gibi görünse de aslında çok eskiden beri var olan ve sürekli geliştirilen bir konsept. ÇATIDER olarak sempozyumunuzda da yeşil çatıların nasıl olması gerektiğiyle ilgili çalışmalar yaptınız. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Son zamanlarda gelişen teknoloji ve yapı malzemesi bilimi sayesinde çatı, yüzeyi enerji tüketen bir yapı elemanı olmaktan çıkıp ekosisteme katkı sağlayan bir yapı bileşenine dönüşmektedir. Normalde çatı, genellikle ısı emen, atıl ve kullanılmayan bir yapı malzemesi iken, yeşil çatıların sürdürülebilir kullanımı ile birlikte bina dışında yaşam alanları sağlayan, aynı zamanda aktivite olarak da kullanılabilecek bir alan haline gelmeye başlamıştır. Yeşil çatı kavramı bu noktada basit tanımının ötesinde ekolojik ve sosyal açıdan oldukça önem kazanmaktadır. 9. Ulusal Çatı ve Cephe konferansımızda “Enerji Etkin, Ekolojik Çatı ve Cephe Sistemleri” kapsamında yeşil çatılarda ele aldığımız konular arasındaydı. Dünyadaki gelişmelere paralel olarak, çevreci/ekolojik yaklaşımla ortaya çıkan sürdürülebilirlik ilkesine bağlı, kent baskısını ve betonlaşmanın olumsuz etkisini azaltacak, yeşil çatı sistemlerini ele aldık ve bu konuda Türkiye’deki örneklerini inceledik.  İTÜ Mimarlık Fakültesi Öğr. Gör. ve DS Mimarlık Kurucu Ortağı Dr. Deniz Aslan konuşmasında binaların enerji performansını, hava kalitesini ve kent ekolojisini iyileştiren ‘Yeşil Çatılar’ı ele aldı. ERA Mimarlık Kurucusu Prof. Dr. Ertun Hızıroğlu, Bitkilendirilmiş Yeşil Çatı Sisteminin uyguladığı “Garanti Bankası Teknoloji Kampüsü Projesi” hakkında bilgilendirmede bulundu.

 

Enerji verimliliği her sektörde çok önemli bir hale geldiği için artık enerji verimli ürünlere de bir kayma söz konusu. ÇATIDER olarak enerji verimliliği konusunda çalışmalarınız var mı? Varsa enerji verimliliği konusunda ki projelerinizden bahseder misiniz?

 

Dünyamızda var olan enerji kaynaklarını mümkün olduğunca verimli kullanabilmek, alternatif enerji kaynakları üretebilmek, su kaynaklarının kontrolünü sağlayabilmek ve yapı sektöründe çevre dostu malzemeler tercih etmek, toplum sağlığı ve geleceği için son derece önemlidir. Bu tür çalışmalar, enerji kaynaklarının maliyetinin düşürülmesi ve sürdürülebilir kullanımına katkı sağlayacaktır.


Yükleniyor...
Yükleniyor...