30-04-2021
 Hedefimiz 2021 Yılında 5 Milyar Dolarlık İhracat

Hedefimiz 2021 Yılında 5 Milyar Dolarlık İhracat

İSİB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şanal, Türkiye iklimlendirme sektöründe faaliyet gösteren  firmaların Avrupa’daki mevcut pazarı korumak için ürünlerini yeni kriterlere (Ekodizayn kriterlerine) uygun hale getirecek şekilde yoğun bir çalışma içerisinde olduğunu söyledi.  Şanal, sektörün 2020 yılını yaklaşık 4,66 milyar dolarlık ihracat büyüklüğü ile kapattığını da vurguladı.

 İSİB olarak başlattığınız sanal ticari heyet organizasyonlarıyla sektörün gelişimine önemli katkılar sağlıyorsunuz. Şu ana kadar hangi ülkelerde organizasyonlar gerçekleşti? Organizasyonların sonuçlarını değerlendirir misiniz?

İSİB olarak pandemi süreci ile birlikte ticari, idari ve insani değişimleri ciddi mercek altına aldık. Yönetim Kurulu toplantılarımızda, çalışma komitelerimizde sık sık bu değişimleri değerlendirdik ve çalışmalar yaptık. Ticaretin yön değiştirdiği ülkelerdeki pastadan aldığımız payı artırmayı en büyük hedef olarak ortaya koyduk.

Pandemi ile beraber fiziki olarak uluslararası ticari aktivitelerin olmayacağını öngörerek doğru satıcı ve doğru alıcıyı bulabilmek adına iletişimde video konferansların ön plana çıkacağını, online (sanal) heyet, fuar gibi organizasyonların yapılması gerektiğini tüm paydaşlarımızla konuştuk. Bu doğrultuda 2020 yılı içerisinde Kazakistan Katar, Ukrayna ve Kolombiya’ya, 2021 yılı için de Özbekistan ve Birleşik Krallık’a dijital ticari heyet organizasyonu gerçekleştirdik. 2021 yılında ayrıca 18 tane daha dijital ticari heyet organizasyonu planlama kararı aldık.

Gerçekleştirilen organizasyonlarda 400’ü aşkın ithalatçı firma ile bin 500’ü aşkın bire bir görüşme gerçekleştirildi. Tüm dijital heyetlerimiz planladığımız günlerin dışına yayılarak 10-15 günlük görüşme süreçlerine dönüştü. Hemen hemen her ülkede ithalatçı muhataplarımızdan da çok olumlu geri dönüşler aldık. Dijital heyet faaliyetlerimizden sonra katılımcı firmalarımızla anket çalışması yaparak görüşmelerin verimliliklerini ölçtük. İklimlendirme sanayi ürünleri genelde yatırım mallarından oluştuğu için bu etkinliklerin ticarete dönüşmesinin 6 ay ile 1 yıl arasında süreceğini öngörüyoruz. 

Türk iklimlendirme sektörünün teknolojide, Ar-Ge’de, çevresel inovasyonlarda, üniversite –sanayi iş birliklerindeki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Tüm bu alanlarda daha da ilerlemek için İSİB olarak gerçekleştirdiğiniz güncel çalışmalar var mı?

İklim değişikliği ile birlikte hayata, Dünya’ya ve en önemlisi geleceğimize bakış açımızın değişmesi kaçınılmaz olarak önümüzde duruyor. Tüm Dünya ve ekosistemi İklim değişliklerinden korumak için öncelikle enerji verimliliğine yönelik önlemleri almamız gerekiyor. Önümüzdeki dönemde yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması kilit öneme sahip olacağı düşünüldüğünde İklimlendirme Sektörü de bu değişimin yüklemi haline geliyor. Enerji verimliliği yüksek, doğayı ve insanı koruyan cihazlar ile birçok iklim ve havaya yönelik sektör faaliyeti İklimlendirme sektörünün Dünya için ne kadar kritik bir görev üstlendiğini gösteriyor.

 

Türk İklimlendirme sektörü olarak biz bu görevi etkin bir şekilde yönettiğimizi ve iklim değişikliği ile değişen iş yapış şekillerine iyi bir şekilde adapte olduğumuzu düşünüyoruz.

 

Sektörümüz dijitalleşme çalışmaları, sürdürülebilirlik, çevre duyarlılığı, enerji verimliliği ve üniversite sanayi işbirliği konularındaki duyarlılığıyla iklim değişikliği ile mücadele de ön plana çıkıyor. Ürünlerinin kalitesini en üst standartlardaki kalite belgeleriyle tescilleyen (UL, Eurovent, AHRI, ISO, CE, TÜV, etc.) Türkiye iklimlendirme sektörü firmaları olarak, ERP (Energy-related Products -Enerji ilişkili Ürünler Direktifi) direktiflerinin gerekliliklerini doğrudan karşılayan, çevreci ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artıran tasarruflu ürünler üretiyoruz. 

 

Bununla birlikte Avrupa Birliği ülkelerinin karbon salınımını düşürmek için koyduğu hedefler doğrultusunda soğutma alanında daha çevreci gazların kullanımı, cihaz verimlilik performanslarının yükseltilmesi (EESER,SEER,COP) olarak adlandırdığımız verimlilik değerleri yüksek ürünlerin kullanımını zorunlu hale getirdi. Özellikle ısıtma alanında yeni nesil çevreci ısı pompası gibi ürünlerin kullanılması teşvik edilmekte, mümkün oldukça doğal gaz kaynaklı ısı üreticilerinden uzaklaşmanın hazırlıkları başladı.

 

Örneğin Hollanda 2021 yılından itibaren yeni yapılacak konutlarda doğal gaz kullanımına izin vermeyecek.   Bu gelişmeler doğrultusunda iklimlendirme sektörü firmalarımızda Avrupa’daki mevcut pazarını korumak için ürünlerimizi yeni kriterlere (Ekodizayn kriterlerine) uygun hale getirecek şekilde çalışmalarımızı yoğunlaştırdık.

 

İlerleyen yıllarda heatpump sistemleri yani ısı pompası sistemleri pazarı daha da büyüyecek.  Bu alanlarda sektör olarak yeni yatırımlar yapmaya ihtiyacımız var. Devletimizin bu ürünlerin kullanımı için yatırım teşvik mekanizmasını hayata geçirmesi gerekli. Avrupa’daki birçok ülke, bu ürünleri kullanımını önemli ölçüde finansal olarak destekliyor.    

 

Ayrıca bu yıl içerisinde yaşadığımız pandemi süreci bizlere gösterdi ki artık yeni iklimlendirme sistemlerinde yüzde 100 taze havalı sistemlerin kullanımı çok önemli oranda artış gösterecek. Bu doğrultuda yeni tasarımlar ve ürünleri sektör olarak geliştirmemiz gerekiyor.

 

Sağlıkla ilgili endişelerle ve tüm yaşamı kısıtlayan önlemlerle bir yılı geride bıraktık. Bu süreç hala devam ediyor. İklimlendirme sektörü için 2020 nasıl geçti? 2021 ve daha ilerisi için öngörüleriniz nelerdir?

 

Türk İklimlendirme Sektörü olarak 2020 yılını yaklaşık 4,66 milyar dolarlık ihracat büyüklüğü ile kapattık. 2020 yılının ilk 2 ayında yüzde 8’lik büyüme ile kapattıktan sonra mart ayı ile birlikte her sektörde olduğu gibi hızlı bir düşüş yaşadık. Eylül ayı ile birlikte hızlı bir ivmelenme ile büyüme yılsonunda pandeminin tüm olumsuzluklarına rağmen 2019 yılı ihracat rakamına ulaşmayı başardık. 

 

Alt sektör kırılımlarımızda ise sırasıyla Isıtma Sistem ve Elemanları alt sektörümüzü 1,1 Milyar dolar,  Soğutma Sistem ve Elemanları alt sektörümüzü yaklaşık 640 milyon dolar, Klima Sistem ve Elemanları alt sektörümüzü yaklaşık 500 milyon dolar, Tesisat Sistem ve Elemanları alt sektörümüzü yaklaşık 1,8 milyar dolar, Havalandırma Sistem ve Elemanları alt sektörümüzü yaklaşık 477 milyon dolar, Yalıtım Malzemeleri alt sektörümüz ise yaklaşık 93 milyon dolar büyüklük ile kapattık.  Sektörün kg başına ihracat birim fiyatı 4,3$ olarak gerçekleşti.

 

2020 yılında sektörün tamamında en çok ihracat gerçekleştirdiğimiz ilk beş ülke sırasıyla Almanya, Birleşik Krallık, İtalya, Irak ve Fransa oldu. Isıtma alanındaki ihracatımız dünya pazarının pandemiden kaynaklı olarak daralması sebebi ile bir önceki yıla göre düşüş gösterdi. Fakat dünya ticaretinden aldığımız payı artırmış durumdayız. Bununla birlikte bu yıl yine kombi, radyatör, ticari tip soğutucular, polietilen boru ve ekipmanları ihracatı rakamsal bazda yine ilk sırada yer aldılar. Bu yıl özellikle  hava filtreleri başta olmak üzere, havalandırma sistemleri, klimalar  alanında ihracatımızda bir önceki yıla göre önemli derece artış gösterdi.

 

Sektör olarak ihracatımızın artması için etkin olarak yönettiğimiz noktalar şunlar:

 

 ·         İhracatımızı ticaretin yön değiştirdiği ülkelerdeki fırsatları doğru analiz ederek başladık.  Sektörü oluşturan İhracatçı Birliği, Sektör Meclisi ve Dernekleri ile birlik, beraberlik ve uyum içerisinde hareket ettik. Özellikle klima ve havalandırma alanında Dünya’nın talep ettiği ürünlere hızlı bir şekilde yanıt verdik.

 

·         Yatırımı bekleyen ve süreç içerisinde askıya alınan tüm yatırımları hayata geçirmeye başladık.

 

·         Yeni virüsel tehditlere karşı iklimlendirme sistemlerinde yeni dizaynların, yeni ürünlerin ve yüzde 100 taze havalı iklimlendirme sistemlerin kullanımının artacağını gösterdi. Biz de  Ar-Ge ve inovasyon vizyonumuzla  yeni ürün geliştirme konusunda çalışmalarımıza hız verdik.

 

·         209 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştirdik. Daha önceden sıfıra yakın ihracatımız olan Barbados, Honduras, Gabon, Liberya gibi pazarlara 2020 yılı itibariyle giriş yaptık.   

 

Türk İklimlendirme Sektörü 2021 yılı ve Gelecek Vizyonu

 

Türk İklimlendirme Sektörü, 2021 yılının Mart ayında yaptığı 547 Milyon dolarlık ihracat ile aylık bazda tüm zamanların ihracat rekorunu kırdı. Sektörün ihracatı 2020 Mart ayına göre yüzde 38, 2021 yılbaşından bu yana ise yüzde 22 oranında arttı.  Sektörün Türkiye ihracatından aldığı pay ise yüzde 2,5 seviyelerinden yüzde 3,2 seviyesine çıktı.

 

Tüm alt ürün gruplarında ihracatını artıran Türk İklimlendirme Sektörü, Isıtma Sistem ve Elemanları alt sektöründe yüzde 32,4, Soğutma Sistem ve Elemanları alt sektöründe yüzde 4,4, Klima Sistem ve Elemanlarında yüzde 9,8, Tesisat Sistem ve Elemanlarında yüzde 23,4, Havalandırma Sistem ve Elemanlarında ise yüzde 32,9, Yalıtım Malzemelerinde ise yüzde 20,9 ihracat artışı sağladı.  Mart ayı içerisinde ihracatın en yüksek olduğu ülkeler sırasıyla Almanya, Birleşik Krallık, İtalya, Fransa ve Polonya oldu. Türkiye ihracat birim fiyatın ortalama 1,1 Amerikan Doları olarak gerçekleştiği bu dönemde Türk İklimlendirme Sektörünün ihracat birim fiyatı 4,6 Amerikan Doları seviyesine yükseldi.

 

2021 yılında dünya dış ticaret hacminin minimum yüzde 7 büyüyeceği tahmin ediliyor. Türk İklimlendirme sektörü olarak 2021 yılını 5 milyar dolarlık ihracat ile tamamlamayı hedefliyoruz.

 

Türk İklimlendirme Sektörü, split klimadaki üretim kapasitesi ile Avrupa pazar lideri, radyatör ve havlupan ihracatında ise dünya lideri konumunda. Kombi, havalandırma ekipmanları ve esnek hava kanalları üretiminde dünyanın üretim üssü olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Soğutma, tesisat, yalıtım gibi diğer ürün gruplarında da benzer başarıları yakalamayı ve dünya sıralamasında ilk 10’a girmeyi hedefliyoruz.

 

Bununla birlikte Covid-19 sonrasında özellikle artan talebi karşılamak için ülkeler arasında bir üretim rekabetinin yaşanacağını düşünüyoruz. Ancak özellikle pandeminin ilk dalgası ile yoğun hasar alan Avrupa ülkelerinde pek çok üreticinin bu süreç sonrasında kapanacağı ve bu durumun mevcut pozisyonunu koruyan Türk imalatçısı için bir fırsat doğuracağını düşünüyoruz. Sektörümüz için ihracatta birinci sırada yer alan Avrupa Birliği ülkeleri ve diğer Avrupa ülkelerinde pazar payımızı daha da artırmak ve sağlamlaştırmak istiyoruz. Bununla birlikte Afrika ve Güney Amerika ülkelerin de öncelikli ihracat payımızı artırmak planlarımız için de yer alıyor. Ayrıca Brexit sonrası İngiltere üzerine yoğun çalışma yapacağız.

 

Son dönemde deniz yolu taşımacılığında yaşanan aşırı fiyat artışı sonrasında özellikle uzak doğu menşeili ürünlerin lojistik maliyeti artışlarından kaynaklı süreçler kısa sürede çözülmez ise sektör olarak özellikle Avrupa ülkelerine yönelik rekabet gücümüz artacaktır. Bu konuyu mercek altına alarak yeni stratejik planlar yapacağız.

 

 

 



Yükleniyor...
Yükleniyor...