01-09-2019
 Mantolama Uygulamalarında EPS Kullanımı, Ülkemizde Birinci Sırada

Mantolama Uygulamalarında EPS Kullanımı, Ülkemizde Birinci Sırada

Binaların ısı yalıtımında ve özellikle dış cephe sistemlerinde EPS levha kullanımı, ekonomik ve yüksek bir ısı yalıtım performansı sağlıyor. EPSDER Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Ateş, EPS’nin çok hafif olması, hızlı imalatı, kolay şekil verilebilir ve işlenebilir olması nedeniyle sektörde tercih edilen bir yalıtım malzemesi olduğunu ifade ediyor. Yalıtım konusunda eğitim seviyesini artırmak ve bilinç uyandırmak amacıyla EPSDER Akademi bünyesinde gerçekleştirilen faaliyetlerin önemine de dikkat çeken Ateş, “Eğitimler kapsamında bu yıl, geleneksel zemin ıslahı yöntemlerine alternatif olarak kullanılan Geofoam ürününün, inşaat maliyetlerini ve süresini azaltmak noktasında nasıl bir işleve sahip olduğu da anlatılacak” diyor.

Yaz aylarını geride bıraktığımız bu günlerde enerji verimliği konusu en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Peki, ısı yalıtımında ekonomik ve çevreci olan EPS için neler söylemek istersiniz? EPS yalıtım malzemelerini diğer ısı yalıtım malzemelerinden farklı kılan etkenler nelerdir? Yalıtımda EPS neden tercih edilmeli?

Binaların ısı yalıtımında ve özellikle de dış cephe ısı yalıtım sistemlerinde EPS ısı yalıtım levha kullanımı, yüksek ısı yalıtım performansını ekonomik olarak sağlar. Isı yalıtımındaki uygulama kolaylığı, ithal girdisinin ve üretiminde kullanılan enerji miktarının çok düşük olması önemli avantajlarındandır. Üretimi ve uygulanması esnasında çevre için zararlı bir unsur içermez. Uygulamada ve kullanım ömrü sonunda oluşabilecek EPS atıkları, tamamen geri dönüştürülebilir olduğu için çevre dostu bir malzemedir. Üretim ve uygulamasında diğer bazı muadil ısı yalıtım malzemelerinden farklı olarak işçi sağlığı açısından risk oluşturmaz.  Çok hafif olması, hızlı imalat, kolay şekil verilebilir ve işlenebilir olması gibi nedenler tercih edilme sebeplerindendir.

Mantolama uygulamalarında, EPS kullanımı tıpkı Avrupa da olduğu gibi ülkemizde de 1. sırada. Bundan sonraki süreçte de bu pazar liderliğini korumayı hedefliyoruz. Diğer ısı yalıtım levhalarına kıyasla, EPS, düşük ısıl iletkenlik değeri nedeniyle çok yüksek ısı yalıtım özelliğine sahip. Özellikle yapı sektöründeki kullanım alanlarını özetlersek; binalarda ısı yalıtımı, dişli döşemelerde dolgu malzemesi (asmolen), ve dekoratif malzeme (söve, silme, kartonpiyer, kilit taşı v.b.) olarak sıralanabilir. Ayrıca üstün fiziki özellikleri sebebi ile İnşaat sektörünün çok farklı alanlarında kendine yer bulmuş bir malzemedir.

EPS,  hafif beton, tuğla ve yalıtımlı hafif sıva uygulamalarında granül halinde agrega olarak, sandwich cephe ve çatı paneli olarak, zeminden ısıtma ve soğutma sistemleri de kullanılır. Bir başka kullanımı, darbe sönümle özelliği sebebi ile deprem bölgelerinde yanal sismik kuvvetlere karşı bodrum ya da temel duvarlarında da kullanımıdır.

Ülkemizde de artık tüm dünyada olduğu gibi Geofoam olarak adlandırılan EPS’nin kullanım alanları arasında  hafif dolgu malzemesi olarak ve bina yapımında kalıcı kalıp olarak adlandırılan (ICF Sistemler) sistemler sayılabilir.

EPSDER Akademi hakkında da konuşmak isteriz. Kasım ve Aralık 2019’da gerçekleşecek özellikle “Isı Yalıtımı ve Mantolama” ile “Geofoam” ve “Cepheler Açısından Yangın Yönetmeliği” ile “Dişli Döşemeler Açısından Yangın Deprem Yönetmeliği” konusu ele alınacak. Bize akademi ve akademinin bahsettiğimiz eğitimleri hakkında neler söylemek istersiniz?

EPSDER Akademi, 2018 yılında EPS Sanayi Derneği bünyesinde eğitim faaliyetlerinin düzenlenmesi ve binalarda enerji verimliliği konusunda farkındalığın arttırılması misyonuyla oluşturuldu. Geçtiğimiz yıllarda üniversite, TMMOB Makine Mühendisleri Odası ve TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası iş birlikleriyle Anadolu’da birçok ilde bu bilincin yerleşebilmesi için seminerler düzenledik. EPSDER Akademi, belirttiğiniz gibi 2019 yılında da iki ayrı kentte iki farklı etkinlik düzenleyecek. 19 Kasım 2019 tarihinde Bursa’da, 17 Aralık 2019 tarihinde ise Mersin’de yerel otoriterler ile  “Binalarda Enerji Verimliliği” bilincini paydaşlara aşılamaya gayret edeceğiz. Binalarda enerji verimliliği, ısı yalıtımı, ısı yalıtımı malzemeleri, ürün ve sistem standartları, ısı yalıtımı ile ilgili mevzuat ve yönetmelikleri hakkında güncel tüm konuları kapsayacak etkinlikler, aynı zamanda EPSDER Danışmanı olan Kırıkkale Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Sn. İbrahim UZUN ve EPSDER Genel Sekreteri Murat Kenet tarafından gerçekleştirilecek sunumları kapsayacak. Etkinliklerimiz için, içlerinde T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğü, belediye başkanlığı, itfaiye müdürlüğü, belediye imar ve şehircilik müdürlüğü, belediye yapı kontrol müdürlüğü, inşaat mühendisleri odası, makine mühendisleri odası, mimarlar odası, üniversiteler, seminerin yapılacağı il ve çevre illerde faaliyet gösteren ilgili sanayiciler, uygulamacılar, mimarlar, mühendisler, müteahhitler gibi paydaşların da yer alacağı bir zümreye davette bulunuyoruz.

Karayollarında,  özellikle yumuşak zeminlerde karşılaşılan oturma kaynaklı deformasyonları önlemek için yapılan geleneksel zemin iyileştirme metodlarına alternatif olarak bu zeminlerde EPS’in hafif dolgu malzemesi olarak kullanılması (Geofoam) ile ilgili bilgi verir misiniz? 

Sorunuzu yanıtlamadan önce okurlarımıza öncelikle Geofoam’un ne olduğundan biraz bahsetmek isterim. Bilindiği gibi, EPS (Genleştirilmis Polistren) petrolden elde edilen, köpük halinde, termoplastik, kapalı gözenekli, ısı yalıtım değeri çok yüksek ve tipik olarak beyaz renkli bir malzemedir. Kapalı hücre yapısı sayesinde hafif, rijit ve bünyesine su alması çok azdır. EPS’in bünyesinde 1 m³ içerisinde yaklaşık 3–6 milyar küçücük kapalı gözenekli hücreler içinde durgun hava hapsolmuş vaziyettedir. Malzemenin %98’i hareketsiz ve kuru havadır. EPS, bu hafifliği sayesinde, İnşaat Mühendisliği ve Geoteknik Mühendisliği uygulamalarında kullanılan geleneksel dolgu malzemelerinin yaklaşık olarak %1 ağırlığındadır.  İşte bu özelliği sebebiyle EPS’nin hafif dolgu malzemesi olarak, İnşaat Mühendisliği ve Geoteknik Mühendisliği uygulamalarında kullanılması, Geofoam olarak adlandırılır.  Aslında, Geofoam kullanımı, taşıma kapasitesi düşük zeminler üzerine yapılacak yapılarda, geleneksel zemin ıslah yöntemlerine (fore kazık, dren, sürşarj, jet grout, taş kolon, derin karıştırma vs.) alternatif bir zemin iyileştirme yöntemidir. Ayrıca Geofoam olarak EPS, taşıma kapasitesi düşük zeminlerde yol bendi inşası, yol şeritleri genişletilmesinde, geri dolgularda, istinat yapıları arkasında bu yapılara gelen yükleri azaltmak amacıyla, titreşim sönümlemede, menfez gibi sanat yapıları ve yer altına gömülü isale hattı ile enerji nakil hatları üzerinde bu yapılara gelen yüklerin azaltılması amacıyla, bina temelleri ve istinat yapıları çevresinde bu yapılara gelen deprem etkilerinin azaltılması amacıyla, çevre düzenleme, peyzaj amaçlı topografik yapı oluşturulmasında, kör kalıp olarak ve köprü yol yaklaşım dolgularında, çok pratik ve ekonomik olarak kullanılabilir.

Geleneksel zemin ıslahı yöntemlerine alternatif olarak kullanılan Geofoam ile, inşaat maliyetleri düşürülebilmekte ve büyük ölçüde inşaat süresi kısaltılabilmektedir. Geofoam’un yoğunluğu, geleneksel sıkıştırılmış toprak dolgusunun yoğunluğunun yaklaşık %1 (yüzde biri) olduğu için, Geofoam dolgunun zemine uyguladığı düşey yük, sıkıştırılmış toprak dolgulara göre yaklaşık yüz kat daha azdır. Taşıma kapasitesi düşük zeminlerde, geleneksel yöntemler ile zemin iyileştirilmesi yapılmadan, zemin üzerine geleneksel dolgu malzemeleri konduğunda yaklaşık 2 ton/m² yükleme yapılmakta ve bu da oturmaların devam etmesine yol açmaktadır. Uzun süreli performans kriterlerine bakıldığında, Geofoam yol dolgularında meydana gelen toplam oturmaların, geleneksel dolgularda meydana gelen oturmalara göre çok daha az olması sebebiyle Geofoam’un tercih edildiği ve bu sebeple karayolu bakım ve onarım maliyetlerinin daha az olduğu gözlenmiştir.

Ülkemizde sıklıkla karşılaşılan cephe yangınları ile ilgili neler söylemek itersiniz? Cephe yangınlarını, ilgili yönetmelik olan ‘’Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik ‘’ açısından değerlendirir misiniz?

Son yıllarda yaşanan ve bina dış cephesinde alevlerin yayıldığı yangınlarla ilgili değerlendirmelerde, bu yangınların, mantolama olarak bilinen ısı yalıtım sistemleri ile ilişkilendirilmesi ile çok büyük yanlışlıklar yapıldığını gözlemledik. Aslında son yaşanan yangınlarda, bina dış cephesinde mantolama sistemi olmadığını ve cephelerde yönetmeliklere aykırı teşkil edilmiş giydirme dış cephe uygulamalarının yapıldığını gördük. Giydirme dış cepheler ile mantolama sistemleri birbirlerinden teknik açıdan, uygulama detayları açısından, kullanılan malzemeler açısından, yani tüm yönleriyle tamamen farklı unsurlardır.  Bu hatalı mantolama ve giydirme dış cephe karışıklığından dolayı, EPS ısı yalıtım levhaları da dış cephe mantolama sistemlerinde en yaygın kullanılan ısı yalıtım malzemesi olduğu için, hatalı şekilde yaşanan yangınlarla ilişkilendirilmekte ve sektörümüz haksız rekabete uğratılmaktadır.

Mevcut mevzuatımız olan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik, bina cephelerini; “giydirme cephe” ve “geleneksel cephe” olarak iki ana başlık altında tanımlıyor. Yönetmelikte yer alan “giydirme cephe” tanımında, dış cephe kaplamalarının kendine ait bir konstrüksiyona (karkas, çelik iskelet) mekanik olarak sabitlendiği ve dış cephe kaplaması (örneğin cam, kompozit ahşap veya metal panel vs.) ile cephe (örneğin taşıyıcı perde duvar veya dolgu duvar) arasında havalandırma boşluğu oluşturmanın mümkün olduğu çözümler ifade ediliyor. 2018 yılı Nisan ayında yaşanan Gaziosmanpaşa Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi yangını ve geçmişte Türkiye (İzmir Otel Yangını 2018, Polat Towers İstanbul Yangını 2012, GOP Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yangını 2018) ve dünyanın farklı coğrafyalarında (Londra Grenfell Tower Yangını 2017) yaşanan yangınlarla ilgili benzer yanlış değerlendirmelerin yapıldığı görülmektedir.

Bahsi geçen tüm durumlarda, yangının yaşandığı binalarda mantolama sistemi uygulaması olmadığı ve bina dış cephesinin yönetmeliklere aykırı inşa edilmiş “havalandırma boşluklu giydirme cephe” olduğu görülmektedir. Kaldı ki, havalandırma boşluklu giydirme cepheleri yönetmeliklere uygun şekilde ve tamamen yangın güvenli şekilde teşkil etmek de mümkündür. Ancak yaşanan örneklerde bunun tam tersi bir durum söz konusudur.

Aynı yönetmelikte, “geleneksel cephe” tanımında ise ısı yalıtım levhaları ve üzerinde yer alan tüm sıva katmanlarının arada hava boşluğu oluşturmayacak şekilde doğrudan dış cephe üzerine uygulandığı, piyasada mantolama olarak bilinen dış cephe ısı yalıtım sistemlerinin de dahil olduğu komple sistem çözümleri tanımlanmıştır.

Giydirme dış cepheler ile mantolama sistemleri ve arasındaki farklar hakkında hiçbir bilgisi olmayan kişiler, yangınlarla ilgili söylemlerinde, sanki bu yangınlara konu olan dış cephelerde, mantolama sistemleri uygulanmış izlenimi veren bilimsellik ve teknik gerçeklerden uzak açıklamalarda bulunmaktadır. Bu durum, ne yazık ki enerji verimliliği, ısı yalıtımı sektörlerine ve ülkemiz açısından son derece önemli olan enerji tasarrufu eylemlerine zarar vererek, ülkemizin cari açığının kapanmasına büyük engel teşkil etmektedir.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Öncelikle, yapılacak ısı yalıtımı uygulamasına uygun olarak imal edilmiş, Uluslararası Teknik Onay’a (CE İşareti) veya Ulusal Teknik Onay’a (G İşareti) sahip ürünlerin kullanılmasına dikkate edilmesi gerekir.  Ayrıca, ısı yalıtım uygulamasının konusuna hakim ekiplerce yapılması oldukça önemlidir.  Hatta, mantolamada uygulamaları gibi, Mesleki Yeterlilik Belgesi’nin (MYK) yasal zorunluluk gereği uygulama yapacak kişilerde bulunması gereken durumlarda, uygulamayı yapacak kişilerde bu belgesinin olmasına dikkate edilmelidir.

Mantolama gibi uygulamalarda sadece kullanılan malzemelerin değil; kullanılan tüm malzemelerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan bitmiş sistemin standartlara uygun, belgeli, Uluslararası Teknik Onay, yani CE işareti veya Ulusal Teknik Onay, yani G İşareti taşıması gerekir.  Yani, tüm sistem bileşenlerinin performanslarını hem tek başlarına, hem de bir bütün olarak sistem halinde ilgili mevzuatlara göre belgelendirilmiş olması şarttır.

Isı yalıtımı uygulamalarında dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan birisi de kalınlıktır. Malzeme kalınlığı, “TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Yönetmeliği‘ne göre belirlenmekte ve “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’nin en önemli unsuru olan, “Enerji Kimlik Belgesi” yazılımı ‘’BEP-TR’’ ile hayata geçirilmiş bulunmaktadır. Buna rağmen unutulmamalıdır ki, yönetmelik ve standartlarda bulunan sonuçlar, asgari uygulanması gereken kalınlıkları ifade etmektedir. Bu asgari kalınlıkların üzerinde yapılacak her ısı yalıtımı, daha fazla tasarruf ve daha fazla konfor sağlayacaktır.


Yükleniyor...
Yükleniyor...