02-05-2019
Ravaber Yapı Ürünleri Sanayi Ticaret A.Ş. Ticari Direktörü Mimar Özge Sipahioğlu: Yalıtım Sektöründe Türkiye’nin Gücünü Dünya'ya Taşıyoruz

Ravaber Yapı Ürünleri Sanayi Ticaret A.Ş. Ticari Direktörü Mimar Özge Sipahioğlu: Yalıtım Sektöründe Türkiye’nin Gücünü Dünya'ya Taşıyoruz

80 bin metrekare alan üzerinde en ileri teknolojileri kullanarak, yıllık 120 bin ton üretim kapasitesine sahip olan Ravaber, bir dünya markası olma yolunda hızla ilerliyor. Macaristan ve Yunanistan’daki yurt dışı yatırımlarıyla üretim hacminin yaklaşık 200 bin tona ulaşacağı bilgisini aktaran Ravaber Yapı Ürünleri Sanayi Ticaret A.Ş. Ticari Direktörü Mimar Özge Sipahioğlu, Türkiye’de ve Dünyada mineral yün sektöründe etkin rol oynayan saygın, güvenilir ve lider olduklarının altını çiziyor.

Özge hanım, sizinle daha önce birçok çalışmamızda röportajlar yaptık. Ancak Ravaber ile röportaj yapmadık dergimizde. Dolayısıyla önce RAVABER ve RAVAGO ortaklığı ile ilgili kısa bilgi verebilir misiniz? 

Ravago, 1961 yılında Belçika’da kurulmuş uluslararası bir yapı.  Plastik, kauçuk, petrokimya  ürünlerinde B2B alanda Türkiye’nin ikinci büyük petrokimya şirketidir. Bu ürünlerin yanı sıra, yalıtım ürünleri alanlarında Dünya’nın farklı lokasyonlarında üretim yapmakta. Ravaber ise, Ravago Grubun, Bina sistemleri alanındaki mineral yün üretici firması.

Ravaber, Türkiye’de, yaklaşık 120 bin ton taş yünü, 5 bin ton seramik yünü, 25 bin ton ise mineral yün üretim kapasitesine sahip. Kayseri'de bulunan üretim hatlarımızdan, üçü taş yünü, biri seramik yünü, biri de mineral yün üretmekte. Sadece ülkemizin değil, bulunduğumuz coğrafyanın en büyük taş yünü üreticisiyiz. Ayrıca bütün mineral yünleri aynı çatı altında üreten dünyada ilk ve tek marka olmayı başardık. Bu yılın 3. Çeyreğinde, Yunanistan’daki taş yünü fabrikamız devreye girecek.  Bu yatırımımız yaklaşık 15 bin ton üretim kapasitesine sahip olacak. Yine bu yılın sonunda, Macaristan yatırımımız kapsamında 40 bin ton kapasiteli bir taş yünü üretim fabrikamız daha devreye alınacak.Böylece Ravaber olarak üç ayrı lokasyonda, hacmimizi yaklaşık 200 bin tona çıkaracağız.

Ravaber ağırlıklı olarak taş yünü, cam yünü ve seramik yünü üreten bir marka. Peki bu ürün gruplarında iç pazarın durumunu ve buna ek olarak ihracatı değerlendirir misiniz?

Türkiye’de inşaat sektöründeki pazarın daralması birçok firma gibi bizlerin de ihracat pazarlarına yönelmemizi sağladı. Burada Ravago Grup firması olmamız, uluslararası yapımız  ve  Ravago Bina Sistemleri'nde Avrupa’daki bilinirliğimiz ve o ülkelerdeki mevcut satış ekibimiz, ihracatımızı destekliyor. Şu an Kayseri’de yaptığımız üretimin yaklaşık yüzde 40’ını başta Avrupa ülkeleri olmak üzere, dünyanın farklı bölgelerinden 30'u aşkın ülkeye ihraç ediyoruz. Önümüzdeki dönemde hem gelişen bölgeler, hem de gelişmekte olan ülkelere odaklanmayı hedefliyoruz.

 

Yapının birçok alanında kullanılan yalıtım malzemesinin önemli üreticilerinden biri olan Ravaber olarak özellikle yalıtımın gerekliliği, standartları, binaların enerji kimlik belgelerini alma zorunluluğu ve yalıtım ürünlerin enerji verimliliğine katkıları gibi konularda neler söylemek istersiniz?

Ravaber olarak enerji verimliliğine hem üretim sürecinde, hem de tüketim sürecinde olmak üzere, iki yönlü katkıda bulunuyoruz. Kayseri fabrikamızda yaklaşık 80 bin metrekare kapalı alanımızın çatısında 4 bin 500’e yakın solar panelimiz bulunuyor. Bu paneller aracılığıyla gün içinde kendi enerjimizi kendimiz üretip, bu enerjinin büyük bir kısmını da kullanıyoruz. Ham madde ayağında, kendi bazalt madenimizden çıkardığımız bazalt taşı, yüzde yüz doğadan gelen bir malzeme.

Bunun yanı sıra, nihai ürünlerimiz olan, seramik yünü, cam yünü ve taş yünü gibi malzemeler, yüzde yüz enerji verimliliği için kullanılan malzemeler. Sadece yaşanan konutlarda değil, endüstriyel tesislerde, yapılarda, sosyal amaçlı kullanılan otel, hastane gibi projelerde de enerji verimliliğine  ürünlerimizle katkı sağlıyoruz.

Bütün dünyanın özellikle gelişmiş ülkelerin odak noktası haline gelen önemli bir konu sürdürülebilir gelecek. Bu genel başlık altında sürdürülebilir çevre, sürdürülebilir pazar, sürdürülebilir ekonomi, sürdürülebilir marka ve sosyal sorumluluk projeleri ile ilgili çalışmalarınız var mı, varsa bahseder misiniz?

Her birey ve her şirket, hem çevre, hem ekonomi, hem de insanların refahına katkı sunmak adına topluma dokunmak ve bu noktada kaynaklarını geliştirmekle yükümlü. Biz de Ravaber olarak bu yaklaşıma yürekten inanıyor ve birçok proje üretiyoruz. Bu projelerden biri, sektörümüzün STK temsilcisi İzoder ile birlikte gerçekleştirdiğimiz okulların ısı yalıtımı projesi. Kendi ürettiğimiz yalıtım ürünleriyle, yalıtıma ihtiyacı olan devlet okullarının ısı yalıtımını ücretsiz yaptık. Kayseri fabrikamızın çatısındaki solar panel uygulamaları, fabrikamzdaki atık geri dönüşüm uygulamaları vb. gibi alanlarda yatırımlar yaparak, Dünya’nın gelecekte çok daha iyi bir yaşam alanı olması adına önemli adımlar attık.

Gerek bayi yapılanmamız ve ticari yaklaşımımız,  gerekse müşteri memnuniyetimiz adına daima sürdürülebilir süreçler yürüttük.Bizimle birlikte çalışan partnerlerimiz ve distrübitörlerimiz, çalışan personelimiz, tedarikçilerimiz, nakliyecilerimiz vb. paydaşlarımız ve ailelerini düşününce çok geniş bir kitleye gelir imkanı sunuyoruz.

Sizin de bildiğiniz üzere, teknolojinin hakim olduğu bir sanayi ve uluslararası pazar durumu söz konusu. Bu bağlamda biraz Endüstri 4.0 ‘a bakışınız ve Ravaber’in üretim tarafında kullandığı teknolojilerden bahsetmenizi istesek neler paylaşmak istersiniz?

Dünyada tüketim ve taleplerde, buna bağlı olarak da üretimde büyük bir değişim yaşanıyor ve sürdürülebilirlik, bu değişime ayak uydurabilmekle mümkün oluyor. Bu nedenle Endüstri 4.0 kavramı, her geçen gün daha da önemli hale geliyor. Ancak bu kavrama popüler başlık olarak bakmayıp, sürdürülebilir bir değer katarsak gerçekten verim elde edebiliriz. Aksi takdirde Endüstri 4.0, hepimiz için popüler bir terim olmanın ötesine gidemeyecektir.

Ravaber bünyesinde özellikle teknoloji tarafında üretim alanındaki en son teknoloji neyse, daima onu tercih ettik ve de etmeye devam edeceğiz. Türkiye’de seramik yünü üreten tek fabrika olmamız ve buna cesaret etmemiz bu alandaki iddiamızı ortaya koyuyor.

Teknolojiden devam etmek adına pazar aksiyonlarının alınması, kontrolü, müşteri ihtiyaçlarını tespit, eğitimler ve satış sonrası destek dijitalleşmeyle daha verimli hale geldi. Peki Ravaber’in  bu alanlarda dijital teknolojiyi kullanarak yapmış olduğu çalışmalar var mı? Dijital ortamı nasıl kullanıyorsunuz?

Dijital teknoloji hayatımızda hız kesmeden ilerlemeye devam ediyor. Yapay zeka, akıllı uygulmalar, VR, AR gibi trendler, Konuşma tanıma sistemleri gibi dijital teknolojilere her gün yenileri ekleniyor.

İletişim dijital ortamla birlikte çok değişti. Eskiden ağızdan ağıza kurduğunuz iletişimle yapılan birçok know how, çok geniş kitlelere çok daha kısa süre içerisinde duyurulabiliyor. Bunu verimli kullanırsanız pozitif çıktı elde edersiniz, verimsiz kullanırsanız zaman kaybedersiniz. Müşteri ihtiyacını saptayamazsak, ne doğru ürün geliştirebiliriz, ne de gelecekte var olabiliriz. Dolayısıyla Ravaber olarak, dijital ortamda öncelikle müşteri iç görülerini takip ediyoruz. Bu iç görülerle paralel olarak yeni ürün geliştirme çalışmaları yapıyoruz. Bugün ürettiklerimiz gelecekteki ihtiyaçları karşılamayacaksa, gelecekteki ihtiyaçları karşılayacak ürünleri bugünden üretmek için çalışmaları yürütüyoruz.

Taş yünü, cam yünü ve seramik yünü başlıkları altında birçok ürün gamınız var. Ürünlerinizden, ürünleri geliştirdiğiniz Ar-Ge çalışmalarınızdan ve ürünlerin sahip olduğu ulusal ve uluslararası geçerli belgelerinizden bahseder misiniz?

Bizim ürünlerimizden, farklı kullanım detaylarına göre değişen farklı beklentiler var. Çatı yalıtım malzemesinde duyulan ihtiyaç farklı iken, dış cephede kullanılan yalıtım malzemelerinden beklentiler farklı olabiliyor. Dolayısıyla hangi ürünün hangi alanda kullanılacağını, kullanılan alana göre de hangi özelliklerinin geliştirilmesi gerektiği üzerinde çalışıyoruz. Kullanım detaylarına göre ürün farklılaştırıyoruz. Bu  yönde yaptığımız Ar-Ge çalışmaları bizi sektördeki rakiplerimiz arasında farklılaştırıyor. 30’dan fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. Tabii ki  her ülkenin kültürü, inşaat sektörü gelişimi ve beklentileri, ürün performans ihtiyaçları ve  sertifikaları birbirinden çok farklı. Kiminin yangın yönetmeliği diğerine göre çok daha katı kurallara sahip olabiliyor. Kiminin suya karşı performans beklentisi daha yüksek olabiliyor. Bu nedenle biz tüm ihtiyaçları kendi özeli içinde ele alıp ona göre ürün geliştiriyoruz. Bu arada 5 yıldır akriditasyona da sahip olan, çok donanımlı bir labratuvarımız ve kalite ekibimizle sektörde de birçok ilke öncülük ediyoruz.

Birçok projede “ Proje Danışmanlığı” adı altında kullanılacak yapı ürünlerinin kararını veren mimarlar var. Ravaber’in Mimarlarla olan iletişiminden ve Mimarlara yönelik çalışmalarından varsa bahseder misiniz?

Bu soruya hem şahsım adına, hem de Ravaber adına iki ayrı cevap vereceğim. Mimar olarak sektörde neredeyse 20. yılımı bitireceğim. Hep satış-pazarlamada çalıştım ve gittiğim tüm projelerde tüm meslektaşlarımla yaptığım görüşmelerde, asla sadece ürünlerimi anlatmadım  ve daima  karşımdaki insanlara sunduğu faydalar olarak baktım. Ürünlerimize, bize gelen mimari büroların ihtiyaç duyduğu çözümü sağlamak için bir araç olarak  baktım ve onlarla birlikte detaylar çözdüm.

Şu an inşaat sektöründeki en tehlikeli olan durum, sektördeki yapı malzeme firmalarının satış ve pazarlama alanında çalışan ekipleri,  kendi sattıkları ürünlerle, kullanıldığı detaylar arasındaki etkileşimi bilmiyor. Ve daima mimarlara kendi ürünlerini anlatmaya çalışıyor. Mimarlara ihtiyacı olan detay çözümünü sunmadan o masadan kalktığınızda ürünün faydasını  tam olarak anlatamıyorsunuz. Ancak detayı çözdüğünüz zaman, ürünlerinize ihtiyaç doğuyor ve  bunun sonucu olarak da malzemenizi satıyorsunuz. Ravaber’in en büyük zenginliklerinden biri de sadece ürün tedarikçisi olarak yaklaşmadan mimarlarla detay çözebilmesidir.

Son olarak sizin eklemek istedikleriniz var mı?

Ravaber olarak, özellikle yurt dışı yatırımlarımızla birlikte toplamda üç ayrı fabrikada, dünyaya mineral yün sağlayan bir dünya markası olma yolunda ilerliyoruz. Sadece üründe değil, aynı zamanda üretim yaptığımız hatlarda da benzer stratejiyi uyguluyoruz. Bugün Kayseri’deki tesisimizde Ravaber Teknik markasıyla bir teknik bölümümüz de var ve orada, Macaristan’da ve Yunanistan’da yapılacak bütün üretim hatlarını Türkiye'deki üreticilerle birlikte geliştiriyoruz. Bu topraklardan bir dünya markası çıkarmak için var gücümüzle çalışıyoruz.

 

Röportajınız için teşekkür ederim.


Yükleniyor...
Yükleniyor...