01-02-2021
 İTÜ Destekli Yerli Yapay Zeka Teknolojisi Sense-i, Binalara Yüksek Güvenlik Çözümü Sunuyor

İTÜ Destekli Yerli Yapay Zeka Teknolojisi Sense-i, Binalara Yüksek Güvenlik Çözümü Sunuyor

İTÜ ARI Teknokent bünyesinde Ar-Ge faaliyetlerini sürdüren Mikrop Elektronik ve Bilişim Teknolojileri, Petrol Ofisi iş birliğiyle geliştirdiği yapay zekalı güvenlik sistemi Sense – i ile evlerden, kamu binalarına; kamu binalarından endüstriyel yapılara kadar her alanda yüksek güvenlik sağlıyor. Binaya girişte maskenin altından dahi yüz tanıyabilen sistem, giriş ve çıkışlarda ateşinizi ölçüyor ve maskesiz girişe izin vermiyor.

 

Küçük boyutlarda, üzerinde 30’a yakın sensör ve donanım bulunan bir koloni robot platformu oluşturan projesiyle, İTÜ Çekirdek tarafından düzenlenen Bigbang Startup Challenge’da kazandığı birincilik, Mikrop Elektronik ve Bilişim Teknolojileri A.ş.’nin kuruluş öyküsünün başlangıcı olmuş. Bürkan Törün ve eşi Gözde Törün tarafından 2016’da kurulan, kurulduğu tarihten bu yana İTÜ ARI Teknokent bünyesinde Ar-Ge faaliyetlerine devam eden Mikrop Elektronik ve Bilişim Teknolojileri, farklı sektörlere yönelik yerli yapay zeka çözümleri geliştirmeyi sürdürüyor.

Firma, şu sıralar pandeminin getirdiği zorlu şartlara rağmen her türlü önlemi alarak çalışmalarını tamamladığı Sense -i teknolojisini sektörle buluşturmaya hazırlanıyor. İTÜ ARI Teknokent desteği ve Petrol Ofisi iş birliğiyle geliştirilen Sense – i evlerimizde, hastane ve okullarda, kamu binalarında, endüstriyel yapılarda giriş ve çıkış esnasında ateş ölçebilen, maske kontrolü sağlayan, maskenin altından dahi yüz tanıyabilen yapay zekalı bir biyometrik güvenlik sistemi…. Sense – i teknolojisini konuştuğumuz Mikrop Elektronik ve Bilişim Teknolojileri A.Ş. Genel Müdürü Bürkan Törün “Bir fikir olarak başlayan Sense-i, büyük kurum ve kuruluşların da desteği ile yakında pazara çıkacak ve umuyorum ki sahip olduğu özelliklerle ülkemizin sağlıkla, güvenle büyümesinde oldukça faydalı olacak” diyor.

 

 

Mikrop Elektronik ve Bilişim Teknolojileri A.Ş. Genel Müdürü Bürkan Törün

Mikrop Elektronik ve Bilişim TeknolojileriA.Ş. Kurucu Ortağı Gözde Törün

 

 

 

Röportajımıza öncelikle sizi tanıyarak başlamak isteriz. Okurlarımız için kendinizden, Mikro-P’nin kuruluş hikayesinden, amaçlarından hedeflerinden ve Mikro-P’deki kariyer yolculuğunuzdan bahseder misiniz?

Şirketimiz, 2016 yılında, üzerinde 30’a yakın sensör ve donanım bulunan bir koloni robot platformu oluşturan Mikro-P projemizin İTÜ Çekirdek’in düzenlediği Bigbang Startup Challenge’da birincilik kazanması ve aralarında İstanbul Sanayi Odası’nın da bulunduğu birçok kurum ve kuruluştan hibe ve ödüller almasıyla kuruldu.

Temel olarak bir Ar-Ge firmasıyız. Birçok yerli ve yabancı şirkete, elektronik kart tasarımı, prototipleme ve seri üretim alanlarında hizmetler verdik ve danışmanlık yaptık. Halen İTÜ ARI Teknokent’te faaliyet göstermekteyiz. Görüntü işleme ve çeşitli yapay zeka uygulamaları çalıştırabileceğimiz ekonomik, yüksek verimli ve yerli üretim elektronik kartlar geliştirme hedefiyle sürdürdüğümüz Ar-Ge çalışmalarımız sonucunda, Sense-i ürünümüzü geliştirdik.

 

“Göz kırpması kadar kısa bir sürede etnik kökenden bağımsız olarak 2 metre mesafeden yüz tanıma, ateş ölçümü ve maske kontrolü sağlayabiliyor”

 

İTÜ Arı Teknokent ve Petrol Ofisi iş birliğiyle Covid – 19’a karşı ileri teknoloji girişimleri kapsamında geliştirdiğiniz Sense – I teknolojisinden ve bu teknolojinin yapı sektörüne katkı sağlayan inovatif özelliklerinden bahseder misiniz?

Sense-i, içerisinde güçlü bir yapay zekanın çalıştığı K.V.K.K. ve GDPR uyumlu bir biyometrik güvenlik sistemidir. İki farklı modelimiz bulunuyor. Güvenliğin önemli olduğu binalarda (iş yerleri, ofisler, ev, okullar vb,) kartlı geçişin yerine yüz tanıma temelli bir güvenlik sistemi olarak çalışmaktadır. Yüz tanıma özelliği sayesinde, giriş kartınız çalınsa bile sizden başkası tarafından kullanılamaz. Ayrıca maske kontrolü ve ateş ölçümü yaparak bina girişlerde bir bariyer görevi görmektedir. Kapılar ve turnikelere kolayca monte edilebilirler.

İkinci modelimiz ise alışveriş merkezleri, dükkanlar gibi kalabalık mekanlarda ziyaretçilerin maske takıp takmadıklarını kontrol etmek ve ateşlerini ölçmek üzerine odaklanmıştır. Bu modelimizin yüz tanıma özelliği yoktur.

Sense-i, bireylerin fotoğraf ya da diğer biyometrik bilgilerini cihaz üzerinde, sunucuda ya da bulutta saklamaz. Göz kırpması kadar kısa bir sürede hem yüz tanıması hem ateş ölçümü hem de maske kontrolü yapar ve bağlı olduğu kapıyı veya turnikeyi çalıştırır. Uygun satış fiyatı sayesinde küçük ölçekli işletmeler için de avantajlıdır.

 

 

Sense – I yapay zekaya sahip bir sistem. Bu sistemin ardında hem Ar- Ge tarafında hem sistemin doğru çalışıp çalışmadığını belirleyen testler tarafında nasıl bir süreç yaşandı?

Sense-i, zor bir dönemde, tüm dünyada üretimin durduğu, ulaşımın ciddi oranda kısıtlandığı pandemi döneminde geliştirildi. Bu, başlı başına bir zorluktu. Fakat tecrübeli ekibimiz, Ar-Ge hazırlıkları tamamlanmış olan ürünlerimiz için birkaç ay içerisinde elektronik tasarımları tamamladı, yazılımı bitirdi ve prototipleri üretmeyi başardı.

Sense-i için hazırladığımız prototipler, farklı senaryolar hazırlanarak bu senaryolar kapsamında test edildi. Cihazı her türlü şartta ve her türlü limitte çalıştırarak performansını ölçtüğümüz stress testlerinden aldığımız sonuçlara bağlı kalarak geliştirmelerimizi tamamladık.

Sense-i üzerinde çalışan yapay zeka etnik kökenden bağımsız olarak düşük aydınlatma koşullarında bile büyük bir başarı ve süratle, iki metre mesafeye kadar yüz tanıma maske kontrolü ve ateş ölçümü yapabilmektedir.

 

Tek bir cihaz ile her yer ve her eşya akıllı hale geliyor

Günümüz yapı sektörünün odaklandığı en önemli konulardan biri, yaşam kalitesinin ve güvenlik koşullarının arttığı, sürdürülebilir bir dünya için büyük önem taşıyan “Akıllı Şehirler”…  Akıllı şehirlerin yaygınlaşmasında Yapay Zekanın sahip olduğu önemi, bu alanda faaliyet gösteren bir profesyonel olarak nasıl değerlendirirsiniz?

Yüksek işlem kapasitesi gereksinimleri yüzünden birkaç sene öncesine kadar, gömülü sistemlerde yapay zeka uygulamalarını çalıştırmak bir hayaldi. Geçtiğimiz yıllarda özelleşmiş yapay zekanın yükselişine tanık olduk. Bununla birlikte, ortaya çıkan yeni nesil işlemci teknolojileri artık yapay zeka uygulamalarını sıradan günlük eşyalara entegre etmemize olanak verir hale geldi. Yapay zeka uygulamaları yakın bir gelecekte hayatlarımıza daha çok adapte olup gözden kaybolacak ve günlük hayatın bir parçası olacaktır.

Bir öğrenci düşünün. Sabah okula gitmek üzere evinden çıkıp servise biniyor. Servise monte edilmiş bir Sense-i, öğrencinin servis aracına biniş saatini, maske takıp takmadığını, ateşi olup olmadığını kontrol ediyor. Servisten inerken de aynı kontroller yapılıyor. Okul girişinde veya sınıfa girerken başka bir Sense-i, öğrencinin yoklamasını alıyor ve yine maske kontrolü yapıp ateşini ölçüyor. Bu süreç öğrenci eve dönene kadar devam ediyor. Sense-i ile bu senaryoyu gerçekleştirmek mümkün. Tek bir cihaz ile hem servis hem sınıf hem kantin… Her yer ve her eşya akıllı hale gelebiliyor.

Sense-I, şu an seri üretim aşamasında… Yeni teknoloji ile belirlediğiniz pazar hedefleriniz nelerdir?

İlk olarak 10.000 adetlik bir üretim söz konusu. Öncelikli hedef pazarımız Türkiye... Bununla birlikte Almanya ve İngiltere gibi Avrupa ülkelerinden siparişler almaktayız.

 

 

Akıllı yapıların oluşturulmasına katkı sağlamak üzere geliştirdiğiniz veya geliştirmeyi hedeflediğiniz başka ürün / sistemler var mı?

Şirketimizin Ar-Ge konularından biri de, doğada karıncalar gibi koloni halinde yaşayan canlıları taklit eden sürü robotlar… Mikro-P, çeşitli haberleşme teknolojileri ile donatılmış, kurulum gerektirmeyen, kolonide bulunan robotların bir kısmı bozulsa bile görevini yerine getirmeye devam eden, onlarca sensör ve donanıma sahip avuç içi büyüklüğünde robotlardan oluşan bir otonom sensör platformdur.

Mikro-P, insanların gidemediği tehlikeli yerlerden veya tarlalar, depolar gibi büyük alanlardan her türlü veriyi toplamak üzere geliştirdiğimiz bir platform … Yakın bir gelecekte, arama kurtarma çalışmalarından kanalizasyon denetimlerine kadar birçok alanda kullanılacaklarını öngörmekteyiz.

Son olarak eklemek istedikleriniz varsa, son söz sizde…

Bize yıllardır desteğini esirgemeyen İTÜ ARI Teknokent’e, Sense-i projemize hem hibe vererek destek olan hem de tüm benzin istasyonlarında market girişlerinde teknolojimizi kullanacak olan Petrol Ofisi’ne teşekkür etmek istiyorum.

Bir fikir olarak başlayan Sense-i, büyük kurum ve kuruluşların da desteği ile yakında pazara çıkacak ve umuyorum ki sahip olduğu özelliklerle ülkemizin sağlıkla, güvenle büyümesinde oldukça faydalı olacak.



Yükleniyor...
Yükleniyor...