Çatılardaki güneş panelleri, fabrikalardaki lityum-iyon batarya sistemleri ve veri merkezlerini besleyen yapay zekâ çipleri artık hem konutların hem de endüstriyel tesislerin vazgeçilmez parçası. Ancak bu yeni teknolojik ekosistem, beraberinde “yeni nesil” yangın tehditlerini de getiriyor. Özellikle enerji depolama sistemlerinde ortaya çıkan ve saniyeler içinde kontrol edilemez boyutlara ulaşabilen “termal kaçak” vakaları ile yüksek yoğunluklu veri merkezlerinde yaşanan aşırı ısınma sorunları, klasik yangın güvenliği anlayışını yetersiz bırakıyor.
Türkiye’nin ilk ve tek endüstriyel yangın itfaiyesi Falckon’un Genel Müdürü Anıl Yamaner, son 10 yılda risk haritalarının dramatik biçimde değiştiğini belirterek, “Artık klasik yangın risklerinin yanına enerji depolama sistemleri, lityum bataryalar ve yüksek yoğunluklu elektronik ekipmanlar eklendi. Yeni konut ve ticari sistemlerin çoğu pil depolama özelliği içeriyor. Bu ünitelerin çatı katlarına veya erişimi zor alanlara kurulması, acil müdahaleyi zorlaştırarak yangın riskini büyütüyor. İşletmeler ve konutlar yangın stratejilerini yeniden kurgulamalı’’ dedi.
Hatalı Montaj Uygulamaları Riski Artırıyor
Enerji depolama sistemlerinde
görülen “termal kaçak” mekanizması, kontrolsüz sıcaklık artışı sonucu zincirleme
yangınlara yol açabiliyor. Bataryalardaki üretim hataları, yanlış şarj
uygulamaları veya fiziksel hasar; söndürülmesi son derece zor ve yoğun toksik
gaz salınımı içeren yangınlara neden olabiliyor. Özellikle çatı katlarına
kurulan güneş enerjisi sistemlerinde invertörlerin yetersiz havalandırılması
veya
hatalı montaj uygulamaları yangın riskini
artırıyor.
Yapay zekâ uygulamalarının büyümesi ise veri merkezlerinde güç yoğunluğunu önemli ölçüde artırıyor. Yeni nesil AI çiplerinin yüksek watt değerleri, geleneksel hava soğutma sistemlerini zorluyor. Aşırı ısınma; donanım arızası, operasyonel kesinti ve yangın riskini beraberinde getiriyor. Sıvı soğutma sistemleri çözüm olarak öne çıksa da bu kez elektrik ve sıvı etkileşimine bağlı yeni güvenlik riskleri gündeme geliyor. Uluslararası kuruluşlar, otomasyon ve enerji depolama sistemlerinin geleneksel yangın stratejilerini geçersiz kılabileceği uyarısında bulunuyor.
Şirketlerin Sürdürülebilirliği Tehlikede
Falckon Genel Müdürü Anıl Yamaner, yangın güvenliğinin artık yalnızca yasal bir zorunluluk olmadığını, şirketlerin sürdürülebilirliği ve piyasa değeri açısından stratejik bir başlık haline geldiğini belirtiyor. Enerji depolama sistemleri bulunan tesislerde ayrı risk analizleri yapılması, erken uyarı ve dijital izleme altyapılarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yamaner; lityum-iyon bataryalar için özel şarj, depolama ve acil müdahale protokollerinin oluşturulmasının kritik önemde olduğunu söyledi. Yamaner, ‘’Endüstriyel yangın güvenliği, “eski” risklerle “yeni” teknolojilerin birleştiği hibrit çözüm gerektiriyor. Bu dönüşüme uyum sağlayamayan işletmeler yalnızca yangın tehlikesiyle değil; ağır mali kayıplar, sigorta kapasitesi kayıpları ve kalıcı itibar hasarıyla da karşı karşıya kalabilir. Bu tür yangınlar artık yalnızca teknik bir sorun değil; şirketlerin sürdürülebilirliğini ve piyasa değerini tehdit eden stratejik bir güvenlik meselesi. Türkiye’de de bu yeni risk haritasına uygun, proaktif ve teknoloji temelli yangın güvenliği stratejilerinin hızla hayata geçirilmesi gerekiyor’’ dedi.

