Isı pompası teknolojileri, sürdürülebilir gelecek hedefleri doğrultusunda iklimlendirme sektörünün dönüşümünde kilit bir rol üstleniyor. İSKİD Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Korun ile Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda ısı pompası teknolojilerinin önemini, sektörün dijitalleşme sürecini, İSKİD ve DOSİDER’in iş birliğiyle kurulan Isı Pompası Komisyonu’nun stratejik hedeflerini ve TS 825 standardındaki güncellemelerin sektöre etkilerini konuştuk. Korun, yerli üretimin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü artırmak için AR-GE faaliyetlerinin ve uluslararası sertifikasyonların önemine dikkat çekti.
Isı pompaları, karbon nötr hedeflere
ulaşmada kritik bir teknoloji olarak değerlendiriliyor. Türkiye’de ısı pompası
teknolojilerinin gelişimi ve pazarın büyüme dinamikleri hakkında genel bir
değerlendirme yapabilir misiniz?
Isı pompaları, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon
hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynamaktadır. Bu teknolojiler, yüksek
enerji verimliliği ve düşük karbon emisyonlarıyla öne çıkarak, ülkemizin enerji
dönüşüm sürecinde önemli bir çözüm sunmaktadır. Türkiye’de ısı pompası pazarı
son yıllarda hızlı bir büyüme göstermektedir.
Türkiye’de yaklaşık yılda 20 bin adet ev tipi ısı
pompası cihazı satılmaktadır. Her yıl satılan 2 milyon civarındaki split klima
ve VRF ünitesi teknik olarak havadan havaya ısı pompasıdır; ancak bu cihazlar
çoğunlukla soğutma için kullanılmakta, ısıtma özellikleri ise sınırlı düzeyde
değerlendirilmektedir. Türkiye’de ısı pompası uygulamaları ilk olarak
1990’ların ortalarında gerçekleşmiş ve son yıllarda daha fazla ilgi görmeye
başlamıştır. Ancak kullanım oranı hala Avrupa ülkelerindeki kadar yüksek
değildir. Devlet teşvikleri ve enerji politikaları ısı pompalarının
yaygınlaşmasında önemli bir rol oynar. Türkiye'de bu alanda yapılan teşvikler
ve düzenlemeler henüz istenilen düzeyde olmayabilir. Ancak, enerji
verimliliğine olan ilginin artması ve yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişin
hızlanması ile Türkiye'de de ısı pompalarının kullanımın artması
öngörülmektedir. Türkiye'de ısı pompası üretimi konusunda da önemli adımlar
atılmaktadır. Birçok üye firmamız, ısı pompası üretimi için yatırım planlarını
duyurmuş ve üretime başlamıştır. Bu tür yatırımlar, yerli üretimi artırarak,
ithalata bağımlılığı azaltma ve istihdam yaratma açısından büyük önem
taşımaktadır.
“İklimlendirme sektöründe dijitalleşme, hem verimlilik
hem de sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak adına güçlü bir ivme kazanmıştır”
İklimlendirme sistemlerinde dijitalleşme,
verimlilik ve izleme açısından büyük olanaklar sunuyor. IoT, yapay zekâ ve bina
otomasyon sistemlerinin sektördeki yaygınlığı ne durumda? Bu teknolojiler
enerji yönetimine nasıl katkı sağlıyor?
İklimlendirme sektöründe dijitalleşme, son yıllarda
hem verimlilik hem de sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak adına güçlü bir
ivme kazanmış durumda. IoT (Nesnelerin İnterneti), yapay zekâ (AI) ve bina
otomasyon sistemleri (BAS), artık modern iklimlendirme çözümlerinin ayrılmaz
bir parçası hâline gelmektedir. IoT teknolojisi, iklimlendirme sistemlerine
entegre edilen sensörler ve akıllı cihazlar sayesinde, sıcaklık, nem, hava
kalitesi gibi verilerin anlık olarak izlenmesini ve analiz edilmesini sağlamaktadır.
Bu veriler, sistemlerin ihtiyaçlara göre gerçek zamanlı olarak optimize
edilmesine olanak tanıyor. Örneğin; bir ofis binasında, kullanım yoğunluğu
arttığında sistemler daha yüksek kapasitede çalışabilirken, boş alanlarda
enerji tüketimi minimuma indirilebiliyor. Yapay zekâ, geçmiş veri analizine ve
kullanıcı alışkanlıklarına dayanarak iklimlendirme sistemlerinin daha etkin
çalışmasını sağlıyor. Tahmine dayalı bakım modelleri ile arıza oluşmadan önce
sistemler uyarı veriyor ve böylece servis maliyetleri azalıyor, kesintisiz
konfor sağlanıyor. Bina otomasyon sistemleri, HVAC cihazlarını merkezi bir
platformdan izleme ve kontrol etme imkanı sunuyor. Bu sistemler, aydınlatma,
güvenlik, havalandırma ve enerji yönetimi gibi farklı altyapıların entegre
çalışmasına olanak tanıyarak toplam enerji tüketimini ciddi oranda düşürüyor.
Ayrıca sürdürülebilir bina sertifikaları (LEED, BREEAM vb.) için önemli bir
avantaj sağlıyor.
“İSKİD ve DOSİDER’in ısı pompası komisyonlarının
birleşimi, sektörün teknik, yasal ve stratejik düzeyde daha güçlü bir konum
elde etmesini sağlamak adına atılmış önemli bir adımdır”
İSKİD (İklimlendirme Soğutma Klima
İmalatçıları Derneği) ve DOSİDER (Isıtma Cihazları Sanayicileri ve İş İnsanları
Derneği), Isı Pompası Sistemleri özelinde yaptıkları komisyon çalışmalarını tek
bir komisyon altında birleştirerek, İSKİD-DOSİDER Isı Pompası Komisyonu olarak
faaliyetlerini sürdürmeye karar verdi. Bu iş birliğinin detaylarından bahseder
misiniz? İSKİD-DOSİDER Isı Pompası Komisyonu’nun nasıl çalışmalar
gerçekleştirmesi planlanıyor?
İSKİD, İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları
Derneği olarak sektörde özellikle iklimlendirme ve soğutma teknolojilerine
odaklanırken; DOSİDER de Isıtma Cihazları Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği
olarak doğalgazlı ısıtma sistemleri ve alternatif ısıtma teknolojileri üzerine
yoğunlaşıyor. Her iki derneğin üyeleri de aslında ısı pompası alanında
üretimden uygulamaya kadar aktif roller üstleniyor.
Dernekler bünyesinde ısı pompaları sistemleri özelinde
ayrı ayrı yürütülen komisyon çalışmalarını birleştirerek İSKİD-DOSİDER Isı
Pompası Komisyonu adı altında ortak bir komisyon oluşturduk. Bu karar, iki
derneğin de faaliyet alanında yer alan ve giderek daha fazla önem kazanan ısı
pompası teknolojilerine yönelik çalışmaların daha etkin ve koordineli şekilde
yürütülmesi amacıyla alındı. Isı pompalarının konut, ticari ve endüstriyel
uygulamalarda yaygınlaşmasını sağlamak, sektörde bir sinerji oluşturmak, pazarın
sağlıklı bir şekilde büyüyebilmesi için bu alanlarda da güçlü bir ekip ve bilgi
birikimi gerektiriyor, bu birliktelik, bu anlamda bize büyük avantaj sağlıyor.
Bu iş birliğinin önemli bir sebebi de Avrupa Yeşil
Mutabakatı süreci. Birçok Avrupa ülkesinde klasik ısıtma sistemlerinden ısı
pompalarına geçiş artık sadece teknolojik bir tercih değil, stratejik bir
zorunluluk haline geldi. Bu geçiş süreci Türkiye’de de başladı ve ısı
pompalarına olan talep her geçen gün git gide artmakta. Bir diğer önemli nokta
ise, mevzuatlar ve yasal düzenlemeler süreçlerinde etkili bir paydaş olabilmek.
Isı pompalarına yönelik standartlar, yönetmelikler ve teşvik mekanizmaları gibi
düzenlemeler konusunda çalışmalar hızla gelişiyor. Bu noktada, sektör olarak
tek bir sesle konuşmak, kamu kurumlarına daha güçlü ve koordineli katkı sunmak
büyük önem taşıyor. Bu süreçlere aktif şekilde dahil olmak, hem doğru
yönlendirmelerin yapılmasını hem de sağlıklı bir bilgi akışının sağlanmasını
mümkün kılıyor. Böylece, sektörün ihtiyaçlarını ve gerçeklerini yansıtan,
uygulanabilir ve sürdürülebilir politikaların oluşturulmasına katkı
sağlanabilir.
Isı pompası teknolojilerindeki gelişmeleri yalnızca
yerel düzeyde değil, uluslararası alanda da yakından takip etmenin büyük önem
taşıdığına inanıyoruz. Avrupa’daki teknik, mevzuatsal ve pazar dinamiklerini
daha iyi izleyebilmek, bu süreçlerde aktif rol alabilmek ve güncel bilgileri
üyelerimizle doğrudan paylaşabilmek amacıyla, ISKİD olarak 2023’te Avrupa Isı
Pompası Birliği (EHPA) üyeliğimizi gerçekleştirdik. Benzer şekilde, DOSİDER’in
de Avrupa Isıtma Endüstrisi Birliği’ne (EHI) üyeliği bulunmakta. Bu sayede
Avrupa’daki pazar büyüklüğü, güncel trendler, mevzuatsal ve stratejik
gelişmeleri yakından takip edebiliyor, uluslararası pazarları daha sağlıklı bir
şekilde değerlendirme fırsatı buluyoruz.
Kısacası, İSKİD ve DOSİDER’in ısı pompası
komisyonlarının birleşimi, sektörün teknik, yasal ve stratejik düzeyde daha
güçlü bir konum elde etmesini sağlamak adına atılmış önemli ve zamanlaması son
derece doğru bir adımdır. Bu iş birliği sayesinde ortak hareket edilmesi, hem
ısı pompası pazarının doğru ve bilinçli büyümesine katkı sağlayacak hem de
Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesindeki gelişmelere uyum sürecini
hızlandıracaktır.
“Yeni güncelleme, Türkiye’nin enerji verimliliği
hedefleri doğrultusunda önemli bir adımı temsil etmektedir”
TS 825 Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları
Standardı, zorunlu standart olarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemenin getirdiği
zorunluluklar nelerdir? Düzenlemenin iklimlendirme sektörüne ve verimliliğe
katkılarını değerlendirir misiniz?
TS 825 “Binalarda Isı Yalıtım Kuralları” Standardı, 1
Nisan 2025 itibarıyla yenilenerek zorunlu hale gelmiştir. Bu güncelleme,
Türkiye’nin enerji verimliliği hedefleri doğrultusunda önemli bir adımı temsil
etmektedir. Revize edilen standart, binaların yıllık net ısıtma ve soğutma
enerji ihtiyacını 70-90 kWh/m² yıl aralığına çekerek, önceki değerlere göre
yaklaşık %25'lik bir iyileşme sağlamaktadır. Önceki versiyonlarda yalnızca
ısıtma ihtiyacı dikkate alınırken, yeni düzenleme ile soğutma ihtiyacı da
hesaplamalara dahil edilmiştir. Bu, özellikle sıcak iklim bölgelerinde enerji
verimliliğini artırmayı hedeflemektedir. Daha önce 4 bölgeye ayrılan yalıtım
sınıflandırması, iklim koşulları göz önünde bulundurularak 6 bölgeye
çıkarılmıştır. Bu sayede, bölgesel iklim şartlarına göre daha uygun yalıtım
çözümleri geliştirilebilecektir.
TS 825 standardındaki bu güncellemeler, Türkiye’nin enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında önemli bir rol oynamaktadır. İklimlendirme sektörü açısından da daha verimli, çevre dostu ve ekonomik çözümlerin geliştirilmesine zemin hazırlamaktadır.
Yerli üretim HVAC cihazlarının Avrupa
pazarında rekabet edebilmesi için hangi teknik yeterlilikler öne çıkmalı? AR-GE
faaliyetlerinin özellikle ısı geri kazanım üniteleri, klima santrali, fan-coil
cihazları ve rooftop sistemlerdeki önemi nedir?
Yerli üreticilerin Avrupa pazarında sürdürülebilir rekabet gücü kazanabilmeleri için sadece uygun fiyat değil, yüksek teknik performans, uluslararası sertifikasyonlar, dijital kontrol sistemleriyle entegrasyon ve çevre dostu tasarım gibi kriterleri karşılamaları gerekmektedir. AR-GE, bu gerekliliklerin karşılanmasında temel yapı taşıdır. Özellikle hedeflenen ürün gruplarında yenilikçi çözümler geliştirerek hem Avrupa standartlarında ürünler sunmak hem de marka değerini artırmak mümkün. Enerji geri kazanımı, Avrupa’daki yeni bina yönetmeliklerinde bir zorunluluk haline gelmiştir. AR-GE sayesinde daha kompakt yapıda, düşük basınç kaybı ve yüksek verim sunan ısı geri kazanım sistemleri geliştirilebiliyor. Ülkemiz klima santrali üretiminde oldukça güçlü bir seviyede. Ayrıca ülkemizde EUROVENT Sertifikasına sahip firmalara baktığımızda, bu firmaların yoğunlukla klima santrali üreticilerimiz olduğunu görüyoruz. Klima santrali, en çok ihracat yapılan ürün grubu içerisinde yer alıyor. Özellikle ticari alanlarda yaygın kullanılan rooftop sistemlerinde, modüler tasarım, dış hava koşullarına dayanıklılık ve yüksek dış hava oranlarında çalışabilme yeteneği önemlidir. AR-GE çalışmalarıyla hem enerji optimizasyonu hem de kompakt tasarımlar sağlanabilir. Ülkemiz Çatı tipi paket klima ürün grubunda kuvvetli bir üretim gücüne sahip. Bu ürün grubunda ihracatımız yine yıllara göre artış gösteriyor. Fancoil üretiminde ise yine güçlü bir konumdayız. Bu ürün grubunda enerji tüketimi düşük, sessiz çalışan, estetik görünüme sahip ve bina otomasyon sistemleriyle entegre olabilen versiyonları ön plana çıkmaktadır.
İSKİD-DOSİDER Isı Pompası Komisyonu

