08-03-2021
ProCS Kurucu Ortağı Serkan Elibollar: “BIM Konusunda Tüm Dünyanın Bir Kültür Değişimine İhtiyacı Var”

ProCS Kurucu Ortağı Serkan Elibollar: “BIM Konusunda Tüm Dünyanın Bir Kültür Değişimine İhtiyacı Var”

ProCS Kurucu Ortağı ve buildingSMART Türkiye Proje Geliştirme Çalışma Grubu Koordinatörü Serkan Elibollar ile, BIM’in Türkiye’deki uygulama durumunu değerlendirdik. Elibollar, “BIM kullanımı konusunda birkaç lider ülke dışında, tüm dünya henüz emekleme aşamasında. Tüm ülkeler bu konudaki standartları, zorunlulukları ve teşvikleri kullanarak kültür değişimini yönetmeye, yenilikten geri kalmamaya ve daha verimli olmaya çalışıyor. Yurt içindeki projelerde önce iyi bir planlama yapma ve sonra inşa etme alışkanlığını edinmekte zorlanan sektörümüzün de bir kültür değişimine ihtiyacı var” diyor.

Serkan Elibollar, İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduğundan beri yaklaşık 25 yıldır, çoğunlukla yurt dışında, çeşitli ülkelerde, uluslararası firmaların paydaş olarak yer aldığı projelerde çalışmış bir mühendis. 2006 yılında BIM süreçlerinde çalışmaya başlamış ve o yıllarda BIM ve ERP altyapılarını entegre ederek, kesintisiz ve tutarlı veri ile çalışmanın, verimliliği artırdığını sektör geneli için erken bir dönemde tecrübe etmiş. Üniversite yıllarından bu yana yol arkadaşı bildiği Daniel Kazado ile 2012 yılında, BIM süreçlerinde hizmet üretmek ve danışmanlık yapmak hedefiyle ProCS’u kurmuş.  ProCS bugün, Türkiye, Körfez ülkeleri, Avrupa ve Kuzey Amerika’da farklı BIM kullanımları ile hizmet üretimi yaptığı gibi, BIM altyapısında çalışmak isteyen sektör paydaşlarına BIM’e geçiş süreçlerinde danışmanlık hizmeti veriyor. Hem Türkiye hem de yurt dışında farklı eğitimler, seminerler, konferanslarda da bilgi ve tecrübelerini anlatarak sektör gelişimine katkı sağlayan ProCS’un Kurucu Ortağı ve buildingSMART Türkiye Proje Geliştirme Çalışma Grubu koordinatörü Serkan Elibollar ile BIM’in Türkiye’deki güncel durumunu masaya yatırdık.

 

 

ProCS Kurucu Ortağı ve  buildingSMART Türkiye

Proje Geliştirme Çalışma Grubu Koordinatörü

 

Serkan Elibollar

 

Türkiye İMSAD ev sahipliğindeki buildingSMART Türkiye’nin kurucu üyeleri arasında yer alıyorsunuz. buildingSMART Türkiye Proje Geliştirme Çalışma Grubu koordinatörlüğü görevini yürütüyorsunuz. Bu çatı altında yaptığınız güncel çalışmalardan bahseder misiniz?

Bildiğiniz gibi buildingSMART, dünya çapında yapı sektörünün kullanımına yönelik açık ve uluslararası veri standartları geliştirmek yoluyla endüstrinin sayısal dönüşümünde öncülük eden tarafsız ve uluslararası, kar amacı gütmeyen bir organizasyondur. 2016 yılında ülkemizde bu konuda öncü birkaç kişi bir araya gelerek Türkiye’de buildingSMART çalışmalarını başlatmayı hedefledik. 2017 yılının sonundan itibaren Türkiye İMSAD’ın ev sahipliğinde başlayan süreç, 2018 yılı sonunda buildingSMART International’dan alınan kuruluş onayı ile resmi kimliğini kazanmıştır.

buildingSMART Türkiye bünyesindeki 6 farklı çalışma grubundan biri olan Proje Geliştirme Çalışma Grubu’nun çalışma kapsamı, farklı aşamalarda (sözleşme, tasarım, yapım ve işletme vb.) sayısal uygulama ve teknolojilerin nasıl uygulanacağını anlatan doküman ve yönergelerin hazırlanması olarak belirlenmiştir. Bu hedef doğrultusunda, diğer tüm çalışma gruplarında yapılan çalışmalardan da beslenen, yerel koşullar ve gereklilikleri dikkate alarak uluslararası standartları yorumlayan, sektör paydaşlarından görüş alınarak hazırlanan, Yapı Yaşam Döngüsünde Bilgilerin Düzenlenmesi, Sayısallaştırılması ve Yönetimi Rehber Kitabı’nı en temel çalışmamız olarak belirledik. Türkiye için kılavuz niteliğindeki bu kitabın karar verilen bölümlerini parçalar halinde hazırlıyoruz.

 

2019 yılında çalışma grubu üyeleri ile yaptığımız görüş alışverişi toplantısında, ilk olarak Yapı Geliştirme Aşamaları konusunda çalışmalara başladık ve rehber kitapta ilk bölümü buna ayırdık. Sektörde iş birliği ve iletişimi artırmak için ilk adım olarak, ülkemizde yürürlükte olan farklı disiplinler için farklı içeriğe sahip yapı geliştirme aşamalarını ve uluslararası güncel çalışmaları gözden geçirip tüm disiplinler için ortak bir öneri sunarak başlattığımız çalışma, bugün birkaç aşamalı görüş alışverişi ile olgunlaşmıştır. Daha sonra, bu çalışmanın sektörde başarı ile uygulanabilmesi için, Yapı Geliştirme Aşamalarında Teslim Gereksinimleri çalışmasını başlattık. Böylece farklı disiplinlerden farklı yapı geliştirme aşamalardaki beklentilerin netliğini ve birbiriyle uyumunu temin etmeye çalıştık. Gelen görüşlere göre çalışmayı ilerletiyoruz. Rehber kitabın 2. bölümünü ise, bu konudaki en önemli standart olan TS ISO 19650 serisinin daha iyi anlaşılabilmesi ve uygulanabilmesi için gerekli süreçleri anlatmaya ayırdık. Aslında böylece bu ilk 2 bölüm tüm sektör paydaşları için temel ve ortak olarak planlandı. Bundan sonraki bölümlerde işverenler, yatırımcılar, işletmeciler, tasarım ve yapım yüklenicileri ve hatta malzeme üreticileri için ayrı ayrı bölümlerde her sektör paydaşının bu konuda kendisine özel yapması gereken çalışmalar ve izleyeceği yol haritalarını çıkarabileceği içerik oluşturulması planlandı. Rehber kitabın en son bölümünde ise diğer tüm bölümlerdeki bilgileri destekleyici bir bölüm ile sektördeki mevcut uygulamalardan örnekler ile bilgi ve tecrübe paylaşımları ile çalışmayı tamamlamayı planlıyoruz. 

 

 

Türkiye’deki BIM uygulamaları ile hizmet sunduğunuz diğer ülkelerdeki BIM uygulamaları arasında bir karşılaştırma yapacak olsanız nasıl bir değerlendirme yaparsınız?

Ülke ekonomimizde, yapı endüstrisinin büyük bir payı vardır. Bölgemizde ve dünya pazarlarında rekabet edebilmek, verimliliğimizi artırmak için tüm sektör paydaşlarımızın bu konuda bir kültür değişimine ihtiyacı vardır. Bu durum sadece Türkiye için değil, tüm dünya için geçerli ve Türkiye’de tüm dünya ile birlikte sıfır noktasında tüm bu dinamiklerin tesiri altında sürece başladı.

Bu değişimi nispeten daha kolay yönetebilen ülkelerin en temel özellikleri arasında, mevcut çalışma altyapılarının iş birliği ve iletişime açık olması, sektör paydaşları arasında hedeflenen birlikteliğin daha önceden belirli bir seviyede kurulmuş olması, bugüne kadar süreçlerin daha standart hale gelmiş olması gibi etkenleri sıralayabiliriz. Yapı sektörünün farklı disiplinleri arasındaki bazı farklar sebebiyle ülkemizin bu konularda biraz dezavantajlı durumda olduğunu düşünüyorum. Yoğun olarak uluslararası projelerde çalışan Türk firmalarının bu konudaki beklentiler ile erken evrede ve hatta bir ön gereklilik olarak buluşmaları sayesinde, sürece hızlı adapte olduklarını söyleyebilirim. Ancak bu firmalarımızın bazen, Türkiye’deki projelerinde bu altyapıya hakim çalışan ve proje paydaşı bulmak konusunda zorlanmaları sebebiyle aynı uygulamaları yapamadığını da görebiliyoruz.

BIM kullanımı konusunda birkaç lider ülke dışında, tüm dünya henüz emekleme aşamasında ve tüm ülkeler bu konudaki standartları, zorunlulukları ve teşvikleri kullanarak bu kültür değişimini yönetmeye, yenilikten geri kalmamaya ve daha verimli olmaya çalışıyor. Türkiye’nin yapı endüstrisindeki uluslararası tecrübesi bu anlamda bir şanstır ve mevzuat ve yönetmelikler ile desteklenerek yurt içi uygulamalarının da başarılı sonuçlar vermesi mümkündür, ancak yurt içindeki projelerde önce iyi bir planlama yapma ve sonra inşa etme alışkanlığını edinmekte zorlandığımızı söyleyebilirim.

 

Genel olarak Türkiye’de BIM altyapısı henüz yaygın olarak kullanılmasa bile, bizim de dahil olduğumuz özel projelerde ve kamu projelerinde BIM kullanımı kalitesinin iyi olduğunu söyleyebilirim. Mevzuat ve yönetmelikler ile desteklenerek, eş kalitede ve nitelikte hizmet üretimi yapan firmaların ve aynı zamanda doğru uygulamaların sayılarının artırılabileceğini düşünüyorum.  

 

ProCS Mühendislik çatısı altında, BIM projelerine direk hizmet üretimi yapmanın yanında, BIM altyapısında çalışmak isteyen sektör paydaşlarına genel ve proje özelinde danışmanlık hizmeti veriyorsunuz. Danışmanlık noktasında sektörden ne gibi talepler alıyorsunuz ve onlara nasıl çözümler sunuyorsunuz?

Danışmanlık noktasında sektörden proje özelinde talep geldiği gibi, firmaların şirket merkezleri özelinde bu altyapıya geçişini planlamak için çalıştığımız süreçler de olabiliyor. Proje özelinde olan çalışmalarda, genelde yatırımcı veya ana müteahhit firma, kendisi ve birlikte çalıştığı tüm yüklenicilerin çalışması için gerekli BIM altyapısının o proje özelinde, proje hedefleri doğrultusunda planlanması, kurulması, güncellenmesi ve kontrol edilmesi için danışmanlık hizmeti talep ediyorlar.

 

Bir diğer çalışma alanımız da çalıştığı projelerde talep edilmesinden bağımsız olarak, firmanın tüm çalışmalarını BIM altyapısında üretme isteği ile bu kültür ve altyapı değişimi sürecini planlamak ve gerçekleştirmek için danışmanlık hizmeti vermek. Bu kapsamda genelde tasarım ve müteahhit firmalar düşünülebilir ancak 3-4 senedir malzeme üreticisi firmalarında bu konudaki çalışmalarına destek oluyoruz.  

Peki BIM Yönetimi noktasında verdiğiniz mühendislik hizmetleri nelerdir?

BIM yönetimi konusunda verdiğimiz hizmetler, projeye dahil olma aşamasına bağlı olarak değişebiliyor ancak en geniş kapsamı sırasıyla anlatmak gerekirse, bir projede BIM kullanımının başarılı olmasındaki en kritik konulardan birisi, bilgi gereksinimlerinin işverenler tarafından doğru tespit edilmesi ve tüm proje paydaşları arasında yaygın benimsenmesinin temin edilmesidir. Bu tür ön aşamada katılabildiğimiz projelerde, projenin bilgi gereksinimlerini, kullanılacak standartları ihale paketine eklenmek üzere dokümante ediyoruz ve ihale süreçlerinde bu konuların katılımcı adaylar tarafından anlaşıldığından emin olmak üzere firma değerlendirme süreçlerine dahil olarak projeye başlayabiliyoruz.   

İhale sürecinde veya ihale tamamlandıktan sonra, bilgi gereksinimleri ile belirlenmiş isterler doğrultusunda, yüklenicilerin hedeflenen BIM kullanımlarını nasıl gerçekleştireceğini, farklı paydaşlar arası sorumluluk tariflerini, genel iş planı, tüm paydaşlar tarafından kullanılacak ortak standart, kural, yazılım ve platformların, veri ayrımı prensiplerinin belirlenmesi gibi konuları netleştirmek için BIM Uygulama Planı hazırlanması, güncellenmesi ve bu plana göre proje boyunca tariflenen BIM kullanımlarının sağlıklı yürütülmesi sürecini yönetiyoruz. Bu bölümde verdiğimiz diğer hizmetleri biraz daha detaylandırayım. Örneğin federe modelin periyodik olarak oluşturulması, federe model üzerinden tüm proje paydaşlarının katıldığı koordinasyon toplantılarının yönetilmesi, federe model üzerinden iş programı, keşif ve maliyet entegrasyonu süreçleri ile ilgili gerekli altyapıyı kurgulamak, kurgulanan tüm bu altyapılarda çalışırken tasarım veya yapım firmalarının karşılaştıkları sorunları çözmek, proje hedefleri ve planları doğrultusunda gerekli ise proje paydaşlarına eğitimler düzenlemek, federe modeldeki her bir disipline ait modellerin BIM Uygulama Planı’nda belirtilen kriterler doğrultusunda periyodik kalite kontrol raporlamasının yürütülmesi gibi çalışmaları sıralayabilirim.

 

Yapı sektörünün BIM süreçlerindeki çalışmalarına katılan bir diğer paydaş da malzeme üreticileridir. Türkiye ve Avrupa’da malzeme üreticilerinin bu konudaki akıllı eleman üretimi çalışmalarına destek oluyoruz. Bazı malzeme üreticilerinin, özellikle yapım süreçlerine daha aktif katıldığı durumlarda da yoğun hizmet üretimi yaptığımız çalışmalarımız var.  

 

 

 

 

Türkiye’de ve dünyada BIM uygulamalarıyla yer aldığınız projelerden referanslar sunar mısınız?

Ben ve ortağımın geçmiş tecrübemizin yapım süreçlerinde yoğunlaşması sebebiyle, Türkiye ve Avrupa’da müteahhit firmaların yapım aşaması için detaylı koordinasyon süreçlerinin yürütülmesi ve sahada ihtiyaç duydukları imalat çizimlerinin BIM altyapısından üretilmesi çalışmalarımız oldu. İngiltere’de, Belgravia Gate London Projesi, The Atlas Building London Projesi veya Türkiye’de İstanbul Emaar Square Projesi, Hollanda’da De Groene Loper ve Delft Veld 2.2 ve 2.4. Projeleri, geleneksel 2D altyapıları ile tasarımı tamamlanan ancak yapım süreçlerinin tarafımızca BIM altyapısından yürütüldüğü çalışmalara örnek projeler olarak verilebilir.

Yapım ihalesi öncesi aday yüklenici firmaların büyük ölçekli projelerde, bazen yatırımcının da talepleri ile teklif çalışmaları kapsamında, yapının daha iyi anlaşılması ve özellikle metraj çalışmalarını daha doğru yürütebilmesi için yaptığımız çalışmalara örnek olarak Abu Dhabi Guggenheim Müzesi Projesi, Kuwait Uluslararası Havalimanı Projesi örnek olarak verilebilir. Bu çalışmalarda özellikle ihale keşif formatlarına entegre edilebilir modelleme altyapısı kurulması süreçlerini başarı yürüttük.  

Proje hedefleri ve gereksinimleri doğrultusunda, BIM altyapısının kurgulanması ve yürütülmesi, BIM yönetimi hizmeti ürettiğimiz projelere örnek olarak İstanbul Finans Merkezi Vakıfbank Merkez Binası, T.C. Ankara Yargıtay Binası Projesi, Akbank Veri Merkezi Projesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait bazı metro hattı yatırımları, halen devam eden projelerimiz Irak Merkez Bankası Binası Projesi, Sri Lanka Uluslararası Bandaranaike Havalimanı Projesi, Kanada’da Ado Aki Wyndam Garden Hotel Projesi verilebilir. Bu projelerin bazıları, BIM altyapısına genel geçişini yürüttüğümüz firmaların, yaşayabileceği sorunlar ve eksikliklere destek olarak verimliliğini doğrulamak amacıyla seçtiğimiz örnek proje uygulaması kapsamındadır.

Önemli ancak az uygulanan bir BIM kullanımı olarak gördüğümüz, yapının kullanımı ve işletme süreçlerindeki çalışmalarımıza örnek olarak ise, Uluslararası Prince Mohammad Bin Abdulaziz Havalimanı Projesi, dijital ikiz çalışmalarına da yoğun olarak odaklandığımız, Kanada TEC-VOC Okul Projesi gösterilebilir. Bu projelerde ürettiğimiz hizmetleri ise, 2020 yılından itibaren kendi geliştirdiğimiz yazılım üzerinden müşterilerimize sunuyoruz.

Katıldığımız projelerde, yukarıda da gözüktüğü üzere, tüm BIM kullanımlarının proje hedefleri doğrultusunda, ihtiyaçları karşılayacak kadarı ile doğru bir altyapıda verimliliği artıracak şekilde uygulanması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.  

Son olarak eklemek istedikleriniz var mıdır?

Nazik davetiniz ve bu röportaj imkani için teşekkür ederim, BIM gibi sektörümüz için çok önemli ve güncel konudaki çalışmalarınızın, gelişmelerin takip edilebilmesi anlamında çok kıymetli olduğunu belirtmeliyim.

BIM süreçlerinde çalışmanın yaygınlaşmasının önündeki en büyük engel, sektör genelinde ihtiyaç duyulan kültür değişimidir. İş yapış şekillerimizin, sözleşmelerin, iş birliği ve iletişim prosedürlerimizin çok ciddi değişikliklere uğraması gerektiği gerçeğini hem özel sektörün hem de kamunun dikkate alması gerekmektedir. Sektördeki tüm firmaların, kamu kurumlarının, işverenleri, diğer disiplinlerdeki paydaş firmalar, alt yüklenicileri ve kendi hatta çalışanları ile ilişkilerini bu kültür değişimi kriterlerine göre ve her aşamada ve süreç genelinde planlama yeteneklerini geliştirerek düzenlemesi gerektiğini düşünüyorum. Bu sayede önce sektör çalışanlarının ve dolayısıyla sektörün verimliliğinin de artacağını kendi projelerimizdeki nispeten küçük çaplı örnekler ile test ettik, hatta artık dünyada bunu destekleyen ciddi akademik çalışmalar vardır. Ülke ekonomisi için çok önemli olan yapı sektörünün tüm taraflarının bu konuda daha özverili ve geleceğe yatırım yapacak hamleler ile ilerlemesini temenni ediyorum.

 

 

 

 

 

 



Yükleniyor...
Yükleniyor...