01-02-2020
DAIKIN CEO’su Hasan Önder: VRV IV+ ile Enerji Verimliliğinde Devrim Yapıyoruz

DAIKIN CEO’su Hasan Önder: VRV IV+ ile Enerji Verimliliğinde Devrim Yapıyoruz

Yaşam alanlarımızdaki ısıtma - soğutma ve iç ortam hava kalitesinin sağlaması ihtiyacına bağlı olarak klimaların yaygınlaşması, elektrik kullanımını ve küresel ısınma etkisini artırırken, iklimlendirme sektörü, enerji verimli inverter teknolojisi ve küresel ısınma potansiyeli düşük soğutucu gazların yaygınlaştırılması için Ar-Ge çalışmalarına odaklanıyor. İklimlendirme sektörünün lider markalarından Daikin de inovasyon ve teknolojileri kullanarak soluduğumuz hava ve yaşadığımız hayatın kalitesini yükseltme misyonuyla, üretime devam ediyor. Daikin Türkiye CEO’su Hasan Önder ile değişken soğutucu akışkan sıcaklığı teknolojisiyle enerji verimliliğinde devrim yapan Daikin VRV IV+ dış ünitelerini konuştuk.

 

İçinde bulunduğumuz yüzyılın ikinci yarısı için sera gazı emisyonlarının net sıfıra düşürülmesi ve küresel ısınmayı 2 C’den daha az ile sınırlama gibi hedefleri içeren Paris Anlaşması’na paralel olarak, Çevre Vizyonu 2050’yi hayata geçirmiştiniz. Çevre Vizyonu 2050’de yer alan stratejilerinizden bahseder misiniz?

Son yıllarda özellikle gelişmekte olan ülkelerde klimaların pazarlara girme oranının artması, sıcak çarpmasının önlenmesine ve iç ortam hava kalitesinin yükseltilmesine katkıda bulunurken çalışanların üretkenliğini arttırarak ekonomik büyümeyi teşvik ediyor. Buna karşılık, klimalar yaygınlaştıkça doğal olarak elektrik kullanımı da artıyor, bu da küresel ısınma üzerinde artan bir etki yaratacaktır. Bu nedenle, sadece klimaların küresel ısınma etkilerini azaltmaya değil, aynı zamanda enerji verimli inverter teknolojisi ve küresel ısınma potansiyeli düşük olan R-32 soğutucu akışkan kullanan çevre dostu ürünlerin yaygınlaştırılmasına odaklanmayı hedefliyoruz. Daha önce yayınladığımız Çevre Vizyonu 2050’nin de yer aldığı Sürdürülebilirlik Raporumuzda sürdürdüğümüz işlerle küresel ortam arasındaki ilişkilerin yanı sıra mevcut sosyal senaryoları da dikkate alarak uzun vadeli bir plan çerçevesinde en büyük hedefimizin çözüm ve ürünlerimizle karbondioksit emisyonunu net sıfıra indirme hedefimizin altını çiziyoruz. Şirketimizin misyonu gereği, inovasyon ve teknolojileri kullanarak soluduğumuz hava ve yaşadığımız hayatın kalitesini yükseltme çabası içindeyiz. İklimlendirme sektörü; konusu ve çözümleri itibariyle ürünlerin kullanımından kaynaklanan karbondioksit (CO2) emisyonuna neden oluyor. Azalan hava kalitesi toplumsal kesimde talepler yaratıyor. Mevcut soğutucu akışkanlar ve yanma gazı ısısı konularında daha sıkı kısıtlamalar, inovatif ve çevreci çözümlerin gerekliliğini artırıyor. Biz bu çözümleri üç başlık altında topluyoruz; ürünler, çözümler ve hava mühendisliği. Ürün tarafında enerji verimliliği yüksek ama daha düşük küresel ısınma potansiyeline sahip R-32 ve diğer soğutucu akışkanların benimsenmesi büyük önem taşıyor. Yeni nesil soğutucu akışkanların geliştirilmesi, yenilenebilir enerji kullanan ısı pompalarının benimsenmesi yolunda çalışmalarımıza devam edecek. Malzeme tedariğinden bertaraf ve geri dönüşüme kadarki tüm ürün yaşam döngüsü boyunca çevresel etkinin azaltılması ve malzeme geliştirme konularında da etkin rol oynayacağız. Çevresel çözümler oluşturulması konusunda öncülük etmeye de devam edeceğiz. Klimalar ve çevre ekipmanların, binaların ve yenilenebilir enerjinin birleştirildiği bir sistemde verimli enerji yönetimini sağlamayı hedefliyoruz. Ayrıca yeşil binalar ve net sıfır enerjili (nZEB) binaları yüksek verimli cihazlarımızla desteklemeye devam edeceğiz. Piyasada kullanımda olan soğutucu akışkanların tekrar kazanılması ve geri dönüşümünü de çözümler başlığı altında değerlendiriyoruz. Hava mühendisliğinden kastımız ise yüksek verimlilik sağlayan ofis ortamları ve uyuma kalitesini üst düzeye çıkaran ev ortamları vs. için çeşitli araştırmalar yürütmek ve insan hayatını PM2.5 ve VOC gibi hava kirleticilerine karşı koruyan çalışmalar yapmak.

R32’ye göre küresel ısınma potansiyeli daha yüksek olan, kullanımı daha yaygın soğutucu gazların geri dönüşümü mümkün müdür? Bu konuda yaptığınız çalışmalar varsa bizlerle paylaşır mısınız?

Daikin Avrupa geçtiğimiz yıl, önceki nesil soğutucu gazların geri kazanımı ve ıslahı ile ilgili yatırım yapmaya karar verdi. Bu yatırımların kapsamında, soğutucu gazların geri dönüştürülmesi, geri kazanılması veya imhası yer alıyor. Belçika Ostend’de bulunan fabrikasında önemli miktarda ıslah edilmiş R-410A kullanacak ve Avrupa fabrikalarında üretim için daha fazla ıslah edilmiş HFC kullanmak için çalışacak. Islah etmek demek, F-gaz regülasyonundaki tanıma uygun olarak, soğutucu akışkanın yüksek kalitede yeniden oluşturulması (üretilmesi) demektir. Ayrıca, ıslah edilmiş soğutucu akışkan içeren cihazlar F gaz regülasyonunu da destekliyor. Soğutucu gazların bu şekilde döngüye tekrar dahil edilmesi sürdürülebilirlik için müthiş bir çözüm olacak.

Hava kirliliği denince akla ilk olarak fabrikalar, araç trafiği gibi dış etkenler gelse de ev, ofis gibi kapalı ortamlarda meydana gelen hava kirliliği de sağlığımız için olumsuz etkilere sahip. Dolayısıyla kalabalık ve kapalı ortamlarda iç hava kalitesini sağlayacak mühendislik çözümlerinin de önemi büyük. Havayla ilgili bilgi, inovasyon ve teknolojiyi kullanarak soluduğumuz havanın kalitesini yükseltmek, böylece kaliteli yaşam standardı sağlamak gibi bir misyonunuz var. Bu misyon doğrultusunda, hava mühendisliği kapsamında gerçekleştirdiğiniz çalışmalar var mıdır? Bu çalışmalarınızda loT ve yapay zeka teknolojilerinden ne şekilde faydalanıyorsunuz?

Daikin, Ar-Ge, inovasyon ve teknolojisiyle de iklimlendirme sektörünün açık ara lideri. Daikin’in Japonya ve ABD’de çok büyük iki teknoloji merkezi bulunuyor. Daikin Japonya’daki Teknoloji ve İnovasyon Merkezi’ni 300 milyon dolarlık yatırım ile açtı. Daikin’in dünya çapında 25 Ar-Ge merkezi var. Ve bu merkezlerde yaklaşık 8.000 mühendis çalışıyor. Ar-Ge merkezlerimizde yürüttüğümüz çalışmaların bir sonucu olarak, bugün CERN’de bile Daikin’in üstün teknolojili ürünleri kullanılıyor. Yıllık ortalama 1.300 civarında patent yayınlıyoruz. Bütçemizin önemli bir bölümünü Ar-Ge ve inovasyona ayırıyoruz. Daikin, 2018 mali yılında Ar-Ge’ye 600 milyon USD yatırım yaptı. Daikin, Teknoloji ve İnovasyon Merkezi’nde çeşitli şirketler, araştırma kuruluşları ve üniversiteler arasında kurduğu sağlam bağlar sayesinde açık inovasyonu destekliyor. Bu iş ortaklığının amacı, klimanın sıcaklık, nem, hava debisi ve hava temizliği gibi bileşenlerinin çok ötesinde havaya değer katılmasını sağlamak. Örneğin, 2016 yılında NEC Corporation şirketiyle bir ortak araştırma yapıldı. İnsanların uykulu olma halini önlemek ve verimliliği artırmak için NEC’in sunduğu AI teknolojisiyle birlikte, klima ve ışıklandırma kontrol teknolojisini kullanarak uyku halimizi ölçen bir teknoloji geliştirdik. Test sonuçlarında da konfordan ödün vermeden performansın yükseldiğini gördük. İnsanların hayatlarına dokunacak bu tarz çalışmalarımız devam ediyor.

Avrupa Komisyonu’nun enerji verimliliğini artırma ve karbon emisyonlarını azaltma hedefleri doğrultusunda yürürlüğe giren, Ecodesign Direktifi (ErP) ENER LOT21’in birinci kademesindeki verimlilik kriterlerini sağlayan yeni Daikin VRV IV+ dış ünite serisi, 1 Ocak 2021’de yürürlüğe girecek ENER LOT21-Kademe 2’nin daha yüksek olan verimlilik kriterlerini sağlamayı da şimdiden başardı. Daikin VRV IV+ dış ünitelerinizden, ünitelerinizin sahip olduğu değişken soğutucu akışkan sıcaklığı teknolojisinden (VRT), ürünün sağladığı sezonsal verimlilik değerlerinden ve kendisini sektörde farklı kılan diğer özelliklerinden bahsetmenizi istesek neler söylersiniz?

Daikin tüm dünyada sadece cirosal bazda değil, geliştirdiği teknolojiler ile de sektöre liderlik ediyor. Çeşitli kriterleri, daha yürürlüğe girmeden uygulamaya başlıyor. 01 Ocak 2018‘de Avrupa’da yürürlüğe giren ENER LOT21-Kademe1 verimlilik kriterlerini sağlayan yeni VRV IV+ dış ünitelerimiz, 01 Ocak 2021’de yürürlüğe girecek ENER LOT21-Kademe2 daha yüksek verimlilik kriterlerini şimdiden sağlamayı başardı. Yüksek verimli yeni bir Daikin scroll kompresöre sahip olan VRV IV+, enerji tasarrufunun artırılması ve karbon emisyonlarının azaltılması konularına da somut olarak katkı sağlayacak. Beyan edilen verimlilik değerlerinin, gerçek hayattaki uygulamalarda da sağlanması önemli bir konu. Daha önce bu paralelde, enerji etiketlerinde sezonsal verimlilik kriterlerinin yürürlüğe girmesine öncülük etmiştik. İklimlendirme cihazları yıl içinde genelde kısmi yük altında çalışırlar, VRV IV+ dış ünitelerinin kalbi yeni Daikin Scroll kompresör, soğutma ve ısıtma sezonu boyunca kısmi yüklerde yüksek performans sağlamak için yeniden tasarlandı. Devrim niteliğinde değişken soğutucu akışkan sıcaklığı teknolojisi (VRT) sayesinde VRV IV+ hem inverter kompresör devrini hem de soğutma ve ısıtma modunda soğutucu akışkan sıcaklığını sürekli ayarlayarak daima en yüksek verimlilikte çalışıyor. Düşük yük işletimi sırasında ortaya çıkabilecek en önemli sorun, yüksek basınç tarafından alçak basınç tarafına soğutucu akışkanın sızması ve buna bağlı verimlilik kaybı yaşanmasıdır. Ortaya çıkan bu sorunun nedeni, kompresörün hareketli kısmının (hareketli scroll) sabit kısmına (sabit scroll) yeterince basınç uygulayamıyor oluşudur. Daikin’in geliştirdiği yeni kompresörün sahip olduğu “basınç ayarlama portu” bu soruna kökten çözüm getirerek verimlilik ve tasarruf sağlıyor.

İklimlendirme sektörüne sunduğunuz yenilikçi ürünlerinizden Daikin Premix VZ kombinin tasarım, enerji verimliliği, çevre ve teknoloji açısından sahip olduğu özellikleri nelerdir?

İki yıl önce, Türkiye’de geliştirdiğimiz ve ürettiğimiz segmentinin en küçük yoğuşmalı kombisi Daikin Premix NDJ ile ısıtmada iddiamızı ortaya koymuştuk. Daikin kombi ailemizi elbette büyütüyoruz. Bu yöndeki yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Buna paralel olarak teknoloji ve tasarrufun bir araya geldiği, çevre dostu ürünümüz tam yoğuşmalı Daikin Premix VZ kombiyi de tüketici ile buluşturduk. Premix VZ’deki yüksek modülasyon ve tasarruf özelliklerinin yanı sıra gösterdiği optimum performans da ısıtma pazarının bu yöndeki ihtiyaçlarına en efektif çözümlerden biri olarak öne çıkıyor. Elektronik kumanda tarafından otomatik olarak sağlanan 1/6 oranındaki modülasyon sayesinde brülör ve frekans kontrollü fan gücü ihtiyaca göre ayarlanabiliyor ve böylece cihazın dur/kalk yaparak çalışmasının önüne geçiliyor. Cihazın dayanıklı ve uzun ömürlü olmasını sağlayan paslanmaz çelik eşanjörde bulunan ‘Cold Burner’ teknolojisi enerji performansını üst düzeye çıkarıyor.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mıdır?

İklimlendirme sektöründe çok yakın gelecekte daha fazla göreceğimiz hibrit cihazlara da yatırım yapıyoruz. Biz daha bugünden A+++ hibrit teknolojiye sahip ısı pompaları satışı yapabiliyoruz. Geleceğin ihtiyaçlarını bugünden analiz ederek, buna göre yenilikçi ürünler geliştiren bir firma olduğumuz için de sektörümüzde her zaman öncü olarak anılıyoruz

 

 


Yükleniyor...
Yükleniyor...