04.10.2021
“Kaliteye Sadece Doğru Malzeme ve Doğru İşçilikle Ulaşılabilir”

“Kaliteye Sadece Doğru Malzeme ve Doğru İşçilikle Ulaşılabilir”

Binalarda enerji kayıplarının büyük bir bölümü çatılarda meydana geliyor. Hem enerji verimliliğinin sağlanması hem de ısı adalarının azaltılması noktasında ise yeşil çatı uygulamaları dikkat çekiyor. Yapı Magazin Dergisi olarak Çatı Sanayici ve İş Adamları Derneği (ÇATIDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Şenal ile yeni yönetmelikleri, yeşil çatıları ve çatıları verimli yapılara dönüştüren güneş enerji sistemlerini konuştuk…

 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlandı. Yeni yönetmelik sektörü nasıl etkiledi? 

Biz ÇATIDER olarak bu süreci destekliyoruz. Küresel iklim değişikliklerinin etkileri son dönemde günlük yaşamımızda da güçlü şekilde görülmeye başladı. Özellikle su kaynaklarımız hayati öneme sahip ve her yaz mevsiminde barajlardaki su seviyeleri ile su kısıtlamaları çokça gündeme geliyor. Ülkemizde geleneksel yapılarda yağış sularının toplanması geçmişte sıkça yapılan uygulamalar arasında yer alıyordu. Yönetmelikle bunun zorunlu hale getirilmesi, çok doğru bir karar oldu. 

Bu uygulamanın yapılacağı zorunlu parsellerde kaplama malzemesi seçiminde malzemenin mimari tasarımla uyumlu olması, iklim koşullarına karşı direnci, kullanım ömrü ve yağış suyu etkileşiminin dikkate alınması gerekmektedir. Çünkü çatı kaplama malzemeleri üretildikleri malzemelerin özelliklerinden dolayı yağış sularının toplanmasına doğrudan etki etmektedir. Seçilecek ürünlerin su emme ve suyu iletim değerleri sonucu doğrudan etkilemektedir. Yasalarla zorunluluk getirilmesi sektörü etkileyeceği gibi daha küçük parsellerde de belediye ve yetkili kurumlarca zorunluluk olması gelişimi sağlayacaktır. Ama bu durum sektörün hareketlendiği anlamına gelmemektedir aksine ortalama süreçli bir hareketle sınırlı kalacağını göstermektedir. Bu noktada yeni yönetmelik, daha çok sürdürülebilirlik sunarken ülkemiz ve dünyamız için de bir gerekliliktir.

Enerjide dışa bağımlı ülkemizde tüketilen enerjinin büyük bölümü, gerekli önlemler alınmadığı takdirde çatılarda kaybediliyor. Enerji verimliliğinin sağlanması noktasında çatılardaki ısı yalıtımının ve doğru uygulamanın öneminden bahsedebilir misiniz? 

Çatı yalıtım ve kaplama malzemesi seçiminde malzemenin mimari tasarımla uyumlu olması, iklim koşullarına karşı direnci, kullanım ömrü gibi etkenlere dikkat edilmesi gerekirken merdiven altı ürün olmaması da tercihleri önemli oranda etkilemektedir.

İki yıl önce ikincisini düzenlediğimiz ve pandemi nedeniyle ara verdiğimiz Genç Çatıcılar Yarışması ile Türkiye’de bina çatılarının doğru malzemelerle, yetkin uygulamacılarla, standartlara ve iş güvenliği kurallarına uygun olarak oluşturulmasına dikkat çekmeyi; alanında başarılı ve ihtisas sahibi uygulamacıların ödüllendirilmesi yoluyla iyi uygulamaları özendirip yaygınlaştırmayı; uygulamacı, işveren ve son kullanıcıları bilinçlendirerek sektöre çok yönlü katkı sağlamayı amaçladık. Bu konudaki çalışmalarımızı sürdürürken çatı sektörünün en büyük kuruluşu olarak, sektörün gelişmesi ve eğitimli iş gücümüzün artmasına yönelik önemli çalışmalar yürütüyoruz. Çatılarda ısı yalıtımıyla ilgili değinilmesi gereken hususlardan biri de kalitedir. Kaliteye, sadece doğru malzeme ve doğru işçilikle ulaşılabilir. Kaliteli ürün, ancak doğru bir işçilikle birleştiği zaman anlamlı hale gelir. Doğru bir işçilik ise doğru eğitimin işçiye aktarılmasıyla mümkün olur. 

“Yeşil çatılar, oksijen üretimini artırır, ısı adalarının azalmasını sağlar ve enerji verimliliğine katkı sunar”

Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkilerini artık daha fazla hissediyoruz. Türkiye’nin bir yanında önü alınamayan orman yangınları, diğer tarafta büyük kayıplar verdiğimiz sel baskınları ülkenin gündeminden düşmedi. Bu noktada yeşil çatıların önemini konuşmak isteriz…

İklim değişiklikleri konusundaki farkındalıkları artırmayı görev sayıyoruz. Bu konuda en önemli konuları; yalıtımlı çatı, yalıtımlı bina, kendi enerjisini üreten bina şeklinde adım adım sıralayabiliriz. ÇATIDER ve üyelerimiz bu konuda kamuoyunu bilgilendirme çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle yalıtımlı çatı, yeşil çatı, çatılarda fotovoltaik güneş enerjisi panelleri ile elektrik üretme, çatılarda yağmur suyu toplama sistemi ve en son akıllı ev olarak adlandırdığımız pasif evler üzerinde duruyoruz.

Yeşil çatılar, çatı yüzeyine düşen yağmur suyunun tahliye sistemine ulaşmasını bir saat kadar geciktirebiliyor ve sel riskini azaltıyor. Küresel ısınma ise şehirlerde ısı adalarına yol açıyor. Isı adaları nedeniyle oluşan mikro iklimler, büyük sıcaklık farklılıklarına, bozulmuş toprak, hava koşulları değişimi, su kaynaklarının ziyan olması gibi olumsuzluklara yol açar. Yeşil (bitkilendirilmiş) çatılar ile gün içinde toplanan enerjinin büyük bir bölümü toprak ve bitki içinde tutulur ve gün batımı saatlerinde dışa yansımaları önlenir. Ayrıca kırsal kesime nazaran ısı adaları içinde oluşan fark azaltılabilir. Sonuç olarak yeşil çatılar, oksijen üretimini artırır, ısı adalarının azalmasını sağlar ve enerji verimliliğine katkı sunar.

“Su yalıtımında kullanılacak malzemelerin mutlaka TS EN13948 veya FLL bitki köklerine dayanıklılık sertifikalarına sahip olması gerekir”

 

Her yeşil çatı uygulaması her binaya kolaylıkla uygulanmıyor. Doğru yeşil çatı tercihi ve uygulaması için dikkat edilmesi gereken noktalara değinebilir misiniz? Yeşil çatı tercihini etkileyen hususlar nelerdir? Bu arada ülkemiz yapı sektöründe yeşil çatı uygulamalarının yoğunluğu ile ilgili neler söylersiniz? 

Yeşil çatılar seyrek yeşillendirme yapılması ve çatıdaki yük veren malzemelerin kaldırılması ile eski binalarda da uygulanabilir. Bununla birlikte eğimli, tonoz, kubbe çatılarda da bitkilendirme yapılabilir. Eğim değişimine göre kullanılan malzemeler, toprak türü ve bitkiler değişkenlik gösterir. 

Su yalıtımı olarak kullanılacak olan malzemelerin mutlaka TS EN13948 veya FLL bitki köklerine dayanıklılık sertifikalarına sahip olması gerekir. Su yalıtım örtüsü üzerine belli bir miktarda su tutma özelliği olan koruyucu keçe yerleştirilir. Üzerine detaya uygun basma mukavemetine ve ekilecek bitkiye uygun su tutma kapasitesine sahip çift kademeli drenaj levhaları yerleştirilir. Ardından, toprak tabakasının drenaj levhası boşluklarını doldurmasını önleyecek ince bir sistem filtresi yerleştirilir. Bunun üzerine ekilecek bitkinin özelliklerine göre toprak tabakası ve bitkiler ekilir. Çatı eğimi artıkça kullanılacak olan malzemelerde ve sistemlerde değişiklikler meydana gelebilir.  

Türkiye’de de yaygın olmamakla birlikte yeşil çatı uygulamaları artmaya başlamıştır. 2003 yılında Türkiye’de uygulanmaya başlanmasının ardından yavaş da olsa yeşil çatı uygulamaları firmaları çoğalmıştır.

Türkiye’de yeşil çatı sistemlerine dair bir ilgi olsa da çevre sorunlarına ayrılan bütçenin de henüz yetersiz olması sonucunda yeterli çalışma yapılamamaktadır. Ancak sivil toplum kuruluşları son dönemde konuyu desteklemekte ve farkındalığı artırmaya çalışmaktadır. Çevre duyarlılığı kapsamında gerçekleştirilecek olan politikaları oluşturmak, yeşil bina sertifikasına sahip binaların artmasına yönelik teşvik, hibe, sübvansiyon ve avantajlar sağlamak, yeşil çatı ile ilgili toplumsal bilinci ve bilgi düzeyini ilgili sektörün yanı sıra halk düzeyinde de artırmak, KDV indirimleri sağlamak gibi uygulamalar sürdürülebilirlik açısından faydalı olacaktır. Mimari proje aşamasında bahçe çatının bina statiğine getireceği yük miktarı hesaplanarak detaya uygun bir katmanlaşma düşünülmelidir. Bununla birlikte projenin peyzaj danışmanlığını yapacak firmanın öngörüleri ile uygulama şartnamesi oluşturulmalıdır. Yapılacak yeşillendirme türüne göre sistem bileşenleri seçilmelidir, malzeme tedarikçisi, üreticisi, uygulamayı yapacak yalıtım ekibi ve uzman peyzaj mimari ofisinin mutlaka koordineli çalışması gerekmektedir. 

Uygulamada en önemli husus yalıtımın düzgün ve bitki köklerine dayanıklı sertifikalı ürünler ile standartlara uygun olarak yapılmasıdır. Bitkilendirilmiş yeşil çatı sistem bileşenlerinde gerekli bindirme payları yapılarak ürünlerin düzgün serilmesi de sistemin doğru çalışması açısından önem taşımaktadır. Sistem bileşenleri uygulandıktan sonra ürünler uzun süre açıkta bırakılmamalıdır. En azından hafifletilmiş toprak katmanı serilerek bitkilendirmeye hazır bir zemin oluşturulmalıdır. 

“Maliyet etkin bir “Pasif Ev” inşaatı için tasarım sürecinde uzman bir ekiple çalışmak son derece önemlidir”

Sıfır Enerjili Binalar kavramı gün geçtikçe önem kazanıyor. Bu noktada ise bütünleşik bina tasarımı gibi yenilikçi projeler gündeme geliyor. Bütünleşik bina tasarımı hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu tasarımların çatılardaki ısı yalıtımı noktasında önemi nedir?

Aktif ısıtma sistemine ihtiyaç duymadan, çok az miktarda enerji ile yüzde 90’a varan oranda tasarruflu ısınma ve soğutma imkânı sunan pasif evlerin de dünyada yayılmaya başladığını görüyoruz. Bugün ülkemizdeki konutlarda ısınmak için bizden çok daha soğuk bir iklime sahip olan Almanya’ya göre 10 kat daha fazla enerji harcanıyor. Yalıtımsız binalar, sadece ısınmak için bile pasif evlere göre 20 kat daha fazla enerji tüketiyor. Pasif ev yaklaşımı yalnızca ısı tasarrufuyla sınırlı kalmıyor; ekoloji, iç hava kalitesi, akustik ve görsel konfor, yangın güvenliği gibi faktörleri de göz önüne alarak bütüncül bir yaklaşım sergiliyor. Türkiye için öngörülen maliyet artışı, yüzde 20 ile 40 aralığındadır. Maliyet etkin bir “Pasif Ev” inşaatı için tasarım sürecinde uzman bir ekiple çalışmak son derece önemlidir. 

Taşıyıcı, buhar kesici, ısı yalıtım, su yalıtım, havalandırma katmanları ve çatı kaplama malzemeleri ile oluşturulan eksiksiz sistem, çatı sistemini oluşturmaktadır. İşlevi; yağmur, kar, dolu, don, gece-gündüz sıcaklık farkları, IR ve UV radyasyonu, rüzgâr, dış kaynaklı sesler vb. dış koşulların etkisi altında, iç ortamda istenilen düzeyde ısısal, görsel, akustik konfor, güvenlik vb. kullanıcı gereksinmelerini karşılamak ve yapı ile kullanıcı sağlığını korumaktır. Dolayısıyla sıfır maliyetli bir bina tasarımından söz edildiğinde mutlak çatı sistemi de içinde yer almalıdır. 

Güneş enerji panelleriyle çatıları verimli yapılara dönüştürmek hedefleniyor. Bu noktada sektörde yeterli bilincin oluştuğunu düşünüyor musunuz? Her bölgede ve her yapıda güneş enerji sistemleri kullanılamıyor. ÇATIDER olarak güneş enerjisi santralleri (GES) ile ilgili neler söylemek istersiniz? Avantajları ve kullanımı noktasında dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir? 

Dünya genelinde son dönemde mevcut yapı stokunun üzerinde güneş enerji sistemleri kullanımının yaygınlaştığını görüyoruz. Türkiye’de güneş sistemlerinin mevcut arazilerin dışında halihazırda yapı stokunun üzerine yani binaların çatılarına da uygulanabileceği şeklinde Resmi Gazete’de tebliğ yayımlandı. ÇATIDER’in bu konudaki öncelikli hedefleri; çatısında GES kurup işletmeye alacak sakinlerin bilgilendirilmesi, başvuru, işletme bakım ve mahsuplaşma konusunda eğitim verilmesi, GES’in faydaları hakkında farkındalık oluşturulması, GES kurulumu ve mevcut çatılara uygulanması hakkında toplumu bilinçlendirme çalışmaları yapılması gerekiyor.

Çatı taşıyıcı sistemlerinin hem mevcut durumdaki iklim değişikliklerine, şiddetli rüzgârlara, fırtınalara, kara hem de asıl konumuz olan GES kurulumuna uygunluğunun düşünülmesi gerekiyor. Çatılar çalışılması kolay yerler değil. Çünkü inşaat sektörü, ölümlü iş kazalarında madencilik sektöründen sonra tehlikeli ikinci kalem. Toplam iş kazalarında inşaat sektörü yüzde 31 gibi bir oranda yer alıyor. Ölümlü iş kazalarında yüksekten düşme ise inşaat sektöründe yüzde 37 oranında bir yer tutuyor. Çatılarda bu konuda eğitim almış, ne yapması gerektiğini bilen kişilerin işlem yapması gerekiyor. İş kazalarının en önemli sebepleri arasında bilinçsizlik, “bana bir şey olmaz” yaklaşımı, güvenlik tedbirlerinin yetersizliği, güvenlik ekipmanları kullanmama, eğitimsizlik gibi unsurlar bulunuyor.

ÇATIDER olarak ayrıca ‘Güneş Enerjisi Santrali Çatı Uygulamaları’ konusunda çalışmalar için tüm STK’larla iş birliğine hazırız. 

 



Yükleniyor...
Yükleniyor...