01-01-2021
İklimlendirme Sektöründe Gelişen Teknolojiler, Enerji Tasarrufunu Artırıyor

İklimlendirme Sektöründe Gelişen Teknolojiler, Enerji Tasarrufunu Artırıyor

İklimlendirme sektöründe, çevresel etkileri daha düşük, yeni nesil soğutucu akışkanlar hem bireysel hem de endüstriyel klimalarda kullanılmaya başladı. Buna ek olarak gelişen teknolojiler iklimlendirme cihazlarında enerji verimliliğini artırıyor. İklimlendirme sektöründe akıllı sensör teknolojilerinin ve yeni nesil soğutucu akışkanların çevre ve enerji verimliliğine sağladığı katkıyı ve ısı pompalarının pazardaki güncel durumunu İSKİD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Atasoy ile masaya yatırdık.

 

İç hava kalitesini ve konfor şartlarını düzenleyen iklimlendirme sistemleri, binalardaki enerji ihtiyacının çok büyük bir kısmını oluşturuyor. Dolayısıyla iklimlendirme sistemlerinde sağlanacak enerji verimliliğinin sürdürülebilir çevre ve ekonomi için önemi büyük. Bu bağlamda İklimlendirme sektörünün ERP sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Avrupa Birliği hızla yeşil ekonomiye geçerek karbon emisyonlarını azaltıcı önlemler alıyor ve bizim de bu değişime ülke olarak hazır olmamız gerekiyor. Enerji verimliliği ve CE etiketlemesi Avrupa Birliği’nde birlikte ele alınıyor. Enerji verimliliğiniz yoksa, ERP regülasyonlarını karşılamıyorsanız, ürünlerinizde CE etiketi de kullanamıyorsunuz. İSKİD olarak üzerimize düşen görev, bir yol haritası öngörmek ve sektöre bunu aktarabilmektir. Ülkemizde çevresel etkileri daha düşük, yeni nesil soğutucu akışkanlar hem bireysel hem de endüstriyel klimalarda kullanılmaya başladı. Bu ve gelişen diğer teknolojilerle klimaların enerji verimlilikleri her gün artıyor. 2014 yılından itibaren artık cihazlar, sezonsal verimlilikleri üzerinden değerlendiriliyor. Özellikle sektörümüzde yüzde 40’a varan enerji tasarrufu sağlayan A++ enerji sınıfı ve inverter kompresörlü ürünlere talep ciddi oranlarda artış gösterdi. Enerji verimliliği standartları ve Avrupa Birliği yönetmelikleriyle uyumlu, çevre dostu R-32 gazını kullanan klimalar ülkemiz de üretiliyor.

Türkiye İklimlendirme sektöründe (KIP) değeri düşük soğutucu akışkanlarının yaygınlığı ile ilgili nasıl bir değerlendirme yaparsınız?

Küresel iklim değişikliği ile mücadelede, KIP değeri yüksek soğutucu akışkanların azaltılarak kullanımdan kaldırılması, alternatif soğutucu akışkanların kullanımının yaygınlaşması, buna yönelik teknolojilerin geliştirmesi bir zorunluluktur. Bugün dünyada İklimlendirme sektörünün önceliklerinden birisi olan GWP (Global Warning Potential) kriterleri, sektörümüzü yeniden yapılandırmakta. Özellikle ev tipi klimalarda bu geçiş çok daha hızlı oluyor. Halihazırda kullanılan R410A soğutucu akışkana göre küresel ısınma potansiyeli 3 kat daha az ve enerji verimliliği daha yüksek olan R32 gazının kullanımı Avrupa’da oldukça arttı. Ülkemizde de bu yönde çalışmalar hız kazandı. Üreticiler bu konuya önem vermekle birlikte bu dönüşümü hızlı gerçekleştirdiklerinde daha avantajlı konuma geçecekler. Tüketicinin de bu konuda seçici olmasıyla geçişin daha da hızlanacağını düşünüyoruz.

 

 

“Isı pompası satışları %70 oranında artış gösterdi”

Çevreci ve enerji verimli bir sistem olan, apartman dairelerinden büyük ticari binalara kadar geniş bir alanda kurulumu mümkün olan ısı pompaları pazarı ve gelişme potansiyeli konusunda ne dersiniz?

Kentleşme, enerji verimliliğinin yükselen önemi ve bu doğrultuda yasal düzenlemelerin artması, yükselen enerji fiyatları, dijitalleşme, yeni ürün arzı, yeni iş modelleri ve soğutucu akışkanlar konusundaki tercih ve zorunluluklar, pazara önümüzdeki süreçte yön verecek gelişmeler. Isı pompaları alanında ürün geliştirme çalışmaları da; küçük kapasiteli, entegre-kompakt cihazlar, geniş kapasiteli ticari tipler, internet bağlantılı ürünler, düşük GWP’ye sahip soğutucu akışkan kullanan cihazlara doğru devam ediyor.

Isı pompası satışları Avrupa ‘da ve Kuzey Amerika’da çevre politikaları tarafından desteklenen olumlu bir trend izliyor. Avrupa’da konut stoku, ısı pompası pazar penetrasyonu için geniş bir potansiyel sunuyor. HVAC endüstrisindeki birleşme ve satın almalar ise daha fazla yenilik geliştirilmesine yardımcı oluyor. Ülkemiz için henüz bu konuda ciddi gelişmeler mevcut değil. İSKİD olarak Isı Pompası Komisyonumuz ile bu konunun gelişimi için faaliyetler yürütüyoruz. Her ne kadar satış adetleri ülkemizde henüz düşük seviyelerde olsa da pandeminin etkisiyle özellikle yazlıklarda ve şehir dışı evlerde kışın da insanların konaklamasının artması ile ısı pompası satışları bu yıl %70 oranında artış gösterdi. Ülkemizde de Avrupa ülkelerinde uygulanan benzer teşvikler hayata geçirilirse bu konunun çok hızlı gelişeceğine inanıyoruz.

Akıllı Sensör Teknolojileri, enerji verimliliğini artırıyor

İçinde yaşadığımız teknoloji çağında, hareketi algılayan akıllı, bağlanabilir teknolojiler ve diğer teknolojilerin iklimlendirme sektöründe enerji verimliliğine etkisi ile ilgili neler söylersiniz? 

Klimalarda “Akıllı Sensör Teknolojileri” yaygın olarak kullanılmaya başladı. Akıllı sensörler  mekanda bulunan insanları algılayarak, oda boşaldığında otomatik olarak enerji tasarruflu moda geçiş yaparak, cihazın tasarruf özelliğini artırıyor. İOS ya da Android’den indirilen uygulamalar ile akıllı telefon ve tabletten klimalarınızı online olarak kontrol edilebiliyorsunuz. Günümüzde gelişen teknoloji ile klimalar birçok özelliği tüketiciye sunarak, iç mekan konfor şartlarını önemli oranda yükseltiyor. Kombilerde kullanılan yoğuşma teknolojisi ile daha az doğal gaz harcayarak bulunduğunuz mekanı ısıtabiliyorsunuz. Yine fancoil ve diğer soğutma gruplarında kullanılan   EC Plug fanlar, hem verimlilik hem de ses seviyesi anlamında çok önemli avantajlar sağlıyor. Büyük hacimli binaların iklimlendirilmesinde kullanılan merkezi iklimlendirme sistemlerinin, uzaktan kontrol edilebilir otomasyon sistemlerine haiz olması da enerji verimliliği üzerine pozitif etki ediyor.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mıdır?

Günümüzde sadece iyi üretmek güçlü bir marka olmak için yeterli olmuyor. Diğer katma değer yaratan konularda da ilerlemek gerekiyor. Katma değerin önemli bir bölümü inovasyon, Ar-Ge, dijitalleşme, pazarlama ve satış faaliyetlerinden yaratılıyor. Ancak bu şekilde üretimden yaratılan katma değerin üzerine başka değerler koyarak kilogram başına ihracat bedelimizi artırmamız mümkün görünüyor. Dernek olarak üyelerimizin ürettiği ürünlerden daha fazla katma değer yaratacağı faaliyetlere odaklanıyoruz. Bu anlamda üyelerimiz ile beraber gerçekleştirdiğimiz ve Ekonomi Bakanlığımızın desteği ile yürütülen URGE projelerimiz ile katma değer potansiyellerinden faydalanmayı amaçladık. URGE Uluslararası rekabetçiliğin geliştirilmesi yönünde uluslararası faaliyetlerini başarılı bir şekilde yürütüyor. Proje kapsamında bugüne kadar ulaşamamış olduğumuz pazarlara ulaşıldı ve aktif ticarete başlandı. Bununla beraber üyelerimizin üretimde verimliklerini artırmak üzere “Yalın Üretim Danışmanlığı” hizmeti sağlandı.

URGE ve BIM projelerinde önemli adımlar atıldı

Ürünlerimizin özellikle dijital ortamda ulaşılabilir ve tercih edilmesini sağlayacak olan BIM – Building Information Modeling (Bina Bilgi Modellemesi) platformunda yer almasının temini için çok başarılı çalışmalar yürütüldü ve bu konuda yurt dışında benzer platformlarla iş birliğine gidilmesi yolunda görüşmeler ilerletildi. Özellikle bu konuda dünyadaki rekabette birçok ülkenin önünde olduğumuzu söyleyebiliriz. Bunlarla beraber proje katılım firmalarımıza pazarlama ve satış eğitimleri verildi. Bu şekilde destekleyici projelerin artması kamu ve özel sektör iş birliklerinin çoğalması iklimlendirme sektörüne ihracat artışını destekleyen bir ivme kazandıracaktır.

İSKİD 3.URGE projesine, 2020 Mart ayında 32 imalatçı, 5 tasarım firması ve proje ortak kuruluşu İSİB ile başlamıştır. Bu kapsamda ilk faaliyetimiz olan "stratejik yönetim" eğitimini tamamladık. Ocak ayında organize edeceğimiz "Süreçlerle yönetim ve proje yönetimi" eğitiminin planlaması tamamlamış olup, yaklaşık iki yılı süreceği değerlendirilen BIM danışmanlığına ilişkin ön hazırlıklarda ise sona gelinmiştir.

 



Yükleniyor...
Yükleniyor...