İnşaat malzemesi sektörünün çatı kuruluşu Türkiye İMSAD’ın 39. Olağan Seçimli Genel
Kurulu’nda, yeni yönetim belirlendi. Türkiye İMSAD’ın yeni döneminin ilk
Yönetim Kurulu toplantısında, Yönetim Kurulu Başkanlığı’na oy birliğiyle Murat
Savcı seçildi. Murat Savcı, “Bir önceki dönemde yürüttüğümüz projelerimize,
yeni dönemde de tüm hızıyla devam ederken; değerli üyelerimizin katkısı ve
komitelerimizin deneyimiyle rotamızı birlikte belirleyip etki alanımızı
genişletecek yeni projeleri de hayata geçireceğiz” dedi.
Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği’nin (Türkiye İMSAD) 39.
Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda 2026-2029 dönemini kapsayan 3 yıl için görev
yapacak yönetim ve denetim kurulları belirlendi. 5 Mart 2026’da Marriott Asia’da gerçekleştirilen toplantıda, Saint-Gobain
Türkiye CEO’su ve Türkiye İMSAD üyelerinden Weber, İzocam ve Dalsan’ın Yönetim
Kurulu Üyesi Murat Savcı Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi.
“Sektörümüzün kaos yönetimi
marifeti tarihi fırsatları yakalamak için teminatımızdır”
Türkiye İMSAD 2020-2023 ve 2023-2026
Dönemleri Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, başkanlığı döneminde
sürdürülen çalışmaları ve sektöre yönelik değerlendirmelerini paylaşarak; "Son
6 yılda küresel pandemi, ekonomik türbülanslar ve büyük deprem felaketi gibi
tarihe iz bırakan zorlu bir dönemden geçtik. Tüm bu şoklara rağmen inşaat
malzemesi sanayimiz, ihracatını 31 milyar dolara taşıdı ve dünyanın en büyük 5.
üreticisi konumuna yükseldi. Sektörümüzün bu süreçte sergilediği 'kaos
yönetimi' marifeti, önümüzdeki on yılın tarihi fırsatlarını yakalamak için en
büyük teminatımızdır” dedi.
“Bayrak değişimi yapıyoruz ancak
sorumluluklarımız devam edecek”
Tayfun Küçükoğlu; “Altı yıl önce
bu onurlu göreve başladığımda hissettiğim heyecan, bugün yerini büyük bir huzur
ve gurura bırakmıştır. Sektör olarak yorulduk ama güçlendik. Anadolu her zaman
umut var etmiştir; olumlu düşünenin ve gelişim için mücadele edenin karşılığını
aldığı bir coğrafyadır. Türkiye İMSAD’ın 42 yıllık köklü gelenekleri ve
kurumsal yapısı, başarımızın şifresidir. Bugün bir bayrak değişimi yapıyoruz
ancak sorumluluklarımız büyüyerek devam edecektir. Birlikte çalıştığım Yönetim Kurulu
arkadaşlarıma, komitelerimize, paydaşlarımıza ve profesyonel ekibimize
minnettarım. Yeni dönemde görev alacak arkadaşlarıma gönülden başarılar
diliyorum” diyerek sözlerini noktaladı.
“Türkiye İMSAD’ın etki alanını
genişletmek ve değer üretmek amacıyla yola çıkıyoruz”
Sözlerine sektöre ve Türkiye İMSAD’a değerli katkılar sunan önceki
dönem başkanı Tayfun Küçükoğlu ve Yönetim Kurulu’na teşekkür ederek başlayan Türkiye
İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı; “38. Dönem Yönetim Kurulumuz
tarafından hayata geçirilen çalışmalar, bugün üzerine yeni hedefler
koyabileceğimiz sağlam bir zemin oluşturmuştur. Bizler de bu güçlü zemini daha
ileri taşımak, Türkiye İMSAD’ın etki alanını genişletmek ve değer üretmek
amacıyla yola çıkıyoruz. Yönetim Kurulumuza gösterdiğiniz güven ile
üstlendiğimiz bu sorumluluğu; etkin, kapsayıcı ve sonuç odaklı bir anlayışla
yerine getirmek için kararlılıkla çalışacağız” dedi.
“Rotamızı birlikte belirleyip yeni
projeler hayata geçireceğiz”
Önümüzdeki
dönem devam eden faaliyetlerin yanı sıra etki alanını büyüteceklerini aktaran Murat
Savcı; “Türkiye İMSAD; sektörümüzün güç birliği platformu ve ortak
aklın temsilcisidir. Küresel dönüşümler ve ekonomik dalgalanmalar, dayanışmanın
ve inovatif yaklaşımların önemini her zamankinden daha fazla ortaya
koymaktadır. Bir önceki dönemde yürüttüğümüz projelerimize, yeni dönemde de tüm
hızıyla devam ederken; değerli üyelerimizin katkısı ve komitelerimizin
deneyimiyle rotamızı birlikte belirleyip yeni projeleri de hayata geçireceğiz. Yeni
dönemde özellikle; ülkemizin deprem güvenliği, sektörümüzün uluslararası
rekabet gücü ve ihracat, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm, yönetmelikler
ve mevzuat, kalite, AR-GE, inovasyon, kamu, diğer kurum ve dernekler ile
ilişkiler konularında gayretli çalışmalarımız devam edecek” dedi.
“Birlikteliğimiz
sektörümüzün gücünü artıracak”
Konuşmasında
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” vizyonunu hatırlatan Murat Savcı;
“Cumhuriyetimizin temel ilkelerinden birini oluşturan bu vizyonun bugünlerde
yakın çevremizdeki olaylara ve savaşlara bakarak ne kadar doğru ve yön
gösterici olduğunu görüyoruz. Bu vesile ile yakın coğrafyamızdaki tüm
savaşların bir an önce bitmesini ve bölgedeki tüm insanlara barış ve huzur
gelmesini diliyorum. Tüm üyelerimize ve paydaşlarımıza güvenleri, destekleri ve
katkıları için tekrar teşekkür ediyor; Türkiye İMSAD’ın yeni döneminin hepimize
başarı, güç ve ilham getirmesini temenni ediyorum. İnanıyorum ki
birlikteliğimiz, sektörümüzün gücünü artıracak, ülkemizin sürdürülebilir
kalkınmasına daha güçlü katkılar sunmamızı sağlayacaktır” diyerek sözlerini
tamamladı.
Sürdürülebilir
enerji çözümleri Türkiye İMSAD üyeleri için stratejik bir oyun alanı
Türkiye İMSAD 39. Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda İstanbul
Topkapı Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı ve Büyükelçi Kerem Alkin "Enerji
Jeopolitiği ve 2026 Senaryoları"
başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Dünyanın "İkinci Merkantilizm"
olarak adlandırılan, bilginin ve verinin mutlak güç olduğu yeni bir döneme
girdiğini belirten Kerem Alkin; küresel ticaret koridorlarındaki değişimin ve
kritik mineraller üzerindeki rekabetin inşaat sanayisi için yeni fırsatlar ve
riskler barındırdığını vurguladı. Özellikle veri merkezlerinin artan enerji
ihtiyacına dikkat çeken Kerem Alkin, bu merkezlerin inşasında kullanılacak yeni
nesil inşaat malzemelerinin ve sürdürülebilir enerji çözümlerinin Türkiye İMSAD
üyeleri için stratejik bir oyun alanı sunduğunu ifade etti. Kerem Alkin ayrıca,
2026 yılına dair altın, bakır ve enerji fiyatları üzerindeki jeopolitik
baskıların, sanayiciler tarafından yakından takip edilmesi gereken bir
"maliyet yönetimi" süreci başlattığının altını çizdi.
Kerem Alkin altın, bakır ve enerji fiyatları üzerindeki jeopolitik baskıların yanı sıra, dolar endeksindeki dalgalanmaların Euro-Dolar paritesi üzerinden ihracat pazarlarını etkileyebileceği uyarısında bulundu. Sanayiciler tarafından yakından takip edilmesi gereken bu "maliyet yönetimi" sürecinde, yüksek kredi maliyetleri ve enflasyonist baskılara karşı finansal dayanıklılığın ve yeni nesil ticaret koridorlarında (Kalkınma Yolu, Üç Deniz İnisiyatifi vb.) yer almanın vazgeçilmez bir strateji olduğunun altını çizdi.

