04.10.2021
İşe Alımda Aranan Kriterler Gelişen ve Değişen Uygulamalara Göre Şekilleniyor

İşe Alımda Aranan Kriterler Gelişen ve Değişen Uygulamalara Göre Şekilleniyor

İnşaat sektöründeki problemlere teknolojiyi kullanarak çözüm bulmak için kurulan Workindo, işçi, işveren ve taşeronları online bir platformda buluşturuyor. Workindo Satış Direktörü Emrah Öztürk ile dijitalleşmenin firmalara sağladığı avantajları, sektördeki kalifiye eleman durumunu, sektörde çalışan yeterliliklerini artırmak için hayata geçirmeyi planladıkları projeleri konuştuk…

 

Yapı sektörünün önemli bir gündem maddesi olan dijitalleşme üretimde, satışta ve satış sonrası hizmetlerde firmalara önemli kolaylıklar sağlıyor. Sizler de inşaat sektörünün tek online kariyer ve pazar yeri platformu olmak misyonuyla sektördeki faaliyetlerinizi sürdürüyorsunuz. İşe alım süreçlerinde dijitalleşmenin firmalara sağladığı avantajlar nelerdir?

 

Teknolojinin hem gündelik yaşama hem de profesyonel sektörlere etkisi yadsınamaz. Hayatın hemen hemen her alanında karşılaştığımız teknolojik yenilikler büyük ölçüde işlerimizi kolaylaştırıyor. Bu kolaylığı ve pratikliği fark eden firmalar, teknoloji dünyasına ayak uydurmakta gecikmiyor. Yaşadığımız teknoloji dünyasında yapı sektörünün dijitalleşmesi de artık elzem hale gelmişti. Özellikle Türkiye’de lokomotif bir sektör olan yapı sektörünün dijitalleşmesi ile süreçlerin daha pratik hale gelmesi, gerek ülkeler gerek firmalar açısından çeşitli kazanımlar sağlayabilir. Örneğin firmalar işe alım yaparken daha fazla nitelikli özgeçmişe ulaşabilirlerse mevcut pozisyon için doğru kişiyi bulma ihtimalleri artacaktır. Ayrıca aradıkları özelliklere sahip personele ulaşma süreleri de kısalacağı için işe alım sürecinin daha verimli hale gelmesi de mümkün olur. 

 

“Sağlam bir yapı ortaya koymak için kaliteli malzemelerin kullanılması ve doğru uygulamaların kalifiye çalışanlar tarafından yapılması gerekiyor”

 

Gerek üretimde gerek uygulamada doğru iş yapmanın hayati önem taşıdığı bir sektördeyiz. Dolayısıyla yapı sektörüyle alakalı her dalda, kalifiye çalışanların varlığı çok önemli. Gelişmiş dünya ülkeleriyle kıyaslandığında Türkiye yapı sektöründeki kalifiye eleman durumunu ile ilgili nasıl bir değerlendirme yaparsınız?

 

Bir yapı projesi hayata geçirilirken, fikir oluşumundan son dokunuşa kadar titizlikle çalışılması gerekir. Bu noktada birden fazla kriterin doğru şekilde yerine getirilmesi önemlidir. Sağlam bir yapı ortaya koymak için kaliteli malzemeler kullanılması ve doğru uygulamaların kalifiye çalışanlar tarafından yapılması bu kriterlerdendir. ABD Merkezli Manpower’ın 43 ülkede 10 veya daha fazla çalışanı bulunan 6 sektördeki 39 bin 195 çalışan ile yaptığı, 2018 İşgücü Yetenek Yetersizliği Anketi’ne göre Türkiye, kalifiye iş gücü bulma konusunda en çok sorun yaşayan ülkeler arasında yer alıyor. Günümüze geldiğimizde de tablonun değişmediğini gözlemliyoruz. Üstelik donanımlı mavi yaka personel bulma sorunu, ülkenin gelişmişlik düzeyi ile doğru orantılı değil. Örneğin aynı anket sonucuna göre ilk sırada Japonya yer alıyor ve ABD’nin de aynı dertten muzdarip olduğu görülüyor. Dolayısıyla burada kalifiye eleman için eğitim olanaklarının ve çalışma teşviğinin artırılması önem taşıyor. Bu noktada hem işgücü yetiştirebilmek hem de yetişmiş işgücünün hak ettiği karşılığı alabilmesi, süreklilik için önem arz ediyor.

 

Workindo olarak sektörde çalışan yeterliliklerini artırmak için hayata geçirmeyi planladığınız projeler var mı? Varsa bu projelerden detaylarıyla bahseder misiniz?

 

Workindo olarak çalışanların becerilerini artırmanın ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz. Bu bilinçle hayata geçirmeyi planladığımız bazı projelerimiz bulunuyor. Çalışan yeterliliklerine en büyük katkıyı sağlayacak çalışmalardan biri eğitim projemiz olacaktır. İlerleyen süreç içerisinde Workindo’ya katmak istediğimiz özelliklerden bir tanesi de eğitim özelliğidir. Bu sayede siteye üye olan kullanıcılar kendini geliştirme ve bu gelişimi belgeleme imkânı bulabilir.

 

“Firma ve çalışanların güncel teknolojiler ile uygulamaları takip edip kendini yenilemesi gerekiyor”

 

Değişimin ve gelişimin hiç durmadığı bir sektörü temsil ediyorsunuz. Yapı sektöründe her geçen gün yeni ürünlerle, uygulama teknikleriyle ve teknolojilerle karşılaşıyoruz. Peki bu değişim firmaların nitelikli çalışanlara ulaşma arayışları içerisinde olduğu süreçlere nasıl yansıyor?  İşe alım süreçlerinde çalışan adaylarda aranan kriterler, güncel gelişmelere bağlı olarak nasıl değişim gösteriyor?

 

Sizin de değindiğiniz gibi her geçen gün yeni ürünler, uygulama teknikleri ve teknolojiler hayatımıza giriyor. Sektörde varlığını sürdürmek isteyenlerin de bu gelişmeleri ve güncellemeleri takip etmesi, kendini yenilemesi gerekiyor. 

 

Firmaların işe alım süreçleri de teknolojinin gidişatına göre değişiyor ve yeni uygulamalar ortaya çıkıyor. Örneğin eskiden sadece tanıdık yoluyla haberdar olunan projeler artık tüm ülke tarafından biliniyor ve iş arayanlar bu projeleri takip ederek iş bulabiliyorlar. Firmalar da aynı şekilde, eskiden sadece tanıdık aracılığı ile personel buluyorken günümüzde çeşitli mecralara ilanlar vererek bu süreci hızlandırabiliyorlar. 

 

İşe alımda aranan kriterler ise aynı şekilde gelişen ve değişen uygulamalara göre yön değiştiriyor. Eskiden aranan kriterler genellikle fiziksel güce dayalıyken bugün aranan kriterler arasında makine kullanımı, çeşitli bilgisayar programlarına hakimiyet, eğitim, bazı metotlara dair sertifikalar ve tecrübeler bulunuyor. Bu yüzden hem firmaların hem de çalışanların güncel teknolojileri ve uygulamaları takip etmesi, buna göre kendini yenilemesi oldukça önemli.

 

Peki bu değişim, sektördeki hizmet ve malzeme talepleri noktasında değişimler getiriyor mu?

 

Sektörde yaşanan gelişmeler, hizmet beklentilerini ve buna yönelik sunulan arzı etkiliyor. Özellikle inşaat malzeme teknolojilerinde agresif ve yoğun gelişmeler yaşandığını söyleyebiliriz. Örneğin; günümüzde kirlilik emici tuğlalardan, kendi kendini yenileyen betonlardan, biyoplastik mobilyalardan ve hatta sigara izmaritinden üretilmiş tuğlalardan söz edebiliyoruz. 3 boyutlu baskı teknolojisinin gelişimi yapı sektörünü etkileyen bir diğer unsur. Bu açıdan talepler de bu çevre ve bütçe dostu malzemeler doğrultusunda yön değiştirebilir. AB’nin de bu tür çevre dostu çalışmaları destekleyen Avrupa Yeşil Mutabakatı’nı ortaya koyduğunu görüyoruz. Avrupa Yeşil Mutabakatı’nda; temiz, ulaşılabilir ve güvenli enerji sağlanması, ekosistemlerin ve biyoçeşitliliğin korunması, inşaat ve yenilemede enerji ve kaynak verimli bir yol izlenmesi gibi hedefler bulunuyor. Ne de olsa genele baktığımızda herkes hem ülkesi hem insan sağlığı hem de ortaya koyduğu yapının bekası için en iyi malzemeleri kullanmak ister. Sürdürülebilir bir gelecek için inşaat malzemelerindeki talepler de teknolojiye göre değişiklik gösterebilir.

 

2021’in son çeyreğindeyiz. 2021 Türkiye yapı sektörü için nasıl geçti? 2022 ve sektörün daha uzun vadedeki geleceğine dair neler öngörüyorsunuz?

 

2021 yılı, pandemi kısıtlamalarını bir önceki yıla kıyasla daha az yoğunlukta hissettiğimiz bir yıldı. Aşının bulunmasıyla pandeminin bir nebze de olsa kontrol altına alınması, ekonomik iyileşmenin önünü açtı. Buna rağmen inşaat sektörü için parlak bir yıl geçirdiğimizi söylemek mümkün değil. Yıl içerisinde inşaat malzemelerinde neredeyse %100’ü aşan fiyat artışlarının yaşanması inşaat maliyetlerinin epey artmasına neden oldu. İnşaat maliyetlerinin artması konut fiyatlarını da artırıyor ancak diğer yandan alım gücü düşüyor. Dolayısıyla artan maliyetler konut satışlarının azalmasına sebebiyet veriyor ve bu da sektörel büyümeyi yavaşlatıyor.

 

2022 ve sonrasında sektörün büyüme hızının, pandemi ve ekonomi yönetiminin başarısı ile doğru orantılı olacağını düşünüyorum. Eğer bu noktalarda başarılı politikalar yürütülebilirse, günümüze göre hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlarda daha stabil, daha büyük bir hacme ulaşabiliriz.

 

Son olarak eklemek istedikleriniz var mıdır?

 

Değişen dünya dinamiklerine ayak uydurmak, rekabetçi piyasa koşullarında varlığını sürdürmek isteyen firmaların vakit ayırması gereken çalışmalardandır. Firmaların teknolojiyi kullanması gerekiyor. Bu sayede, teknoloji vasıtasıyla kalifiye personele ulaşmak nispeten daha kolaylaşacaktır. İnşaatta uzun zamandır beklenen ve öngörülen bir dijital değişim var. Biz de Workindo olarak sektörün dijitalleşmesini sağlamak için çabalıyoruz.

 



Yükleniyor...
Yükleniyor...