30-04-2021
Türkiye Soğutma Sektörü Üretimde ve Satış Hacminde Düzenli ve Güvenilir Bir Şekilde Büyüyor

Türkiye Soğutma Sektörü Üretimde ve Satış Hacminde Düzenli ve Güvenilir Bir Şekilde Büyüyor

İklimlendirme, soğutma sistem, cihaz ve komponentlerinin, çevre dostu, enerji verimli ve tasarruflu, insan sağlığına duyarlı, güvenilir niteliklere sahip olarak sürdürülebilir geleceğin hizmetinde olmasını sağlamak amacıyla faaliyetlerini sürdüren SOSİAD, sektörü geliştirecek, bütünleştirecek, ilgili disiplinlerle iş birliğini güçlendirecek; bilgi-deneyim alışverişlerini, iletişimini yürütecek faaliyetler, projeler üretmeye devam ediyor.  Endüstriyel ve ticari soğutma kapsamında hizmet veren soğutucu sistemlerde bağlanabilir akıllı teknolojilerin önemini, pandemi sürecinde sektörün durumunu SOSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Karakuş ile konuştuk.  

 

Türkiye soğutma pazarını geliştirmek ve küresel entegrasyonunu güçlendirmeyi kendisine misyon edinen sektör üreticileri için önemli bir yol göstericisiniz. Kalite, güvenlik, adil rekabet ve katma değer üretimi açısından Türkiye soğutma sektörünün güncel durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye soğutma sektörü ile ilgili verilerin büyük çoğunluğu, Türkiye iklimlendirme sektörü üst başlığı altında yer almaktadır. Geçtiğimiz yıl 4.6 milyar USD olarak açıklanan Türkiye iklimlendirme sektörü ihracatı altında soğutma sistem ve elemanları sektörünün payı yaklaşık 640 milyon USD olmuştur. Bu pay, ısıtma ve tesisat sistemleri alt gruplarından sonra, havalandırma ve klima alt gruplarından önce bir yer almaktadır. Özellikle ticari tip soğutucular, ürün grubu olarak çok üst sıralarda yerini korumakta ve her yıl anlamlı ölçüde artış göstermektedir. Türkiye soğutma sektörünün gerek üretimde gerek yurt içi ve yurt dışı satış hacminde de her yıl düzenli ve güvenilir bir büyüme olduğu görülmektedir. Küresel ısınmanın hız kazandığı ve soğutmaya olan ihtiyacın artış gösterdiği bir dünyada, globalde ve yerelde soğutma sistemlerine olan talebin de geleceğe yönelik olarak artması bekleniyor.

Etkileri hala devam eden pandemi sürecinde soğutma cihazlarının kullanımında nelere dikkat edilmeli?

SOSİAD (Soğutma Sanayi İş İnsanları Derneği), beyaz eşya kategorisindeki domestik soğutucu ürünleri değil, endüstriyel ve ticari soğutma kapsamında hizmet veren soğutucu sistemler, komponentleri, proje, müşavirlik ve uygulama hizmetleri alanında faaliyet gösteren, Türkiye’nin en saygın yüze yakın kuruluşunu temsil etmektedir. Bu alana yönelik pandemi sürecinde artan bir talep söz konusudur. Zira gıda ve ilaç, aşı güvenliği, doğrudan soğutma ile ilgili majör konulardır. Pandemi süreci bu alanlarda yeni yatırım ihtiyaçları doğurmuştur. Bu alanlarda kullanılan soğutma sistemlerinin doğru ve güvenli kullanımı, aslında projelendirme aşamasında ele alınması gereken parametrelere bağlıdır. Doğru ölçeklendirilmiş olması, soğutulması istenilen ürün, kapasite, hatta bölge coğrafyası gibi parametrelere göre en iyi ve verimli sistemlerin seçilmiş olması; bu sistemlerin kullanım ömrü boyunca işletme verimini ve ekonomisini etkiler. Ardından periyodik bakım, sistem detaylarına hakim teknik personel; sistemlerin hizmet ömrünü ve sağlığını güvence altına alır.

“Avrupa Yeşil Mutabakatının amacı ve kapsamı sadece etkin bir çevre politikası kurgulamak değil, küresel ölçüde yeni bir uluslararası ticaret sistemi ve iş stratejisini hayata geçirmek”

11 Aralık 2019 tarihinde açıklanan Avrupa Yeşil Mutabakatı, önümüzdeki yıllarda AB’nin tüm politikalarının iklim değişikliği ekseninde şekillendirilmesini öngörüyor.  Bu değişiklikler sanayi stratejileri, tasarım, karbon ayak izi gibi konularda ülkemizi nasıl etkiler?

Türkiye, bir AB üyesi ülke olmamakla beraber, AB Yeşil Mutabakatı, AB’ye yakın ve iş ilişkileri olan ülkeleri de yakından ilgilendiriyor. Zira AB Yeşil Mutabakatı sadece AB ülkelerindeki iklim krizi önleyici tedbirlerden bahsetmiyor. Mutabakatın amacı ve kapsamı sadece etkin bir çevre politikası kurgulamak değil, küresel ölçüde yeni bir uluslararası ticaret sistemi ve iş stratejisini hayata geçirmek. Avrupa, Türkiye’nin en büyük ihracat pazarıdır. AB ülkeleri ile ticari fırsatlarımızı artırmak, çok önem verdiğimiz bir ülke politikamızdır. Dolayısıyla her sektörümüzün bu strateji belgesine uyumlanacak dönüşüm hareketini planlaması gerekmektedir. Alınacak önlemlerin başında karbon emisyonlarının azaltılması, sera gazı kaçaklarının önlenmesi gelmektedir. Bu doğrultuda uygulanacak karbon vergisi, üretimimizi de ihracatımızı da etkileyecek. Karbon ayak izini küçültmek, rekabetçi bir fırsat anlamına gelecek.

“Soğutmanın her aşaması için birbiri ile haberleşebilen “bağlantılı” sistemlerin, akıllı teknolojilerin kullanılması bir tercih değil, mecburiyettir”

Bilgi birikiminin artması, teknolojilerin gelişmesi yapı sektöründe “Akıllı şehirler, akıllı binalar” gibi gündemlerin oluşmasını sağladı? Akıllı şehirler ve akıllı binalar için soğutma cihazlarında bağlanabilirlik olgusunu değerlendirir misiniz? Sektör, bağlanabilir teknolojilerin üretilmesinde ve geliştirilmesinde ne durumda?

Soğutma sektörü, dijitalleşme ve akıllı sistemlerle kontrol konusunda, pek çok sektöre göre uzun denebilecek bir süredir önde. Sensör teknolojileri, soğutma sektörünün “olmazsa olmaz”ları arasında. Proses soğutması, gıda ve ilaç güvenliği için soğuk zincir, belirlenen sıcaklık koşulu veya koşul aralığı konusunda en küçük tavizi bile kabul edemez. Çoğu kez 1 santigrat derece bile çok şey kaybettirebilir. Özetle istenmeyen sıcaklık değişimi konusunda toleransı düşük bir alandan bahsediyoruz. Bu nedenle soğutmanın her aşaması için birbiri ile haberleşebilen “bağlantılı” sistemlerin, akıllı teknolojilerin kullanılması bir tercih değil, mecburiyettir. Dolayısıyla soğutma sektörü aşina olduğu bu teknolojilerin gelecek versiyonlarını içselleştirmeye de belki de en hazır sektördür.

Sağlıkla ilgili endişelerle ve tüm yaşamı kısıtlayan önlemlerle bir yılı geride bıraktık. Bu süreç hala devam ediyor. Soğutma sektörü için 2020 nasıl geçti? 2021 ve daha ilerisi için sektörün Ar-Ge, üretim ve pazar durumuna yönelik öngörüleriniz nelerdir?

Covid-19 pandemisi, tüm dünya için hazırlıklı olunması imkansız bir süreç başlattı. İlk dönem, Türkiye'de ve tüm dünyada ekonomiler için sert bir fren etkisi yarattı. Ancak ardından bu kritik sürecin kendi önceliklerini belirlemesi ile birlikte sektörler olumlu veya olumsuz yönde yeni zorlukları veya fırsatları ile tanıştı.

Soğutma endüstrisi bu sürecin yeni fırsatlar sunduğu bir alan oldu. Fiziksel alan kısıtlamaları, e-ticareti de ivmelendirdi. Büyük zincir perakendeciler, bazı mağazalarını depo alanlarına dönüştürdü, bazıları da yeni depolama yatırımları planladı. Soğuk depolama alanlarına duyulan ihtiyaç arttı. Soğuk zincir taşımacılığı, aşıların soğuk muhafaza ihtiyacı; zincirin her halkası için yatırım fırsatları oldu. Dolayısıyla soğutma sektörü bu süreçte de hız kesmedi. Dönemin ihtiyacına yönelik yeni ürün geliştirme çalışmaları hız kazandı.

 Dolayısıyla Ar-Ge’de de, üretimde de bir ivmelenme olduğunu söylemek mümkün. Bu trend, pandemi dönemi ile sınırlı kalmayacak. Zira pandeminin neden olduğu değişimin anlamlı bir kısmı pandemi sonrası döneme de damgasını vuracak.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mıdır?

26 Haziran Dünya Soğutma Günü’nün bu yılki teması doğrultusunda, soğutma sektörünün başarılı, parlak bir kariyer için fırsatlar sunduğu mesajı çerçevesinde SOSİAD olarak bir etkinliğimiz olacak. Çevrimiçi düzenlenecek etkinliğimizde, ülkemizin bu alanda görev alacak yeni ve nitelikli iş gücü ihtiyacı için bir kapı aralamayı planlıyoruz. Geleceğin yükselen yıldızı Soğutma Sektörünün, güvenilir bir kariyer yatırımı olarak görülmesi; hem sektörün GSMH içindeki payının artmasına, hem de küresel ölçekte başarılı oyuncular arasında yerini almasına yardımcı olacak.



Yükleniyor...
Yükleniyor...