01-12-2020
“Tercih Edilme Nedenimiz Büyüklük, Kalite, Uzman Bayi Ağı ve Tecrübemiz”

“Tercih Edilme Nedenimiz Büyüklük, Kalite, Uzman Bayi Ağı ve Tecrübemiz”

Geliştirdiği ürünlerle sektöre sürekli yenilikler kazandırmayı hedefleyen Ravago Bina Çözümleri, üretim tesislerinde yeni yatırımları hayata geçirerek ve Türkiye'deki Ar-Ge gücünü kullanarak ısı, su ve ses yalıtımı sağlayan hatta temel perdede dahi etkin yalıtım performansı sunan bitümlü membranlar gibi pek çok inovasyonu sektöre sunuyor. Yatırımları, yeni ürünleri konuşup, mimari tasarım projelerinde ürünün etkisini değerlendirdiğimiz Ravago Bina Çözümleri Ticari Direktörü Alper Doğruer, “Büyüklüğümüz, kalitemiz, uzman bayi ağımız ve tecrübeli çalışanlarımız, büyük projelerde tercih edilmemizdeki en önemli etkenler" diyor.

 

Ravago Bina Çözümleri olarak ısı, su, ses ve yangın yalıtım ürünlerini “Hızlı, Verimli, Güvenli” mottosuyla sektörle buluşturmaya devam ediyorsunuz. “Ravago Bina Çözümleri” birleşiminin, bir yılı aşkın süre içinde hız, verim ve güven açısından sektörde geldiği noktayı nasıl değerlendirirsiniz?

Ravago Bina Çözümleri olarak, hayata geçireceğimiz tüm faaliyetleri 2019 yılının Kasım ayında ilan etmiştik. 2020’nin Ocak ayında da faaliyetlerimize başladık. Tüm şirketler bir araya geldi. Tek firma olduk. Bütün siparişler tek noktadan alınıyor ve satışlar yine tek bir noktadan yapılıyor: Ravago Bina Çözümleri…

Geçen yıla göre hissedilir bir toparlanma süreci yaşıyoruz.  Ancak süreç tamamlanmış değil. Çalışmalarımız devam ediyor. 1 Ocak 2021’den itibaren şirketimizin yıllardır kullandığı ERP yazılım sisteminden, SAP yazılımına geçmek için hazırlıklarımız sürüyor. Yeniden yapılanma sürecimiz devam ediyor. Bu geçişlerde bütün datalar, veriler bir araya toplanıyor. Stoper, Ravaber gibi markalarımızı ve ürünlerimizi bir araya getirdik. Çalışmalarımız, pandemi döneminde aksamadı. Haziran 2020 itibariyle başlayan normalleşme sürecinde satışlarımız ivme kazandı ve hala devam ediyor. Önümüzdeki sene hedeflediğimiz yeni yatırımlar da var. Yöneticilerimiz, Türkiye’nin potansiyeline ve ekiplerine, ülkemizdeki pazara güveniyorlar. Pazardaki düşüşlerin geçici olduğunu düşünüyorlar.

Akredite laboratuvara sahip olduğunuz gibi, Ar-Ge yatırımlarına önem veren, sektörün lider üreticilerinden birisiniz. Ar-Ge/laboratuvar süreçlerinizden, üretimde kullandığınız teknolojilerden bahseder misiniz?

İnşaat kısmında akredite laboratuvarlara sahibiz. Ama asıl olarak, içinde bulunduğumuz Ravago’da Türkiye’nin en büyük Ar-Ge merkezlerinden birinin açılışını, yaklaşık iki sene önce yapmıştık. Bin beş yüz metrekare alan üzerinde kuruldu bu merkez. Ravago’nun sürekli yeni ürün geliştirme, sektöre sürekli yenilikler tanıtma gibi bir hedefi var. Bu hedef doğrultusunda çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor.

 

 

Ravago global bir firma. İlk sorumuzu yanıtlarken bahsettiğiniz yatırımlar Türkiye’de mi olacak?

Hem Türkiye’de hem globalde de devam eden yatırımlarımız mevcut. Örneğin Macaristan’daki taşyünü yatırımımızın, 2020 sonu- 2021 başı arasındaki bir süreçte tamamlanması bekleniyor.  Türkiye’de de Kayseri’deki taşyünü tesisinde mevcut hatların revizyonunu kapsayan, ürünlerin daha kaliteli olmasına yönelik yaptığımız ciddi yatırımlar var. İzmit Kartepe’deki bitüm membran tesisimizin kapasitesini artıracak yatırımlarımız gelecek sene içerisinde hayata geçecek. Ayrıca, çok iyi bilinen ve yıllardır sektöre sunduğumuz XPS ile ilgili yatırımlar düşünüyoruz.  

 

Isı, su ve ses yalıtımı sağlayan hatta temel perdede dahi etkin yalıtım performansı sunan bitümlü membranlar fark yaratıyor

 

Beşinci lansmanını bitümlü membran üretim tesisinizde gerçekleştirdiğiniz Ravaproof Profesyonel Seri içerisinde yer alan ürünlerinizin özellikleri nedir?

Global markamız “Ravaproof”  şemsiyesi altında lansmanını yapmakta olduğumuz Profesyonel Seri ürünlerimiz ile, yapı güvenliğini en üst seviyede korumaya yönelik standartların ve denetimlerin yürürlükte olduğu bir çok gelişmiş ülkede senelerdir tercih edilmekte olan güvenilir, uzun ömürlü ve çok zorlu koşullarda dahi su sızdırmazlık performansını en yüksek seviyede sağlayan Tek Kat Su Yalıtım Sistemlerini kendi ARGE tecrübemiz ile ileriye taşıyarak Türkiye pazarının faydasına sunmaktayız.

Detaydaki ihtiyaca cevap verecek şekilde seçilmiş uygun bir bitümlü malzemenin, uzman bir uygulama ile buluşabildiği noktada su yalıtım performansının en üst seviyede gerçekleşmesi için yeterli tüm koşulları sağlanmaktadır. Fabrikamızda, uzman uygulamacı iş ortaklarımızla gerçekleştirdiğimiz hem teorik hem uygulamalı ürün eğitimleri ile bu koşulların oluşumunu temellendiriyoruz. 

Temel , perde ve teras yalıtımı için dizayn edilen tek kat 5mm membran sistemimiz MaxStoper; en ekstrem soğuk ve sıcak hava koşullarında uygulanabilir. Dolgusuz, ekstra hafif ve ultra esnek polimer yapısına ilave yüksek mukavemetli taşıyıcısı ile 500Kp basınca kadar kadar su sızdırmazlık sağlamaktadır. Membran bini noktasında ise ek yeri kayma ve ayrılma dayanımı performansı Avrupa Standartlarınca belirlenen değerlerin 2 katının üzerinde  gerçekleşmektedir.

Çatı ve teras yalıtımı çözümü olarak, Ravago Polimer firmamızla ortak ARGE çalışmalarımızın sonucu olarak pazara sunduğumuz TPU katkılı BondStoper ürünümüz ile,  her tip uygun yüzeye, her noktada, anında ve tam yapışma sağlayan tek katta tam koruma sağlayan su yalıtım sistemimizi sektörün hizmetine sunmaktayız.

 

Perde yalıtımında bitümlü membranlara dönüşü; soy yapıştır özellikli, kendinden yapışkanlı, hızlı imalat imkanı sağlayan, XL katmanla darbe dayanımı arttırılmış StickyStoper XL tek kat membran sistemimiz ile hızlandırmayı hedefliyoruz.

 

Temel ve tek yüz perde yalıtımında, üzerine dökülen sıcak betona hidratasyon ısısı ile her noktada tam yapışarak çalışan StoperProof sistem ürünlerimizin yüksek basınca dayanım, betona yapışma, betondan ayrılma ve yanal su sızdırmazlık performansları dünyanın önde gelen akredite laboratuarlarınca belgelendirilmiş olup; ürünlerimiz zorlu koşullara sahip bir çok projede üstün performans göstererek sektörde üst segmentte konumlanmış durumdadır.

 

Serinin içerisindeki bir diğer ürün, rengiyle güneş ısısını yansıtarak ısı tasarrufu sağlayan “Cool Stoper” … Cool Stoper’i genellikle sıcak bölgeler için geliştirdik. Ancak ürünümüz son zamanlarda eski panel çatıların tamirinde de kullanılmaya başladı. Endüstriyel yapılardaki panel çatılar, bir süre sonra vida yerlerinden su kaçırmaya başlıyor.  Bunun tamiri maliyetli ve zordur. Cool Stoper bu anlamda oldukça verim sağlıyor. Bununla beraber güneş ışığını yansıtması nedeniyle ısı yalıtımı da sağlıyor.

 

Bitümlü tüm detayların etkili çözümünde JointStoper dilatasyon bandımızı kullanıma sunmaktayız.

  Ravaproof Profesyonel Seri ürünlerde seçili uzman bayilerimiz ile üretimden uygulamaya kadar garanti verdiğimiz bir sistem sunuyoruz. Sistem oldukça başarılı gidiyor. Birçok proje aldık. Yerli bir üretici olarak, ithal malzemelerin yoğunluk gösterdiği bu alanda ciddi adımlar attık.

Ravago’nun global bir marka olduğunu göz önünde bulunduracak olursak, bahsettiğiniz ürünlerde Ar-Ge reçeteniz globalde mi size tedarik ediliyor yoksa, Türkiye’deki tesislerinizde ayrıca bir Ar-Ge çalışmanız var mı?

Burada geliştirilen ürünlerin hepsi Türkiye’den çıktı. Başarı tamamen Türk arkadaşlarımızın başarısıdır. Yurt dışından hiç destek almadık. Hatta, bizim hazırladığımız reçeteler globalde kullanılacak.

Yerli üretim kavramına nasıl bakıyorsunuz?

Ülkemizde çok ciddi bir yetişmiş insan potansiyeli var. Çok iyi makinelerimiz, çok iyi mühendislerimiz var. Buna rağmen yurt dışında ciddi bir imaj sorunumuz var. Gittiğimiz her pazarda bunu hissediyoruz. Bu durum Türkiye’nin genel imajı ile de alakalı… Söz konusu olan bir ürünün pazarlaması değil, ülkenin pazarlanmasıdır. Ülke genelinde hep birlikte bir çaba gösterirsek, çok başarılı olacağımıza inanıyoruz.

Sizin de bildiğiniz gibi bitümlü membranlarımızın yüzde 50’sini ihraç ediyoruz.Isı yalıtım ürünleri gibi hafif malzemelerin ihracatı, nakliye duyarlılığı nedeniyle daha zor olmasına rağmen, toplam Ravago portföyünün de yüzde 20 – 25’ini ihraç ediyoruz. Bu oranı daha da artırmayı planlıyoruz. Çünkü çok iyi mühendislerimiz ve çok iyi ürünlerimiz var.

Ravatherm Taşyünü ürünlerinizde Sinpaş GYO tarafından inşa edilen Metrolife İstanbul Sancaktepe Projesi’nin tercihi oldunuz. Ravatherm Taşyünü ürününüzün projeye sağladığı katkılardan, ürünü bu projede tercih edilir kılan özelliklerden, ürünün projedeki kullanım alanlarından bahseder misiniz?

Türkiye’deki en büyük taşyünü üreticilerinden biriyiz. Üç hattımız var. 120 bin ton kapasiteye sahibiz. Büyük bir projeyi almamız bir sürpriz değil. Türkiye’de 250 bayimiz var. Bayilerimizin hepsi sektörün en iyileri arasında. Sadece taşyünü değil bütün ürünlerimizle büyük projelerde yer alıyoruz.

Ravatherm’e gelince, burada en büyük avantajımız üretim kapasitesi… Taşyününde talebin üzerinde kapasite olmasına rağmen zaman zaman talebin karşılanmasında gecikmeler yaşanabiliyor. Bizde böyle bir sorun yaşanmaz. Üç hattımız da açıktır. Sipariş aldığımızda anında mal teslimi yapabiliyoruz.

Ürün kalitesi gibi kriterler, sürekli değişen kriterlerdir. Ancak, taşyününün en önemli parçası olan lifi yapan makinemizi yenileyerek daha kaliteli bir lif üretimi, daha kaliteli taşyünü üreteceğiz. Büyüklüğümüz, kalitemiz, uzman bir bayi ağı ve çalışanlarımızın profesyonel olması, tercih edilmemizde büyük etkendir.

"Yalıtım sektörü, ülkemizde önemi herkes tarafından anlaşılmış, ekonomiye ve sağlığa katkı sağlayan, bilinçli bir sektör haline geldi ama hala alınacak yollar var"

Havaların soğumaya başladığı şu zamanlarda yapı sektöründe ısıtma ve yalıtım tarafında bir hareketlilik söz konusu. Enerji verimliliği ise önemini daima koruyan bir gündem maddesi… Isıtma ve yalıtım arasındaki ilişkiyi enerji verimliliği açısından değerlendirecek olursanız neler söylersiniz?  Bu arada çevre ve sürdürülebilirlik konusuna nasıl bakıyorsunuz?

Türkiye’de yalıtım uygulamalarının çok fazla bilinmediği yıllarda bizler vermiş olduğumuz seminerlerde, yalıtım konusunu hep şöyle anlatırdık: Yalıtım, zamanında bildiğimiz, unuttuğumuz ve bugün yeniden hatırladığımız bir şey. İlk insan, mağarada yaşarken temel ihtiyacı barınma ve ısınmaydı. Su içmek gibi, nefes almak gibi, hayatta kalmak için vazgeçilemez bir ihtiyaçtır ısınma.

Bugün kırsal bölgelerde ısınmak için kalın giysiler giyiyor, tezek yakıyor, bulunduğumuz yeri çevresel koşullardan izole etmek için hiçbir şey yapamıyorsak, naylonla hava geçişini durdurmaya çalışıyoruz. Fakat, köylerden şehirlere göç başladığında, şehirlerde hızla artan ihtiyacı karşılamak ve kar sağlamak için ucuz konut üretilmesi gerekti. Dolayısıyla o dönemde şehirlerde hızlı, betonarme ve yalıtımsız konutlar üretilmeye başladı. Sonra görüldü ki, üretilen o konutlarda çok verimsiz ve sağlıksız bir hayat var. Bu konutlarda ısınmak için çok fazla enerji harcarsınız. Yine de soğuk olur ve hasta olursunuz. Yakalandığınız bu hastalık, konforsuz konut hastalığıdır. Bu gerçeğin farkına varılınca yalıtımın önemi hatırlandı. Yalıtıma geri dönüş başladı. Şu anda yalıtım sektörü, önemi herkes tarafından anlaşılmış, hem ekonomiye hem sağlığa katkı sağlayan, bilinçli bir sektör haline gelmiş durumda.

Yalıtımla, ısı arasında birebir ilişki var. Yalıtımda ne kadar kalın malzeme kullanırsanız, yalıtım o kadar güçlü olur. Ülkemizde uygulanan yalıtım kalınlıkları, artmakla birlikte hala Avrupa’nın çok gerisinde. Şu an kullanılan yoğunluklar yaklaşık 5 cm’dir. Almanya’da kalınlık, 15 cm’dir. Yalıtım kalınlıkları ile ilgili almamız gereken yollar var.

Pandemi sürecinde akustik performansıyla sektörde fark yaratan Ravaceiling metal asma tavan paneli gibi ses yalıtım ürünlerine olan talebi nasıl değerlendiriyorsunuz? Ses yalıtımının bu dönemde önem kazandığını söyleyebilir miyiz?

Pandemi sürecinde doğaya dönüş söz konusu oldu. Doğa’ya giden insanın hissettiği ilk şey huzurdur. Huzur ise sessizliktir. Ses, anksiyete yapar. Çoğumuz bunun farkında değil. Ama arka plandaki gürültü, uğultu insana gerginlik yaratır ve rahatsız eder. Sesten dolayı vücut gerildiği zaman, kortizon salgılanır. Dolayısıyla ses yalıtımının hayatımızda oldukça önemli bir yeri var. Yalıtım konusunda bir bilinç var. Bu bilincin ilerleyen zamanlarda daha da artacağını öngörüyoruz. Bununla ilgili olarak, biz ilk defa ses yalıtım özellikli bitümlü membran olan Silent Stoper’i geliştirdik. Çok yakın zamanda bu yeni ürünümüzü sektöre sunacağız.

“Mimar malzemeyi bilmezse, binayı doğru dizayn edemez”

Mimari tasarım projelendirme ile ürün ilişkisini değerlendirir misiniz?

Bir mimar, bir pencere detayı çizecekse, pencere kasasına karar verirken, orada kullanacağı malzemeyi, gerekli yalıtım kalınlığını bilmezse, binayı doğru dizayn edemez.  Bir başka örnek de ısı yalıtımı hesabında da malzemenin kalınlığını belirleyen lambda değeri gibi değerler, göz önünde bulundurulması gereken çok önemli değerlerdir.  Dolayısıyla, evet, mimari tasarım projeleri ve ürün birbirleriyle yüzde 100 ilişkili... Bu ilişki mimar tarafından projenin başında biliniyor, öngörülüyor olmalı. Bunu sağlamak için dünya, BIM dediğimiz (Yapı Bilgi Modellemesi) bir sistem kullanıyor. Plan yapmadan üç boyutlu olarak bütün malzemeleri seçerek, oluşabilecek sorunları en baştan görüyor. Malzemeyi doğru seçiyor ve problemi kaynağında çözüyor. Biz firma olarak bu ilişkinin öneminin her zaman farkındaydık. Yıllardır, ilk önce özellikle mimarlara giderdik. Onlarla çalışır, onlara detay çözerdik. Hatta, hazır çözülmüş autocat çizimleri hazırlardık.

Green Roof çatı yalıtımı ve eğimli çatılarda yalıtım olgusu ile ilgili neler söylersiniz? Mimari açıdan bakacak olursak çatıdaki eğimin yalıtım ürünlerinin performansına etkisi hakkında ne düşünürsünüz?

Eğim bir nokrada tercihle alakalı olduğu için yeşil çatılardan bahsederek gidelim. Çatı yaşam alanı olarak kullanılacaksa, orada eğimli bir çatı dizaynının gerekliliği söz konusudur.  Ülkemizde yeşil çatılara olan ilgi, bir dönem ülkemizde oldukça yoğun olmasına karşın, ilerleyen süreçte önce biraz durağanlaştı, ardından pandeminin ortaya çıkması, insanlarda yeniden doğaya dönüş, daha sağlıklı yaşam isteği uyandırdı. Bu da yeşil çatılara olan ilgiyi yeniden tetikledi. Önümüzdeki dönemde yeşil çatılara olan ilginin daha da artacağını düşünüyorum. Çünkü, böyle bir talep var.  Kırsal bölgelerde insanlar bunu pek fark etmiyor ama doğanın daha fazla tahrip olduğu, kısıtlı yeşil alana sahip İstanbul gibi kozmopolit şehirlerde yeşil çatılara ilgi daha da artacaktır. Bunlarla ilgili çözümlerimiz var. Tecrübemiz de var. Yeşil çatıya yönelik bir talep alırsak, bu talebi karşılayabiliriz.

Son olarak sizin eklemek istedikleriniz var mıdır?

Hepimiz bazı dönemlerde, bulunduğumuz coğrafya şartlarının veya kendimize özel şartların düşmesi nedeniyle zorluklar yaşayabiliyoruz. Bu zorluklara rağmen, her zaman yüzde 51 pozitif olmalıyız.

Bir şekilde hayat devam ediyor ve her şey iyiye gidiyor. Bu pandemi süreci içinde böyle... Eninde sonunda geçecek. Verdiğimiz can kayıpları çok acı oldu. Hayatını kaybedenlerin hiç biri rakam değil. Birilerinin annesi, babası … Ama  iyi taraftan baktığımızda iyileşenler var. Bu hastalığı çok rahat bir şekilde geçirip atlatanlar var. Aşı çalışmaları da sürüyor.

Türkiye’nin önü açık. Covid- 19 ile Türkiye’nin dünyadaki algısının değiştireceği ve üretimin Türkiye’ye kayacağı konuşuluyor. Dünyada şu an bunun için ayrılmış büyük bir para var ve bu para, güvenli limanlar arıyor. Güvenli, Avrupa’ya yakın güvenli üretim üsleri arıyor. Bu anlamda Türkiye’ye önemli bir rol düşüyor. Bunu fırsata çevirebilirsek, çok gelişeceğimizi düşünüyorum. Daha çok çalışmamız lazım…



Yükleniyor...
Yükleniyor...