30-04-2021
"Sürdürülebilirlik, Kurumsal Kültürümüz"

"Sürdürülebilirlik, Kurumsal Kültürümüz"

Assan Alüminyum, “Geleceği Tüketmeden Üretiyoruz” sloganıyla iş süreçlerini yürütürken dünyaya çevreye ve gelecek nesillere karşı sorumluluk bilinciyle ülke ekonomisine katma değer yaratıyor. Assan Alüminyum Genel Müdürü Göksal Güngör, "Karbon ayak izini azaltmak amacıyla bünyemize kattığımız Manavgat yenilenebilir enerji üretim tesisimizle, üretim tesislerimizin yaklaşık bir senelik elektrik enerjisi tüketimi kadar temiz enerji üretiyoruz" diyor. Güngör ile Assan Alüminyum’un çevre ve sürdürülebilirlik politikalarını, T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından tescillenen Ar-Ge merkezinde sektör için geliştirdiği çözümlerini; dijitalleşmeyi ve ihracatı konuştuk.

Yapı Magazin dergisi olarak sizlerle gerçekleştirdiğimiz ilk röportajımız. Okurlarımız için öncelikle kendinizden ve Assan Alüminyum’daki kariyer yolculuğunuzdan, Assan Alüminyum’un yapı sektörüne hizmet sunduğu ürün gamından ve üretim kapasitesinden bahseder misiniz?

Öncelikle ilginize teşekkür ederim. Şirketimizin Genel Müdürlük görevini 2016 yılından bu yana yürütüyorum. 1999 yılında katıldığım Assan Alüminyum Ailesi’nde çeşitli pozisyonlarda görev yaptım. Aynı zamanda ulusal ve uluslararası pek çok sektör kuruluşunda aktif sorumluluk alıyorum. Alüminyum folyo sektörünün küresel çapta çatı kuruluşu Global Alüminyum Folyo Üreticileri Birliği’nin iki dönem küresel başkanlık görevini yürüttüm ve yürütmeye devam ediyorum. Ayrıca Türkiye Alüminyum Sanayicileri Derneği’nde (TALSAD) Yönetim Kurulu Üyesi, European Aluminium Foil Association (EAFA) Üreticiler Grubu Üyesi, European Aluminium Association (EAA) Üreticiler ve İstatistik Grupları Üyesi ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nda (DEİK); Meksika İş Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi olarak ulusal ve uluslararası dernek ve kuruluşlardaki görevlerimi de aktif olarak sürdürüyorum.

Assan Alüminyum, Kibar Holding çatısı altında 1988 yılında kuruldu. Bugün İstanbul, Tuzla ve Kocaeli Dilovası tesislerinde yıllık 300 bin tonluk kurulu levha ve folyo kapasitesi ve rulo boyama tesislerinde yıllık 60 bin ton alüminyum boyama kapasitesiyle Türkiye’nin yassı alüminyum sektörünün lider kuruluşudur. Şirketimiz, 100 bin tonluk mevcut alüminyum folyo üretim kapasitesiyle Avrupa’nın en büyük iki üreticisinden biri konumundadır. Bin 500’ü aşkın çalışanımızla rulo, levha, folyo ve boyalı alüminyum ürünleriyle ambalaj, distribütör, inşaat, dayanıklı tüketim, otomotiv ve ısıtma-soğutmaya kadar çok çeşitli sektörlere hizmet veriyoruz.

Assan Alüminyum olarak, güvenilirlik, esneklik, yenilikçilik ve sürdürülebilirlik ana değerlerimiz doğrultusunda daha kaliteli ve daha verimli çıktılar elde etmek amacıyla sürekli iyileştirme çalışmalarını sürdürmekte, her yıl birçok müşterimiz tarafından yılın tedarikçisi unvanına layık görülmekteyiz.

"Üretimimizi sürdürülebilir metotlarla gerçekleştirerek doğa için uzun dönemli pozitif değerler yaratıyoruz"

İSO Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2019 listesinde 35. sırada yer alan Türkiye'nin önemli sanayi kuruluşlarından birisiniz. Manavgat’ta yer alan yenilenebilir enerji üretim tesisi, entegre geri dönüşüm tesisiniz çevre vizyonunuzun önemli bir göstergesi. Bu tesislerinizdeki üretim süreçlerinden, üretimde kullandığınız teknolojilerden de bahseder misiniz?

Çevreye ve sürdürülebilirlik konularına olan hassasiyetimiz neticesinde, karbon ayak izini azaltmak amacıyla bünyemize kattığımız Manavgat yenilenebilir enerji üretim tesisimizle, üretim tesislerimizin yaklaşık bir senelik elektrik enerjisi tüketimi kadar temiz enerji üretiyoruz. Yenilenebilir enerji üretim miktarımızı aynı zamanda 50 bin evin elektrik enerjisi tüketimine eş değer olarak da açıklayabiliriz.  Ayrıca 2013 – 2019 seneleri arasında iş hacmimizin yeni yatırımlarla artmasına karşın, ton başına enerji kullanımımızı %9 azaltmayı başardık. Assan Alüminyum olarak sadece çevresel boyutta değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal boyutlarda da üzerimize düşen sorumluluğu büyük bir titizlikle ve fazlasıyla yerine getirmeye özen gösteriyoruz. Şirket bünyemize entegre geri dönüşüm tesisimizde de geri kazanımı yüzde 100 oranında mümkün olan alüminyumu en etkili biçimde geri dönüştürüyoruz.

“Son 6 yılda 2 milyonu aşkın ağacın sağlayacağı karbon emilimi kadar karbondioksit salımı önlendi, nesli tükenme tehlikesi atında bulunan bitki türleri doğaya tekrar kazandırıldı”

2013 – 2019 seneleri arasındaki rakamlar incelendiğinde geri dönüştürülmüş ham madde kullanımında yüzde 45 gibi bir artış gözlemleniyor. Sürekli olarak geliştirdiğimiz ve hayata geçirdiğimiz enerji verimliliği projeleri sonucunda doğalgaz ve elektrik tüketimini daha verimli hale getirdik.  Bu sayede de iş hacmimizin her sene yeni yatırımlarla artmasına karşın, ton başına karbon salımı parametrelerinde önemli gelişim kat ettik. Gerçekleştirilen enerji verimliliği projelerimiz sayesinde son 6 yılda yaklaşık 2 milyonu aşkın ağacın sağlayacağı karbon emilimi kadar karbondioksit salımı önlemiş olduk.

Öte yandan direkt olarak kendi faaliyetlerimizle bağlantılı olmayan sosyal sorumluluk projeleriyle de gelecek nesillere daha yaşanılası bir dünya bırakmak için çaba gösteriyoruz. Kocaeli Üniversitesi ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğiyle nesli tükenme tehlikesinde olan ‘Amsonia orientalis’ bitkisinin laboratuvar ortamında çoğaltılarak doğada uygun yerlere tekrar kazandırılması için üretilen projenin çıktılarını aldık. Ülkemizde Mavi Yıldız, Doğu Razyası, Avrupa Mavi Yıldızı isimleriyle de bilinen, Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından yayınlanan kırmızı listede yer alan, ayrıca Avrupa Konseyi’nin 2002’de ‘Florada kesinlikle korunması gereken türler’ arasında ilan edilen bitki, yaklaşık 8 aylık çalışma sonucu yeniden doğaya kazandırıldı. Kocaeli Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nün Assan Alüminyum iş birliğiyle imza attığı bu proje üniversite sanayi iş birlikleri arasında kapsamı bakımından ilk ve öncül nitelik taşıyor. Aynı anlayışla sürdürülebilirlik çalışmalarımız kapsamında yeni sosyal sorumluluk projelerini hayata geçirmek üzere çalışmalarımız devam ediyoruz. Bu doğrultuda çevre ve enerji alanında yeni sosyal sorumluluk projelerini hayata geçirmek üzere çalışmalarımız devam ediyor.

 

“Sonsuz kez geri dönüştürülebilen bir ürün olan alüminyumun çevre dostu olması, en önemli özelliklerinin başında geliyor”

Ürünlerinizde ve üretim süreçlerinizde takip ettiğiniz enerji ve kalite politikaları nedir? Alüminyumda kalitenin, sürdürülebilirliğe etkisi sizce nedir?

Sürdürülebilirliğin yönetişim, sosyal ve çevresel boyutları mevcut. Yönetişim boyutuna etkili risk yönetimimiz ve hızlı çözümler üretebilen esnek yapımız ile katkı sağlıyoruz. Sürdürülebilirliğin çevresel boyutu da en az ekonomik boyutu kadar kritik ve bizim de en önemli gündem maddelerimizden biri.

Risk yönetimi faaliyetlerimiz ve uygulamalarımızla uluslararası risk yönetimi standartlarını kapsayan TS ISO 31000 Risk Yönetimi Sistemi Doğrulama Belgesi’ni de bu sene içinde almaya hak kazandık. Bu belgenin yönetim sistemi performansızın, operasyonel verimliliğimizin ve üst düzey risk yönetim çalışmalarımızın planlı ve sistematik şekilde ele alınmasının bir sonucu olduğunu söylemek mümkündür. Bu sayede müşterilerimizin gözünde Assan Alüminyum, hem hızlı değişen rekabet koşullarına göre esnek çözümler sunan, hem de uzun süreli ve güvene dayalı ilişkilere önem veren bir iş ortağı olarak konumlanıyor. Yatırımlarımıza devam ederek sürdürülebilir büyümemizi devam ettirmeyi hedefliyoruz.

Tüm bunlarla birlikte ISO 50001 Enerji Yönetimi Sistemi Belgesi ve ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Belgesi gibi bu konuda kritik sertifikasyonların tümüne sahibiz ve düzenli olarak yeniliyoruz.

Ürettiğimiz ürünün sürdürülebilirlik alanına büyük katkısı var. Sonsuz kez geri dönüştürülebilen bir ürün olan alüminyumun çevre dostu olması, en önemli özelliklerinin başında geliyor. Tabi burada geri dönüşüm süreçlerinde ve üretimde uluslararası kriterlerin karşılanması kritik önem taşıyor. Bu alanda da sektöre öncülük eden uygulamalara imza attık, atmaya devam ediyoruz.

Pandemi sürecinde de ana odağımıza çalışanlarımızın sağlığını alarak işimizin devamlılığını sağladık. Türk Standartları Enstitüsü’nün hazırladığı “Covid-19 Hijyen, Enfeksiyon Önleme ve Kontrol Kılavuzu”nda belirtilen tüm şartları sağlayarak TSE’den “Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi” aldık. Ürünlerimizin güvenle iş ortaklarımıza ulaştırılması ve bu esnada çalışanlarımızın sağlığının da yerinde olması sosyal sürdürülebilirliği sağlayabilmemiz açısından çok önemli unsurlar ve bunlara önem vermeye devam edeceğiz.

“Yönetişim, sosyal ve çevresel boyutta sürdürülebilir ilkeleri tüm süreçlerimize entegre ediyor; küresel sürdürülebilirlik hedeflerini bir yükümlülük olarak değil, kurumsal ilkelerimiz olarak benimsiyoruz”

Assan Alüminyum olarak, Aluminum Stewardship Initiative (ASI) üyesisiniz. Bu üyelik sektörde size nasıl bir ayrıcalık yaratıyor? Bu üyeliğe sahip olmak için nasıl aktivasyonlar aldınız?

ASI’dan hem Tuzla ve Dilovası üretim tesislerimizin, hem de geri dönüşüm tesisimizin sürdürülebilirliğini tescil edici nitelikte olan provizyonel Sürdürülebilirlik Performans Standardı Sertifikasını aldık. ASI’ın amacı tüm dünyada alüminyum sektörünün sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını sağlamak ve bu amaç kapsamında sürdürülebilirlik sertifikasyon standartları tanımlamak. Sürdürülebilirlik alanında, alüminyum sektörüne özel sertifikalandırmayı sağlayan ilk ve tek kuruluş olan ASI, şirketlerin sürdürülebilirlik ile ilgi sistemlerini, risk yönetimlerini ve performanslarını sıkı denetimlerle ölçümlüyor ve sertifikalandırıyor. Assan Alüminyum ve Türkiye alüminyum sektörü için bir ilk olan bu sertifikanın, sürdürebilirlik yolculuğumuzun devamı için de önemli bir kilometre taşı olduğuna inanıyoruz.

T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından tescillenen Ar-Ge merkezindeki çalışmalarınızla müşterileriniz ve iş ortaklarınız için nasıl çözümler geliştiriyorsunuz?

T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından tescillenen Ar-Ge Merkezimizde yürüttüğümüz çalışmalarla tüm müşterimiz ve paydaşlarımız için değer yaratan inovatif çözümler geliştiriyoruz.

Ar-Ge çalışmalarımız sonucunda, dünyada farklı üretim teknolojileriyle üretimi mümkün olduğu kabul edilmiş ve sürekli döküm teknolojisi ile üretiminin mümkün olmadığı düşünülen birçok ürünü üretebiliyoruz. Dünyanın sayılı kuruluşları ile yürütülen uzun soluklu ürün geliştirme faaliyetlerinden elde edilen deneyimler, uluslararası kongre ve sempozyumlarda da makale olarak sunuluyor ve dünya ile paylaşılıyor. Bu sayede Assan Alüminyum dünya devlerinin tedarikçi listelerinde yer almaya, Ar-Ge başarılarına yenilerini eklemeye devam ediyor.

"İstihdamın korunması için iş sürekliliğini sağlamaya odaklanıyor, iç pazara sunduğumuz ürünlerin yanı sıra ihracata devam ederek ülke ekonomisine katkı sağlıyoruz"

Global kültürü, 1500’ü aşkın çalışanı ve kurulu uluslararası lokasyonlarınızla, başta Batı Avrupa ve Kuzey Amerika başta olmak üzere, dört kıtada 70’ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyorsunuz. Dış pazardaki güncel durumunuzla ilgili nasıl bir değerlendirme yaparsınız?

Satışlarımızın yüzde 80’ini ihraç ediyoruz. Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Batı Avrupa ülkeleri ve Kuzey Amerika başta olmak üzere, dört kıtada 70’ten fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. Assan Alüminyum olarak 30 yılı aşkın süredir üretim ve ihracat tecrübesine sahibiz, bu süreçte normal iş akışımızı sürdürmeyi başardık. Uzun vadeli stratejilerimize uygun olarak değişen koşullara hızlı ayak uydurma ve kısa vadede yeni taktikler geliştirme esnekliğine de sahip olduğumuzu belirtmek isterim.

Chicago’da kurulan ve yüzde yüz Assan Alüminyum iştiraki olan Kibar Americas’ın şirketin Kuzey Amerika’ya yönelik büyüme hedefleri için önemli olduğunu biliyoruz. Bu iştirak’ten ve Kuzey Amerika’yı sizler için önemli bir Pazar yapan etkenlerden bahseder misiniz?

Kuzey Amerika’da varlığımız günden güne güçleniyor. Amerika, ürettiğimiz üründe dışa bağımlı bir ülke. Bu nedenle bizim için önemli pazarlardan biri. Oradaki yatırım ve faaliyetlerimizi aralıksız sürdürüyoruz. Hem stratejik hem de ihracat potansiyeli olarak değerlendirildiğinde Kuzey Amerika ile ticari ilişkilerin geliştirilmesi gerektiği gerçeği ortaya çıkıyor. Bu alanda çalışmalarımız devam ediyor. Fiziki olarak Amerika’da varlık gösteriyor olmamızın önemli avantajları var. Türkiye ve Avrupa’daki güçlü konumumuzu oraya da taşıma hedefindeyiz.

Küresel rekabetteki gücümüzü korumanın ve sürdürülebilir bir büyüme yakalamanın ön koşullarından biri, dijital dönüşümü sağlayabilmek…”

Son olarak eklemek istedikleriniz var mıdır?

Dijitalleşme pandemi etkisiyle hızla arttı. Küresel rekabetteki gücümüzü korumanın ve sürdürülebilir bir büyüme yakalamanın ön koşullarından birinin de kuşkusuz teknolojiyi doğru ve etkin şekilde kullanmaktan ve dijital dönüşümü sağlayabilmekten geçtiğine inanıyoruz. Bu bilinçle, tüm dünyada yaşanan teknolojik gelişmeleri yakından takip etmenin yanı sıra, sektörümüzle ilgili yeni üretim yöntemleri geliştirme noktasında da yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Hızlı bir şekilde dijitalleşmeyi önceliğe alarak tedarik zinciri operasyonlarımızı düzenledik ve ödüllü tedarik zinciri dönüşümü projemizi devreye aldık. Esneklik ve yenilikçilik ilkelerimiz doğrultusunda sahip olduğumuz çevik yapıyı güçlendirerek hem müşterilerimiz hem de çalışanlarımız nezdinde hızlı ve güvenli veri oluşturmayı başardık.

Çalışanlarımızın dijital dönüşüme adaptasyonunu sağlamak amacıyla; eğitim, rotasyon, çevik metodolojiler gibi birçok aksiyonu devreye aldık. Robotic Process Automation’a (RPA) geçiş yaparak tekdüze yapılan işleri software robotlara yaptırmaya başladık. Dijital yol haritamızı belirleyerek veri temelinde iş birimleri arasında ortak anlayışı geliştirmek için bir karar destek sistemi kurulmasına karar verdik. Bu sisteme veri ambarı projesi adını verdik. Şu anda bu projemiz geliştirilmeye devam ediyor.

 

Dijital yol haritamızın ikinci bir aksiyonu olarak da ileri analitik konusunda çalışma kararı alındı. Bu çalışma pilot olarak da üretim sistemlerinde uygulanacak. Proses mühendisliği bölümü tarafından üretimin parametreleri bir veri gölünde toparlanarak yapay zeka ve makine öğrenmesi gibi ileri analitik değerlendirmeleri suretiyle üretim verimliliğini artırmayı hedefliyoruz. Son olarak Dijital Olgunluk çalışması yapılarak tüm kritik fonksiyonların mevcut dijitalleşme seviyesini belirledik. Bu sayede önümüzdeki süreçte atılacak adımlara dair bir öngörü ortaya konuldu. İlerleyen dönemlerde oluşturacak çok sayıda farklı dijitalleşme projeyi değerlendirmeye alacağız.



Yükleniyor...
Yükleniyor...