Türkiye’de bu yıl pilot uygulaması
başlayacak Emisyon Ticaret Sistemi ile karbon, ilk kez piyasa koşullarında
fiyatlanan bir unsur haline geliyor. Bu gelişme, karbon salımını sonradan
kontrol altına almaya çalışan şirketler için maliyetleri artırırken, belirsizlikleri
ve riskleri de büyütüyor. TÜRKKEP’e göre kalıcı çözüm; kâğıt, plastik, baskı,
arşiv ve lojistik gibi karbon üreten fiziki iş süreçlerini dijitalleştirerek
emisyonu kaynağında düşürmekten geçiyor.
Türkiye’de
şirketlerin karbonla ilişkisi, artık yalnızca çevresel bir sorumluluk başlığı
altında ele alınan bir konu olmaktan çıkıyor. Yılın ikinci yarısında devreye
girecek Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ile birlikte karbon salımı, şirketlerin
mali yapısını ve rekabet gücünü doğrudan etkileyen yeni bir parametreye
dönüşüyor. Özellikle sanayi, enerji ve ihracat odaklı sektörlerde faaliyet
gösteren işletmeler için karbon, raporlanan bir göstergeden ziyade bütçelere
yansıyan ve yönetilmesi gereken somut bir risk alanı oluşturuyor.
ETS
kapsamında, belirli sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere emisyon
tahsisatları tanımlanıyor; belirlenen sınırları aşanlar karbon tahsisatı satın
alma, ilave mali yükler ve yaptırımlarla karşı karşıya kalıyor. Sınırların
altında kalan şirketler ise ek maliyetlerden kaçınmanın yanı sıra,
kullanmadıkları tahsisatları piyasada satabilme imkânı elde ediyor. Kâğıt
tüketimi, baskı süreçleri, arşivleme, evrak paketleme ve lojistik faaliyetler
gibi fiziki iş süreçleri ise hem karbon hem de plastik kaynaklı çevresel yükün
önemli bir bölümünü oluşturuyor. Dijital dönüşüm, bu yükü telafi etmeye
çalışmak yerine en baştan ortadan kaldırmayı hedefleyen kalıcı bir yaklaşım
olarak öne çıkıyor.
“Fiziki Evrak Süreçleri Çevresel Yükün Önemli
Bir Bölümü”
Emisyon
Ticaret Sistemi’ni sadece karbon bedeli üzerinden okumanın eksik bir bakış
açısı olacağını vurgulayan TÜRKKEP Genel Müdürü Olcay Yıldız, “Asıl mesele,
şirketlerin bu yeni döneme hangi refleksle yaklaştığı. Şu anda karbon riskini,
sertifika alımı ya da son dakika önlemleriyle yönetebileceğini düşünenler var
ancak bu yaklaşım, maliyeti ortadan kaldırmak değil, yalnızca ertelemek
anlamına geliyor. ETS ile birlikte artık şirketler için asıl soru ‘karbon
bedelini nasıl öderim’ değil, ‘bu karbonu neden üretiyorum’ olmalı. Bu yeni dönemde
farkı yaratan unsur ise dijitalleşme. Çünkü kâğıt, plastik, baskı, arşiv ve
lojistik gibi fiziki evrak süreçleri, çevresel yükün önemli bir bölümünü
oluşturuyor. Belgelerin elektronik ortamda oluşturulması, imzalanması,
iletilmesi ve saklanması; karbonu sonradan yönetmeye çalışmak yerine hiç
üretmemeyi mümkün kılıyor. KEP (Kayıtlı Elektronik Posta), KEP İK, e-İmza,
e-Belge, e-Saklama ve e-Mühür gibi ürünlerle şirketler, günlük
operasyonlarındaki fiziki ihtiyaçları ortadan kaldırarak emisyonu daha işin en
başında düşürebiliyor. Biz de TÜRKKEP olarak sunduğumuz hizmetlerle şirketlerin
hem dijital dönüşüm yolculuğuna katkı sağlıyor hem de ETS’nin beraberinde
getirdiği maliyet baskısını kalıcı biçimde yönetecekleri bir yapı kurmalarına
destek oluyoruz” dedi.
“SKDM Bu Süreci Daha da Kritik Hale
Getiriyor”
Avrupa
Birliği’nin (AB) sera gazı emisyonlarını 2030 yılına kadar yaklaşık yüzde 50
oranında azaltma ve 2050’de karbon-nötr olma hedefi doğrultusunda geliştirdiği
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM), karbonun maliyete dönüştüğü bu
süreci daha da kritik hale getirdiğine dikkat çeken Yıldız, “SKDM, yüksek
karbon içeriğine sahip ürünleri AB’ye ihraç eden şirketlerden, üretim sürecinde
oluşan karbon salımı üzerinden ek vergi alınmasını öngören bir mekanizma. Yani
karbonu bugünden ölçmeyen, yönetmeyen ve azaltmayan şirketler, yalnızca
Türkiye’de ETS kapsamında değil, ihracatta da doğrudan maliyetle karşı karşıya
kalacak. İş süreçlerinde dijitalleşmeyi bugünden hayata geçiren ve karbon
salımını azaltan şirketler hem ETS hem de SKDM açısından çok daha hazırlıklı ve
dayanıklı bir yapı kurmuş olacak. Bu nedenle biz, rekabet gücünü artırmak
isteyen ve büyümeyi sürdürülebilir kılmayı amaçlayan tüm şirketlerimizi,
TÜRKKEP çözümlerini kullanmaya davet ediyoruz” ifadelerini
kullandı.

