01-07-2020
Vaillant, Pandemi Sürecinde Yeniliklerini Sektöre Sunmaya Devam Ediyor

Vaillant, Pandemi Sürecinde Yeniliklerini Sektöre Sunmaya Devam Ediyor

Covid- 19 sürecinde, çalışanlarının sağlığı için salgına karşı aldığı tedbirlere bağlı kalarak Ar-Ge ve üretimi; güçlü dijital altyapısıyla satış ve satış sonrası hizmetlerini sürdüren Vaillant Türkiye, bu yıl yüzde 30 büyüme hedefliyor.  Pandemi sürecinde sektöre sunduğu yeni ürünleri ve hizmetleri konuştuğumuz Vaillant Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Erol Kayaoğlu, “Pandeminin planları ötelemesine izin vermedik. Bir taraftan yenilenebilir enerjiyi verimli bir şekilde kullanan yeni ürünleri sektöre kazandırırken diğer taraftan dijital altyapımızla satış ve satış sonrası hizmetlerimizi 7/24 kesintisiz bir şekilde sürdürdük. Ayrıca, hayatın evlere taşındığı bu dönemde sosyal medya etkinlikleriyle müşterilerimizle bağlarımızı güçlendirdik" dedi.  

 Çin’in Wuhan kentinde, Aralık 2019’da meydana Covid-19 salgını, kısa sürede tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye’yi de etkisi altına aldı. Bu süreçte Vaillant’ın yurt içinde ve yurt dışındaki üretimi, Ar-Ge çalışmaları nasıl etkilendi? Üretim ve Ar-Ge faaliyetlerinin devamını sağlamak için üretim tesislerinizde ve laboratuvarlarınızda ne gibi önlemler aldınız?

Virüsün Avrupa’daki seyri, bu ülkelerdeki grubumuzun aktivelerine yönelik talepte bir düşüş yaşanmasına sebep oldu. Bu dönemde globalde üretim güncel taleple doğru orantılı olarak; satış ve servis gibi saha aktiviteleri de olabildiğince kısıtlı şekilde ilerledi. Bu noktalarda tek hedefimiz, müşterilerimizin temel ihtiyacı olan ısınma ve sıcak su tedarikini sekteye uğratmamak oldu. Aynı şekilde Vaillant Group üretim tesislerinde aldığımız sıkı önlemlerle fabrikalara giriş ve çıkışlar kontrol altına alındı. Ziyaretleri sınırlandırarak üretimin sorunsuz bir şekilde devam etmesi sağlandı.

Vaillant Türkiye olarak, grubumuzla sürekli iletişim halinde olduk, gereken tüm önlemleri çok hızlı bir şekilde aldık ve bu süreci en az zararla atlatmak adına aksiyonlarımızı belirledik. Öncelikle iletişimi sürekli kıldık ve her bir çalışanımızın sağlığının iyi olduğundan emin olduk. Kronik rahatsızlığı olan çalışma arkadaşlarımıza evden çalışma imkanı verdik ve seyahatleri iptal ettik.

Yenilenebilir ürünlerin gelecekte tüketiciler için yeni trendler yaratacağı bilinci ile Ar-Ge’ye büyük önem veriyor ve yatırımlar yapıyoruz. Yenilenebilir enerji kaynaklı ürünlerin geliştirilmesi adına, geçtiğimiz yıllarda Almanya’daki Ar-Ge merkezine 50 milyon euro yatırım yapıldığını duyurmuştuk.

“Covid – 19’un planlarımızı ötelemesine izin vermedik, inovatif ürünleri sektöre kazandırmaya devam ediyoruz”

2020 yılının ilk yarısına ilişkin çalışmalarımıza planladığımız gibi devam ediyoruz. Yılın ilk yarısında, iddiamızı artırdığımız kazan ürün grubunda, yeni ecoFIT Plus 100-150 kW kazanlarımızın lansmanını gerçekleştirdik.

İki yıl önce en üst segment kombimiz olan ecoTEC Exclusive Green IQ’yu lanse etmiştik. Kendinden uzaktan erişim özelliği bulunan, multi-yoğuşmalı, parçalarının %85’i geri dönüştürülebilir olan, A+ etiketine sahip bu cihazımızı, bulunduğu konum ve özellikleri itibariyle “Kombinin mucidinin ustalık eseri” olarak tanımladık. Önümüzdeki aylarda yine Green IQ feslefesi ile geliştirilen Peec Green IQ ürünümüzü piyasaya sunacağız. Öte yandan başka ürün gruplarında da çalışmalarımız son sürat devam ediyor. Çok yakın zamanda hem toprak hem su hem de hava bazlı çalışabilen benzersiz bir ürün olan Flexotherm ısı pompamızı lanse edeceğiz. Yeni oda termostatlarımız da tüketiciler ile buluşacak.

“Hedefimiz, pandemiye rağmen minimum yüzde 30 büyüme…”

Covid-19 salgınının pandemiye dönüşmesiyle, hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla alınan tedbirler doğrultusunda, başta ulaştırma (hava, kara, deniz) sektörü olmak üzere insanın insanla temasına neden olacak neredeyse her tür ekonomik faaliyet durdurulurken, küresel tedarik zinciri de bozuldu. Bu süreçte satış, pazarlama ve tedarik süreçleriniz nasıl etkilendi. Bu süreçlerin devamı için belirlediğiniz operasyonel mükemmellik stratejileri neler oldu?

Oldukça başarılı bir ilk çeyrek ve bildiğiniz üzere çok zorlu bir ikinci çeyreği geride bıraktık. Globalde ilk beş aya baktığımızda dünya piyasası, önceki yıl seviyesinin altında seyrediyor. Pandemi sürecinin tedarik zinciri üzerindeki baskısıyla üretim, gelen taleplere göre gerçekleşti. Türkiye’de ise bu dönemde görev ve sorumluluklarımızın bilinciyle hareket ediyor, müşterilerimizin hayatlarını kolaylaştırıyoruz. Bu yolda attığımız adımlarla yılın ilk beş ayında salgına rağmen hedeflerimize paralel sonuçlar elde ettik. Sürecin ilk başında işimizi etkilemeyecek düzeyde bazı aksaklıklar yaşasak da iş süreçlerimizdeki yaptığımız güncellemeler sayesinde sorunsuz bir şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ekonomideki normale dönüş sinyalleri ile birlikte ikinci bir dalga olmadığı takdirde, pandemi sürecinin zorlu şartlarına rağmen geçen yıla oranla minimum yüzde 30 büyüme hedefliyoruz.

Dijital altyapıyla satış ve satış sonrası hizmetlerde kesintisiz hizmet

Salgın ve salgınla mücadele kapsamında sosyal izolasyon kavramının öne çıkmasıyla, ofis hayatının evlere taşındığı bir sürece girdik. Bu süreçte dijitalleşme ve bağlanabilirlik kavramlarının ne kadar önemli olduğuna bir kez daha şahit olduk. Vaillant, evden çalışma sürecinde dijitalleşme ve bağlanabilirliğin getirdiği olanaklardan nasıl faydalandı?

Ülkemizde ilk vakaların duyulmaya başlamasıyla birlikte Vaillant Türkiye ve tüm grup olarak hızlı ve proaktif önlemleri aldık. Bir taraftan koronavirüs ile ilgili tüm gelişmeleri, güncel bilgi ve haberleri yakından takip edip gerekli tüm önlemleri alırken, diğer taraftan iş süreçlerimizin güvenli bir şekilde devam edebilmesi için atılması gereken adımları hızla attık. Tüm birim yöneticilerinden oluşan Vaillant Group Türkiye Covid-19 iletişim ekibini oluşturduk. 18 Mart itibarıyla, görevi evden çalışmaya imkan sağlayan tüm arkadaşlarımız evden çalışma düzenine geçti. Vaillant olarak, evden çalışma, esnek çalışma modelleri ile çalışanlarımızın evden çalışma düzenine en etkili şekilde ve kısa sürede adapte olmalarına yardımcı olduk. Tüm yöneticilerimiz ekiplerini yakından takip ederek, her bir çalışanımızın sağlığının iyi olduğundan emin oldu.

Çağrı merkezi çalışanlarımız da alınan önlemler kapsamında evden çalışma düzenine geçti. Müşteri temsilcilerimizin evlerine ekipmanları kuruldu ve internet alt yapısı sağlandı. Süreçlerimizin verimli ve etkili bir şekilde devam etmesi için yöneticilerimiz gün içerisinde müşteri temsilcilerimiz ile sürekli iletişim halindeler.  Tüm kanallardan 7/24 kesintisiz çağrı merkezi hizmeti vermeye devam ediyoruz. Kesintisiz hizmetin ön plana çıktığı bu süreçte satış sonrası hizmetlerimizde de yenilikler yaptık. Hem finansal olarak yetkili satıcılarımızın yanında olduk hem de süreçleri daha dijital hale getirerek marka, tüketici ve yetkili satıcı iletişiminin devam etmesini sağladık.

Satış esnasında ve satış sonrasında müşterilerle teması en aza indirmek amacıyla ve tüketicilerin yetkili satıcılarımız ile daha kolay iletişime geçmesi için “Görüntülü Ücretsiz Keşif” projesini hayata geçirdik. Bu projeyle satın alma sürecinde önceden keşif ve montaj için olmak üzere iki kez yapılan ev ziyaretini bire düşürdük.  Bu süreçte gelen keşif taleplerinin yüzde 20’sini ‘Görüntülü Ücretsiz Keşif’ uygulaması ile gerçekleştirdik. Salgın öncesinde iş yapış şeklimizde yetkili satıcılarımız keşif için müşterinin evine gidiyor ve evine en uygun kombiyi önerip teklif veriyordu. Eğer müşteri teklifini kabul eder ve satın almaya karar verirse montaj ve diğer işlemler için bir kez daha eve gidiliyordu. Şimdi artık yetkili satıcılarımız eve sadece montaj için gidiyor. Projemizi önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.

“Dijitalde hayata geçirdiğimiz projelerde, tüketicimizle bağlarımızı daha da güçlendirdik”

Vaillant olarak sadece cihaz ve hizmet satmanın ötesine geçerek insanların hayatına farklı alanlarda değer katmaya da önem veriyoruz. Sosyal medyayı tüketicilerimizle daha yakın ilişki kurabildiğimiz bir mecra olarak görüyor ve etkin bir şekilde kullanıyoruz. Bu süreçte sosyal medya ve dijitalde hayata geçirdiğimiz projelerle tüketicilerimizle kurduğumuz bağı daha da güçlendirme imkanı bulduk.

#EvdeKal #eviminkonforu” mesajı ile tüketicilerimizin her zaman yanında olduğumuzu, bu süreçte evde kalmalarının önemli olduğunu söyledik. Evde kaldıkları süreçte, sosyal medya üzerinden marka dilimize uygun pozitif içerikler vermeye çalıştık. Bu içeriklerden biri de takipçilerimizi kağıt yapma sanatı olan origamiyi deneyimlemeye yönlendiren içerik serimizdi. Amacımız, Vaillant olarak tüketicilerin evde oldukları süreyi daha eğlenceli ve renkli hale getirmek ve aileleri ile birlikte yapabilecekleri yaratıcı aktivitelere yönlendirmekti. Takipçilerimizin kendileri ya da çocukları ile birlikte yaptıkları tavşan, kalp, kelebek gibi origamileri bizlerle paylaşmasını sağlayarak instagram hesabımızda yayınladık. Halkımızın, Covid-19 pandemisi nedeniyle içinden geçtiğimiz bu sıra dışı dönemi iç huzuru ile atlatmasına katkıda bulunma amacıyla uzun süredir planlamalarımız arasında olan podcast projesini de bu süreçte hayata geçirme imkanı bulduk. Dinleyicilerin keyifli vakit geçirmelerine destek olma hedefiyle “Vaillant ile Kafa Rahatlatan Sohbetler” podcast serisini hayata geçirdik. Alanında uzman ve ünlü isimlerle kafalara takılan sorulara, rahatlatıcı cevaplar aranan sohbetleri Vaillant Türkiye’nin Spotify, Apple Podcast ve Google Podcast kanalları üzerinden dinleyicilerimize ulaştırdık.

“Pandeminin üretim faaliyetlerindeki olumsuz etkisi, çevre açısından olumlu gelişmeler de getiriyor”

Vaillant olarak, gerçekleştirdiğiniz röportajlarla, ürünlerinizle ve sosyal faaliyetlerinizle çevrenin korunmasına verdiğiniz önemi vurguluyor ve sektöre örnek oluyorsunuz. Covid – 19 salgınının ekonomi üzerindeki etkileri, enerji sistemleri, üretim; doğal olarak sera gazı emisyonlarını etkileyecektir. Bu etki zincirini değerlendirmenizi istesek neler söylersiniz?

Pandemi süreci, bugüne kadar yaşamadığımız birçok olumlu veya olumsuz gelişmeyi hayatımıza soktu. Sosyal izolasyon sürecinde doğanın kendine geldiğine dair birçok örnekle karşılaştık. Bilim insanlarının açıklamalarına göre, ozon tabakasında Grönland’ın üç katı büyüklüğünde bir tabakanın iyileştiği açıklandı. Bu rekor seviyede bir iyileşme demek.  Aynı zamanda hava kirliliğinin çok yoğun olduğu pek çok şehirde hava kirliği ciddi derecede azalmış durumda. Çoğunlukla otomobillerden yayılan karbon monoksit gazının, geçen yıla göre yaklaşık yüzde 50 azaldığı ve karbon emisyonu oranlarında keskin bir düşüş olduğu ifade ediliyor.  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile belediyelerin hava kalitesi ölçüm istasyonları verileri, Türkiye'de bulunan 29 büyükşehirde partikül madde (PM10) hava kirliliği yüzde 32 azalmış olduğunu gösteriyor. Çevre bilincinin daha da önem kazandığı bu süreçte geliştirdiğimiz yenilikçi ve çevreci ürün ve hizmetlerimizle tüketicilerimizin tercihi olmaya devam etmek için çalışıyoruz.

 

 “Klima bakımı ve filtre temizliği, pandemi sürecinde büyük önem taşıyor”

Covid – 19 ile birlikte, iç mekanlarda hava kalitesinin önemini ve bu kalitenin ne kadar sağlanabileceğini daha fazla sorguladığımız bir sürecin içerisine girdik.  Sağlık bakanlığı yayınladığı genelgede, bu süreçte cami, metro, ev, restoran gibi kapalı alanlarda klima kullanımının, virüs yayılma hızını artırdığı ifade edildi. Bu konu ile ilgili neler söylemek istersiniz?

İklimlendirme sistemleri iki türlü çalışıyor. Ekonomik çözüm olan birinci sistemde, ortamın içerisindeki hava soğutularak ortama yeniden veriliyor. İçerideki soğuk havayı yeniden soğutmak, çok daha az enerji harcıyor. İkinci sistemde ise, dışarıdaki sıcak hava soğutularak iç ortama aktarılıyor. Bu teknoloji pahalıdır, enerji tüketir ve genelde tercih edilmez.

Sağlık çalışanlarının ve sektör profesyonellerinin söylediği şey, kapalı ortamların iklimlendirilmesinde dikkat edilmesi gerektiği… Kapalı ortamların sağlıklı iklimlendirilmesinde iki önemli şey var. Filtreleme sistemi ve günümüzde henüz üzerindeki çalışmaların devam ettiği ultraviyole ışınlarla havadaki mikropları yok eden bir teknoloji. Ultraviyole sisteminin günümüzdeki sisteme entegre edilip edilemediği ile ilgili henüz elimizde kesin bir bilgi yok. Ancak, filtreleme sisteminin, günümüzdeki iklimlendirme teknolojilerine entegre edilmesi, sağlığımız açısından büyük önem taşıyor. Çünkü günümüzde yaygın kullanılan iklimlendirme teknolojileri, içerideki var olan havayı soğutup, filtreleme sistemi ile temizleyerek yeniden ortama veriyor.

Pandemi sürecinde bankaların kredi faiz oranlarını düşürdüğünü gördük. Faiz oranlarının düşmesiyle konut sektöründe talep arttı. Hal böyle olunca, bir taraftan konut stoku erirken, diğer tarafta yeni projeler hayata geçmeye başladığı bir sürece girdik. Vaillant olarak yılın ikinci yarısında başlayan yeni konut projelerinde iklimlendirme ürünlerine yönelik pazar hedefleriniz nelerdir?

Bugün, bireysel kombi ve kazan tarafına baktığımız zaman, özellikle TOKİ tarzı büyük projelerde, büyük kapasitelere sahip kazan ihtiyacı var. Vaillant markasıyla Türkiye’de yapmış olduğumuz yatırımlarla, 7/24 Vaillant yetkili servis ağımızla birlikte, büyük kapasite ihtiyacına yönelik kazan çözümlerimizi sektöre sunacağız. Kombi tarafında ise, Intro ürünümüzle yer alıyor olacağız.

Salgın etkilerinin azalmasıyla beraber normalleşme süreci başladı ve “Yeni Normal” dediğimiz sürece girdik. Vaillant bünyesinde normalleşme adımları nasıl atılıyor?

Bu ay itibarıyla ofislerimize kademeli olarak dönüşleri başlatacağız. Ofis binalarımızda girişlerde gerekli kontrol uygulamaları ve üst düzeyde aldığımız önlemlerle çalışanlarımızın sağlığı için en hijyenik ortamı sunacağız.  Toplantılarımızı bir süre daha online ortamda gerçekleştireceğiz. Diğer taraftan koronavirüs ile ilgili tüm gelişmeleri, güncel bilgi ve haberleri yakından takip etmeye devam ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’nın ve ilgili kurumların önerileri doğrultusunda tüm planlamalarımızı güncelleyerek bu süreci en sağlıklı şekilde atlatabilmek için çalışıyoruz.


Yükleniyor...
Yükleniyor...